Yaşamla Uyum

Yaşamla uyum, yalnızca hayattan ne beklediğimizle değil, yaşama ne kattığımızla da ilgilidir. Hiç dikkatinizi çekti mi? Hayattan sürekli bir şeyler istiyoruz. Hem de istediklerimizin çok iyi, mükemmel ve bizi çok mutlu edecek şeyler olmasını bekliyoruz. İyi bir evimiz, işimiz ve gelirimiz; güzel mobilyalarla döşenmiş bir yuvamız, son model bir arabamız olsun istiyoruz.

Hiç dikkatinizi çekti mi? Hayattan sürekli bir şeyler istiyoruz. Hem de istediklerimizin çok iyi, mükemmel ve bizi çok mutlu edecek şeyler olmasını bekliyoruz. İyi bir evimiz, işimiz ve gelirimiz; güzel mobilyalarla döşenmiş bir yuvamız, son model bir arabamız olsun istiyoruz. İyi bir sevgili, örnek bir evlilik, hayırlı ve söz dinleyen çocuklar, mükemmel dostluklar… Hep en iyilerini alma derdindeyiz.

İstemek elbette doğal. Fakat bütün bu beklentilerin yanında harika bir soru da var: Peki sen yaşama, insanlara ve kendine ne veriyorsun?

Yaşamla uyum, beklentilerimizle davranışlarımız arasında başlar

“İyi bir beklenti içinde olmam için hayata bir şeyler mi vermem gerekiyor?” diye sorduğunu duyar gibiyim. Cevap: Evet. Vermeden almayı beklemek kulağa tuhaf gelmiyor mu? En azından yaşadığımız dünyanın işleyişi içinde, yalnızca istemekle her şeyin kendiliğinden yoluna girmesini bekleyemeyiz.

Buradaki mesele, hayatı bir alışveriş hesabına çevirmek değil; kendi davranışlarımızla beklentilerimiz arasındaki bağı fark etmektir. Hayata ne verirsen onu alırsın sözü de bu düşünceyi hatırlatır: Başkalarına nasıl yaklaştığımız, ilişkilerimizde nasıl bir tutum benimsediğimiz ve kendimize nasıl davrandığımız, kurduğumuz yaşamın bir parçasıdır. Her iyiliğin aynı biçimde ve hemen geri döneceği anlamına gelmez; ama ne verdiğimizi sorgulamak, nasıl bir yaşam kurduğumuzu görmemize yardım eder.

Yaşamla uyum

İnsanlara ve canlılara nasıl davranıyorsun?

Diyelim ki kırıcı bir insansın; önüne geleni kırıyor, ağzından çıkanı kulağın duymuyor. Eleştirel ve yargılayıcısın; buna kendini yargılamak ve eleştirmek de dâhil. Sonra dönüp “İnsanlar beni anlamaz, hep üzer ve kırarlar!” diyebilir misin?

Deme… Önce kendi sözlerine ve yaklaşımına bak. İnsanlarla kurduğun ilişkide anlayışa ne kadar yer veriyorsun? Bu sorular, yaşadığın her olumsuzluğun sorumluluğunu tek başına üstlenmen gerektiği anlamına gelmez. Buradaki davet, değiştirebileceğin kendi tutumunu görmen ve beklentinle davranışın arasındaki uyumsuzluğu fark etmendir.

Ya da cimri ve bencil olduğunu düşün. Sokakta yürürken köşe başındaki dilenciyle göz göze gelmemek için yolunu değiştiriyorsun. Sokaklarda yaşayan canlılara bir kap su ve mama vermemek için bin tane bahanen var; üstelik onlarla ilgilenen, onları besleyen insanlara adeta düşman gibi davranıyorsun. Sonra, “Kendimi çok yalnız hissediyorum; en zor zamanlarımda hiç kimse yardımcı olmadı!” diyebilir misin?

Deme… Bu örnek, yardım etmenin karşılığında mutlaka yardım göreceğin şeklinde bir söz vermiyor. Ama başkalarının ihtiyaçlarına sürekli sırt çevirdiğinde, dayanışma ve yakınlık beklentini de yeniden düşünmen için bir fırsat sunuyor. Yaşama iyilik katmak bazen büyük bir şey yapmak değil; mümkün olduğunda bir canlıyı gözetmek, bir insana anlayışla yaklaşmak ya da incitici bir söz söylemeden önce durup düşünmektir.

Kendinle ilişkin de bu uyumun parçası

“İstediğim gibi beni anlayan, dinleyen, hoş vakit geçirdiğim bir sevgilim olmuyor,” diyorsun belki. Peki ben de sana hemen sorarım: Sen kendine ne kadar sevgilisin? Kendini hoş tutmak, iyi hissettirmek için neler yapıyorsun? Kendinle nasıl geçiniyorsun?

Kendinden sürekli memnuniyetsiz olmak, kendini sertçe yargılamak ya da ihtiyaçlarını hiç duymamak da kendinle kurduğun ilişkinin parçalarıdır. Başkasından anlayış beklerken kendine hiç anlayış göstermiyorsan, bu çelişkiyi fark etmek önemlidir. Kendini sevmek, her davranışını kusursuz bulmak değildir; kendinle nasıl konuştuğunu ve kendine nasıl davrandığını dürüstçe görebilmektir.

Hayatla uyum, yalnızca çevrendekilerle iyi geçinmekten ibaret değildir. Kendine, insanlara ve diğer canlılara yaklaşımını birlikte değerlendirdiğinde, hayatla uyumlu yaşamak senin için daha somut bir anlam kazanır: Beklentilerini görmek, kendi payına düşen davranışları fark etmek ve gerektiğinde onları değiştirmeye istekli olmak.

“Ne ekiyorum ve neyi biçiyorum?”

Sevgili arkadaşım, şimdi senden derinlemesine düşünmeni istiyorum. Hayatında şu anda var olanlara bir bak: Bunlar seni memnun ediyor mu, sana yeterli geliyor mu? Maddi ve manevi her şeyi bu değerlendirmeye katabilirsin. Cevabın “evet” ise, hayatla, diğer insanlarla, canlılarla ve kendinle uyumlu bir yaşam sürdürdüğünü düşünüyor olabilirsin.

Cevabın “hayır” ise orada dur ve derin derin düşün. Bu, kendini suçlaman gerektiği anlamına gelmez; hayatla arandaki uyumu gözden geçirmen için bir işarettir. Kendine şu soruları sor: “Ben hayata ne veriyorum? Ne ekiyorum ve neyi biçiyorum?”

Bu sorular, yaşadıklarını ve kendi katkını daha yakından incelemeni sağlar. Hemen büyük cevaplar bulmak zorunda değilsin. Bir ilişkide kırıcı davrandığını fark etmek, kendini sürekli yargıladığını görmek ya da bir canlıya yardım edebileceğin hâlde bunu ertelediğini kabul etmek bile düşünmeye başlayacağın yeri gösterebilir. Önemli olan, bu farkındalığı yeni bir yargılama nedeni yapmak değil; başka türlü davranma ihtimalini görebilmektir.

Her gün kendine sorabileceğin küçük bir soru

Her gün lütfen kendine sor: “Bugün yaşama, canlılara ve kendime ne vermeliyim?” Yanıtın bazen daha dikkatli dinlemek, bazen kendine daha nazik davranmak, bazen de bir canlı için küçük bir iyilik yapmak olabilir. Bu soruyu sormak, beklentilerini unutmak değil; onlarla birlikte kendi seçimlerine de bakmaktır.

Yaşama kattığın iyilik ve güzellikler sana katlanarak geri dönecek. Yaşama ve kendine kattığın değerler seni ileriye götürür ve sana pozitif bir alan yaratır. Bu nedenle bugün ne verdiğine dikkat etmek, yaşamının nasıl bir yöne ilerlemesini istediğini de düşünmektir. Kendinle, insanlarla ve diğer canlılarla ilişkini yeniden değerlendirdikçe, hayatla uyum içinde yaşamak için atabileceğin adımları daha net görebilirsin.

A.Nilgün Aktaş
Kuantum Yaşam ve İlişki Koçu
NLP Uzmanı ve Eğitmeni

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir