Hedeflerimizin Önündeki En Büyük Engel

Hedef Belirleme: Amacınızı Gerçekleştirmek
Bu dünyada bir amacınız var. Ruhunuzun sesini dinlediğinizde bu amaç berraklaşır. Ancak onu fark etmek kadar, ne istediğinizi açıkça tanımlamak ve o yönde harekete geçmek de önemlidir. Hedef belirleme, yalnızca ulaşılacak noktayı seçmek değil; o hedefin sizin için neden anlamlı olduğunu da görmektir.
Hedeflere Ulaşmak İçin Motivasyon Nereden Gelir?
Hiç bir seminere katılıp birçok yeni yetenek edindiğiniz oldu mu? Peki orada öğrendiklerinizin ne kadarını uyguladınız? Bildiklerimizle yaptıklarımız her zaman aynı değildir. Amacınıza ulaşmak için gereken her şeyi öğrenebilirsiniz; fakat o amaca yönelmek için yeterince güçlü bir nedeniniz yoksa öğrendiklerinizi hayata geçirmeyi ertelersiniz.
Nedeniniz sizin için gerçekten büyük ve anlamlıysa, öğrendiğiniz bir şeyi uygulamaya koymanız da kolaylaşır. Bu yüzden hedeflere ulaşmak için motivasyon ararken yalnızca “Nasıl yapacağım?” diye sormak yetmez. “Bunu neden istiyorum?” sorusuna verdiğiniz yanıtı da düşünün. Nedeniniz netleştikçe, çaba gerektiren adımları sürdürmek için kendinize daha sağlam bir dayanak oluşturursunuz.
İnsanlar bana, “John, 29 sene boyunca hedefine nasıl odaklanabildin?” diye sorarlar. Onlara, “Sebebim çok büyük olduğu için bunu başarabildim,” derim. Bizi motive edip yolumuza devam etmemizi sağlayan şey budur.
Hedeflerin Önündeki Engeller: Ertelemeler ve Bahaneler
“Neden hayatını nasıl yaşamak istediğini planlayıp onu gerçekleştirmek için harekete geçmiyorsun?” sorusunu yanıtlarken birçok bahane üretebilirsiniz. “Henüz planımı hayata geçirmedim, çünkü önce…” diye başlayan bu gerekçelerin arkasında, bu yaklaşıma göre, suçluluk duygusu ve korku bulunabilir:
- Önce kilo vermek istiyorum.
- Önce borçlarımı ödemem lazım.
- Önce eğitimimi tamamlamam gerekiyor.
- Önce evlenmek istiyorum.
Elbette hayatın farklı sorumlulukları vardır. Ancak bu gerekçeler, sevdiğiniz şeyi yapma isteğinizi sürekli ertelemenin otomatik olarak geçerli olduğu anlamına gelmez. Kendinizden ve hedefinizden eminseniz, önünüze çıkan kayıplara rağmen yeniden başlayıp yolunuza devam edebilirsiniz. Buradaki vurgu, bütün koşulları yok saymak değil; koşulları hedefinizi hiç ele almamanın bahanesine dönüştürüp dönüştürmediğinizi fark etmektir.
Hayalleri Gerçekleştirme Yolları: Hedefi Tanımlamak ve Küçültmek
Hayalleri gerçekleştirme yolları, öncelikle ne istediğinizi açıkça tarif etmekle başlar. Hayalinizi tanımlamazsanız, ona doğru ilerleyip ilerlemediğinizi de göremezsiniz. Ardından kendinize şu soruyu sorun: “Hayallerimin gerçekleşmesini engelleyen şey nedir?” Bu soru, hedefinizin önünde gerçekten bir engel mi bulunduğunu, yoksa kendinize bir erteleme gerekçesi mi sunduğunuzu anlamanıza yardımcı olabilir. Bahaneler ürettiğinizi fark ederseniz, metinde sözü edilen çökme işlemini uygulayın.
- Hayallerinizi tanımlayın. Tanımlamazsanız gerçekleşmezler.
- Kendinize, “Hayallerimin gerçekleşmesini engelleyen şey nedir?” diye sorun. Cevabınızı dürüstçe değerlendirin; bir bahane fark ederseniz bununla yüzleşin.
Hayalleri ertelemenin nedenleri arasında detaylandırılmamış bir hedef, dengesiz algılar ve en yüksek değerlerinizle uyuşmayan bir amaç bulunabilir. Büyük ve belirsiz bir amacı, ulaşılması daha kolay küçük parçalara ayırmak ne yapacağınızı görünür hâle getirir. Böylece hedeflere ulaşma süreci, tek seferde aşılması gereken büyük bir yük olmaktan çıkar; üzerinde adım adım çalışabileceğiniz bir plana dönüşür.
Bir hedefin sizin için önemli olması da tek başına yeterli değildir. Amacınızın yüksek ahlaki değerlerinizle uyumlu olup olmadığını düşünün. Değerlerinizle örtüşmeyen bir hedef, ilerlerken içinizde tereddüt yaratabilir. Bu nedenle hedef belirlerken hem ne istediğinizi hem de bu isteğin sizin için neden doğru ve anlamlı olduğunu netleştirin.
Algılar, Kapasite ve İçsel Sınırlamalar
Yaklaşık yirmi senedir doktorlarla çalışıyorum. Haftada 500 hastaya bakan bir doktoru küçük bir kasabanın minicik kliniğine yerleştirsek, bir hafta sonra yine 500 hastaya bakmaya başlar. Haftada 50 hasta bakma kapasitesine sahip bir doktora, haftada 500 hasta bakılan bir kliniği satsak, klinik bir ay sonra ayda 50 hasta seviyesine düşer.
Bu örnekle anlatılan, dış koşullar değişse bile kişinin kendi kapasitesine ve hayatının farklı alanlarına ilişkin algısının etkili olabileceğidir. John Demartini’nin yaklaşımında bu durum, bilincin titreşimsel seviyesiyle ilgili içsel bir mesele olarak ele alınır; bu, onun görüşünü yansıtan bir açıklamadır. Hayatınızın yedi alanıyla ilgili algılarınızın aşırı yüksek ya da çok düşük olması, kendinizi sınırlamanıza yol açabilir. Bu sınırlamaların arkasında korku ve suçluluk gibi duygular bulunabileceğini göz önünde tutmak, hedefinizden vazgeçmeden önce neyin sizi durdurduğunu anlamanıza yardımcı olur.
Özetle, hedefin önündeki engeli fark etmek; amacınızı tanımlamak, onu küçük adımlara bölmek ve sizin için neden önemli olduğunu hatırlamakla başlar. Bahanelerle gerçek koşulları birbirinden ayırın, hedefinizin değerlerinizle uyumunu değerlendirin ve bir sonraki uygulanabilir adımı seçin. Anlamlı bir neden, ilerlemeyi sürdürmenize yardımcı olabilir.
John DEMARTİNİ
Değerler Prensibi
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız






