Tanımlanmamış Olmanın Değişim Gücü

Kendini kabul etme, kendimiz olmanın ilk adımıdır. Kendimizi olduğumuz hâliyle görmeden, gerçekten ne istediğimizi ve hangi seçimlerin bize ait olduğunu fark etmek zorlaşır. Her insan bu dünyaya kendini gerçekleştirmek için gelir. Doğumdan itibaren varlığımızı fark etmeye, kim olduğumuzu anlamaya ve yaşamımıza anlam katacak şeyler bulmaya çalışırız.

Bu arayışta çevremizden onay beklemek ve topluma uyum sağlamak çoğu zaman doğal bir yol gibi görünür. Fakat kendimizi tanıma çabamız, başkalarının bizi nasıl gördüğüne göre şekillendiğinde kendi sesimizi duymak zorlaşabilir. Kendin olmak ise başkalarının beklentilerini bütünüyle reddetmek değil; kendi isteklerimizi, sınırlarımızı ve seçimlerimizi fark ederek yaşamaktır.

Toplumun beklentilerine göre yaşamak, zamanla hangi seçimlerin gerçekten bize ait olduğunu ayırt etmemizi güçleştirebilir. Kabul görmek için kendimizi farklı kalıplara sokar, bize ait olmayan kimlikleri benimseriz. Böylece başkaları tarafından kabul edilmeyi ararken, kendimizi olduğumuz hâliyle kabul etmekten uzaklaşabiliriz. Toplumun beklentilerinden bağımsız yaşamak ise herkesi yok saymak değil; seçimlerimizin ne kadarının kendi isteğimizden, ne kadarının onay arayışından doğduğunu fark etmektir.r.

Kendini kabul etme, kendi kalıplarını fark etmekle başlar

Kendini kabul etme, değişmekten vazgeçmek ya da her özelliğini sorgulamadan onaylamak değildir. Kendimize dürüstçe bakabilmek; neyi istediğimizi, neleri başkalarının onayı için yaptığımızı ve hangi yönlerimizi sakladığımızı fark etmektir. Bu farkındalık, kendimizi suçlamak için değil, seçimlerimizi daha yakından görebilmek için önemlidir.

Kendimizi kabul etmek, şu anki hâlimizi inkâr etmeden kendimize bakabilmek demektir. Bir özelliğimizi fark etmek, onu hayatımız boyunca değiştiremeyeceğimiz anlamına gelmez; yalnızca onunla ilgili seçim yapabilmemiz için önce varlığını görmemiz gerekir. Kendimizle barışmak, olduğumuz kişiyi geçersiz kılmadan seçim yapabilmenin önünü açar. Bu nedenle kendini kabul etme ve kişisel değişim birbirine karşıt değildir: Kendimizi inkâr etmeden neyi sürdürmek, neyi farklı yapmak istediğimizi daha net görebiliriz.

kendini kabul etme

Kendimizi başkalarının ölçülerine göre değerlendirdiğimizde, değerimizi de onların onayına bağlayabiliriz. Başarılı, uyumlu ya da kabul edilebilir görünme çabası içinde yeteneklerimizi küçümseyebilir; farklı olduğumuz yanları saklayabiliriz. Dışarıdan bakıldığında bu sınırlar başkaları tarafından konmuş gibi görünse de bazen kendi oluşturduğumuz bir kafeste kalmamıza neden olur.

Bu kafesin içindeyken seçeneklerimiz daralmış gibi hissedebiliriz: Ön plana çıkmamak, bir şeyi denememek ya da kapasitemizi göstermemek daha güvenli görünebilir. Kendimizi geri çektiğimizde kısa süreliğine eleştirilmekten veya onay kaybetmekten kaçınıyor olabiliriz; fakat bunun karşılığında deneme ve seçim yapma alanımız da küçülebilir. Bu durumu fark etmek, hemen büyük bir değişim yapmak zorunda olduğumuz anlamına gelmez. Önce bu tutumun bize neye mal olduğunu ve başka bir seçeneğin mümkün olup olmadığını görebiliriz.

Kendimizi tanımladığımız her kalıp, kim olduğumuzu anlatmak yerine kim olabileceğimizi sınırlamaya başladığında yeniden gözden geçirilebilir. “Ben böyleyim”, “Bunu yapamam” ya da “Öne çıkmam doğru olmaz” gibi kabuller, seçeneklerimizi daraltabilir. Kendini sınırlayan inançlar olarak ele alabileceğimiz bu düşünceleri mutlak gerçekler gibi görmek yerine sorgulanabilir kabuller olarak değerlendirmek, yeni bir seçim alanı açabilir. Kendini sınırlayan inançları aşmak da kendimize kızmaktan değil, bu kabullerin nerede ve nasıl seçimlerimizi etkilediğini merak etmekten başlayabilir.

Kendini geçersiz kıldığın yerleri sorularla keşfet

Bu alandan çıkmanın yollarından biri soru sormaktır. Soruların amacı kendimizi suçlamak ya da hemen doğru cevabı bulmak değil; doğru ve değişmez sandığımız kabullerin gerçekten bize hizmet edip etmediğini görmektir. Bir soruya hemen yanıt verememek de sorun değildir. Aşağıdaki soruları, kendi seçimlerini fark etmek ve yeni olasılıklara alan açmak için düşünebilirsin:

Topluma ve çevremize uyum sağlamayı ne zaman bu kadar hayati, değerli ve gerçek kıldık ki bu uğurda kendimizi geçersiz sayıyoruz?
Bu konuyla ilgili var olan her şeyi yıkıp yaratımlarını iptal edelim mi?
Evet.
POD & POC

Hayatımızda daha fazlası olmaktan, daha fazlasını yaratmaktan ve daha fazlasına sahip olmaktan bizi alıkoyan; kendimizle ilgili alıp kabul etmeye gönüllü olmadığımız şey nedir?
Bununla ilgili var olan her şeyi yıkıp yaratımlarını iptal edelim mi?
Evet.
POD & POC

Kendimizle ilgili kabul etmeye gönüllü olmadığımız hangi sırlarımız var? Bunların ortaya çıkmasını engellemek için hangi yönlerimizi geçersiz kılıyoruz?
Bununla ilgili var olan her şeyi yıkıp yaratımlarını tümüyle iptal edelim mi?
Evet.
POD & POC

Ön plana çıkmamak ve başarılı olmamak için, sahip olduğumuz yetenek ve kapasiteyi bastırmak adına hangi icatları kullanıyoruz?
Bununla ilgili var olan her şeyi yıkıp yaratımlarını iptal edelim mi?
Evet.
POD & POC

Yeteneklerimizi ve kapasitelerimizi yok saymak, onları ulaşılmaz kılmak için neler yapıyoruz?
Bununla ilgili var olan her şeyi yıkıp yaratımlarını iptal edelim mi?

Evet.
POD & POC

Bu sorular, kendimizle ilgili alışılmış yargıları fark etmemize yardımcı olabilir. Bir yanımızı saklamaya çalıştığımızda, yalnızca o özelliğimizi değil, onunla birlikte gelebilecek seçimleri de sınırlıyor olabiliriz. Örneğin, “Öne çıkmam doğru olmaz” kabulünü sorgulamak, hemen ön plana çıkmamız gerektiği anlamına gelmez; bu kabulün tek mümkün yolu tarif edip etmediğini görmemizi sağlar.

Soruların yanıtlarının hemen belirginleşmesi gerekmez. Üzerinde düşünmek bile otomatik kabullerin dışına çıkıp başka bir ihtimalin varlığını görmeye alan açabilir. Burada önemli olan kendimize yeni bir kusur bulmak değil, kendimizi hangi noktalarda küçülttüğümüzü merak etmektir. Bir düşünceyi sorgulamak onu yok saymak değildir; yalnızca tek mümkün açıklama veya tek mümkün seçim olup olmadığını araştırmaktır. Böylece kendini kabul etme, kendimize daha fazla seçenek tanımaya da dönüşebilir.

kendini gerçekleştirme

Yeteneklerine güvenseydin neleri seçerdin?

Sahip olduğumuz yaratıcılığa güvenseydik yaşamımız neye benzerdi? Kendimizi tanımlayan sınırları bir anlığına gevşetmek, bu soruyu daha açık biçimde sormamızı sağlayabilir. Kendini gerçekleştirme, başkalarının belirlediği bir kalıba ulaşmak değil; kendi kapasitemizi görmeye ve seçimlerimizi sahiplenmeye alan açmaktır.

Bu, her şeyi hemen değiştirmek veya her yeteneğimizi kanıtlamak zorunda olduğumuz anlamına gelmez. Bazen başlangıç, bize ait olmayan bir beklentiye göre hareket ettiğimizi fark etmek ya da daha önce kendimize kapattığımız bir olasılığı düşünmektir. Kendimizi olduğumuz gibi kabul ettikçe, neyi sürdürmek ve neyi değiştirmek istediğimizi daha net görebiliriz. Böylece değişim, kendimizi yetersiz bulduğumuz için değil, kendimize yeni bir seçim hakkı tanıdığımız için mümkün hâle gelir.

Bunun ortaya çıkması için daha önce seçmediğimiz neleri seçebiliriz? Kimlere katkı olabilir, kimlerden katkı alabiliriz? Bu soruların hazır ve tek bir doğru cevabı yoktur. Ancak kendimizi olduğumuz gibi kabul etmeye yaklaştıkça, daha önce mümkün görmediğimiz seçenekleri fark edebiliriz. Bu seçenekleri hemen hayata geçirmek zorunda değiliz; onları görebilmek bile kendi kapasitemizi nasıl değerlendirdiğimizi yeniden düşünmemize yardımcı olabilir.

Değişim, kendimizi başka biri hâline getirmeye çalışmaktan değil, kendimizi geçersiz kıldığımız yerleri fark etmekten başlayabilir. Tanımlanmış kalıpların dışına çıktığımızda, kendimize ve yaşamımıza dair yeni seçimler belirginleşebilir. Daha başka neler mümkün?

Halis Şahiner

Not: “POD & POC”, Access Consciousness®’ın patentli temizleme cümlesinin kısaltmasıdır. Daha fazla bilgi için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz.

Access Consciousness® Temizleme Cümlesi

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım için lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler

5 yorum

  1. Halis Bey öncelikle paylaşım için size minnettarım,bu temizlik cümlesinin kullanımını kavramak oldukça zor geldi.olumsuz biseyler hissetiğimizde mi kullanmamiz gerekiyor. Sigara içmeyi bırakma konusunda kullanmak istedim fakat nasıl kullanmam gerektiğini anlayamadım.sigara içme isteğim geldiğinde bu cümleyimi kullanmam gerekiyor.

  2. Enerji temizlik cümlesini kullanmanız için önce oradaki enerjiyi hissetmeniz gerekir.

    Sigara isteği geldiğinde o anki sizi sıkıştıran enerjiyi hissedin ve ortaya çıkan herşeyi iptal ediyorum deyin.

    Devamında enerji temizlik cümlesini tekrar edin.

    Yukarıdaki kullanım biçimi sorularladır.
    Soruların amacı mevcut durumun arkasındaki göstermek ve oradaki enerjiyi ortaya çıkarmayı amaçlar. Enerji ortaya çıktıktan sonra ister enerji temizlik cümlesi kullanın ister Eft yapın ister farklı şeyleri tekrar edin hepsi etkili olur.

    Sigara konusunda sorular sorup enerjiyi ortaya çıkartabilirsiniz?

    Örneğin Sigara benim için ne anlam ifade ediyor?

    Enerjiyi hissedin ve enerji temizlik cümlesini kullanın
    Veya
    Ortaya çıkan herşeyi POD &POC diyebilirsiniz.

    Bunu enerji dağılıp hafiflik hissedene kadar tekrar edin.

  3. Halis Bey çok teşekkürler. Peki EfT yöntemini bu konuda nasıl uygulanabilir. Biraz araştırdım fakat cok teknik bir konuymuş. Birde yine bu konuyla ilgili hipnoz ses kaydı yapmış mıydınız yotube da bu konuda cok video var ama sizin çalışmalarınızın en etkili olduğuna inanıyorum. Şimdiden teşekkürler, Başarılarınızın devamını dilerim.

  4. EFT nin nasıl uygulanacağı konusunda sitemde yazılar mevcut.

    İnternettede Videolar var.

    Sıkışmış duyguyu sorularla ortaya çıkartıp belirtilen noktalara vuruşlar yaparak duygunun enerjisini boşaltabilirsiniz.

    Bu konuda telkin hazırlamadım.

    Kişiler sigarayı bir çok konuyla bağdaştırmış durumda. Neşeyle, hüzünle, kaçış ihtiyacı, duygularını bastırma yönetimi öncelikle bütün bu bağlantıların ortaya çıkartılması ve arkasındaki duyguların boşaltılması gerekiyor.

    Onun için güçlü sorulara ihtiyaç var. Duygu ve durum farkındalığına ihtiyaç var.

    Yada sigarayı bırakmak için çok iyi geçerli neden yaratacaksanız.

    Kolaylıkla olsun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir