Hayatınızın kalitesini sorduğunuz soruların kalitesi belirler
Doğru sorular sormak, yalnızca bir cevap aramak değil; dikkatinizi ve seçeneklerinizi nereye yönelttiğinizi fark etmektir. John Demartini’nin burada aktarılan yaklaşımında, yaşadığımız her seviye bir sonrakine geçebilmek için gerekli dersleri içerir. Birini çaresiz gördüğümüzde onun yerine her şeyi çözmeye çalışmak, kendi sorumluluğunu alması için ihtiyaç duyduğu yaşam deneyimini elinden alabilir. O kişi, o an bunun farkında olmasa bile davranışlarını değiştirip hayatında yeni bir yön oluşturma kapasitesine sahiptir.
Başkalarını kurtarmak yerine sorumluluğu görmelerine alan açmak
Bu yaklaşımda insanlar tek bir özellikten ibaret değildir; kendini küçük gören birinin içinde coşkulu ve güçlü bir yan da bulunabilir. Demartini, depresyon ve aşağılık kompleksi yaşayan birinin aynı zamanda coşkusunu ve kibrini baskılıyor olabileceğini söyler. Bu düşünceyi bir teşhis ya da herkes için geçerli kesin bir kural gibi değil, insanın farklı yönlerini birlikte görmeye çağıran bir bakış açısı olarak okumak gerekir.
Birini sürekli kurtarmaya çalışmak, onun kendi kararlarının ve sonuçlarının sorumluluğunu almasını geciktirebilir. Buradaki mesaj, zor durumda olan birine hiç destek olmamak değil; onun yerine yaşamını üstlenip üstlenmediğimizi de sorgulamaktır. Yardım etme isteğiyle karşımızdakinin gelişme alanını kapatmak arasındaki farkı görmek, kişisel gelişim açısından önemli bir farkındalık sağlayabilir.
Demartini’nin anlattığı deneyimde, eski bir arkadaşı geçen sene onu arayıp borç para ister. Demartini, arkadaşına borç veremeyeceğini söyler.
“Fakat neden? Senin çok paran var.” diye sorar arkadaşı.
“Evet, çok param var çünkü onu nasıl doğru yöneteceğimi biliyorum. Yönetmeyi bilmeyenlere para vermiyorum çünkü eğer verirsem hem sen hem de ben o parayı kaybederiz. Sen bana borçlu hale gelirsin ben de bir ekonomi dersi almış olurum.“
“Alan kişiler parayı haysiyet, yükümlülük, verimlilik ve sorumlulukla kullanmayacaksa onlara asla para vermem.
Nelson Rockefeller
Arkadaşı bu cevaba çok sinirlenir ve telefonu Demartini’nin yüzüne kapatır. Ancak bir süre sonra sorumluluk almaya karar verir: İki işte birden çalışmaya başlar ve para biriktirir. Birkaç ay sonra Demartini’yi ziyarete geldiğinde ona, “Beni kurtarmadığın için teşekkür ederim” der.
Bir sorunun değişmesi, yeni bir seçeneği görmeyi sağlar
Arkadaşına yıllar boyunca babası bakmıştır. Babasının vefatından sonra mirasını harcamaya başlayan arkadaş, kendi ayakları üzerinde durmamıştır. Aile içindeki dengeyi kuran kişi ise ağabeyidir: Çok genç yaşta evden ayrılmış ve maddi bağımsızlığını kazanmıştır.
Demartini’ye göre, arkadaşını borç vererek kurtarsaydı babasının kurduğu dinamik sürmeye devam edebilirdi. Para tükendiğinde ya da onu kurtaracak başka biri kalmadığında arkadaşı sorumluluk almak zorunda kaldı; çalışıp birikim yapmaya başladı. Hikâyenin dönüm noktası yalnızca borç alamaması değil, kendi durumuna başka bir soruyla bakmasıydı.
Arkadaşı, “Kim bana yardım edebilir?” diye düşünmek yerine, “Kendime nasıl yardım edebilirim?” sorusunu sormaya başladı. İlk soru, çözümün başka birinden gelmesini beklemeye yöneltiyordu. İkincisi ise kendi yapabileceklerini aramasına alan açtı. Bu, bir sorunun tek başına bütün koşulları değiştireceği anlamına gelmez; fakat dikkatimizi hangi olasılıklara çevirdiğimizi etkileyebilir.
Doğru sorular sormak için kendinize ne sorabilirsiniz?
Hayatınızın kalitesini sorduğunuz soruların kalitesi belirler. Bu nedenle kendinize yalnızca “Bugün ne yapmak zorundayım?” ya da “Neye ihtiyacım var?” diye sormakla yetinmeyin. Bu sorular gündelik sorumlulukları ve eksikleri görmenize yardımcı olabilir; ancak ne istediğinizi düşünmeye her zaman yer açmayabilir.
Bunun yanında, “Ne yapmak hoşuma giderdi?” ve “Hayatımın nasıl olmasını isterdim?” diye de sorun. Bu sorular, yalnızca mevcut zorunluluklara odaklanmak yerine tercihlerinizi ve yönünüzü düşünmenize yardımcı olur. Kendine sorulması gereken sorular, hazır cevaplar sunmak zorunda değildir; bazen asıl katkıları, daha önce düşünmediğiniz bir seçeneği fark ettirmeleridir.
Bu tür hayatı değiştiren sorular, tek seferde büyük kararlar vermenizi gerektirmez. Önce neyi sürdürmek istediğinizi, neyi farklı yapmak istediğinizi ve hangi konuda kendi sorumluluğunuzu alabileceğinizi düşünmenizi sağlar. Cevabı hemen bulamıyorsanız da soruyu değiştirmek, konuya başka bir açıdan bakabilmeniz için başlangıç olabilir.
Soru sorma şeklinin hayatımıza etkisi, kendimizle kurduğumuz konuşmada görünür hâle gelir: Kendimizi yalnızca zorunluluklar ve eksikler üzerinden mi değerlendiriyoruz, yoksa ne istediğimizi ve ne yapabileceğimizi de merak ediyor muyuz? Farklı bir soru sorun; çünkü kendinizle konuşma şekliniz yaşamanızı şekillendirir. Bu yaklaşımda değişim, önce dikkatinizi yönelttiğiniz soruyu fark etmekle başlar.
Dönüştüren Deneyim
Dr. John DEMARTİNİ
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız







