Kendini Gerçekleştirmek

Her insan bu dünyaya kendini gerçekleştirmek için gelir. Doğumdan itibaren varlığımızın farkına varmaya, yaşamımızı anlamlandıracak şeyler bulmaya çalışırız. Bu arayışta çoğu zaman topluma uyum sağlamayı ve başkalarının onayını almayı önemseriz. Peki, kendimize ait olanı ararken ne zaman başkalarının beklentilerine göre yaşamaya başlarız?
Kendini gerçekleştirme, kendinle barışmakla başlar
Uyum sağlamak ve var olduğumuzu anlamak adına kendimizi birçok kalıba sokar, farklı kimlikler benimseriz. Zamanla bu kalıplar bize aitmiş gibi görünür; neyi istediğimizi, neleri yapabileceğimizi ve nasıl biri olabileceğimizi onların içinden değerlendirmeye başlarız. Böylece bizi koruyacağını sandığımız sınırlar, hareket alanımızı daraltan bir dünyaya dönüşebilir.
Bu sınırları sorgulamadığımızda, sınırlarını kendimizin yarattığı bir kafesten kurtulmaya çalışırız. Kendini gerçekleştirme, bu kafesi fark etmekle ve kendi seçimlerimize yeniden bakmakla ilgilidir. Bunun için atılabilecek en basit adımlardan biri kendimizle barışmak, kendini olduğu gibi kabul etmek ve başkalarının değerlendirmelerini kendi değerimizin tek ölçüsü hâline getirmemektir. Kabul etmek, değişme isteğinden vazgeçmek değil; nerede durduğumuzu kendimize dürüstçe gösterebilmektir.
Kendini gerçekleştirmek için ne yapmalı?
Bu alandan çıkmanın en kolay yollarından biri soru sormaktır. Bir sorunun amacı hemen doğru cevabı bulmak değil, değişmez sandığımız kabulleri görünür kılmaktır. Topluma ve çevremize uyum sağlamayı ne zaman bu kadar hayati, değerli ve gerçek kabul ettik ki bunun uğruna kendimizi geçersiz kılıyoruz? Başkalarının onayını kaybetme korkusuyla hangi seçimlerimizi erteliyor, hangi yönlerimizi göstermiyoruz?
Başkalarının beklentilerinden kurtulmak, çevremizdeki insanları önemsememek anlamına gelmez. Buradaki davet, başkalarının yargılarını ve beklentilerini fark edip bunların bizim adımıza karar vermesine izin verip vermediğimizi sorgulamaktır. Bir başkasının bizi nasıl gördüğü, kendi kapasitemizin tamamını tanımlamak zorunda değildir. Şu soruyu kendimize yöneltebiliriz:
Topluma ve etrafa uyum sağlamayla ilgili neyi bu kadar hayati, değerli ve gerçek kıldık ki kendimizi geçersiz kılıyoruz?
Bununla ilgili var olan her şeyi yıkıp yaratımlarını iptal edelim mi?
Evet.
POD and POC.
Kendini sınırlayan kabulleri ve yargıları sorgulamak
Bazen kendimizle ilgili kabul etmekte zorlandığımız şeyleri gizlemek için kendimizi olduğumuzdan daha az görürüz. Bazen de başkalarının yansıtmalarını, ayrımlarını, yargılamalarını ve reddetmelerini içselleştirerek kendi değerimizi sorgularız. Bu sorular, bu düşüncelerin ne kadarının gerçekten bize ait olduğunu fark etmeye yardımcı olabilir:
Farkında olduğunuz başkalarının tüm yansıtmalarını, beklentilerini, ayrımlarını, yargılamalarını ve reddetmelerini yıkıp yaratımını tümüyle iptal eder misiniz?
Evet?
POD and POC.
Hayatımızda daha fazlası olmaktan, daha fazlasını yaratmaktan ve daha fazlasına sahip olmaktan bizi alıkoyan, kendimizle ilgili alıp kabul etmeye gönüllü olmadığımız şey nedir? Kendimizle ilgili hangi sırların ortaya çıkmasını istemediğimiz için kendimizi geçersiz kılıyoruz? Bu soruların amacı kendimizi suçlamak değil; neleri sakladığımızı ve bu saklama çabasının seçimlerimizi nasıl daralttığını görmektir.
Bununla ilgili var olan her şeyi yıkıp yaratımlarını iptal edelim mi?
Evet.
POD and POC.
Yeteneklerini bastırmayı bırakmak
Ön plana çıkmamak ya da başarılı olmamak için sahip olduğumuz yetenek ve kapasiteyi bastırmak üzere hangi “icatları” kullanıyoruz? Yeteneklerimizi yok saymak veya onları ulaşılmaz görmek, kendimizle ilgili hangi kabullere dayanıyor? Yeteneklerini bastırmayı bırakmak, her şeyi bir anda başarmak değil; sahip olduğun kapasiteyi peşinen küçümsemeden ona bakmaya gönüllü olmaktır.
Ön plana çıkmamak ve başarılı olmamak için sahip olduğumuz sonsuz ve sınırsız yetenek ve kapasitemizi bastırabilmek adına hangi icatları kullanıyoruz?
Bununla ilgili var olan her şeyi yıkıp yaratımlarını iptal edelim mi?
Evet.
POD and POC.
Yetenek ve kapasitelerimizi yok sayabilmek ve onları ulaşılmaz kılabilmek için hangi icatları kullanıyoruz?
Bununla ilgili var olan her şeyi yıkıp yaratımlarını iptal edelim mi?
Evet.
POD and POC.
Yeni seçimlere ve olasılıklara açık olmak
Sahip olduğumuz yaratıcılık yeteneğine güvenseydik yaşamımız neye benzerdi? Bunun ortaya çıkması için daha önce seçmediğimiz neleri seçebiliriz? Kimlere katkı olabilir, kimlerden katkı alabiliriz? Daha başka neler mümkün?
Kendini gerçekleştirmek için ne yapmalı diye düşünürken bu sorulara hemen kesin cevaplar vermek zorunda değilsin. Soruların açtığı alanı fark etmek, kendini başkalarının ölçüleriyle sınırlayıp sınırlamadığını görmene yardımcı olabilir. Kendinle ilgili daha önce kabul etmediğin bir özelliğe, ertelediğin bir seçime ya da kullanmadığın bir yeteneğe yeniden bakabilirsin. Belki de kendine soracağın bir sonraki soru şudur: Daha başka neler mümkün?
Halis Şahiner
Not: “POD & POC”, Access Consciousness’ın patentli enerji temizleme cümlesinin kısaltmasıdır.
Daha fazla bilgi için aşağıdaki bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız






