Hayallerimizin Peşinden Gitmek

Korkularla yüzleşerek hayallerinin peşinden gitmek

Hayatınız boyunca korkularla karşılaşacaksınız. Önemli olan, korkunun hiç ortaya çıkmaması değil; onun sizi yönlendirmesine izin vermeden ne anlatmaya çalıştığını görebilmektir. Ben her gün çeşitli korkularla yüzleşiyorum. Korkuyu, altta yatan gizli düzenin üstünü örten dengesiz bir algı olarak görüyorum. Onu tanıyor, karşısında duruyor ve geride bırakıyorum. Sonra da ışığımı açıyorum.

Bu yaklaşımda korku, bazen geliştiğiniz ve kendinizi sınadığınız bir noktada bulunduğunuzu gösterir. Elbette korkuyu fark etmek, her şeyi düşünmeden yapmak demek değildir. Asıl mesele, korkunun arkasında gerçek bir engel mi bulunduğunu, yoksa sizi alıştığınız yerde tutan bir varsayım mı olduğunu anlamaya çalışmaktır. Hayallerinin peşinden nasıl gidilir diye sorarken ilk adım, bu ayrımı dürüstçe yapmaktır.

“Hoşlanıp hoşlanmamayı bir kenara bırakın. Sadece yapılması gerekeni yapın. Bu, mutluluk vermeyebilir fakat sizi yüceltir.”

George Bernard Shaw

Başkalarının beklentileri hayallerin önüne geçtiğinde

Bir keresinde, hayattaki en büyük isteği yaşamın kaynağını bulmak olan bir biyofizik öğretmenim vardı. Birkaç yıl önce onunla yeniden karşılaştım. Bir restorana gidip yemek yedik. Ona kendimden, araştırmalarımdan ve yaşamın kaynağı hakkındaki düşüncelerimden söz ettim. Düşüncelerimi paylaşırken gözleri doldu; bir süre ne diyeceğini bilemedi.

Ona ne hissettiğini ve ne düşündüğünü sordum.

“Bana 36 sene önceki kendimi hatırlattın..” dedi. “Bir tutkum vardı, kendimi yaşamın kaynağını aramaya adamak istiyordum. Bu sebeple üniversiteden üniversiteye gidip sürekli iş değiştirdim çünkü benden hep başka şeyler yapmamı istiyorlardı. Sonuçta enerjimin yüzde 80’ini araştırmalar için bağış raporları hazırlamaya, 10’unu öğrencilerime ve sadece geri kalan 10’unu araştırma yapmaya ayırabildim.”

Öğretmenim, kendi istediği şeyden çok başkalarının kendisinden beklediklerine yönelmişti. Çok zeki ve sorgulayan biriydi; yine de hayatın farklı alanlarını birlikte yönetememiş, özellikle finans konusunda araştırmasını sürdürecek yeterli imkânı oluşturamamıştı. Böylece tutkusu vardı ama enerjisinin ve kaynaklarının büyük kısmı başka işlere gidiyordu.

Bu hikâye, hayalleri gerçekleştirmek için yalnızca ne istediğimizi bilmenin yetmediğini hatırlatıyor. İsteğimizi günlük sorumluluklarımızla nasıl buluşturacağımızı da düşünmemiz gerekir. Bir hedefe yaklaşmak bazen yeni bir beceri öğrenmeyi, kaynaklarımızı gözden geçirmeyi ya da başkalarının beklentileri yerine kendi önceliklerimize göre seçim yapmayı gerektirir. Bunlar hayalin kendisinden vazgeçmek değil, ona ulaşmanın yolunu daha gerçekçi biçimde kurmaktır.

Hayalleri gerçekleştirmek için ne yapmalı?

Dünyanın farklı yerlerinde insanlara, “Sizi sevdiğiniz şeyi yapmaktan alıkoyan şey nedir?” diye soruyorum. Hemen hemen aynı cevapları duyuyorum: “Yapmak çok isterdim ama eğitimim uygun değil. Önce bir evleneyim, ondan sonra yapacağım. Param yetmiyor. Eşim müsaade etmiyor. Beni kimse tanımıyor, çevrem yok. Böyle bir şey yaparsam kilisem beni aforoz eder. Yeterince enerjim yok.”

Bu cevapların her biri farklı bir engelden söz ediyor. Bazıları üzerinde çalışılabilecek somut koşullar; bazılarıysa henüz denenmemiş bir ihtimale dair korkular olabilir. Bu yüzden hayalleri gerçekleştirmek için ne yapmalı sorusuna hemen tek bir cevap vermek yerine, önce “Beni gerçekten ne durduruyor?” diye sormak işe yarar. Ardından eksik olan eğitim, zaman, para ya da destek gibi konuları birer birer ele almak, büyük görünen hedefi daha yönetilebilir hâle getirebilir.

Hayatın her alanı için sınırsız sayıda gerekçe bulabilirsiniz. Buradaki mesele, koşulların hiç önemli olmadığını söylemek değil; algılarınızı ve önceliklerinizi dengeleyerek hareket alanınızı görebilmektir. Bir alandaki dengesizlik, başka bir alandaki potansiyelinizi de etkileyebilir. Öğretmenimin hikâyesinde tutkusu araştırmaydı; ancak zamanının ve enerjisinin dağılımı, bu tutkuya yeterince yer bırakmıyordu.

Küçük seçimlerden yeniden hayal kurmaya

Çaresizlikle dolu bir hayat yaşayabiliriz ya da ilham dolu bir hayatı seçebiliriz. Öğretmenimle yaptığımız konuşmada ona kalbini açma gücüne sahip olduğunu ve daha önce kaçınmayı seçtiği bazı konuları yönetmeyi öğrenirse gerçekten istediği şey için alan yaratabileceğini anlattım. Bunun için finans ve işletme öğrenmesi, girişimci olması gerekecekti. Harcayacağı bu enerji sayesinde kendi araştırma sistemini geliştirebilir ve başkalarına da örnek olabilirdi. Bu konuşma onu adeta uykudan uyandırdı; yeniden hayal etmeye başladı.

Korkularla yüzleşerek hayallerine ulaşmak, korkuyu yok saymak değil; onun kararlarınızı tek başına vermesine engel olmaktır. Önünüzdeki engeli adlandırın, hangi kısmının değiştirilebilir olduğunu görün ve bir sonraki adımı belirleyin. Bazen o adım bir beceri edinmek, bazen de enerjinizi asıl istediğiniz şeye ayıracak bir düzen kurmaktır. Hayallerinin peşinden gitmek, her şeyi bir anda çözmekten çok, kendi isteğinizle uyumlu seçimleri tekrar tekrar yapmayı gerektirir.

Hayalleri gerçekleştirmek, başkalarının beklentilerini tümüyle yok saymak ya da önünüzdeki güçlükleri küçümsemek değildir. Kendi arzunuzu ciddiye alırken onun için gereken koşullara da bakmaktır. Korkunun, bahanelerin ve gerçek ihtiyaçların arasındaki farkı gördüğünüzde, potansiyelinizi kullanabileceğiniz alan da genişler.

Dönüştüren Deneyim
Dr. John DEMARTİNİ

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler

2 yorum

  1. Halis Bey sistematik olarak planlanmış, yaratımlara ilham veren örneklerle dolu çok başarılı kitaplara hayat veren bir yazarımız.Tebrikler

  2. Katkı olsun
    Bundan aha iyi nasıl olur?
    daha başka neler mümkün?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir