Çekim Yasasının Sırrı: Ne İstediğini Bilmek

Çekim yasası, son yıllarda adını sıkça duyduğumuz evren yasalarından biri. İnsanların istekleriyle ilişkilendirildiği için de ilgi çekiyor. Peki çekim yasası nedir? Bu yaklaşım, aynı frekanstaki enerjilerin birbirini çektiği düşüncesiyle açıklanıyor.
Bu anlayışa göre evrendeki her şey enerjidir; bir tabak yemek de son model bir araba da. “Yemek bulmak kolay ama araba sahibi olmak zor” diye düşünüyorsanız, isteyiş biçimini henüz kavrayamamış olabilirsiniz. İster araba ister yemek olsun, ikisini de elde etmenin aynı mekanizmayla işlediği kabul edilir. Çekim yasası nasıl çalışır sorusuna verilen yanıt da kişinin duygu ve düşünceleriyle hangi enerjide olduğu fikrine dayanır.
Halk arasında söylenen “Para, parayı çeker” sözü buna bir örnektir. Bu bakış açısına göre kişi olumlu duygularla dolu ve mutlu olduğunda yaşamına benzer enerjiler çeker. “Kötü şeyler üst üste gelir” sözü de olumsuz bir deneyimin etkilerini üzerinde taşımaya devam eden kişinin benzer durumlara yöneldiği düşüncesini anlatır. Bu görüşü kesin bir bilimsel kural gibi değil, çekim yasasının kendi açıklama çerçevesi içinde değerlendirmek gerekir.
Birçok insan bu yaklaşımın nimetlerinden faydalanmak istiyor; ancak ne istediğini ve nereden başlayacağını bilemediği için hüsrana uğrayabiliyor. Temel düşünce, kişinin duygu ve düşüncelerinin yaşamına yön verdiğidir. Bu nedenle çekim yasasında ne istediğini bilmek, önemli bir ilk adımdır.
Ne istediğini bilmek neden önemli?
Bugün sohbet ettiğim birçok kişi ne istediğini bilmediğini söylüyor. Kendi gerçekliği içinde kaybolmuş, yaşamın mücadelesiyle boğuşurken sorumluluk almaktan uzaklaşabiliyor. Yaşamının kontrolünü eline alması için bilinçaltı temizliği çalışması önerdiğim kişilerden de sıkça “Çok fazla sorunum var, nereden başlayacağımı bilemiyorum” yanıtını alıyorum. Sonunda çalışmalardan kolayca vazgeçebiliyorlar.
Bir sihirli değnek arıyor, onun dokunup bütün sorunlarını ortadan kaldırmasını bekliyorlar. Oysa ihtiyaç duydukları değnek aslında kendi ellerinde: yaşamlarının kontrolünü ele almak. Yaşadıkları olaylardaki sorumluluklarını kabullenip hayata bakış açılarını değiştirdiklerinde, hayatları sihirli değnek dokunmuş gibi değişebilir. Yapmamız gereken, o değneği kullanmayı öğrenmek.
Bu değişimden memnun olmayan bir yanımız varsa, o da egomuz olabilir. Ego mevcut duruma alışmıştır; mazeretlerimizle beslenir ve bizi bulunduğumuz kutunun dışına çıkarmak istemez. Değişmek istediğimizde, çocuklarımızı “Cıss, yanarsın” ya da “Dışarıda öcü var” sözleriyle korur gibi bizi de korkutarak korumaya çalışır. Biz de onun sözünü dinleyip yerimizde otururuz. Çünkü çoğu zaman yetişme tarzımızdan öğrendiğimiz budur.

Çekim yasası hedef belirleme: Nereden başlamalı?
Öncelikle içinde bulunduğumuz durumu fark etmemiz gerekir. Kutumuzun dışına çıkmak için hem nerede olduğumuzu hem de ne istediğimizi anlamalıyız. Çalışmalarda insanların en çok takıldığı nokta da burası: Birçok kişi ne istediğini bilmiyor.
Ne istediğini bilmeyen biri ne elde edebilir ki? İnsan bazen neye sahip olduğunun ve nerede bulunduğunun farkında olmadığı için isteğini de belirleyemez. Sahip olduklarımızı fark edersek neye ihtiyacımız olduğunu değerlendirebiliriz. Nerede olduğumuzu bilirsek hedefimize giden yolun haritasını çıkarabiliriz. Hedef oluşturmanın zor gelmesinin nedeni de budur: Bir şeyler istesek bile ne istediğimizi netleştirmemiş olabiliriz.
Ben de çalışmalarıma başladığım zamanlarda bu konuda çok takılmıştım. Çalışma niyetimi kendime açıkça belirttiğim için sorunlarım üzerine çalışmayı sürdürmek için kendimi teşvik ettim. Yine de egomun rahatlık alanına takılıp çalışmalarımı aksattığım zamanlar oldu. Bu durum beni rahatsız ettiğinde kendime şu soruları sordum: “Bu çalışmayı yapmayı neden istemiyorum? Bu çalışmayı yaparsam hayatımda neler değişecek, ne yapmak zorunda kalacağım?” Bugün çalışmalar hakkında konuştuğum kişilere de bu soruları özellikle tavsiye ediyorum.
Çalışmaya başlamak istemediğim ilk dönemlerde bu soruların ardından ilginç bir yanıt bulmuştum: Çalışmalarımı sürdürürsem mevcut işimden ayrılıp emekli olabilir, sonrasında bu işle uğraşabilirdim. Fakat şu anki işimin sağladığı maddi ve manevi imkânları kaybetmekten korkuyordum. Sorunumun kaynağını fark etmek benim için önemli bir tespitti.
Ardından korkumu ayrıntılandırıp üzerinde çalışacağım konuları belirledim: Emekli olma ve emeklilikte maddi açıdan zorlanma korkusu, yalnız kalma, işimin sağladığı imkânlardan vazgeçememe, başarısız olma ve ailemin beni suçlayacağı korkusu… Bu konular üzerinde çalıştıkça daha fazla rahatlamaya başladım.
Hedeflerime doğru adım adım ilerlerken ihtiyaç duyabileceğim şeyler karşıma çıkmaya başladı. Yaşamının kontrolünü almaya karar vermiş kişilerle tanıştım; sohbetlerimiz kendimi geliştirmeme katkı sağladı. Diğer korkularım üzerinde de çalıştım. Kendime güvenim geliştikçe sitemde yazılarımı yayımlamaya başladım. Yazılarımdan sonra bilgi isteyenlerin sayısı arttı. İnsanların sorunlarını fark etmelerine yardımcı olmak ve onlara çözüm sunmak benim için güzel bir duyguydu. Onlara yol gösterirken sık karşılaştığım “Ne istediğimi bilmiyorum” konusu da zihnimi kurcalamayı sürdürdü.
Ne istediğimizi nasıl tespit edebiliriz?
Kendi hayatımın kontrolünü elime almaya karar verdiğim dönemde, karşılaştığım konuları çözümlememe yardımcı olan bilgiler de önüme çıkıyordu. Darel Rutherford’un Çözüm Olmak kitabında bu soruya basit bir yanıt buldum: Ne istediğinizi belirlemek için önce hayatınızda istemediklerinizi tespit edin; sonra bunları istediğiniz şeylere dönüştürün.
Bu yöntem beni etkilemişti. Çünkü yalnızca ne istediğimizi değil, şu an nerede olduğumuzu ve kim olduğumuzu da görmemize yardımcı oluyordu. Hayattan ne istediğinizi bilmiyorsanız, belki de kendinizi ve mevcut durumunuzu yeterince tanımıyorsunuzdur. Kim olduğunuzu fark ettikçe hayatınıza neyin ait olduğunu daha iyi görür, sahip olmadığınız şeyleri isteyip istemediğinize karar verebilirsiniz. Kendinizi tanımak, çözüm yollarını da görünür kılar.
Ne istediğini belirleme çalışması
Bir kâğıt alın ve ortasına çizgi çekerek iki eşit bölüme ayırın. Sol tarafa hayatınızda istemediklerinizi, sağ tarafa ise bunların karşılığı olan istediklerinizi yazın. Böylece istemediklerinizi daha açık hedeflere dönüştürebilirsiniz:
Hayatımda istemediklerim — Hayatımda istediklerim
- Oturduğum yeri sevmiyorum — Kendi evime sahip olmak.
- Yaptığım işi sevmiyorum — Hoşlandığım, iyi bir iş.
- İlişkilerimde terk edilmeyi sevmiyorum — Mutlu ve huzurlu olduğum güzel bir kişiyle ilişki yaşamak.
Listeniz hazır olduğunda isteklerinizi önem sırasına koyun ve bu sıraya göre çalışmaya başlayın. Ne istediğinizi belirlemek önemli bir adımdır; ardından, istediklerine sahip olan kişi olmayı seçmek gelir. Hayatınızda elde edeceğiniz şeyler, kim olmayı seçtiğinizle bağlantılıdır. Kendinizi istediğiniz yönde değiştirdikçe sahip olduklarınız da değişebilir.
Küçük adımlarla devam etmek
Yazımı, Kayıp Gül kitabından aldığım bir alıntıyla bitirmek istiyorum:
“Bir dağ hayal et …. Zirvesinde manzarası çok güzel orada olmayı çok istiyorsun. Ama zirveyi kendinden çok uzak gördüğün için ümitsizliğe kapılıyorsun. “Oraya nasıl olsa varamam” deyip vazgeçiyorsun.
Oysa zirveye varanların adımları seninkilerden daha büyük değildir. Ama onlar, o küçük adımları birbiri ardına atmayı sürdürmüş kimselerdir. İmkânsızı gerçekleştiren mucizeler değil sürekliliktir. Suya sarp kayayı deldirende budur.”
Kendi hayatının kontrolünü eline alıp başaranların adımlarının sizinkilerden daha büyük olduğunu sanmayın. Başaranlarla başaramayanlar arasındaki fark, azimle ve sabırla çalışmakta yatıyor. Hayatınızı değiştirmenizi sağlayacak kendi sihirli değneğinizi kullanmayı öğrenmenizi tavsiye ederim.
Sevgilerimle
Halis Şahiner
Halis Şahiner’le Bireysel Danışmanlık

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız







Peki hangi işi yapmak istediğimizi nasıl bulacağız ?
ayagı olmayan ne yapıcak o da insan bende herkes eşit olmalı degilmidir.
Yaradanın dünyayı oluştururken ki düzeni yaradanın tasarrufudur. Bunun nedenini bilecek kişide yaratandır. Onu sorgulamak bana düşmez.
Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum gerçekten sayenizde hayatım değişiyor Teşekkürler sizi keşfetmemi sağladığı için önce herşeyin yaratıcısı yüce Rabbime sonra da size.
Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum gerçekten sayenizde hayatım değişiyor Teşekkürler sizi keşfetmemi sağladığı için önce herşeyin yaratıcısı yüce Rabbime sonra da size.
Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum gerçekten sayenizde hayatım değişiyor Teşekkürler sizi keşfetmemi sağladığı için önce herşeyin yaratıcısı yüce Rabbime sonra da size.
Sevgiyle
Cevabı bulursan bana da söyle
Cevabı bulursan bana da söyle
halis bey birini değiştirmek mümkün mü sizce
ya da kendimizi değiştirmeyi başardığımızda istediklerimizi belirleyip o yolda ilerlediğimizde, hayatımızda önemli yeri olan insanların bu isteklerimiz doğrultusunda değişmesi mümkün müdür ?
görüşlerinize çok değer veriyorum kimseyi değiştiremezsin sözü hep söylenir siz ne diyorsunuz
Kendi istemedikçe değiştirmek mümkün değildir. Ancak sizin enerjiniz değiştiğinde ona karşı öfke ve kızgınlıklarınızı bitirdiğiniz takdirde onun tepkisi daha farklı olacaktır.
Merhaba Halis bey, cekim yasasi ile ilgili ders almak istiyorum. Size nasil ulasabilirim
Merhaba lütfen bana geri donun çünkü çok önemli bi mesele bu anlattiginiz ben bunu bugün bi hocamdan dinledim hatta izledimde ben bunu bilen ve bu sirri bilen kişilerden çok daha farklı olduğunu düşünüyorum bunu bilen hicamda öyle dedi lütfen mesajima cevap verin
İletişim sayfasında bana nasıl ulaşacağınız konusunda bilgi mevcut oradan ulaşabilirsiniz
info@kaplanmustafa.com ulaşın size ne iş yapabileceğinizi söyleyeyim