Kendimize Öğütler

Hayatında her ne yapıyorsan, şikâyet etmeden ve söylenmeden yapmaya çalış. Bir şey hoşuna gitmiyorsa yalnızca yakınmakla kalma; kendine, “Bunu neden yaşıyorum ve değiştirmek için ne yapabilirim?” diye sor. Değişimin yolunu aramak, sorumluluğu eline almanın ilk adımıdır. Bu kendimize öğütler, olup biteni sorgulamayı ve kendi seçimlerimize yeniden bakmayı hatırlatır.
Hayat öğütleri: Önce kendine dön
Karşılaştığın her olay ve durum, kendini daha yakından tanımana vesile olabilir. Biri sana hakaret ettiğinde bunu hak ettiğin ya da davranışın kabul edilebilir olduğu anlamına gelecek biçimde yorumlama. Önce yaşadığın şeyin sende ne uyandırdığına bak; kendi payına düşen bir farkındalık var mı, diye sor. Ara ve… bul. Bu soru, başkasının davranışını mazur görmek için değil, kendi iç dünyanı daha iyi anlamak için sorulmalı.
Kendini ifade etmekten kaçınma. Ne düşündüğünü ve ne hissettiğini doğru, anlaşılır ve tam anlatmaya özen göster. Söylemen gerekeni ertelediğinde, sonradan dönüp aynı konuşmayı zihninde tekrar tekrar yapabilirsin. O anda açıkça konuşmak, hem kendine hem karşındakine karşı daha dürüst olmanı sağlar. Kendine verilecek hayat öğütleri arasında bu hatırlatma da var: Sesini duyur, ama bunu yaparken ne söylediğini ve nasıl söylediğini de gözet.

Ne yapıyorsan kendin için yapıyorsun; diğerleri de kendi seçimleri ve ihtiyaçları doğrultusunda hareket ediyor. Başkalarının ne düşündüğünü ya da ne yaptığını sürekli takip ederken onlara kaptırdığın dikkati ve enerjiyi kendine yönelt. Bu, kimseyi önemsememek demek değildir. Kendi yolunu başkasının onayına göre belirlememek, yaşamındaki sorumluluğu yeniden üstlenmektir.
Kendi değerini bilmek ve dengede kalmak
İçinde dengede kal; çünkü iyi veya kötü, var veya yok, doğru veya yanlış… Her şey değişebilir ve senin bütün varlığını tek başına tanımlamaz. Denge, yaşananları yok saymak değil; onları hayatının tamamıymış gibi görmemektir. Bir şey istediğin gibi gitmediğinde de iyi gittiğinde de kendine dönüp bak: Bu durum sana ne gösteriyor?
Kendi değerini ne hafife al ne de abart. Kendi değerini bilmek, kendini başkalarından üstün görmek değil; kendini başkalarından aşağıda da konumlandırmamaktır. Diğerlerinde nefret ettiğin, kınadığın veya sevmediğin özellikler kadar beğendiğin ve imrendiğin özellikler de sende bulunabilecek potansiyellere işaret edebilir. Bunlara bakarken hemen hüküm vermek yerine, sende hangi karşılıklarının olduğunu araştır. Ne aşağıdasın ne yukarıda; buradasın. Unutma.
Hedeflerini belirle ve onlara doğru ilerle. Bir hedef gerçekleşmezse, bunu hemen başarısızlık ya da her şeyin sonu sayma; belki de başka bir şey için yer açılıyordur. Bu düşünce, çabayı bırakmak değil, değişen koşulları fark edip yönünü yeniden değerlendirmektir. Bir şey için “Oldu, tamam, bitti” deme konusunda da acele etme. Sonrasında yanıldığını anlamak ister misin? Düşün. Yaşadığın sürece devamı var: Başladığında biter, bittiğinde yeniden başlar… Döngünün içindesin.
Duyguların içinde kaybolmadan yaşamaya devam et
Haksızlıklara tepkiliysen, haksızlığa uğrarsın. Bu söz, haksızlığı kabul etmen veya kendini korumaktan vazgeçmen gerektiği anlamına gelmesin. Buradaki çağrı, haklılık ve haksızlık düşüncelerine ne kadar tutunduğunu fark etmeye yöneliktir. Her durumda yalnızca kimin haklı olduğunu aramak, yaşananın sende bıraktığı etkiyi görmeni zorlaştırabilir. Haklılık ile haksızlık arasındaki farkı yaşayarak anlamak zorunda kalmamayı yeğle; tepkini ve seçimini dikkatle incele.
Ne yaşarsan yaşa, ardından duygular ve düşünceler gelir. Bunların varlığını fark et; ama her duyguya veya düşünceye sorgulamadan teslim olma. “Esiri olma, özgürlüğü seç” sözü, yaşadığını inkâr etmek değil, bir düşüncenin seni bütünüyle yönetmesine izin vermemektir. İnce bir çizgi üzerindesin. Meyillerini, yani seni belirli tepkilere ve seçimlere yönelten eğilimlerini, hem de detaylıca incele.
Kendi önemini iyi kavra. Yaşamın, senin birey olma fırsatındır; bu fırsatı başkalarının beklentileri içinde kaybolmadan değerlendir. Gölgeler diyarındasın, her şey mümkün. Neyi ciddiye alırsan, senin gerçekliğine dönüşür. O sahte gerçeklik, senin enerjinden çalar. Kendinden çalmak ister misin? Bu sorular, kendine dönüp neye dikkatini verdiğini ve seçimlerinin seni nereye götürdüğünü fark etmen için.
Bu kısa hatırlatmaların ortak noktası, hayatın karşısında edilgen kalmamak: Şikâyet yerine değişimin yolunu aramak, kendini açıkça ifade etmek, değerini gözetmek ve değişen koşullarda yeniden başlayabilmek. Yaşamla ilgili kişisel gelişim öğütleri ancak kendi deneyiminde düşünülüp tartıldığında anlam kazanır. Her cümleyi olduğu gibi kabul etmek zorunda değilsin; kendine sor, incele ve sana yol gösteren kısmı değerlendir.

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız







muh-te-şem