Images

İsteklerimiz Neden Gerçekleşmez?



Neye inanırsanız yaşamınızda onu yaratırsın. 

Yaşamda mucizeler her zaman vardır. Bir şeyin olmayacağına inanmamamız onun olmasını engellemez sadece onlarla bizim aramıza bir perde çeker bir duvar örer. Yani onları görmemizi engeller. 

Yaşamımızı kolaylaştırmak için yaradanın yaratım biçimini anlamamız ve onunla uyum içerisinde olmak gerekir. 


Kâinattaki her şey enerjiden oluşmuştur. Maddeler enerjinin farklı formlarıdır. Bir şeyin yaratılması için yaratan tarafından enerjiler harekete geçirilerek farklı bir form yapı ya da şekil alması sağlanır.

Örnek, Yağmur suyun bir yerden başka bir yere taşınma şekillerinden biridir. Yaradan suyu taşımak için yağmur sizitemini kullanmayı seçtiğinde bunun için sistemi organize eder. Yağmurun yağması için güneşin suları ısıtması, suyun buharlaşıp gökyüzünde bulut olması, bulutun rüzgârla daha soğuk hava akımına doğru hareket ederken buharın yeniden su damlasına dönüşmesi ve yerçekimi etkisi ile yere düşmesi gerekir. Yağmur yere düşerken, Bolluk isteyene rahmet, felaket isteyene de felaket olur. Kişi bilinçli felaket istemez ancak bilinçaltındaki kendine duyduğu öfke ve cezalandırılma duygusu ile bunu çağırır. 


Bizde bir şey istediğimizde yaratan bizim istediğimizi oluşturacak enerjileri harekete geçirir. Bizimle isteğimiz arasında yol oluşturmaya başlar. 

Bu yolun taşlarının hammaddesi bizim istediğimiz ile ilgili düşüncelerimizdir. İsteğimiz olması yönündeki düşünceleri besledikçe yol için taş üretiriz. Yol yapımı devam eder. Düşünceleri bıraktığımızda taş üretimi durur. 

Biz istediklerimizin hemen olmasını bekliyoruz. Ancak mevcut sistemde bizim ve istediklerimizin buluşmasında enerjilerin ayarlanması için bazen bir süreye, bazen farklı bir yere gitmeye, bazen farklı bir ortama girmeye, bazen farklı bir şey yapmaya ihtiyaç vardır.
Bazen biz çok hızlı gideriz henüz enerjiler yaratım için çalışıyor olur, bazen istediğimiz oluşmuştur ancak biz çok yavaş gideriz, bazen de bizi istediğimize ulaştıracağını düşündüğümüz bir yolda ısrar ederek yolun güzergâhını kontrol etmeye çalışırız.

Gözle görülür elle tutulur delil görmediğimizde istediğimiz olmadı ya da olmayacak konusunda takılıp vazgeçeriz.

Yaratan bizim isteklerimize her zaman karşılık verir. Ancak onun dili farklıdır. Öncelikle onun dilini anlamak gerekir. 

Yaradan istediğimiz için ne yapmamız gerektiğini hangi yollara sapmamız, hangi yolları takip etmemiz gerektiğinin işaretlerini bize gönderir. Bunu görecek farkındalığa sahip olmak gerekir. 

İsteğimizin belli bir şekilde olması gerektiğine takıldığımız da farkındalığını keseriz bunları görmeyi kaybederiz. 

Yaradanın yaratım için sonsuz ve sınırsız yaratım seçeneği vardır. Bizim yapacağımız şeyler bizim kontrolümüzde olan şeylerdir. Yaratım süreci yaratanın işidir. Onun hangi yolu ya da yöntemi seçeceğini kontrol edemeyiz. 

Yapacağımız şey düşüncelerimizi istek ve arzularımızı besleyecek şekilde yönlendirmek, yaratanın dilini ve yönetimini görmek için farkındalık içinde olmak ve işi ona havale edip onun rehberliğine güvenmektir. 

Yaşamamızı bu durumun farkındalığı içinde olarak yaşamayı seçersek bu yaşamımızda ne yaratırdı?

Kim olurduk?
Nasıl bir hayatımız olurdu?
Daha başka neler mümkün?

0 yorum: