Kendimiz Olmak

Huzurlu, keyifli, eğlenceli ve güzel bir hayatın yolu kendimiz olmaktan geçer. Kendin olmak, başkalarının beklentilerine göre şekillenmek yerine kendinle ilgili olanı görmeye ve ona sahip çıkmaya gönüllü olmaktır. Bu, her şeyi çözmüş olmak değil; kendine dönüp “Ben ne istiyorum, neyi seçiyorum?” diye sorabilmektir.
Kendin olmanın önemi
Kendini sevmek hayatı kolaylaştırmanın anahtarıdır. Kendini sevmek ve kendine güven, kendini başkalarından üstün görmek anlamına gelmez; kendi varlığını ve seçimlerini başkalarının yargılarına teslim etmemekle ilgilidir. Kendini kabul etmek için önce kendin hakkında ne düşündüğüne, hangi yönlerini sakladığına ve başkalarının onayını almak uğruna nelerden vazgeçtiğine bakabilirsin.
Kendini olduğun gibi kabul etmek, diğer insanların eline verdiğin seni yargılama gücünü ellerinden alır. Başkalarının düşünceleri elbette var olabilir; fakat onların yargıları senin kim olduğunu belirlemek zorunda değildir. Bu farkı görmek, hayatını başkalarının onayına göre düzenlemek yerine kendi seçimlerinin sorumluluğunu alman için bir alan açar.
Kendini kabul etmeye gönüllü müsün?
Kendiniz olmaya gönüllü müsünüz? Kendinizle ilgili her şeyi alıp kabul etmeye gönüllü müsünüz? Bu sorular, kendini olduğun gibi kabul etmek için hemen bir cevap bulmanı gerektirmez. Bir an durup kendine ne kadar izin verdiğini fark etmen yeterli olabilir: Fikirlerini, duygularını, tercihlerini ve farklılıklarını başkalarının tepkisini düşünmeden kabul edebiliyor musun?
Kendini kabul etmek, kendinle ilgili her şeyi değiştirmeden onaylamak ya da gelişme isteğinden vazgeçmek değildir. Buradaki çağrı, kendini yargılayarak küçültmeden kendine bakabilmektir. Bir yanını saklama veya yok sayma ihtiyacı duyduğunda, bu seçimin sana nasıl hissettirdiğini sorabilirsin. Kendin olmanın önemi de burada belirginleşir: Kendi varlığını reddetmeden, bugün neyi seçmek istediğini görebilirsin.
Kendine güveni zayıflatan seçimleri fark etmek
“Neyi asla kaybetmeyeceğimize karar verdik ki eğer onu kaybetmiş olsaydık bize bütünüyle kendimizi verecekti?” Bu soru, kendimizi sınırlayan kabulleri ve vazgeçmeye yanaşmadığımız seçimleri yeniden düşünmeye davet ediyor. Bazen bir düşünceye, yargıya ya da alışkanlığa sıkı sıkıya tutunmak, kendimize başka türlü yaklaşma ihtimalini görmemizi zorlaştırabilir. Burada amaç kendini suçlamak değil; neyi seçtiğini fark edip başka bir seçeneğe açık olup olmadığını sormaktır.
“Bununla ilgili her şeyi godzilyon kez yıkıp yaratımını iptal edelim mi? Evet. Pod&Poc.” Metindeki bu ifade, kendini sınırlayan seçimleri bırakmaya yönelik bir soru ve yanıt biçiminde yer alıyor. Ardından gelen soru da düşünceyi kendine güvene bağlıyor: “Kendimize güven eksikliği yaratmak için hangi aptallıkları kullanıyor ve seçiyoruz? Böyle olan her şeyi yıkıp yaratımlarını iptal edelim mi? Evet. Pod&Poc.”
Bu sorular, kendimize güven eksikliğinin nedenlerini açıklayan kesin hükümler olarak değil, kendi seçimlerimizi incelemeye yönelik davetler olarak okunabilir. Kendini sevmek ve kendine güven konusunda zorlandığında, kendine karşı hangi yargıları tekrarladığını fark etmek yeni bir bakış açısı sunabilir. “Bunu değiştirmek mümkün mü?” diye sormak, kendinle ilgili tek bir tanıma mahkûm olmadığını hatırlatır.
Kendin olmak yeni neler yaratabilir?
Kendimiz olmaya gönüllü olsaydık bu hayatımızda ne yaratırdı? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok; yanıt, senin neyi seçmek istediğine bağlı. Bugün daha önce seçmediğimiz neleri seçebiliriz? Kimlerden katkı alabilir, kimlere katkı olabiliriz? Bu sorular, kendini yalnızca eksiklerin üzerinden değerlendirmek yerine sahip olduğun imkânları ve kurabileceğin ilişkileri düşünmene yardımcı olur.
“Bugün ve sonsuzluk boyunca tam anlamıyla özgür, sahip olduğumuz sonsuz varlık gücünü eline alan bir kişi olabilmemiz için biz ve bedenimiz oluşturucu hangi enerji alan ve bilinç olabiliriz?” Metindeki bu güçlü ve kendine özgü soru, özgürlüğü ve kendimiz olma ihtimalini düşünmeye açılıyor. Ardından gelen “Daha başka neler mümkün?” sorusu ise cevabı kapatmak yerine yeni seçimlere alan bırakıyor.
Kendin olmak, her an ne yapacağını bilmek değil; kendinle ilgili soruları sormaya ve yeni seçimleri değerlendirmeye açık olmaktır. Kendine karşı daha kabul edici olduğunda, başkalarının yargılarını tek ölçü olarak görmek zorunda kalmazsın. Huzurlu, keyifli ve güzel bir hayatın yolu belki de kendine tekrar tekrar şu soruyu sormaktan geçer: Daha başka neler mümkün?
Halis Şahiner
Not: Pod&Poc, Access Consciousness®’ın patentli enerji temizlik cümlesinin kısaltmasıdır. Daha fazla bilgi için aşağıdaki bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Access Consciousness® Temizleme Cümlesi
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız






