Yaşamımızda Direnç Yaratan Yanlış Referanslar Neler?

Geçenlerde bir kırtasiyede para çalışmasıyla ilgili fotokopi çektiriyordum. Kâğıttaki sorular kırtasiyedeki kadının dikkatini çekti. Para hakkında sorulan üç duygu sorusuna takıldı ve bana dönüp aklına gelen ilk şeyi söyledi: “Ondan nefret ettiğim. Ondan nefret ediyorum ama onun için çalışmak zorundayım. Çocuklarımın ihtiyacı var.”
Bir an durdum ve ona şunu sordum: “Nefret ettiğin bir şey hayatında olur mu? Sen, senden nefret eden birinin hayatında kendine yer bulabilir misin?”
Ardından şunu söyledim: “Eğer parayı hayatında istiyorsan onunla arkadaş, dost olmalısın ki seni hiçbir zaman terk etmesin.”

Para hakkındaki düşüncelerimiz yaşamda direnci nasıl yaratır?
Şunu fark ettim: Yaşamda birçok kişi, tıpkı o kırtasiyeci kadın gibi, para için çalıştığını düşünüyor. Para hakkındaki olumsuz düşünceler, parayı hayatımızda istediğimiz bir araç olarak görmek yerine onunla mücadele etmemize neden olabiliyor. Oysa çoğu zaman para, gerçekleştirmek istediğimiz hayatı kurmayı kolaylaştıran araçlardan biridir.
Para kazanmak için çabalarken, aslında paranın sağlayacağını düşündüğümüz imkânların ve yaşam biçiminin peşinden gidiyoruz. Bu bakış açısı, yaptığımız işi veya sorumluluklarımızı ortadan kaldırmaz; fakat onların bizim için ne ifade ettiğini yeniden görmemize yardım eder. “Para için çalışıyorum” derken, ulaşmak istediğimiz yaşam için de çalışıyor olabiliriz.
Yaşamda direnç, sahip olmak istediğimiz kimliklerle nasıl bağlantılı?
Yaptıklarımızın bir bölümü, sahip olmak istediğimiz kimliklere, kişilik özelliklerine ve etiketlere hizmet eder. İnsan kendisini nasıl görmek, çevresinde nasıl bir yer edinmek ve nasıl bir hayat yaşamak istediğine göre seçimler yapar. Bu nedenle başkaları için yaptığımızı düşündüğümüz şeylerin içinde, kendi değerlerimiz ve kurmak istediğimiz dünya da bulunabilir.
Örneğin bir erkeğin eve para getirmesi ve çocuklarına iyi bir eğitim imkânı sunmaya çalışması, yalnızca aile üyelerinin ihtiyaçlarıyla ilgili değildir. Bu çaba, onun aile reisi olarak kurmak istediği hayatın, toplumda edinmek istediği yerin ve kendisi için anlam taşıyan güçlü olma hissinin de parçası olabilir. Babalık kimliğini önemseyen biri, iyi bir baba ve çocuklarıyla ilgilenen bir baba olarak anılmak isteyebilir; çocuklarına sunduğu imkânları da bu isteğin bir parçası olarak görebilir.
Aynı şekilde kadınlar da yaptıkları seçimlerde sahip olmak istedikleri kimliklerden ve etiketlerden etkilenebilir. Burada anlatmak istediğim, herkesin aynı nedenlerle davrandığı değil; eylemlerimizin arkasında çoğu zaman kendimiz için önemli olan bir anlam bulunduğudur. Bunu fark etmek, başkaları için değil kendin için yaşamak düşüncesini daha derinlikli biçimde ele almamızı sağlar. Bu, başkalarını önemsememek değil; kendi payımızı ve seçimlerimizi de görmektir.
Kendine direnmek ve istediğin hayatı yaratmaya direnmek
Bir şeyi yapmamaya direndiğimizde, bazen yalnızca dışarıdan gelen bir isteğe değil, kendi yaratmak istediğimiz hayata da direniyor olabiliriz. Kendine direnmek; ne istediğini, neye önem verdiğini ya da hangi seçimin sana uygun olduğunu görmezden gelmek biçiminde karşımıza çıkabilir. İstediğin hayatı yaratmaya direnmek ise bu isteğin gerektirdiği seçimi sürekli ertelemek veya onu yalnızca başkalarının beklentisi gibi görmek olabilir.
Bu yüzden yaşamda direnç yaratan referansları sorgularken kendimizi suçlamak yerine, hangi düşünceyi doğru kabul ettiğimize bakabiliriz. “Bunu annem, babam, patronum, eşim, çocuğum ya da para için yapıyorum” dediğimizde, kendi isteğimiz ve seçme gücümüz nerede kalıyor? Bu sorunun yanıtı her zaman kolay olmayabilir; ama otomatikleşmiş gerekçeleri fark etmek, başka seçimleri düşünmeye alan açar.
Kendi yaşamınıza hangi soruları sorabilirsiniz?
Şimdi geriye çekilip yaşamınıza tepeden, olabildiğince objektif bir gözle bakmanızı istiyorum. Neleri olmaya, yapmaya ya da hayatınızda bulundurmaya direnç gösteriyorsunuz? Yaşamınızda neleri baba, anne, patron, eş, çocuk veya para için yaptığınızı düşünüyorsunuz? Bu gerekçelerin içinde sizin için önemli olan ne var?
Buralarda görmeyi reddettiğiniz, sizinle ilgili doğru olan şeyler neler? Başkaları için değil de kendiniz için yaşadığınızı ve yaptığınız şeylerin kendi seçimlerinizle de ilgili olduğunu fark etseydiniz, nasıl davranırdınız? Kendinize özen göstermek ve yaşamınızdaki önemli şeyleri kendiniz için yapmak sizin için nasıl görünürdü? Kim olurdunuz, nasıl bir hayatınız olurdu?
Bugün, hemen şimdi, bütün bunların ötesinde neyi seçerseniz istediğiniz yaşamı yaratmaya bir adım daha yaklaşabilirsiniz? Bu soruların amacı size hazır bir yanıt vermek değil; hangi düşüncelerin ve gerekçelerin sizi durdurduğunu fark etmenize yardımcı olmak. Daha başka neler mümkün?
Halis Şahiner
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız







