Images

Hayatı Doya Doya Yaşamak-2



SEVGİYE ERİSMEK
İnsanların sevdikleri kişilere, sevgilerini ifade etmek gi­bi konulan ertelemeleri bana çok garip geliyor. Örneğin in­sanlar genellikle çocuklarıyla zaman geçirme gibi konuları erteliyorlar. Bana her zaman "Yeterli zamanını yok," diyorlar ama ellerinden hiçbir şeyin gelmeyeceği konular üzerinde en­dişe duyarak geçirdikleri zaman çok büyük boyutlarda. Aslın­da keyif alabilecekleri ve yapabilecekleri şeyler var.
İnsanların önceliklendirme yapması gerekiyor. İşe gide­bilmek için yola belli bir süre ayırmak zorundalar ama işi dü­şünmeye ne kadar zaman ayıracaklarını düşünmüyorlar. Eğer "Şimdi araba kullanarak işe gideceğini, bu bir samimi alır, bu bir saati de oraya vardığında ne yapacağımı düşünerek kullanabilirim," diyecek olursanız daha fazla boş zamana sa­hip olursunuz. Evden ayrılmadan önceki bir saatinizi kafanız­dan o gün yapacağınız işleri geçirmeye harcamak yerine çocuklarınızla geçirebilirsiniz.



İnsanlar zaman yönetiminden söz ederler ama zihinsel yönetimden söz etmezler. Zihinsel yönetim verimli insanları üreten şeydir. Verimli insanlar, "Ben bu zamanı bunu yaparak geçireceğim ve tüm dikkatimi de ona yönelteceğim işten eve geldiğimde tüm dikkatimi eşime vereceğim, sonra tüm dikka­timi çocuklarıma, yönelteceğim, sonrada köpeğimle ilgilene­ceğim, sonra bir saatimi dikkatimi başka bir şeye yönelterek geçireceğim," şeklinde karar verirler. Bu televizyon seyret­mekten işle ilgili konuları düşünmeye kadar her şey olabilir. Sonra tüm dikkatinizi eşinizle konuşmaya, uyumaya ya da başka bir işe yönelirsiniz.
Bazı insanlar uyumak üzere yatağa uzanır ve uyumak yerine gün boyunca yapmadıkları şeyler üzerinde mantıksız­ca kafa yorar, sonra da bana uykusuzluktan şikâyet ederler. İşin gerçeği onların uykusuzluk hastalığı geçiriyor olmaları değil. Aptallık etmeleridir. Günlerini nasıl geçireceklerini planlamamışlardır. Eğer endişe edecekseniz en azından bunu ne zaman yapacağınıza karar verin.
İnsanlar bir de belli bir konuyu düşünmekten kendileri­ni alıkoyamadıklarını söyler. Bu doğru değildir, aslında bunu yapabilirsiniz. Bunu başka bir şey düşünerek ya da zaman li­mitleri koyarak yapabilirsiniz. Eğer belli bir saatte çok derin bir uykudan uyanıp daha saat çalmadan alarmı kapatabiliyor­sanız kendinizi hayatın sersemletici uykusundan uyandırabi­lir ve endişe etmeyi bırakabilirsiniz. Eşinize onu sevdiğini söyleyecek ve çocuklarınıza merhaba diyecek vaktiniz olur.
Eşinize bakmaya ve onun söylediklerini dinlemeye ihti­yacınız var. Bunun önemli bir konu olması gerekmiyor. Önemli olan şey onu dinlemenizdir. Asıl mesele budur. Geri kalan şeylerin çok bir önemi yoktur. Eşinizin gözlerinin içine bakın, gülümseyin, yüzüne bakın ve kendinizin tamamen yal­nız ve çaresiz olmayan şanslı insanlardan biri olduğunuzu fark edin.
Kendinize ne kadar şanslı biri olduğunuzu anımsatmanız da önemli bir konudur. Kitabın ilk bölümlerinde birine Aşık olmaktan nasıl vazgeçebileceğimizden bahsetmiştim. Aynı şekilde sürecin tam tersini yaparak bir insana daha faz­la Aşık da olabilirsiniz.
İnsanlar aşık olduklarında tüm iyi anıları içeriden göz­lemlerler ve eğer insanlar onları üzecek bir şey yaparlarsa kendilerini bu anının içinde görürler. Eğer aşık olarak kalmak istiyorsanız ki bu da hafife alınmaması gereken önemli bir sü­reçtir, yapılabilecek en iyi şey iyi anıları içeriden gözlemledi­ğinize emin olmaktır
Ayrıca her tür tatsız durumda, karşınızdaki kişi en sev­diğiniz bardağı kırdığında ya da en sevdiğiniz resmi yere dü­şürdüğünde ya da en sevdiğiniz elbisenin üzerine bir şey dök­tüğünde kendinizi bu anıların içinde görün ve onları uzağa itin. O insanla tanıştığınız günden itibaren sahip olduğunuz tüm anıları alın ve onları sanki şimdi gerçekleşiyorlarmış gi­bi yakına getirin, böylece sanki daha dün tanışmış, daha dün aşık olmuş gibi hissedersiniz
O kişiye daha fazla aşık olduktan sonra belli şeyleri da­ha farklı yapmaya da başlamanız gerekir. Söylediğiniz şeyleri söylemeniz gerekir. Belki eşinize onu sevdiğinizi söy­lemiyorsunuz. Belki çocuklarınıza iyi şeyler yaptıklarını söy­lemiyorsunuz. Belki çok sinirli bir insansınız. Belki çok sık öfkeleniyorsunuz ve bu konuda henüz bir şey yapmayı başa­ramadınız. Bütün bunlar için öncelikle yapmanız gereken şey, bir şeyi değiştirme kararını vermektir. Bunu vazgeçmediğiniz kararların özelliklerini fark ederek yapabilirsiniz. Sonrasında sevdiğiniz kişiye onu sevdiğinizi söyler ve bu karara uyguladığınız kararların özelliklerini yerleştirirsiniz
Bir kere karar verdikten ve uygulayabileceğiniz kadar iyi bir karara sahip olduktan sonra kendinizi onu yapacağını­za inandırmanız gerekir. Sonra duygularınızı değiştirir, istedi­ğiniz türde duygular yaratırsınız.
Sabırlı olma konusundaki duyguları alıp bedeninizin içinde döndürün ve çocuklarınızın yaptığı, sizi sinirlendiren tüm davranışları düşünün, onları gerçek yaşam boyutlarına getirin ve sizi sinirlendiren şeye bakın ama sabırlı olma duy­gusunu döndürün. Bunun sonrasında zaman içinde, yavaş ya­vaş benzer koşullar ortaya çıktığında farklı davranmaya baş­layacağınızı göreceksiniz. Eğer beklerseniz sürekli bekleyip durur ve sonra geriye bakar ve pişmanlık duyarsınız ama eğer ileri bakacak ve sürekli plan yapacak olursanız o zaman bu­nun için bir şeyler yapabilirsiniz.
Daha fazla sevgiye erişmek sevginin ne olduğunu ger­çek anlamda uygulamak anlamına gelir. Biz sevgiden genel­likle var olan bir şey gibi söz ederiz ama sevgi kelimesinin ay­nı zamanda bir fiilden türemiş olduğunu da alınmam& gere­kir. Sevmek bizim yaptığımız bir faaliyettir bu yüzden daha fazla sevgiye erişmek için bunu daha çok yapmamız gerekir. Bu da hayatımızdaki en önemli insanlara karşı sabırlı, anla­yışlı olmak ve onları çok sevmek, onları bir öncelik haline ge­tirerek onlarla geçirdiğimiz her saniyenin keyfini çıkarabil­mek anlamına gelir.

Uygulamalar :

Daha Fazla Aşık Olmak
1.   Sevdiğiniz kişiyi düşünün.
2.   Ona ilk aşık olduğunuz zamanı anımsayın. Onu sanki dünmüş gibi hayal edin. O sırada gördüğünüz şeyleri görün, duyduğunuz şeyleri duyun, ne kadar iyi hisset­miş olduğunuzu hissedin. Sevgi duygularını bedeni­nizde döndürün.
 3. Bu kişinin davranışları ile ilgili olarak canınızı sıkan herhangi bir şeyi düşünün ve bu davranışı ve anıları dışarıdan gözlemleyin, böylece kendinizi onların içinde görün.

4. Hemen o kişi ile birlikte olmaktan hoşlandığınız anı­ları ortaya çıkarın ve onları içeriden gözlemleyin, böylece o sırada gördüklerinizi görüyor, hissettikleri­nizi hissediyor olun.
5.  Bütün bu harika deneyimleri gözden geçirip, sevgi duygusunu büyütün ve onu bedeninizi döndürün. Sonra o kişiye bakın ve ona ilk defa aşık olduğunuz za­man hissettiklerinizin aynısını hissettiğinizi fark edin.

Uygulayacağınız Bir Karar Vermek
1.  Uygulamış olduğunuz gerçekten çok iyi bir kararını­n düşünün (A).
2. Alt sistemleri ortaya çıkarın.
3. Vermek istediğiniz bir kararı düşünün. Örneğin: Sev­diğiniz kişilere onları sevdiğinizi söylemek olabilir (B).
4. Alt sistemleri ortaya çıkarın.
5. Hızlı bir hareketle vermek istediğiniz karara (B) iliş­kin görüntüyü uzağa gönderin ve onu uygulamış ol­duğunuz kararın (A) konumuna ve alt sistemlerine geri getirin.
6. Bunu o kararı verene ve uygulayana kadar sürürün

Daha Anlayışlı Olmak
1. Kendinizi gerçekten anlayışlı ve sabırlı hissettiğiniz bir zamanı düşünün. Duyguyu, hangi yönde döndüğü­nü fark edin ve onu tüm bedeninizde döndürün.
2.  Gelecekte daha anlayışlı ve sabırlı olmak istediğiniz bir konuyu düşünün.
3.  Bu aktiveyi yaptığınızı hayal ederken sabır ve anla­yış duygusunu döndürün.
4.  Kendinizi tüm deneyimleri daha anlayışlı hissedene kadar farklı örneklerle süreci tekrarlayın.

Hayatınızda Daha Fazla Sevgi İçin ipuçları
1. Sevdiğiniz insanlara zaman ayırım tamamen onları düşündüğünüz zamanlar olsun.
2. Onlara karşı daha sabırlı ve daha anlayışlı olun.
3. Eşinize en fazla aşık olduğunuz zamanları canlı ay­rıntıları ile düzenli olarak anımsayın ve anıları büyütün.
4. O kişiye söylemek istediğiniz şeyleri söyleyin ve bu- mı düzenli bir şekilde yapın.
5.  Birlikte geçirdiğiniz her ama harika ve keyif dolu za­manlar olması için elinizden geleni yapın.
6. Rastgele nazik bir davranışta bulunun. Tanımadığınız bir insana kibar davranın ya da günde en az bir kere bir yabancıya gülümseyin. 
  
Dr. Richard Bandler
Eskimeyen Değişim