Pazartesi Sendromu da Neymiş?

Yeni bir hafta, yeni bir gün, yeni bir başlangıç yapmak için harika bir fırsat. Pazartesi sabahı haftaya isteksiz başlıyorsanız, bu günü yalnızca katlanmanız gereken bir gün olarak görmek zorunda değilsiniz. Pazartesi sendromunu kendiniz için daha eğlenceli bir hâle getirmek ister misiniz?

Access araçlarıyla bu duruma farklı bir gözle bakabilir, kendinize sorular sorarak yeni seçenekleri fark edebilirsiniz. Buradaki amaç, pazartesiye dair hislerinizi yok saymak değil; onları nasıl ele aldığınızı merak etmek ve kendiniz için başka nelerin mümkün olabileceğine alan açmaktır.

Pazartesi sendromuyla başa çıkmak için önce kendinize sorun

Başlangıç noktası, sorular sormak ve sorularla yaşamaktır. Mevcut yaşantınıza bir bakın: Hayatınızda neler var? Bunlardan hangileri size iyi geliyor, hangileri artık size uymuyor? Bu yaklaşımda, şu an yaşadığınız hayatı geçmişteki düşünceleriniz ve seçimlerinizle ilişkilendirerek inceleyebilirsiniz. Bunu değişmez bir hüküm gibi değil, kendinizi ve tercihlerinizi keşfetmeye yarayan bir davet olarak düşünün.

Önce memnun olduğunuz şeyleri fark edin. Onları hemen sıradanlaştırmak yerine, size ne ifade ettiklerini ve hayatınıza nasıl bir katkı sunduklarını hissetmeye çalışın. Ardından kendinize şu soruyu sorun: “Bu harika bir şey. Bundan daha fazlasını yaratmam için neler mümkün?”

Bu sorunun peşinden birkaç soru daha gelebilir:

  • Bundan daha fazlasını yaratmam için ben ve bedenim hangi enerji, alan ve bilinç olabiliriz?
  • Daha önce seçmediğim neleri seçebilirim?
  • Kimden katkı alabilirim, kimlere katkı olabilirim?

Soruların amacı hemen doğru cevabı bulmak değildir. Dikkatinizi memnun olduğunuz şeylere çevirmek ve onları çoğaltmak için önünüzde hangi seçeneklerin bulunduğunu araştırmaktır. Bu küçük çalışma, pazartesi sendromunu yenmek için kendinize yeni bir başlangıç sunabilir; haftanın geri kalanına bakışınızı da daha keyifli hâle getirebilir.

Sizi rahatsız eden şeyleri sorgulayın

Hayatınızdan ya da hayatınızın bir bölümünden memnun değilseniz, sizi rahatsız eden şeyi fark ederek başlayın. Bu yaklaşım, o durumu görmezden gelmek yerine onunla ilgili düşüncelerinizi ve ona yüklediğiniz anlamları sorgulamaya çağırır. Kendinize şunu sorun: “Beni rahatsız eden bu şeyle ilgili neyi bu kadar hayati, değerli ve gerçek kılıyorum ki, sürekli olarak değiştiremeyeceğim bu şeyleri yaratıyorum?”

Ardından, Access temizleme cümlesi olarak aktarılan ifadeyi kullanabilirsiniz: “(Beni rahatsız eden bu şeyle) ilgili her şeyi yıkıp yaratımını tümüyle iptal ediyorum. POC and Pod.” Bu cümle, yazıda önerilen sorgulama ve temizleme çalışmasının bir parçasıdır. Sizi rahatsız eden konuyu belirleyip ifadeyi ona göre tamamlayın.

Bu adımı, yaşadığınız şeyin bir anda ortadan kalkacağına dair bir garanti olarak değil, o konuyla ilgili neyi gerçek ve değişmez kabul ettiğinizi inceleme fırsatı olarak ele alın. Pazartesi sendromundan kurtulma arayışında, kendinize yüklenmek yerine hangi düşünce ve seçimlerin size artık hizmet etmediğini merak edebilirsiniz. Soru sormak, yeni bir seçeneği fark etmenin başlangıcı olabilir.

Nasıl bir hayat yaratmak istiyorsunuz?

Sizi rahatsız eden şeyi sorguladıktan sonra dikkatinizi nasıl bir hayat istediğinize çevirin. Kendinize şu soruları yöneltin: “Nasıl bir hayat yaratmak istiyorum? Ne beni neşeli ve eğlenceli kılar? Ne beni hafif hissettirir?” Cevapları hemen bulmanız ya da kusursuz bir plan çıkarmanız gerekmiyor. Önemli olan, sizin için neyin daha canlı ve keyifli olabileceğini araştırmak.

Sonra bunu yaratmak için kendinize başka sorular sorun: “Ben ve bedenim hangi enerji, alan ve bilinç olabiliriz? Daha önce seçmediğim hangi seçenekleri seçebilirim? Kimleri hayatıma davet edebilirim? Kimlere katkı olabilir, kimlerden katkı alabilirim? Bunların hepsinin alan hızında olabilmesi için neler mümkün?” Bu sorular, yeni bir haftayı yalnızca yapılacak işler üzerinden değil, yaratmak istediğiniz şeyler üzerinden de düşünmenize yardımcı olur.

Pazartesi sendromunu eğlenceli hâle getirme fikri de burada anlam kazanır: Kendinize küçük bir zaman ayırır, memnun olduğunuz şeyleri fark eder ve yeni olasılıkları sorularla araştırırsınız. Her gün beş dakikanızı bu çalışmaya ayırın. Bu süreyi kendinize ne istediğinizi sormak ve seçebileceğiniz farklı yolları düşünmek için kullanın. Bu, bütün hayatınızı hemen değiştireceğiniz anlamına gelmez; yeni bir başlangıca küçük bir yer açmanız demektir.

Keyfini çıkartın. Bundan daha iyi nasıl olur? Daha başka neler mümkün?

Sevgiyle

Halis Şahiner

Not: “POD & POC”, Access Consciousness’ın patentli enerji temizleme cümlesinin kısaltmasıdır. Daha fazla bilgi için aşağıdaki bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

Access Consciousness® Temizleme Cümlesi

pazartesi sendromu
Bireysel Danışmanlık

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir