Yaratım Ne Demek? Bilinçli Yaratımın 3 Adımı

Yaratım, istek ve arzularımızın fiziksel yaşamda tezahür etmesi; yani kendini göstermesi ve ortaya çıkmasıdır. Peki, yaratım ne demek? Bu yaklaşımda yaratım, düşüncelerimizin ve isteklerimizin yaşamımızda bir karşılık bulmasıdır. Bilinçli yaratım ise ne istediğimizi fark ederek düşünce ve duygularımızı bu yönde kullanmamızla başlar.

Yaratım ne demek?

Yaratım, bir isteğin zihinde belirmesinden başlayıp onun yaşamda karşılık bulmasına uzanan süreç olarak düşünülebilir. Bu bakışta evrendeki her şey enerjiden oluşur. Bir istek ve arzu ortaya çıktığında enerjilerin harekete geçtiği, isteğin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde etkileşip birleştiği kabul edilir. Böylece arzumuzun fiziksel yansımasının yaşamımızda belirmesi mümkün olur.

Bu anlatımda önemli olan, isteğin nasıl ve ne zaman gerçekleşeceğini baştan belirlemek değil; gerçekleşme süreci boyunca onu destekleyen bir düşünce yapısında kalmaktır. Yaratımı bu şekilde açıklayan yaklaşım, süreci evrensel yasa olarak görülen çekim yasasıyla ilişkilendirir.

Yaratım Ne demek

Bilinçli yaratım nedir?

Bu yaklaşımda evrendeki her şeyin kaynağı olan bir yaratıcı vardır. Bizim yaptığımız şey, yaratıcının evrende kurduğu yaratım modeli üzerinden istek ve arzularımızın fiziksel dünyada ortaya çıkmasına yönelmektir. Başka bir deyişle bilinçli yaratım, bu yaratım prensiplerini kullanarak kendi yaşamımızı şekillendirmeye çalışmaktır.

Sürecin başlangıcında, ne istediğimizi belirleyen bir düşünce ve irade bulunur. İsteğimizin ne olduğuna dair bir farkındalığımız yoksa yaratım sürecini de bilinçli biçimde yönlendiremeyiz. Bu nedenle önce kendi isteğimizi tanımak, ardından ona eşlik eden düşünce ve duyguları fark etmek gerekir.

Burada gözden kaçırmamamız gereken nokta, düşüncelerimiz üzerinde her zaman bilinçli bir kontrolümüz olmadığıdır. Yaşamımızı çoğu zaman otomatik pilottan sürdürürüz. Bu durumda düşüncelerimiz, daha önce öğrendiklerimizin ya da bizim dışımızdaki kolektif bilinçte yer alan fikirlerin etkisi altında kalabilir.

Böyle zamanlarda kendi isteğimiz sandığımız arzular, aslında geçmişte öğrendiklerimizden veya çevremizden aldığımız düşüncelerden kaynaklanabilir. Başkalarının isteklerini kendi isteğimiz gibi benimsemek bizi çoğunlukla mutlu etmez. Bilinçli yaratımın ilk adımlarından biri, “Ben gerçekten ne istiyorum?” sorusunu kendimize samimiyetle sormaktır.

Düşünce ve duyguların yaratım sürecindeki rolü

Düşüncelerimizi bilinçli olarak nasıl yöneteceğimiz ve yaratımlarımızı kendi istediğimiz yönde nasıl şekillendireceğimiz, üzerinde durmamız gereken konulardır. Düşünceleri etkili kılan unsurlardan biri, onların yönünü ve biçimini belirleyen duygularımızdır.

Duygu; belirli nesne, olay ya da bireylerin iç dünyamızda uyandırdığı izlenimdir. Bu anlatımda duygular, düşüncelerimizin bedenimizde yarattığı titreşimlerin hissedilmesi olarak ele alınır. Dolayısıyla yalnızca ne düşündüğümüze değil, düşündüğümüz şeyin bizde nasıl bir his uyandırdığına da dikkat ederiz.

Bu yaklaşıma göre söz konusu titreşimler, istek ve arzularımızın oluşumuna eşlik ederek enerjileri harekete geçirir; bu olmadan bilinçli yaratım gerçekleşmez. Zihinsel bir dünyada yaşar, yaşamımızdaki şeyleri zihnimizin içinde algılar ve tanımlarız. Bu nedenle ilk adım, isteğimizi gerçekleştirme iradesini zihnimizde oluşturmaktır. Düşünce ve duygu arasındaki uyum, ne istediğimizi daha net görmemize yardımcı olur.

Bilinçli yaratım nasıl yapılır? Üç temel adım

1. Ne istediğimizi belirlemek

İlk adım, isteğimizi oluşturan düşünceyi fark etmektir. Ne istediğimiz konusunda bir düşüncemiz veya irademiz yoksa süreci bilinçli olarak yönlendiremeyiz. Bu yüzden önce kendi isteğimizin ne olduğunu, onun gerçekten bize ait olup olmadığını anlamaya çalışırız. İsteği açıkça tanımlamak, dikkatimizi dağınık düşüncelerden ayırıp neye yönelmek istediğimizi görmemizi sağlar.

2. İsteğimizin olmasına izin vermek

İkinci adım, isteğimizin gerçekleşmesine izin vermek ve olacağına kesin inanmaktır. Bu sırada isteğin hangi yoldan, hangi sırayla gerçekleşeceğini sürekli kontrol etmeye çalışmak süreci zorlaştırabilir. İsteğimizi belirledikten sonra her ayrıntıyı yönetmeye uğraşmak yerine, gerçekleşmesine alan açmayı öğrenmemiz gerekir.

İzin vermek, ne istediğimizi unutmak ya da düşünce ve duygularımızı göz ardı etmek değildir. Buradaki vurgu, sonucu zorlayarak kontrol etme çabasını bırakıp isteğimizle uyumlu bir düşünce yapısında kalabilmektir.

3. İsteği serbest bırakmak

Son adım, isteğimizi belirleyip düşünce ve duygularımızı bu yönde oluşturduktan sonra onu serbest bırakmaktır. Tezahür ettirme işini yaratıcıya bırakmak, sürekli “Nasıl olacak?” sorusuna takılıp kalmak yerine sürece izin vermek anlamına gelir. İsteğimizi tekrar tekrar denetlemeye çalışmak yerine, onu tanımladığımızı ve gerçekleşmesine alan açtığımızı hatırlarız.

Bu üç adım birlikte düşünüldüğünde, bilinçli yaratım yalnızca bir şeyi dilemekten ibaret değildir. Önce isteğimizi fark eder, ardından ona eşlik eden düşünce ve duygularımızı gözlemler, gerçekleşmesine izin verir ve sonucu sürekli kontrol etme çabasını bırakırız. Bilinçli yaratım nasıl yapılır sorusunun yanıtı, bu yaklaşımda söz konusu adımların bir bütün olarak uygulanmasında yatar.

Yaratım ve çekim yasası arasındaki ilişki

Yaratım ile çekim yasası birbirinden tamamen bağımsız kavramlar değildir; ancak aynı şeyi de anlatmazlar. Çekim yasası açısından düşüncelerimiz, duygularımız ve inançlarımız yaşamımızdaki deneyimlerle ilişkilendirilir. Bilinçli yaratım ise kişinin ne istediğinin farkına varmasını ve düşüncelerini bu yönde bilinçli olarak kullanmasını öne çıkarır.

Bu nedenle yaratım ve çekim yasası arasındaki ilişkiyi şöyle düşünebiliriz: Çekim yasası düşünce, duygu ve inançların deneyimlerle bağlantısını açıklarken, bilinçli yaratım bu bağlantı içinde ne istediğimizi fark etme ve yönümüzü bilinçli biçimde seçme tarafına odaklanır. Amaç yalnızca bir şeyi istemek değil; ne istediğimizi bilmek, düşüncelerimizi gözlemlemek, isteğimize izin vermek ve ardından onu serbest bırakabilmektir.

Yaratım hakkında sık sorulan sorular

Yaratım ile istemek aynı şey midir?

İstemek, yaratım sürecinin başlangıçlarından biridir ancak tek başına yeterli değildir. Bilinçli yaratımda ne istediğimizi fark etmenin yanı sıra düşüncelerimizin, duygularımızın ve inançlarımızın isteğimizle ne kadar uyumlu olduğuna da bakarız. Ardından isteğimizin gerçekleşmesine izin vermek ve onu sürekli kontrol etmeye çalışmadan serbest bırakmak gelir.

Bilinçli yaratım nasıl başlar?

Öncelikle ne istediğimizi fark etmekle başlar. Sonrasında isteğimizle ilgili düşünce ve duygularımızı gözlemler, gerçekleşmesine izin verir ve nasıl olacağını sürekli kontrol etmeden isteği serbest bırakırız.

Yaratım ve çekim yasası aynı şey midir?

İlişkili olmakla birlikte aynı kavram değildir. Çekim yasası düşünce, duygu ve inançların yaşamımızdaki deneyimlerle ilişkisine odaklanırken bilinçli yaratım, ne istediğimizi fark ederek düşüncelerimizi bilinçli biçimde yönlendirmemizi anlatır.

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı
Halis ŞAHİNER

Halis Şahiner’le Bireysel Danışmanlık

yaratım ne demek

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir