Yaşamınızı Nasıl Yaratıyorsunuz?

Tarih tekerrürden ibaret olduğu gibi yaşam da tekerrürden ibarettir. Yaşamımızda sürekli tekrar eden durumların bebekliğimizle veya çocukluğumuzla bir bağlantısı olabilir. Bazen aynı duyguyu farklı olaylarda yaşar, neden böyle hissettiğimizi anlamlandıramayız. Oysa bugünkü tepkinin ardında, geçmişten taşıdığımız bir referans bulunabilir.

Farkında olsak da olmasak da, yaşamımızda bir şeyler sürekli tekrarlanıyorsa geçmişte yaşanmış bir olayı referans alıyor olabiliriz. Bu yaklaşımda, o anının duygusunu ve enerjisini bugüne çağırdığımız düşünülür. Bilinçaltı yaşamı nasıl etkiler sorusuna verilecek yanıt da burada belirir: Geçmişte hissettiğimiz bir duyguyla bugün karşılaştığımız benzer bir durum arasında bağ kurabilir, ona önceki tepkimize yakın biçimde karşılık verebiliriz.

Bilinçaltı, geçmiş duyguları bugüne nasıl taşır?

Neden ve sonuç ilişkileri içinde işleyen bir dünyada yaşıyoruz. Bebeklikte veya çocuklukta bir olay yaşarız; bu olay travmatik olabilir ya da başka bir biçimde bizi derinden etkileyebilir. Olayın ardından bir duygu hissederiz. Bu anlatımda duygu, bedenin bazı kaslarında sıkışma ve bedensel bir his oluşturan, adeta giydiğimiz enerjisel bir elbise gibidir. Bir durum ortaya çıkar, biz ona hissel bir tepki veririz ve bu tepki bedenimize çapalanır. Böylece benzer durumlarda devreye girebilen öğrenilmiş bir referans oluşur.

Daha sonra o olayı hatırlatan bir durumla karşılaştığımızda zihnimiz bilinçaltındaki bu referansa döner. Geçmişteki duygu yeniden belirir; bedenimiz de sanki o anın içindeymiş gibi tepki verebilir. Bu nedenle tekrarlayan duyguların geçmişle bağlantısı üzerinde durmak, bugünkü davranışlarımızı anlamaya yardımcı olabilir. Önce geçmişin bir yansımasını çağırır, ardından geçmişteki kişiymişiz gibi tepki vererek bir izdüşüm yaratırız.

Örneğin, birisi bize ebeveynlerimizden birini hatırlatıyorsa bu bir yansımadır. O kişinin yanındayken ebeveynimizin yanındaymışız gibi davranmaya başlıyorsak, bu da o yansımanın davranışlarımıza düşen izdüşümüdür. Geçmiş yaşantılar bugünkü davranışları nasıl etkiler sorusu, tam da bu benzerlikleri fark ettiğimizde daha anlaşılır hâle gelir.

Tekrarlayan duyguların izini sürmek

Geçenlerde biriyle konuşurken evini taşımaya hazırlandığını ve taşınmanın ne kadar zor olduğundan söz etti. Ona, bu sürecin kolay olmasını talep etmesini söyledim. Farklı seçenekler olduğunu göstermeye çalışırken o, ısrarla bunun zor olduğuna beni ikna ediyordu. Ben de sordum: “Mevcut evini bırakmakla ilgili seni rahatsız eden şey ne? Burada bırakamadığın, vazgeçmek istemediğin şey ne?”

Yeni evini isteyerek almıştı ama içinde onu rahatsız eden bir duygu vardı. Üstelik benzer duyguyu önceki taşınmalarında da yaşamış, bunun nedenini anlamlandıramamıştı. Ona, “Bu duygunun geçmişteki referansı ne? Geçmişte bu duyguyu nerede ve ne zaman yaşadın?” diye sordum.

Biraz düşününce 13-14 yaşlarındayken yaşadığı şehir değişikliği aklına geldi. Çocukluğunu geçirdiği sahil kasabasından büyük bir şehre taşınmıştı. Alışık olduğu ve kendini güvende hissettiği hayattan; bilmediği bir ortama, yeni bir eve ve yeni bir insan topluluğunun içine geçmek onun için korkutucuydu. Ergenliğe geçiş döneminde bu değişimle de baş etmek zorunda kalmıştı.

İlk yer değişikliği onda güçlü bir iz bırakmıştı. Taşınmanın kendisi kadar, güzel anılarını geride bırakmak ve kaybetmiş gibi hissetmek de rahatsız ediciydi. Sonraki her taşınmada aynı duygu yüzeye çıkıyordu. Farkında olsun ya da olmasın, bilinçaltı geçmişteki durumu hatırlatıyor; yeni bir eve geçişi, eski deneyimin duygusuyla karşılamasına neden oluyordu. Bugünkü rahatsızlık, yalnızca yeni evle ilgili olmayabilirdi.

Taşınma gündeme geldiğinde geçmişteki olayla bağlantı kuruyor, ardından o zamanki kişiymiş gibi tepki veriyordu: mutsuz hissediyordu. Yeni ev kendi istediği ev olsa bile değişimle ilişkilendirdiği eski anı, bu yeniliğin keyfini yaşamasını zorlaştırıyordu. İşleri zorlaştırması da geçmişte yaşadığı şehre ve oradaki anılarına duyduğu aşırı duygusal bağla ilişkiliydi. Bu örnek, tekrar eden tepkilerin ardındaki referansı merak etmenin önemini gösteriyor.

Duygusal bağlar ve yeni referanslar

Bir şeye aşırı duygusal bağ kurduğumuzda, başka bir şeyi daha değerli veya önemli hâle getirmek bizi rahatsız edebilir. Sanki ilk şeye saygısızlık etmişiz gibi hissedebiliriz. Örneğin babasıyla aşırı duygusal bağ kurmuş bir genç kadın, yaşamına bir erkek aldığında ona babasından daha fazla sevgi duyduğu için kendini suçlu hissedebilir. Bu durum erkek çocuk ile anne arasında da yaşanabilir. Böyle bir bağ, bağımlı bir ilişkinin göstergesi olabilir; burada önemli olan, kişinin hissettiği tepkinin geçmişteki anlamını fark etmesidir.

Bu durumu çözümlemek için önce yansımalarımızın ve izdüşümlerimizin farkına varmamız, sonra da geçmiş referanslarımızı yeniden düzenlememiz gerekir. Kendimize şu soruları sorabiliriz: Bu duygu bana hangi anıyı hatırlatıyor? Şu anki durum gerçekten geçmiştekiyle aynı mı? Bugün, o zamankinden farklı olarak neyi seçebilirim? Bu sorular, otomatik tepkiyle mevcut durum arasına bir farkındalık alanı açar.

Yazarın yaklaşımında, geçmişte yaşanan olayı ve o olayın simgelediği şeyi yeniden imgelemek yardımcı olabilir. O dönemde çelişkili veya kabul edilmez bulduğumuz bir durum yaşansa da, kendimizi onaylanmış, takdir edilmiş ve yaptığımız şeyden gurur duyulmuş olarak hayal edebiliriz. Bu imgelemeyi tekrarlamak, geçmişe bakışımız için yeni bir referans oluşturma yolu olarak ele alınıyor. Buradaki amaç geçmişi inkâr etmek değil, onun bugünkü tepkilerimizi tek başına belirlemesine izin vermemeyi denemektir.

Bilinçli yaratma, bu bakışla, tekrarlayan bir duyguyu fark etmek ve ona hangi geçmiş anlamı verdiğimizi görerek yeni bir seçim yapabilmektir. Dış dünyamızda olan her şeyin iç dünyamızın yansıması olduğu düşüncesinden hareketle, kendimize hizmet edecek ve iyi hissettirecek yeni referanslar yaratmayı deneyebiliriz. Yaşamımızda tekrar eden bir durumla karşılaştığımızda, “Bundan daha iyi nasıl olur?” ve “Başka neler mümkün?” diye sormak, alışılmış tepkinin dışında bir olasılığı düşünmemize yardımcı olabilir.

Ben ışığım. Işığımın parlamasına izin veriyorum.


Halis ŞAHİNER

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir