İç Duygularımızı Gözlemlemek

    Kendinizi gözlemleyerek zihinsel – duygusal halinizi izlemeyi bir alışkanlık haline getirin.’’Ben şu anda huzurlu muyum? ’ sorusu kendinize sık sık sorabileceğiniz iyi bir sorudur. Ya da , ‘’ Şu anda içimde ne oluyor?'' diye  sorabilirsiniz. İçinizde ne olduğuyla, en azından dışarıda ne olduğuyla ilgilendiğiniz kadar ilgilenin. Eğer içinizi yoluna koyarsanız, dışarısıda yoluna girecektir.  Esas realite içinizde, ikincil realite dışınızdadır. Ama bu soruları hemen yanıtlamayın. Dikkatinizi içinize yöneltin. İçinize bir bakın.. Zihniniz ne tür düşünceler üretiyor. Ne hissediyorsunuz.  Dikkatinizi bedeninize yöneltin. Bedeninizde bir gerilim hissediyormusunuz?  Bir kez düşük düzeyde bir huzursuzluk, geri planda bir cızırtı bulunduğunu saptadığınızda , şimdiyi yadsıyarak, yaşamdan nasıl kaçtığınızı, ona  nasıl direndiğinizi ya da onu nasıl yadsıdığınızı görmeye çalışın. İnsanların şimdiki an’a  bilinçsizce direnmelerinin bir çok yolu vardır.  Size birkaç örnek vereceğim.

     Uygulamayla, sizin  kendinizi  gözlemleme, içsel halinizi izleme  gücünüz keskinleşecektir.

     Yaptığınız  şeyi yaptığınız için  içerliyor musunuz?  Bu sizin  işiniz olabilir, ya  da siz bir şeyi yapmayı kabul etmişinizdir  ve onu yapmaktasınızdır, ama bir yanınız ona içerlemekte ve direnmektedir. Size yakın bir insana karşı  açığa vurulmamış bir içerleme taşıyor musunuz ? Bundan dolayı yaydığınız enerjinin çok zararlı etkileri olduğunun, onunla hem kendinizi , hem de çevrenizdekileri kirlettiğinizin farkında  mısınız ? İçinize iyice bir bakın. İçinizde  içerlemenin, gönülsüzlüğün en ufak bir kırıntısı var mı ? Eğer varsa, onu hem zihinsel hem de duygusal düzeyde gözlemleyin. Zihniniz bu durumla ilgili nasıl düşünceler üretiyor ? Sonra duyguya bakın, bedeniniz bu düşünceler hangi duyguyla tepki gösteriyor ?Duyguyu hissedin. O hoş bir his mi, yoksa nahoş bir his mi veriyor?  O içinizde bulunmasını  gerçekten seçeceğiniz bir enerjimi?   Siz bir seçime sahipmisiniz?

    Belki siz aldatıldınız, sömürüldünüz, belki meşgul olduğunuz faaliyet sıkıcı, usandırıcıdır, belki size yakın olan biri sahtekardır, sinir bozucudur ya da bilinçsizdir, ama  tüm bunlar konu dışıdır. Bu durumla ilgili düşüncelerinizin ve duygularınızın geçerli bir nedeninin olup olmaması,  sizin haklı olup olmamanız hiç fark etmez. Gerçek, sizin olana direnmenizdir. Siz şimdiki an’ı bir hasım, bir düşman haline getirmektesinizdir. İçsel ve dışsal olan arasında mutsuzluk ve çatışma yaratmaktasınızdır. Sizin  mutsuzluğunuz sadece içsel varlığınızı ve çevrenizdekileri değil, aynı zamanda ayrılmaz bir parçası olduğunuz ortak insan  psişesini kirletmektedir. Gezegenin kirlenmesi, sadece içsel psişik bir kirlenmenin- milyonlarca bilinçsiz bireyin içsel alanının sorumluluğunu üstlenmemesinin-dışsal bir yansımasıdır.

    Bu durumda , ya yaptığınız her şeyi yapmayı bırakın, ilgili kişiyle konuşup ne hissettiğinizi tam olarak ifade edin, ya da zihninizin bu durum çerçevesinde yarattığı, ve  sahte  bir benlik duygusunu güçlendirmekten başka  bir amaca hizmet etmeyen olumsuzluğu bırakın.  Onun boşunalığını, yararsızlığını görüp kabul etmek önemlidir.  Olumsuzluk bir durumla başa çıkmanın asla en iyi, en uygun yolu değildir. Aslında, çoğu durumda o  sizin içinde eli kolu bağlı, sıkışmış bir halde tutar, gerçek  değişimi engeller. Olumsuz enerjiyle yapılan herhangi bir şey onun tarafından kirletilecek ve zamanla daha fazla acıya, daha fazla mutsuzluğa neden olacaktır. Dahası her olumsuz iç hali bulaşıcıdır. Mutsuzluk fiziksel bir hastalıktan daha kolayca yayılır.



Kendinizi gözlemleyerek zihinsel – duygusal halinizi izlemeyi bir alışkanlık haline getirin.’’Ben şu anda huzurlu muyum? ’ sorusu kendinize sık sık sorabileceğiniz iyi bir sorudur. Ya da , ‘’ Şu anda içimde ne oluyor?'' diye  sorabilirsiniz. İçinizde ne olduğuyla, en azından dışarıda ne olduğuyla ilgilendiğiniz kadar ilgilenin. Eğer içinizi yoluna koyarsanız, dışarısıda yoluna girecektir.  Esas realite içinizde, ikincil realite dışınızdadır. Ama bu soruları hemen yanıtlamayın. Dikkatinizi içinize yöneltin. İçinize bir bakın.. Zihniniz ne tür düşünceler üretiyor. Ne hissediyorsunuz.  Dikkatinizi bedeninize yöneltin. Bedeninizde bir gerilim hissediyormusunuz?  Bir kez düşük düzeyde bir huzursuzluk, geri planda bir cızırtı bulunduğunu saptadığınızda , şimdiyi yadsıyarak, yaşamdan nasıl kaçtığınızı, ona  nasıl direndiğinizi ya da onu nasıl yadsıdığınızı görmeye çalışın. İnsanların şimdiki an’a  bilinçsizce direnmelerinin bir çok yolu vardır.  Size birkaç örnek vereceğim.



     Uygulamayla, sizin  kendinizi  gözlemleme, içsel halinizi izleme  gücünüz keskinleşecektir.



     Yaptığınız  şeyi yaptığınız için  içerliyor musunuz?  Bu sizin  işiniz olabilir, ya  da siz bir şeyi yapmayı kabul etmişinizdir  ve onu yapmaktasınızdır, ama bir yanınız ona içerlemekte ve direnmektedir. Size yakın bir insana karşı  açığa vurulmamış bir içerleme taşıyor musunuz ? Bundan dolayı yaydığınız enerjinin çok zararlı etkileri olduğunun, onunla hem kendinizi , hem de çevrenizdekileri kirlettiğinizin farkında  mısınız ? İçinize iyice bir bakın. İçinizde  içerlemenin, gönülsüzlüğün en ufak bir kırıntısı var mı ? Eğer varsa, onu hem zihinsel hem de duygusal düzeyde gözlemleyin. Zihniniz bu durumla ilgili nasıl düşünceler üretiyor ? Sonra duyguya bakın, bedeniniz bu düşünceler hangi duyguyla tepki gösteriyor ?Duyguyu hissedin. O hoş bir his mi, yoksa nahoş bir his mi veriyor?  O içinizde bulunmasını  gerçekten seçeceğiniz bir enerjimi?   Siz bir seçime sahipmisiniz?



    Belki siz aldatıldınız, sömürüldünüz, belki meşgul olduğunuz faaliyet sıkıcı, usandırıcıdır, belki size yakın olan biri sahtekardır, sinir bozucudur ya da bilinçsizdir, ama  tüm bunlar konu dışıdır. Bu durumla ilgili düşüncelerinizin ve duygularınızın geçerli bir nedeninin olup olmaması,  sizin haklı olup olmamanız hiç fark etmez. Gerçek, sizin olana direnmenizdir. Siz şimdiki an’ı bir hasım, bir düşman haline getirmektesinizdir. İçsel ve dışsal olan arasında mutsuzluk ve çatışma yaratmaktasınızdır. Sizin  mutsuzluğunuz sadece içsel varlığınızı ve çevrenizdekileri değil, aynı zamanda ayrılmaz bir parçası olduğunuz ortak insan  psişesini kirletmektedir. Gezegenin kirlenmesi, sadece içsel psişik bir kirlenmenin- milyonlarca bilinçsiz bireyin içsel alanının sorumluluğunu üstlenmemesinin-dışsal bir yansımasıdır.

    Bu durumda , ya yaptığınız her şeyi yapmayı bırakın, ilgili kişiyle konuşup ne hissettiğinizi tam olarak ifade edin, ya da zihninizin bu durum çerçevesinde yarattığı, ve  sahte  bir benlik duygusunu güçlendirmekten başka  bir amaca hizmet etmeyen olumsuzluğu bırakın.  Onun boşunalığını, yararsızlığını görüp kabul etmek önemlidir.  Olumsuzluk bir durumla başa çıkmanın asla en iyi, en uygun yolu değildir. Aslında, çoğu durumda o  sizin içinde eli kolu bağlı, sıkışmış bir halde tutar, gerçek  değişimi engeller. Olumsuz enerjiyle yapılan herhangi bir şey onun tarafından kirletilecek ve zamanla daha fazla acıya, daha fazla mutsuzluğa neden olacaktır. Dahası her olumsuz iç hali bulaşıcıdır. Mutsuzluk fiziksel bir hastalıktan daha kolayca yayılır.

 Kendinizi gözlemleyerek zihinsel – duygusal halinizi izlemeyi bir alışkanlık haline getirin.’’Ben şu anda huzurlu muyum? ’ sorusu kendinize sık sık sorabileceğiniz iyi bir sorudur. Ya da , ‘’ Şu anda içimde ne oluyor?'' diye  sorabilirsiniz. İçinizde ne olduğuyla, en azından dışarıda ne olduğuyla ilgilendiğiniz kadar ilgilenin. Eğer içinizi yoluna koyarsanız, dışarısıda yoluna girecektir.  Esas realite içinizde, ikincil realite dışınızdadır. Ama bu soruları hemen yanıtlamayın. Dikkatinizi içinize yöneltin. İçinize bir bakın.. Zihniniz ne tür düşünceler üretiyor. Ne hissediyorsunuz.  Dikkatinizi bedeninize yöneltin. Bedeninizde bir gerilim hissediyormusunuz?  Bir kez düşük düzeyde bir huzursuzluk, geri planda bir cızırtı bulunduğunu saptadığınızda , şimdiyi yadsıyarak, yaşamdan nasıl kaçtığınızı, ona  nasıl direndiğinizi ya da onu nasıl yadsıdığınızı görmeye çalışın. İnsanların şimdiki an’a  bilinçsizce direnmelerinin bir çok yolu vardır.  Size birkaç örnek vereceğim.



     Uygulamayla, sizin  kendinizi  gözlemleme, içsel halinizi izleme  gücünüz keskinleşecektir.



     Yaptığınız  şeyi yaptığınız için  içerliyor musunuz?  Bu sizin  işiniz olabilir, ya  da siz bir şeyi yapmayı kabul etmişinizdir  ve onu yapmaktasınızdır, ama bir yanınız ona içerlemekte ve direnmektedir. Size yakın bir insana karşı  açığa vurulmamış bir içerleme taşıyor musunuz ? Bundan dolayı yaydığınız enerjinin çok zararlı etkileri olduğunun, onunla hem kendinizi , hem de çevrenizdekileri kirlettiğinizin farkında  mısınız ? İçinize iyice bir bakın. İçinizde  içerlemenin, gönülsüzlüğün en ufak bir kırıntısı var mı ? Eğer varsa, onu hem zihinsel hem de duygusal düzeyde gözlemleyin. Zihniniz bu durumla ilgili nasıl düşünceler üretiyor ? Sonra duyguya bakın, bedeniniz bu düşünceler hangi duyguyla tepki gösteriyor ?Duyguyu hissedin. O hoş bir his mi, yoksa nahoş bir his mi veriyor?  O içinizde bulunmasını  gerçekten seçeceğiniz bir enerjimi?   Siz bir seçime sahipmisiniz?



    Belki siz aldatıldınız, sömürüldünüz, belki meşgul olduğunuz faaliyet sıkıcı, usandırıcıdır, belki size yakın olan biri sahtekardır, sinir bozucudur ya da bilinçsizdir, ama  tüm bunlar konu dışıdır. Bu durumla ilgili düşüncelerinizin ve duygularınızın geçerli bir nedeninin olup olmaması,  sizin haklı olup olmamanız hiç fark etmez. Gerçek, sizin olana direnmenizdir. Siz şimdiki an’ı bir hasım, bir düşman haline getirmektesinizdir. İçsel ve dışsal olan arasında mutsuzluk ve çatışma yaratmaktasınızdır. Sizin  mutsuzluğunuz sadece içsel varlığınızı ve çevrenizdekileri değil, aynı zamanda ayrılmaz bir parçası olduğunuz ortak insan  psişesini kirletmektedir. Gezegenin kirlenmesi, sadece içsel psişik bir kirlenmenin- milyonlarca bilinçsiz bireyin içsel alanının sorumluluğunu üstlenmemesinin-dışsal bir yansımasıdır.

    Bu durumda , ya yaptığınız her şeyi yapmayı bırakın, ilgili kişiyle konuşup ne hissettiğinizi tam olarak ifade edin, ya da zihninizin bu durum çerçevesinde yarattığı, ve  sahte  bir benlik duygusunu güçlendirmekten başka  bir amaca hizmet etmeyen olumsuzluğu bırakın.  Onun boşunalığını, yararsızlığını görüp kabul etmek önemlidir.  Olumsuzluk bir durumla başa çıkmanın asla en iyi, en uygun yolu değildir. Aslında, çoğu durumda o  sizin içinde eli kolu bağlı, sıkışmış bir halde tutar, gerçek  değişimi engeller. Olumsuz enerjiyle yapılan herhangi bir şey onun tarafından kirletilecek ve zamanla daha fazla acıya, daha fazla mutsuzluğa neden olacaktır. Dahası her olumsuz iç hali bulaşıcıdır. Mutsuzluk fiziksel bir hastalıktan daha kolayca yayılır.

    Siz dünyayı kirletiyormusunuz, yoksa kirliliği temizliyor musunuz?  Siz , tıpkı gezegenden  sorumlu olduğunuz gibi, içsel alanınızdan da sorumlusunuz ; bundan,  başka kimse sorumlu değildir. İçiniz nasılsa  dışarısı da öyledir: Eğer insanlar içsel kirliliği temizlerlerse, dışsal kirlilik  yaratmayı da bırakacaklardır.