Bir şeyi bilinçli olarak isterken neden geri çekilebildiğimizden, değişime neden direnç gösterebildiğimizden ve kendimizi fark etmenin öneminden bahsetmiştim.
Şimdi sıra geldi esas konuya:
Çekim yasasını bilinçli olarak nasıl kullanabiliriz? Ne istediğimizi nasıl belirleyebilir ve hayatımızdaki seçimleri bu yönde nasıl şekillendirebiliriz?
Çalışmalarımda bu süreci dört adım üzerinden ele alıyorum:
- Bir amaç belirleyin: Ne istiyorsunuz?
- Kısıtlayıcı inançlarınızı fark edin ve dönüştürün.
- İmgeleyin ve netleşin.
- Serbest bırakın ve yaratıcı adımlar atın.
Bu yazıda ilk adıma odaklanacağız: Ne istediğimizi açıkça belirlemek.
Çünkü nereye gitmek istediğimizi bilmeden önümüzdeki engelleri değerlendirmemiz ve atacağımız adımları belirlememiz zorlaşır.
1. Adım: Bir Amaç Belirleyin — Ne İstiyorsunuz?
İnsanlara ne istediklerini sorduğumda bazen cevap vermekte zorlandıklarını görüyorum. Fakat “Ne istemiyorsunuz?” diye sorduğumda anlatacakları pek çok şey oluyor.
İşlerinden, ilişkilerinden, maddi durumlarından veya kendilerine zaman ayıramamaktan söz ediyorlar. Rahatsız oldukları şeyleri çoğu zaman daha kolay tanımlayabiliyorlar.
Aslında bu durumu ben de yaşadım.
Hipnoz eğitimimin ilk günlerinde, bilgi açlığıyla Ufuk Bey’e sürekli sorular soruyordum. Bir gün bana çok basit görünen ama cevaplamakta zorlandığım bir soru sordu:
“Ne istiyorsun?”
Soruyu duyduğum anda durup kaldım.
Evet, bir şeyler istiyordum. Hayatımda bazı şeylerin değişmesini istiyordum. Ancak gerçek anlamda ne istediğim konusunda ayrıntılı düşünmemiştim. Bu nedenle net bir cevap veremedim.
Bazen istemediğimiz hayatı çok iyi tanırız. Fakat yaşamak istediğimiz hayatı aynı açıklıkla anlatamayız.
İstemediklerinizden Başlayın
İnsan bildiği ve deneyimlediği şeyi daha kolay tanımlar.
Sizi rahatsız eden bir durumla sürekli karşılaşıyorsanız onun size nasıl hissettirdiğini bilirsiniz. Hangi davranıştan yorulduğunuzu, neyin sizi zorladığını ve neyi tekrar yaşamak istemediğinizi söyleyebilirsiniz.
Birçok şeyi karşıtlıklar üzerinden de daha kolay fark ederiz. Gürültüden yorulduğumuzda sessizliğe, sürekli acele ettiğimizde dinlenmeye, sınırlarımız ihlal edildiğinde kendimize ait bir alana ihtiyaç duyduğumuzu anlarız.
Bu nedenle ne istediğimizi belirlemeye, istemediklerimizden başlayabiliriz.
İstemediklerimizi başlangıç noktası olarak kullanacağız. Orada kalmak için değil, hangi yöne gitmek istediğimizi görmek için.
Bir kâğıt alın ve hayatınızda değiştirmek istediğiniz durumları yazın. İşiniz, ilişkileriniz, maddi durumunuz, günlük düzeniniz veya kendinize yaklaşımınızla ilgili olabilir.
“İşime her gün isteksiz gitmek istemiyorum.”
“Ödemelerim yaklaştığında sürekli kaygılanmak istemiyorum.”
“İlişkilerimde kendi ihtiyaçlarımı hep geri plana atmak istemiyorum.”
“Herkesin işine yetişirken kendime zaman ayıramamaktan yoruldum.”
“Bir karar verirken sürekli başkalarının onayını beklemek istemiyorum.”
İlk aşamada cümlelerinizin kusursuz olması gerekmiyor. Önemli olan ne yaşadığınızı ve sizi neyin rahatsız ettiğini görebilmenizdir.
Ancak mümkün olduğunca belirli durumları yazın. “Hayatım kötü” dediğinizde üzerinde çalışabileceğiniz alan belirsiz kalır. “İstemediğim hâlde sürekli fazla sorumluluk alıyorum” dediğinizde ise bakabileceğiniz bir davranış ortaya çıkar.
Mevcut durumunuzu görmek, orada kalmaya razı olmak anlamına gelmez. Değişimin nereden başlayacağını anlamanızı sağlar.
Listeniz uzunsa bütün konularla aynı anda uğraşmaya çalışmayın. Kendinize şu soruyu sorun:
“Şu anda hangi konudaki değişim hayatımda en anlamlı farkı oluşturur?”
Her zaman en büyük ve en zor konudan başlamanız gerekmez. Acil ve güvenlikle ilgili ihtiyaçlar elbette önceliklidir. Diğer alanlarda ise daha küçük ve yönetilebilir bir konuyla başlamak, değişimi günlük hayatınızda görmenizi kolaylaştırabilir.
İstemediğiniz Durumu İstediğiniz Duruma Çevirin
Şimdi hazırladığınız listeye yeniden bakın.
Bir şeyden uzaklaşmak istemek, nereye yönelmek istediğimizi bildiğimiz anlamına gelmez.
“Bu işte çalışmak istemiyorum.” diyebilirsiniz. Peki nasıl bir iş istiyorsunuz?
“Böyle bir ilişki istemiyorum.” diyebilirsiniz. Peki sizin için nasıl bir ilişki anlamlı?
“Para sıkıntısı yaşamak istemiyorum.” diyebilirsiniz. Peki maddi hayatınızda neyin farklı olmasını istiyorsunuz?
Bu adımda yalnızca neye itiraz ettiğimizi değil, neye yönelmek istediğimizi belirleyeceğiz.
Bazen bunu yapmak sandığımızdan daha zor olabilir. Çünkü kendi ihtiyaçlarımızı ifade etmek konusunda çeşitli düşünceler öğrenmiş olabiliriz:
“Fazlasını isteme.”
“Elindekiyle yetin.”
“Önce başkalarını düşün.”
Bu tür düşünceler nedeniyle kendi isteklerimize yer açmayı bencillikle veya nankörlükle karıştırabiliriz.
Oysa her istediğimizin gerçekleşmeyeceğini bilmek başka şeydir; hiçbir şey istemeye hakkımız olmadığını düşünmek başka şeydir. Ne istediğimizi belirlemek, başkalarının ihtiyaçlarını yok saymak anlamına gelmez. Kendi ihtiyaçlarımıza da yer açmak anlamına gelir.
Şimdi listenizdeki her cümlenin karşısına şu sorunun cevabını yazın:
“Bunun yerine ne istiyorum?”
| İstemediğim durum | İstediğim durum |
|---|---|
| İşime isteksiz gitmek istemiyorum. | Becerilerimi kullanabildiğim ve koşulları bana uygun bir işte çalışmak istiyorum. |
| Ödemelerim yaklaştığında sürekli kaygılanmak istemiyorum. | Gelir ve giderlerimi takip edebildiğim, ödemelerimi planlayabildiğim bir maddi düzen kurmak istiyorum. |
| İlişkilerimde kendi ihtiyaçlarımı hep ertelemek istemiyorum. | İhtiyaçlarımı açıkça ifade edebildiğim, karşılıklı saygıya dayanan ilişkiler kurmak istiyorum. |
| Kendime zaman ayıramamaktan yoruldum. | Günlük hayatımda dinlenmeye ve kendi ihtiyaçlarıma düzenli olarak yer açmak istiyorum. |
| Her kararımda başkalarının onayını beklemek istemiyorum. | Görüş alırken kendi değerlendirmeme de güvenerek karar vermek istiyorum. |
Burada yalnızca olumsuz bir cümleyi olumlu kelimelerle yeniden yazmıyoruz. Yaşamak istediğimiz durumu tanımlıyoruz.
Örneğin “İşimi sevmek istiyorum” demek sizin için anlamlı olabilir. Ancak işinizde sizi zorlayan koşulları da görmeniz gerekir. Belki çalışma biçiminizi değiştirmeniz, bir konuyu konuşmanız veya farklı bir iş aramanız gerekiyordur.
İsteğiniz, sorunun üzerini örten bir cümle olmasın. Size yön göstersin.
İsteğinizin Nedenlerini Belirleyin
Ne istediğinizi yalnızca düşünmek yerine yazmanızı tavsiye ederim.
Yazarken belirsiz ifadeler daha görünür hâle gelir. “Mutlu olmak istiyorum” dediğinizde bunun sizin için ne anlama geldiğini açıklamanız gerekir.
İsteğinizi yazdıktan sonra kendinize sorun:
“Bunu neden istiyorum?”
Çalışmalarımda bazen kişiden istediği şey için yirmi neden yazmasını isterim. Burada yirmi sayısının özel bir gücü yoktur. Amaç, ilk akla gelen birkaç cevabın ötesine geçmektir.
Yeni bir iş istiyorsunuz. Neden?
Daha fazla gelir elde etmek için mi? Becerilerinizi kullanmak için mi? Daha fazla saygı görmek için mi? Kendinize zaman ayırmak için mi?
Cevapları yazdıkça isteğinizin arkasındaki ihtiyacı daha iyi görebilirsiniz.
Yirmi farklı neden bulamazsanız kendinizi zorlamayın. Aynı düşünceyi farklı kelimelerle tekrar etmek yerine size ait, açık ve anlamlı nedenleri bulun.
Amaç ile Aracı Ayırt Edin
Bazen istediğimiz nesneye veya duruma o kadar odaklanırız ki onu neden istediğimizi unuturuz.
Bir araba istiyorsunuz. Sizin için ne ifade ediyor?
Ulaşım kolaylığı mı? Özgürlük mü? Güvenlik mi? Başkaları tarafından fark edilmek mi?
Bir ev istiyorsunuz. Kendi alanınızı mı arıyorsunuz? Ailenizle daha rahat yaşamak mı istiyorsunuz? Gelecekle ilgili güvence mi hissetmek istiyorsunuz?
Aynı görünen isteğin arkasında farklı ihtiyaçlar bulunabilir.
Yolculuk örneğine dönersek, gitmek istediğiniz yer amaçtır. Kullandığınız taşıt ise sizi oraya götüren araçtır. Bir araca fazlasıyla bağlandığınızda aynı yere götürebilecek başka yolları göremeyebilirsiniz.
Bu nedenle kendinize şu soruyu sorun:
“İstediğim şeyi elde ettiğimde hayatımda neyin değişmesini bekliyorum?”
Bu soruya verdiğiniz cevap bazen görünürdeki isteğinizden daha önemli olabilir. Çünkü isteğin arkasındaki asıl ihtiyacı gördüğünüzde, onu karşılayabilecek başka yolların da bulunduğunu fark edebilirsiniz.
İsterken Bütün Yolları Açık Tutun
Benim manevi yaklaşımımda istemek, Yaratan’a yönelmeyi ve dua etmeyi de içerir. Hayatın imkânlarını yalnızca bildiğimiz bir kişiye veya tek bir yola bağlamamaya çalışırım.
Çocuklarım bazen benden o anda almak istemediğim veya karşılayamayacağım bir şey isterler. Ben de onlara şöyle söylerim:
“Ben şu anda bunu almayı düşünmüyorum. Ancak gerçekten istiyorsanız, bunun tek yolunun benim almam olduğunu düşünmeyin. Yaratan’dan isteyin ve farklı imkânlara da açık olun.”
Bazen hemen itiraz ederler:
“Biz senden başkasından para alamayız.”
Burada anlatmak istediğim, gidip başkasından para istemeleri değildir. İsteklerinin karşılanması için yalnızca beni kaynak olarak görmemeleridir.
Belki biriktirebilirler. Belki ihtiyaçlarını karşılayacak başka bir seçenek bulabilirler. Belki zaman içerisinde o şeyi düşündükleri kadar istemediklerini fark edebilirler.
Benim için dua etmek, isteğimi ifade ederken her ayrıntıyı kontrol etmeye çalışmamak ve sonucun ne zaman, nasıl gerçekleşeceğini bildiğimi varsaymamaktır.
Bir şeyi istemekle, onun yalnızca tek bir yoldan gerçekleşebileceğine karar vermek aynı şey değildir.
Bazen sonucu belirli bir kişinin kararına, tek bir işe veya tek bir fırsata bağlarız. O yol kapandığında bütün yolların kapandığını düşünürüz.
Oysa isteğimizin özünü daha açık gördüğümüzde başka seçenekleri de değerlendirebiliriz.
İstekleriniz Başka İnsanların Seçimlerine Bağlı mı?
İsteklerimizi belirlerken kontrolümüz dışında kalan alanları da görmemiz gerekir. Bu durum özellikle ilişkiler söz konusu olduğunda önemlidir.
Bazen belirli bir kişinin bizi sevmesini veya bizim istediğimiz gibi davranmasını hedef hâline getirebiliriz. Ancak her insanın kendi tercihleri vardır.
Nasıl istemediğiniz bir ilişkiyi sürdürmek zorunda değilseniz, başka bir insan da istemediği bir ilişkiyi kurmak zorunda değildir.
Bu nedenle “Şu kişi mutlaka benimle olsun” düşüncesi yerine, nasıl bir ilişki yaşamak istediğinize bakabilirsiniz.
Karşılıklı sevgi mi istiyorsunuz? Açık iletişim sizin için önemli mi? Ortak değerlerinizin olması gerekiyor mu? Bir ilişkide ihtiyaçlarınızı ve sınırlarınızı nasıl ifade etmek istiyorsunuz?
Burada kendinizi tanımak da önemlidir. Yalnızca karşınızdaki kişide hangi özellikleri aradığınızı değil, sizin bir ilişkiye ne kattığınızı da düşünün.
Bir ilişkide yalnızca tercih edilmek değil, sizin de bilinçli bir tercih yapmanız önemlidir.
Yalnızca “Beni seçsin” düşüncesine odaklandığımızda kendi seçim hakkımızı unutabiliriz. Karşımızdaki kişi uzaklaşmasın diye istemediğimiz şeylere razı olabilir, ihtiyaçlarımızı geri plana atabilir veya sınırlarımızı söylemekten çekinebiliriz.
Kendimizle ilgili inançlarımız, kimlere yaklaştığımızı ve bir ilişkide neyi kabul ettiğimizi etkileyebilir. Fakat başka bir insanın davranışlarının sorumluluğunu kendi düşüncelerimize yükleyemeyiz.
Birinin sizden ayrılması, bunu bilinçaltınızla yarattığınızı göstermez. İlişkilerde iki kişinin seçimleri ve içinde bulunulan koşullar vardır.
Üzerinde çalışabileceğimiz alan kendi davranışlarımız, sınırlarımız, iletişimimiz ve seçimlerimizdir.
İstediğiniz Şeyin Sorumluluğuna Hazır mısınız?
Bir şeyi istemekle onun getireceği sorumluluklara hazır olmak her zaman aynı değildir.
Daha fazla gelir isteyebilirsiniz. Ancak bu geliri sağlayacak işi yapmak, becerilerinizi geliştirmek veya kaynaklarınızı yönetmek konusunda hazırlığa ihtiyacınız olabilir.
Bir ilişki isteyebilirsiniz. Fakat yakınlık kurmak, ihtiyaçlarınızı konuşmak veya anlaşmazlıklarla baş etmek konusunda zorlanabilirsiniz.
Bu durum isteğinizin yanlış olduğunu göstermez. Hazırlanmanız gereken bir alanı gösterebilir.
Bunu ağırlık çalışmasına benzetebilirsiniz. Başlangıçta taşıyamadığınız bir ağırlığı uygun hazırlık ve aşamalı çalışmayla zaman içerisinde taşıyabilirsiniz.
Hedeflerimizde de bazen benzer bir hazırlık gerekir. Önce küçük bir sorumluluk alırız. Yeni bir beceri öğreniriz. Deneyim kazandıkça daha büyük bir adım atabiliriz.
Maddi hedeflerde de yalnızca miktara odaklanmak yeterli değildir. Para kazanma, bütçe yapma, karar verme ve kaynakları yönetme konularında neleri öğrenmeniz gerektiğine bakabilirsiniz.
Yaşadığınız her zorluğu bir sınav olarak yorumlamak zorunda değilsiniz. Bunun yerine daha somut bir soru sorabilirsiniz:
“Bu hedefe yaklaşmak için hangi bilgiye, beceriye, alışkanlığa veya desteğe ihtiyacım var?”
İlk Adımı Hayatınıza Taşıyın
Şimdi bütün bunları tek bir çalışmada bir araya getirebiliriz.
Hazırladığınız listeden tek bir konu seçin. Önce istemediğiniz durumu açıkça yazın. Ardından bunun yerine ne istediğinizi tanımlayın.
Sonra sırasıyla şu sorulara cevap verin:
- Ne istiyorum?
- Bunu neden istiyorum?
- Bu isteğin arkasında aslında hangi ihtiyaç var?
- Bu hedefe yaklaşmak için neye ihtiyacım var?
- Bugün bu yönde atabileceğim küçük bir adım nedir?
Örneğin kendinize zaman ayıramamaktan şikâyet ediyorsanız isteğinizi yalnızca “Daha rahat bir hayat istiyorum” cümlesinde bırakmayın.
Haftanın hangi gününde, ne kadar zamanı ve ne için ayırmak istediğinizi düşünün. Bu zamanı açabilmek için neyi farklı yapmanız gerektiğine bakın.
Bir talebe hayır demeniz mi gerekiyor? Bir işi paylaşmanız mı? Günlük düzeninizi gözden geçirmeniz mi?
Halis Şahiner
Sosyolog & Yazar & Mentor & Yaşam Stratejisti
Kontrol Sende Kitabımın için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

