Yaratıcı Zekâların Sırrı: Legasteni ve Yaratıcılık

Bir çocuk okumakta, yazmakta, hecelemede ya da aritmetikte zorlanıyorsa bu güçlüğü hemen zekâ geriliğine veya isteksizliğe bağlamak doğru olmaz. Zekâ gelişimi ve eğitim fırsatlarıyla açıklanamayan akademik zorlanmaların farklı nedenleri olabilir. Bu tür öğrenme güçlüklerini anlatmak için kullanılan legasteni kavramı da bu çerçevede ele alınır. Çocuğun yaşadığı güçlük, onun zekâsının veya potansiyelinin ölçüsü değildir.
Legasteni ve disleksi: Öğrenme güçlüğünü anlamak
Kaynak yazıda legastenik çocuk; okuma, yazma, heceleme ve aritmetik becerilerinde belirgin biçimde zorlanan, buna rağmen güçlüğü zekâ geriliği ya da yetersiz eğitimle açıklanamayan çocuk olarak tarif ediliyor. Disleksi de özellikle okuma ve yazmayla ilgili öğrenme güçlükleri bağlamında anılır. Bu kavramların kullanımı değişebileceğinden, bir çocuğun yaşadığı zorluğu tek bir kelimeyle tanımlamak yerine, hangi alanlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu anlamak önemlidir.
Burada sıralanan legasteni belirtileri tanı koymak için tek başına yeterli değildir. Okuma, yazma veya matematikte zorlanmak farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Güçlükler çocuğun okul yaşamını etkiliyorsa, durumun uzmanlar tarafından değerlendirilmesi ve çocuğun ihtiyacının anlaşılması gerekir. Böylece akademik performans, çocuğun bütün becerilerini ve kişiliğini tanımlayan bir ölçü gibi görülmez.
Legastenik çocuk özellikleri: Zorlanmalar nasıl görünebilir?
Kaynak metin, legastenik çocuğun genel gelişiminin olağan seyredebileceğini, ancak okulda başarısızlık yaşayabileceğini vurguluyor. Anlatılanları akılda tutmakta veya başkalarının kolayca kavradığı bilgileri anlamakta zorlanabilir; kelimeleri karıştırabilir. Harfleri ters yazma, yazının dağınık olması, kelimeleri eksik ya da yanlış yazma da metinde belirtilen örnekler arasında.
Sayıların yerini veya matematik işaretlerini karıştırmak, çarpım tablosunu öğrenmekte zorlanmak da bu anlatımda yer alıyor. Bu örnekler her çocukta aynı biçimde görülmez; bir özelliğin bulunması da tek başına legasteni olduğu anlamına gelmez. Önemli olan, çocuğun zorlandığı alanları fark etmek ve yaşadığı güçlüğü tembellik ya da yetersizlik etiketiyle açıklamamaktır. Okuldaki başarısızlık, çocuğun öğrenemeyeceğini veya başka alanlarda güçlü olamayacağını göstermez.

Yaratıcılık ve güçlü yönlere farklı bir gözle bakmak
Yazının dikkat çektiği nokta yalnızca yaşanan zorluklar değil, bu zorluklarla birlikte anılan güçlü yönlerdir. Metinde legastenik kişilerin teknik konularda yetenek gösterebildiği, bir konuyu karşısındakinin anladığından emin olana kadar sabırla açıklayabildiği ve anlatım becerilerinin gelişkin olduğu ifade ediliyor. Adalet duygularının güçlü, arkadaşlıklarında sadık ve yaratıcı oldukları da bu kişilere atfedilen özellikler arasında.
Bu özellikler her legastenik kişi için geçerli, değişmez bir liste olarak görülmemeli. Yine de kaynak yazının ana mesajı açık: Bir alanda zorlanmak, kişinin bütün kapasitesini tanımlamaz. Okulda harfleri, kelimeleri ya da sayıları karıştıran bir çocuk; başka bir konuda dikkatli, sabırlı, yaratıcı veya teknik açıdan becerikli olabilir. Disleksi ve yaratıcılık ilişkisini düşünürken de güçlüğü tek başına bir yetenek göstergesi saymak yerine, kişinin zorlandığı alanlarla güçlü olduğu yönleri ayrı ayrı görebilmek gerekir.
Metinde, legastenik kişiler arasında Thomas A. Edison, John F. Kennedy, Winston Churchill, Albert Einstein, Alexander Graham Bell, Leonardo da Vinci, Mozart ve Beethoven da sayılıyor. Bu isimler yazıda örnek olarak anılıyor; ancak bir kişinin öğrenme güçlüğü yaşadığına ilişkin biyografik iddialar tek başına kesin tanı gibi değerlendirilmemelidir. Buradaki asıl vurgu, akademik güçlüklerin bir insanın yaratıcı, teknik veya kişisel yönlerini görünmez kılmaması gerektiğidir.
Çocuğun güçlüğü kadar potansiyelini de görmek
Bir çocuk okumakta ya da yazmakta zorlandığında onu yalnızca okul notlarıyla değerlendirmek, sahip olduğu başka özellikleri gözden kaçırabilir. Güçlüğü fark etmek ve gerektiğinde uzman değerlendirmesine başvurmak kadar, çocuğun sabrını, anlatma becerisini, adalet duygusunu ve yaratıcılığını da görebilmek önemlidir. “Başarısız” etiketi yerine, hangi alanda zorlandığını ve hangi yönlerinin geliştiğini birlikte düşünmek, çocuğu daha bütünlüklü anlamaya yardımcı olur.
Psikiyatri ve Psikoterapi Uzmanı
Dr. Mehmet Çelikel
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız







