Kötü İlişkilerin Üstesinden Gelmek

Kötü İlişkilerin Üstesinden Nasıl Geliriz?

İnternet üzerinden benden yardım isteyen birçok kişi, terk edilmenin ardından yaşadığı duygusal zorlukları ve sürüncemede kalan ilişkilerin izlerini nasıl aşacağını soruyor. Bu konuda NLP’nin yaratıcısı Dr. Richard Bandler’ın Eskimeyen Değişim kitabında yer alan bir bölümü paylaşmak istiyorum. Bandler’ın örnekleri ve yaklaşımı, bitmiş bir ilişkiye tutunmayı bırakmanın neden zor olabildiğini düşünmek için bir başlangıç sunuyor.

Geçmişte tutunduğunuz dalı bırakmak

Artık yapacak bir şey kalmamış, bitmiş aşkların peşinde pek çok insan kendini yıpratıyor. Kendisini kafese kapatıp ayağından bağlıyor; dışarı çıkmaya, yeni bir yaşama adım atmaya korkuyor. Oysa kafesin dışına çıkma cesareti gösteremez ve kendi ayağımıza bağladığımız ipi çözemezsek aynı yerde, benzer duyguların içinde dönüp durabiliriz. Özgürlük istiyorsak önce bağı çözmeye ve dışarı çıkmaya niyet etmemiz gerekir.

Tarzan filmlerinde ya da belgesellerde maymunların ağaçlar arasında bir daldan diğerine hızla geçtiğini görmüşsünüzdür. İlerlemek için bazen tutunduğumuz dalı bırakıp yenisine uzanmamız gerekir. Biten bir ilişkiyi geride bırakmak, yaşananları yok saymak demek değildir; geçmişe tutunmanın bugünkü yaşamımızı yönetmesine izin vermemektir. Kötü ilişkinin üstesinden gelmek de çoğu zaman bu yön değişikliğini yapabilmekle başlar.

kötü ilişkiler

Kötü ilişkilerde önce kendi değerinizi hatırlayın

Bazı insanların üstesinden gelmesi gereken önemli konulardan biri de kötü ilişkilerdir. Böyle bir ilişkinin içindeyken, her şeyden önce iyi bir hayatı hak ettiğinize dair yeni bir inanç oluşturmaya karar vermenizi öneriyorum. Bu karar önemlidir; çünkü insan bazen alıştığı ilişkiyi, kendisine iyi gelip gelmediğini sorgulamadan sürdürür. Oysa sevgi, size zarar veren davranışları kabul etmek ya da kendi ihtiyaçlarınızı sürekli geri plana atmak zorunda olduğunuz anlamına gelmez.

Şiddet gören kadınlar için açılmış bir sığınma merkezinde bir süre çalışmıştım. Beni en çok şaşırtan şey, dayak yemiş, bedenleri yara bere içinde kalmış ve çocuklarıyla birlikte evsiz kalmış kadınların, kendilerini defalarca döven eşleri için “Ama ben onu seviyorum” diyebilmeleriydi. Onlara eşlerinden ayrılmaları ve çocuklarının güvenliği için o adamdan uzak durmaları gerektiğini söylediğimizde bu yanıtı veriyorlardı. Bazıları ayrılacağını söylüyor, altı ay sonra yeniden şiddet görmüş hâlde merkeze dönüyordu.

Bu örnek, duygusal bağın ve sevginin insanı nasıl aynı ilişkinin içinde tutabildiğini gösteriyor. Ancak şiddet varsa öncelik kişinin ve çocukların güvenliğidir. Burada anlatılan düşünme ve imgeleme çalışmaları güvenlik planının ya da profesyonel desteğin yerine geçmez. Tehlike içindeyseniz güvenliğinizi önceleyin ve güvendiğiniz kişilerden veya ilgili destek hizmetlerinden yardım alın.

kötü ilişkiler

Birini sevmekten nasıl vazgeçilir?

Yürümeyen bir ilişkiden kurtulmak için gereken şey, yüzünüze inen bir tokat değildir. Bazen insanın âşık olmaktan da vazgeçmesi gerekir. Bandler, kariyerinin başlarında karşılaştığı bir vakayı “Eski Âşık” diye anlatır: Bu adam, on yıldır aynı kadının peşinden koştuğunu ve bütün hayatının onun etrafında döndüğünü söylüyordu.

Sonradan ortaya çıkan gerçek şuydu: Adam söz konusu kadınla hiç konuşmamış, onu üniversite yıllarında uzaktan izlemişti. Kadını, âşık olabilecek kadar tanımıyordu. Kadın eğitimine devam edip başarılı bir müzisyen olmuş; adamsa hiç yaşanmamış ve gerçekleşmesi mümkün görünmeyen bir ilişkinin peşinden gitmişti. Onun zihninde yarattığı kusursuz kadın fikri, gerçekte tanıdığı bir insandan çok kendi hayalinin ürünüydü. Bandler’ın anlattığına göre, bu adamın o düşünce ve duygulardan uzaklaşması da kötü bir ilişkiden kurtulmak zorunda kalan biri için yaşanan değişim kadar önemliydi.

Bu örnek, birini sevmekten nasıl vazgeçilir sorusunun tek ve kolay bir yanıtı olmadığını da hatırlatıyor. Bazen özlenen şey, ilişkinin gerçeğinden çok zihnimizde büyüttüğümüz ihtimaldir. Eski sevgiliyi unutma yöntemleri ararken hedefi anıları silmek gibi düşünmek yerine, o anıların bugünkü kararlarımızı ve geleceğe bakışımızı belirlemesini azaltmak daha anlamlı olabilir.

Bazı ilişkilerde insanlar birbirlerine karşılıklı olarak bağımlı hâle gelir. Bir ilişki iki kişinin birlikte daha sağlıklı ve mutlu olmasına, güzel anılar biriktirmesine ve iyi bir hayat kurmasına hizmet etmiyorsa taraflardan biri diğerinin yaşam enerjisini tüketebilir. Bazen biri ilişkiyi bitirir, diğeri ise âşık kalmaya ve giden kişinin özlemini çekmeye devam eder. İlişkinin bitmiş olmasıyla duyguların hemen sona ermemesi arasındaki bu fark, ayrılık sonrasını zorlaştırabilir.

Bandler, insanların âşık olmayı öğrenmekte zaten başarılı olduklarını; fakat uygun olmayan bir durumda bu duygudan vazgeçmenin de öğrenilebileceğini söylüyor. Kendi yaşamından da örnek veriyor: Bir öğle yemeği süresi kadar bile sürdüremediği ilişkileri olmuş. Daha sonra doğru kadını bulmuş ve uzun yıllar evli kalmış. Eşi öldükten sonra başka birini bulması dört yılını almış. Geçmişteki eşini geride bırakmasaydı geleceğine yeni birini koyamayacağını ifade ediyor.

kötü ilişkiler

İyi anıları korurken yeni bir hayata yönelmek

Ömrünüzü birlikte geçirmeyi umduğunuz kişinin ölmesi derin bir üzüntü verir. Zamanla iyi anıları yanınızda tutup kötü anıların yükünü azaltmaya, yeni ve güzel anılar oluşturmaya yönelmeniz gereken bir an gelir. Bazen sevdiğiniz kişi ölmemiştir; artık sizden hoşlanmıyor, sizi terk edip gitmiştir. Bu durumda ona âşık kalmaya devam etmek, hayatınızı yeniden yönlendirme ve yeni bir ilişkiye açık olma imkânınızı daraltabilir.

Bandler, dünyada milyarlarca insan bulunduğunu ve aralarında pek çok yalnız insan olduğunu hatırlatıyor. Buna rağmen insanlar “Bir daha sevebileceğim birini asla bulamayacağım” diyebiliyor. Bir keresinde, otuz yılı aşkın süredir evli olduğu kocası orta yaş krizi yaşayıp sarışın sekreteriyle kaçan bir kadın danışanından söz ediyor.

Kadın gözyaşları içinde, “Tüm hayatımı onunla birlikte geçirmeyi umuyordum” demiş. Kızgın, incinmiş ve perişan hâlde, Bandler’a neden güldüğünü sormuş. Bandler ise ona şöyle karşılık vermiş: “Bunun nedeni çok basit, birçok kadın bir gece dayanacak bir erkeği bile seçemiyor. Sen bir ilişkiyi otuz yıl sürdürecek bir erkeği seçecek kadar iyi değerlendirme yeteneğine sahip olmuşsun. Bu da şu demek oluyor: Mevcut yaşında sadece bir erkek daha bulman yeterli. Belki ikiniz yüz yaşına kadar birlikte olursunuz. Bu yüzden şu anda iyi bir şeyler yaşayabilecek durumdasın ama yapman gereken tek şey onu geçmişte bırakmak. Ben de sana çok büyük bir sır vereceğim.”

Bandler’ın “eşik kalıbı” yaklaşımı

Bandler, artık aşktan çıkma zamanının geldiğini fark etmeyi “eşik kalıbı” olarak adlandırıyor. Bu görüşe göre, kişi bazen biriken olumsuz deneyimlerin ardından “Bardağı taşıran son damla bu oldu” noktasına gelir. Tek bir kötü davranışı bağışlamak mümkün olabilir; ancak kısa süre içinde art arda yaşanan pek çok olumsuzluk, ilişkinin nasıl hissettirdiğini değiştirebilir. Bandler’ın anlattığı çalışmanın amacı, kişinin kötü deneyimleri ve bu ilişkide yaşadığı duyguları gözden geçirerek kararını daha açık görmesidir.

Bandler, bu yaklaşımı anlatırken kişiye kötü davranıldığı anılardan beş ya da on tanesini hatırlamasını öneriyor. Anıları sırayla, mümkün olduğunca ayrıntılı biçimde gözden geçirmek; nerede başlayıp bittiğini fark etmek ve birbirine bağlayarak zihinde canlandırmak onun tarif ettiği adımlardan. Bazı kişiler için anıları önce yazıya dökmek, nelerin yaşandığını daha düzenli biçimde görmeye yardımcı olabilir.

Metinde “duyguyu bedende döndürmek” diye açıklanan bölümde, duygunun bedende nerede hissedildiğine dikkat çekiliyor: Örneğin midede ya da boğazda hissedilen rahatsızlığın başlangıcını ve bedendeki hareketini fark etmek. Bandler’ın anlatımında bu duygu akışını zihinde canlandırıp yönünü değiştirmek, kişinin yaşantısına farklı bir açıdan bakmasına yardımcı olabilecek bir imgeleme adımıdır. Bu, herkes için işe yarayacağı garanti edilen bir yöntem ya da profesyonel desteğin yerine geçen bir uygulama olarak görülmemelidir.

Sonraki adımda kötü anılar büyük ve belirgin görüntüler hâlinde peş peşe canlandırılır. Bandler’a göre kişi, bu görüntüler ve onlara eşlik eden duygular üzerinde çalışırken bir noktada ilişkiye dair hislerinin değiştiğini fark edebilir. Ardından iyi anılar yeniden hatırlanır; bu kez görüntülerin küçültülmesi ve filmin sondan başa doğru oynatılması tarif edilir. Amaç, güzel anıları inkâr etmek değil, ilişkinin bütününü yalnızca özlem duyulan anlardan ibaret görmemektir.

Bandler, zihindeki görüntü ve seslerle farklı biçimlerde çalışmanın kişinin hislerini de etkileyebileceğini savunuyor. Ona göre insan, kötü deneyimleri zamanla unutup ilişkinin yalnızca iyi yanlarını hatırlayabilir; böylece geri dönmeyi düşündüğünde yaşadığı korku ve mutsuzluğu gözden kaçırabilir. Bu nedenle geçmişi değerlendirirken hem güzel anıları hem de can acıtan deneyimleri birlikte hatırlamak önemlidir.

Bandler, aynı kişiye tekrar tekrar dönen tanınmış bir arkadaşını da anlatıyor. Kadın başka birine gidiyor, arkadaşının duygularını incitiyor ve yaklaşık altı ay sonra geri dönüyormuş; ikisi yeniden bir araya geliyormuş. Arkadaşı bu döngüden yorulduğunda Bandler onu, ilişkiye dair görüntü ve duygularının değiştiğini fark edene kadar aynı türden bir çalışmadan geçirmiş.

Ardından arkadaşına dünyada gördüğü en iğrenç şeyin ne olduğunu sormuş. Arkadaşı, doğranmış ciğerin kokusunun ve görüntüsünün midesini bulandırdığını söylemiş. Bandler, bu tiksinti duygusu belirginleşince kadının gülümseyen yüzünü o görüntünün ortasında canlandırmasını istemiş. Böylece kadını düşündüğünde bu görüntüyle bağlantı kurmasını amaçlamış. Bu, Bandler’ın anlattığı kişisel bir örnektir; herkesin uygulaması gereken veya duyguları kontrol etmeyi garanti eden bir teknik gibi sunulmamalıdır.

Bu örneklerin vardığı temel nokta, düşüncelerin ve anıların bizi nereye yönelttiğinin farkına varmaktır. Hangi anılara yakından, hangilerine daha uzaktan baktığımız; geçmişin bugünkü seçimlerimiz üzerindeki etkisini değiştirebilir. Bandler, düşüncelerin kendiliğinden akıp gitmesine izin vermek yerine onları bilinçli biçimde yönlendirmeyi kişisel özgürlükle ilişkilendiriyor.

Âşık olmaktan kurtulmak için Bandler’ın önerdiği adımlar

Aşağıdaki maddeler, Dr. Richard Bandler’ın Eskimeyen Değişim kitabında aktarılan yaklaşımın düzenlenmiş bir özetidir. Bunları kesin sonuç veren bir reçete olarak değil, ilişkinizi ve duygularınızı değerlendirmeye yönelik bir imgeleme çalışması olarak ele alın:

  1. Artık âşık olmak istemediğiniz kişiyi düşünün.
  2. Bu kişiyle yaşadığınız iyi anıları, kendinizi anıların içindeymiş gibi görerek hatırlayın. Bandler’ın tarifinde filmi başa sarıp görüntüleri siyah beyaz ve daha küçük hâle getirmek de yer alır.
  3. Bu kişinin size kötü davrandığı zamanları ve o anlarda hissettiklerinizi hatırlayın. Yaşananları yalnızca özlem duyduğunuz güzel anlarla sınırlamadan değerlendirin.
  4. Olumsuz deneyimleri bir sinema ekranında peş peşe oynayan görüntüler gibi canlandırmayı deneyin. Bu çalışma sizi yoğun biçimde rahatsız ederse durun; kendinizi zorlamayın.
  5. Bandler, kişiye iğrenç gelen bir görüntüyü kullanıp o kişinin görüntüsünü bununla ilişkilendirmeyi de anlatır. Bu adımı, onun kişisel yaklaşımı olarak değerlendirin; uygulamak zorunda değilsiniz.
  6. Bu kişiden uzaklaşmış olduğunuz bir geleceği hayal edin. Kendinizi daha mutlu ve özgür hissettiğiniz bir anı gözünüzde canlandırın; dikkatinizi yeniden kendi yaşamınıza yöneltin.

Kötü ilişkiden kurtulma süreci herkeste aynı şekilde ve aynı hızda ilerlemez. Bazen karar vermek, bazen de duygusal bağı zaman içinde gevşetmek gerekir. Önemli olan, sevgi ya da özlem uğruna kendinizi ve ihtiyaçlarınızı gözden çıkarmamak; geçmişte yaşananları bütün yönleriyle görerek geleceğinize yeniden yer açmaktır. Dr. Richard Bandler’ın Eskimeyen Değişim kitabında aktardığı bu bölüm de kötü ilişkilerden ve bitmiş aşklardan uzaklaşmayı bu çerçevede ele alıyor.

Dr. Richard Bandler
Eskimeyen Değişim

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler