Images

Talep Etmenin ve Soru Sormanın Gücü




Bugün sahip olduğumuz yaşam geçmişte zihnimize yüklediğimiz düşüncelerin yansımasıdır. Zihni’nize ne verirseniz hayatınızda onu yaratırsınız?
Bu cümleyi belki birçok kez duymuşsunuzdur. Ve belki de yine aynı masal diyor olabilirsiniz.
Düşünceleri değiştirme insanlara farklı bakış açısı kazandırma konusunda sürekli paylaşımlar yapıyorum. Bir süredir paylaşım şeklimi değiştirdim.
Daha önce kendimde bulduğum geçmişin etkisi temizlemeye odaklı prosesler paylaşırken artık yaşam için talep etmeyi teşvik eden yazılar paylaşmaya başladım.
Sevdiğim güzel bir söz vardır.
 “Sahip olduğumuz bilgiyi yaşamınızda kullanmadıkça size katkısı olmaz.
Bundan yaklaşık bir ay öncesinde Erhan Ali beyin Mindfulness çalışmasına katıldım.  Erhan Ali bey İstanbul’dan gelip Ankara’da 60-70 civarında kişiyi toplayıp onlara seminer veriyordu.
Çalışma birçok kişisel gelişimcinin kitaplarda okuduğu nefes ile anda kalmayı içeriyordu.  

Benim esas dikkatimi çekense bu kadar kişiyi toplaması ve semineri için para ödemelerine ikna etmesiydi.
Kişisel gelişimci arkadaşla bunun kritiğini yaparken şunu sorguladık bu konuya oldukça talep varken biz uygulamalarımızı niye sınırlı sayıda kişiye yapıyorduk.
“Bizim de sahip olduğumuz bilgilerle daha geniş kitlelere hitap etmemiz için ne gerekir?” diye sordum.
Şunu fark ettim ki bizim odaklandığımız durum bilinçaltı temizliğiydi. Birçok kişi bunu zayıflık olarak görüyordu.
Benim yaptığım şey de sürekli kendimde düzeltecek şeyler aramaktı. Her ne kadar taleplerim olsa da hala arkadaki bazı düşüncelerin beni engellediğini düşünüp o alana kayıyordum. 
Ve orada bir karar aldım. Bundan sonra yaratıma odaklanacaktım. Yazılarımı da bu şekilde revize ettim.
Kendimi kalabalık bir gruba motivasyon konuşması yapan olmayı talep ettim. Ve bilindik soruyu sordum;
 “Bunun ortaya çıkması için ne gerekir?”
Zihnime ne konuşabilirim, ne anlatabilirim sorularını yönelttim.
Bunlardı zihinsel imgelemeye başladım. Zihni’me bunları vermem zihinsel durumunda değiştirdi Zihni’m geçmişte düzeltecek bir şeyler aramak yerine bu alana yöneldi. Konuşma için birçok malzemem olduğunu gösterdi.
Esas önemli olan şey ise dinleyecek gönüllü insanların yaratılmasıydı.
Bir arkadaşın tavsiyesi ile Bilinçaltı dili diye bir eğitimi almaya karar verdim. Katılıp katılmama konusunda gelgitler yaşarken son dakika katılmaya karar verdim.
Eğitim öncesi tanışma sırasında ev sahibi hanım ismimi söylediğimde Kontrol Sende kitabının yazarımı dedi. Evet. Kitabınız bende var. Çok beğendim ve severek okuyorum dedi.
Devamında Forever network sistemi içerisinde olduklarını ve ofiste kitabımın çok beğenildiğini ve tavsiye edildiğini söyledi. Söyleşi için ofise davet etti. Ve iki hafta sonu kendimi onların ofisinde 35-40 civarında kişiye konuşurken buldum. Yirmi yakın kitap imzaladım.

Bu benim ilk geniş katılımlı bir toplantıda sahneye çıkma deneyimimdi. Bir sonraki nerede kaç kişiye olacak bilmiyorum.
Ama ben talebimde ısrarlıyım ve bunun için ne gerekir diye soruyorum. Ve biliyorum ki katılacağım her konuşma beni bir üst basamağa hazırlıyor.
Yaşamınızda ne yaratmak istiyorsunuz?
Nasıl bir yaşamınız olmasını istiyorsunuz?
Kimlerin ve nelerin olmasını istiyorsunuz?
O alana gidip onu imgeleyin ve onun enerjisini hissedin ve bunun ortaya çıkması için ne gerekir diye sorun? Yapamazsın olamazsın diyen düşünceleri yolunuzdan çekin.
Her fırsat bulduğunuzda onun hayatınızda olduğu durumu imgeleyin. Ve yine sorun bunun ortaya çıkması için ne gerekir?

Bunun için ben ne yapabilirim?
Kimlerle konuşabilirim?
Kimlere katkı olup kimlere katkı olabilirim?
Siz bu enerjide oldukça yaratıcı isteğinizle sizin aranızdaki yol için taşları döşemeye başlar.
Size de o taşlara basarak yürümek kalır.
Halis Şahiner

0 yorum: