İçe bakmak

İnsanlar çoğu zaman meşgul kalmak ister. Yapacak hiçbir işleri yoksa bile kendilerine bir uğraş bulurlar. Aynı gazeteyi yeniden okumaya başlayabilirler. İlk okuduklarında saçma buldukları bir şeyi ikinci kez okumak neden? Osho’nun bu sorusu, yalnızca boş zamanı nasıl geçirdiğimizle değil, sessizlikte kendimizle baş başa kalmaya ne kadar hazır olduğumuzla da ilgilidir.

İçe bakmak ne demek?

İçe bakmak, dikkati sürekli dışarıdaki uğraşlara yöneltmek yerine kendi içinde olup bitenlere çevirmektir. Duygularını, düşüncelerini ve huzursuzluğunu fark etmeye alan açmaktır. Bu, kendini hemen yargılamak ya da her şeyi bir anda çözmek anlamına gelmez. Osho’nun sözlerinde iç gözlem, insanın kendi içinde bastırdığı şeylerle karşılaşma ihtimali nedeniyle ürkütücü bir deneyim olarak anlatılır.

Sadece oturduğunda huzursuz hissedebilirsin. Bir kulübe ya da tiyatroya gitmek, hatta yalnızca vakit geçirmek için markete uğramak istersin. Dışarı çıkmak elbette başlı başına bir sorun değildir; Osho’nun dikkat çektiği nokta, meşguliyetin bazen sessizlikten kaçmanın bir yolu hâline gelmesidir. İnsan, boşluğu doldurmak için yeni bir iş buldukça kendi içine dönmeyi erteleyebilir.

Aynı gazeteyi yeniden okumak örneği bu alışkanlığı görünür kılar: Okuduğunu ilginç bulmadığın hâlde yeniden açarsın, çünkü hiçbir şey yapmadan oturmak daha zor gelebilir. Bu durumda asıl soru, hangi etkinliği seçtiğin değil, etkinlik olmadığında neden huzursuz olduğundur. İçe bakmak, bu soruyu aceleyle yanıtlamadan kendine yöneltmeyi gerektirir.

İnsan neden içe bakmaktan kaçar?

Osho’ya göre insan, içine yöneldiğinde uzun süredir baskı altında tuttuğu duygularla karşılaşabileceğini bilir. Öfkenin, nefretin, cinselliğin, açgözlülüğün ya da kıskançlığın orada bulunduğunu fark eder; bunları kendisinden başka kimsenin bastırmadığını söyler. Bu yaklaşımda kaçınma, yalnızca yapılacak bir iş bulma isteği değildir. Kişi, kendi içinde birikmiş olanları görmenin doğurabileceği korkudan uzak durmaya da çalışır.

Metindeki “fokur fokur kaynayan” şeyler benzetmesi, bu duyguların içeride sessizce durmadığı, insanın dikkatini çekmeye devam ettiği düşüncesini taşır. Onları fark etmek kolay olmayabilir; bu yüzden dışarıya çıkmak, kulübe veya tiyatroya gitmek daha güvenli bir kaçış gibi görünür. Osho’nun eleştirisi, bu yerlerin kendisine değil, insanın iç dünyasından uzak kalabilmek için durmadan yeni uğraşlar aramasınadır.

Bu nedenle “insan neden içe bakmaktan kaçar?” sorusunun metindeki yanıtı, kişinin karşılaşmak istemediği duygularla bağlantılıdır. Meşguliyet, bu karşılaşmayı erteleyebilir; fakat Osho’nun anlatımında erteleme, içimizde olanı ortadan kaldırmaz. Soruya verilen yanıtı bir kesin psikolojik açıklama olarak değil, onun insanın kendinden kaçışına dair yaklaşımı olarak okumak gerekir.

İçe bakmak ve meditasyon

Osho, insanların dinlenmek istediklerini söyleyebildiğini, ancak gerçekten durup dinlenmeye çoğu zaman yanaşmadığını anlatır. Çünkü onun yaklaşımına göre sahici bir dinlenme, insanı meditasyona ve içe yönelmeye yaklaştırır. Dışarıdaki hareket azaldığında dikkat, içindeki merkeze doğru kayar; kişi de daha önce görmezden geldiği duygu ve düşünceleri fark etmeye başlayabilir. Bu yüzden içe bakmak ve meditasyon, bu metinde birbirinden ayrı iki konu değil, sessizliğe ve kendine yönelişe bağlanan iki deneyim olarak ele alınır.

Buradaki meditasyon düşüncesi, yapılacaklar listesine eklenecek yeni bir meşguliyet gibi sunulmaz. Osho’nun vurgusu, gerçekten durduğunda iç dünyana yönelme ihtimalinin belirmesidir. Bu duruşun çevresinde korku hissetmek de onun anlattığı düşünce zincirinin bir parçasıdır: Meşgul kalma isteği, bastırılan duygularla karşılaşma endişesine; bu endişe de dışarıya kaçma eğilimine bağlanır.

Metnin çağrısı, bir anda bütün duyguları çözmek ya da kendini zorlayarak derin bir iç gözleme girişmek değildir. Önce, boş kaldığında ortaya çıkan huzursuzluğu ve onu dağıtmak için yöneldiğin alışkanlıkları fark etmektir. Kendine şu soruyu sorabilirsin: Gerçekten dinlenmek mi istiyorum, yoksa sessiz kaldığımda karşıma çıkabilecek düşüncelerden uzaklaşmaya mı çalışıyorum? Bu soru, dışarıya dönme alışkanlığını fark etmek için bir başlangıç olabilir.

Osho’nun sözlerindeki keskin vurgu, insanın durmak yerine binlerce yolla zamanını doldurabileceğidir. Market, kulüp, tiyatro ya da yeniden açılan gazete bu anlatımda kaçışın farklı biçimlerine dönüşür. İçe bakmak ise bütün bu uğraşların arasında kendine yönelmeyi ve içinde ne olup bittiğini görmeyi göze almaktır.

Osho

içe bakmak
Bireysel Danışmanlık

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler