Bilinçaltı Kayıtlarını Değiştirme: İçsel Temizlik Deneyimim

Bilinçaltı kayıtlarıyla çalışmak için birçok teknik var. Daha önceki yazımda bunlardan söz etmiştim. Bu kez biraz daha derine inerek kendi içsel temizlik sürecimde yaşadıklarımı ve uyguladığım çalışmaları paylaşmak istiyorum. Anlattıklarım, benim deneyimim ve o dönemde kendime uyguladığım yöntemdir.
EFT (Duygusal Özgürleştirme Tekniği) ve Reiki çalışmaları yapmış olmama rağmen, çekim yasasının adımlarını uygulayıp isteklerimi sıralamaya başladığımda içimde çözemediğim bir direnç fark ettim. İsteklerimi düşünmek, onları zihnimde canlandırmak tek başına yeterli olmuyordu; bir yanım istediğim şeylere yönelirken başka bir yanım sanki bunlara hakkım olmadığını söylüyordu. Benim için bilinçaltı temizliği çalışmasını başlatan soru da buydu: Bu direnç nereden geliyordu?
Bilinçaltı kayıtlarını değiştirme ihtiyacını nasıl fark ettim?
Geriye baktığımda istediğim pek çok şeyi elde ettiğimi görebiliyordum. Bu çalışmalara başladığım zamana göre maddi anlamda daha fazla kazanıyor, buna bağlı olarak daha fazla harcıyordum. Özellikle son bir yılda isteklerimi daha bilinçli belirlemeye başlamıştım ve bunun sonuçlarını da hayatımda gözlemliyordum. Fakat bazen bir şeyi istiyor, onunla ilgili çalışmalar yapıyor, nasıl gerçekleşebileceğini düşünüyordum; yine de istediğim şey beklediğim yerden gelmiyordu. Bakış açımı değiştirdiğimde, yaşadıklarımın içinde göremediğim başka bir yön olduğunu fark ettim.
Zengin olmayı, bir villaya sahip olmayı ya da BMW 5.20d almayı hayal ettiğimde içimden bir ses, sen zenginliği hak etmiyorsun, diyordu. Kendimi hayalimdeki arabaya binerken düşündüğümde utanıyordum. Sanki arabaya binmekle birilerine hava atacakmışım gibi geliyor, inip binmek bile içimi sıkıyordu. İstediğim evi hayal ettiğimde de kendimi o dünyaya ait hissedemiyordum. İnsanlarla iletişim kuramıyor, utanıyor ve dışlandığımı düşünüyordum.
Dilim, ben o eve sahip olmayı seçiyorum, derken kalbim, sen o dünyaya ait değilsin, diyordu. Bilinçaltımdaki kaydı fark etmiştim ama onu nasıl değiştireceğimi henüz bilmiyordum. Bilinçaltı kayıtları nasıl değiştirilir diye düşünürken, önce bu duyguların hangi yaşantılarla bağlantılı olabileceğine bakmam gerektiğini anladım.
Çocukluk anılarımın içimdeki dirence etkisi
İçsel temizlik tekniğiyle çalışırken çocukluğumda yaşadığım bazı olayların bugünkü hislerimle bağlantısını gördüm: Başkalarının yardımlarıyla geçinmek, yoksulluk ve annemin anlattığı kıtlık hikâyeleri… Bunlar benim iç dünyamda yer etmişti. Çocukken başkalarının attığı malzemelerle ve zorluklar içinde büyümüş olmam, bugün lüks bir yaşamı hak ettiğime kendimi inandırmamı güçleştiriyordu. Bir yanım, ben bunlara layığım, diye düşünüyordu; zenginlik ise bana ulaşılmaz ve yabancı geliyordu. İçimdeki direncin kaynağını böyle anlamaya başladım.
Bu fark ediş benim için bir dönüm noktası oldu. Önceki çalışmalarımı evin kaba temizliği gibi görmeye başladım; şimdi daha derine bakmam gerektiğini hissediyordum. Kendime neden böyle hissettiğimi sordum. Bu soruyla birlikte, kendimi annemle yaşadığımız ilçenin varoşlarında, bir fabrikanın yanmış kömür cürufunu döktüğü yerde kömür toplarken buldum. Beş-altı yaşlarında olmalıydım. O sahnede kendimi aciz ve değersiz hissediyordum.
İçsel temizlik çalışması nasıl yapılır? Kendi uygulamam
Ben çalışırken önce o anda belirginleşen duyguyu fark etmeye, ardından kabul etmeye ve onu sevgiye dönüştürmeye niyet etmeye odaklandım. Sonrasında kendime yeterlilik, kabul ve şükür ifadelerini tekrarladım. Bu, benim kişisel uygulama biçimimdi; aşağıdaki cümleler de o sırada kendime söylediğim ifadeler.
Acizlik ve değersizlik duygusuyla çalışmam
Önce değersizlik, sonra acizlik korkusu üzerinde çalıştım:
Benim acizlik korkum var.
Ben acizlik korkumu kabul ediyorum.
Ben acizlik korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.
Ben acizlik korkumu seviyorum.
Kalbimden pembe ışıklar çıkardığımı hayal ettim; korkunun bedenimden çıkıp sevgi enerjisinin tüm hücrelerime yayılmasına izin verdiğimi düşündüm. Ardından şu olumlamaları tekrarladım:
Ben her halimle yeterliyim.
Ben her halimle yeterli olduğumu biliyor ve inanıyorum.
Ben her halimle yeterli olduğumu kabul ediyorum.
Ben her halimle yeterli olduğum için kendimi takdir ediyorum.
Ben her halimle yeterli olduğum için şükrediyorum.
Sonra kendime bu duyguyu daha önce nerede yaşadığımı sordum. Sırtımda kömür çuvalı taşırken insanların bana bakışı gözümün önüne geldi. Çuvalın altında eziliyordum; hem ağırlığıyla hem de o anın bende bıraktığı psikolojik yükle. Acizlik, çaresizlik, utanma ve adam yerine konulmama gibi daha önce fark etmediğim korkular da belirdi. Önce acizlik, ardından diğer duygular üzerinde çalıştım.
Çaresizlik, utanma ve kabul
Çaresizlik korkum için kullandığım cümleler şunlardı:
Benim çaresizlik korkum var.
Ben çaresizlik korkumu kabul ediyorum.
Ben çaresizlik korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.
Ben çaresizlik korkumu seviyorum.
Kalbimden pembe ışıklar çıkardığımı hayal ettikten sonra şu olumlamaları tekrarladım:
Ben çareyi içimdeki sevgide buluyorum.
Benim çarem benim içimde.
Ben çaremin benim içimde olduğunu biliyor ve inanıyorum.
Ben çaremin benim içimde olduğunu kabul ediyorum.
Ben çaremin benim içimde olduğunu bildiğim için kendimi takdir ediyorum.
Ben çaremin benim içimde olduğunu bildiğim için şükrediyorum.
Kömür taşıdığım için duyduğum utanma korkusunu da çalıştım:
Benim kömür taşıdığım için utanma korkum var.
Ben kömür taşıdığım için utanma korkumu kabul ediyorum.
Ben kömür taşıdığım için utanma korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.
Ben kömür taşıdığım için utanma korkumu seviyorum.
Ardından yaşadıklarımı olduğu gibi kabul etmeye yönelik şu cümleleri tekrarladım:
Yaşadığım ve yaptığım her şeyi ben olduğu gibi kabul ediyorum.
Yaşadığım ve yaptığım her şeyi ben olduğu gibi kabul ettiğimi biliyor ve inanıyorum.
Yaşadığım ve yaptığım her şeyi ben olduğu gibi kabul ettiğim için kendimi takdir ediyorum.
Yaşadığım ve yaptığım her şeyi ben olduğu gibi kabul ettiğim için şükrediyorum.
Adam yerine konulmama korkum için de aynı şekilde çalıştım:
Benim adam yerine konulmama korkum var.
Ben adam yerine konulmama korkumu kabul ediyorum.
Ben adam yerine konulmama korkumu şu anda sevgiye dönüştürmeye niyet ettim.
Ben adam yerine konulmama korkumu seviyorum.
Sonrasında kendime tam ve bütün olduğumu hatırlatan olumlamaları söyledim:
Ben her halimle tam ve bütünüm.
Ben her halimle tam ve bütün olduğumu biliyor ve inanıyorum.
Ben her halimle tam ve bütün olduğumu kabul ediyorum.
Ben her halimle tam ve bütün olduğumu bildiğim için kendimi takdir ediyorum.
Ben her halimle tam ve bütün olduğumu bildiğim için şükrediyorum.
Çocukluk sahnelerinde fark ettiğim ortak düşünce
Derin bir nefes alıp verdikten sonra gözlerimi kapattım ve bu durumu başka nerede yaşadığımı sordum. Sahneler peş peşe gelmeye başladı. Ailemizin ekonomik durumu kötü olduğu için yeterli paramız yoktu; ailem çok çalışmak zorundaydı. Yaşamımızı sürdürebilmek için her fırsatı değerlendiriyorlardı. Kendimi annemle birlikte buğday tarlalarında, biçimden sonra kalan başakları toplarken gördüm. Ardından soğan ve patates tarlaları geldi.
Çocuklukta yaşadıklarım sanki bana, sen zengin olamazsın, hayatını ancak başkalarının artıklarıyla geçindirebilirsin, diyordu. O dünyaya nasıl ait olabilirdim ki? Bir şeylere sahip olmak için hep başkalarından izin almış, tarlalarda başkaları ne der diye düşünerek mücadele etmiştim. Sanki ancak başkaları izin verirse bir şeylerin sahibi olabilirdim. Bu sahnelerle bugünkü zenginlik ve aidiyet duygum arasındaki bağlantı o sırada daha görünür hâle geldi.
Çalışmalarımın büyük bölümünü tamamladığımı düşünüyordum ama o sahnelerdeki çocuk hâlâ mahzun ve hüzünlü duruyordu. O yaşlardaki kendime çeşitli cümleler söylüyor, yine de orada çözemediğim bir şey olduğunu hissediyordum. Daha önceki deneyimlerime göre sahnedeki olumsuz durum değiştiğinde, aynı sahneyi farklı algılamaya başlıyordum. Fakat bu kez ne yapmam gerektiğini bulamıyordum. Çalışma sonrasında çocuğa ne hissettiğini sorduğumda yalnızca bana bakıyordu.
O günlerde okuduğum, EFT ile parasal blokajların çözümünde kullanılan cümlelerden biri aklımda bir ışık yaktı. Cümleyi kendime uyarlayarak olumlamalar yaptım. Olumsuz kelimeler içeren cümlelerin olumlama için tavsiye edilmediğini biliyordum; yine de bu ifadeleri kullanmayı denedim:
Benim kimsenin artığına ihtiyacım yok.
Ben kimsenin artığına ihtiyacım olmadığını biliyor ve inanıyorum.
Ben kimsenin artığına ihtiyacım olmadığını kabul ediyorum.
Ben kimsenin artığına ihtiyacım olmadığını bildiğim için kendimi takdir ediyorum.
Ben kimsenin artığına ihtiyacım olmadığını bildiğim için Allah’a şükrediyorum.
Devamında kendi kendime yeterli olduğumu hatırlatan cümleleri söyledim:
Ben kendi kendime yeterliyim.
Ben kendi kendime yeterli olduğumu biliyor ve inanıyorum.
Ben kendi kendime yeterli olduğumu kabul ediyorum.
Ben kendi kendime yeterli olduğum için kendimi takdir ediyorum.
Ben kendi kendime yeterli olduğum için Allah’a şükrediyorum.
Ardından değer duygusu üzerine çalıştım:
Ben değerliyim.
Ben değerli olduğumu biliyor ve inanıyorum.
Ben değerli olduğumu kabul ediyorum.
Ben değerli olduğum için kendimi takdir ediyorum.
Ben değerli olduğum için Allah’a şükrediyorum.
Birden sahneler değişmeye başladı. Çocuk sırtındaki çuvalı bıraktı ve arkadaşlarıyla oynamaya gitti. Onu sokakta mutlu ve huzurlu şekilde oynarken gördüm. Sonra buğday, soğan ve diğer tarlalardaki sahneler üzerinde de benzer biçimde çalıştım.
Ardından gözümün önüne Bursa’da, maddi durumu iyi olanların yaşadığı villalarıyla ünlü bir semtin sokağı geldi. Daha önce o cadde ve sokaklarda dolaşmayı hayal ettiğimde utanırken bu kez kendimi rahatça o evlerden birine arabayla girerken gördüm. Hatta villa tarzı evlerin bulunduğu başka yerleri neden gezmediğimi sorgulamaya başladım. Benim için kritik olan bir sahneyi değiştirebilmiştim. Bilinçaltı blokajları ve çekim yasası arasındaki ilişkiyi de kendi deneyimimde, istediğim hayatı düşünürken içimde beliren aidiyetsizlik ve hak etmeme duyguları üzerinden görüyordum.
Geçmişteki kayıtların bugünkü davranışlarıma yansıması
Yazdıklarımı bugün okurken nasıl bir girdabın içinde yaşamış olduğuma hayret ediyorum. Bu olumsuz kayıtlar varmış gibi hissetmeme rağmen elde ettiklerimin de benim için önemli bir başarı olduğunu fark ettim. Bunun nedenini düşündüğümde, ailenin son çocuğu olmamın ve ailemin gözüne girmek için gösterdiğim çabanın davranışlarımı etkilediğini gördüm. Onlara daha zeki olduğumu göstermek zorundaymışım gibi hissediyordum. Okul hayatım ağabeylerimden daha iyiydi; kısa yoldan hayata atılma şansı bulmuştum. Ailem ve çevrem beni zeki, çalışkan ve efendi bir çocuk olarak tanıyor, başkalarına örnek gösteriyordu.
Sonra bu kaydın ilerleyen yaşamımda başka bir biçimde karşıma çıktığını fark ettim. Korkular üzerine çalışırken kontrolü kaybetmek istemeyen, hata kabul etmekte zorlanan ve mükemmeliyetçi yönümü gördüm. Başkaları ne der korkusu taşıyor; yaptığım işler için birilerinden onay alınca rahatlıyordum. Sorumluluk almaktan kaçındığımı, kalıpların dışına çıkamadığımı ve kurallara fazlasıyla bağlı yaşadığımı fark ettim. Kural dışı bir şey yaparsam yakalanacağımı, suçlanacağımı ve sahip olduğumu sandığım saygınlığı bir anda kaybedeceğimi düşünüyordum.
Bu duygular nedeniyle işte sahip olduğum makamın avantajlarını ve yetkilerini bile gerektiği gibi sahiplenemiyordum. Hep birilerinin desteğine ihtiyaç duyuyor, insanlara hoş görünmek adına kendi imkânlarımı kullanmıyordum. İnsanların beni kullanmasına izin veriyor, bu durumdan rahatsız olduğum hâlde davranış biçimimi değiştiremiyordum. O zamana kadar bunu yalnızca kişilik yapım diye açıklıyordum; çalışmalar sırasında geçmişle kurduğum bağlantıyı fark ettim.
Kendimi görünür kılmak ve değişimi paylaşmak
Bu siteyi yaklaşık üç yıl önce kurmuş olmama rağmen kendi adıma hiç yazı yazmamıştım. İnternet bilgimden ve teknik altyapımdan yararlanarak farklı yerlerden topladığım yazıları yayımlıyordum. Kendimi gizliyor, insanlara farklı ya da kod isimlerle cevap veriyordum. Bu yazıyı kendi adıma yazıp yayımlamak benim için büyük bir değişimdi.
Siteme kendi fotoğrafımı koydum; ismimi, e-posta adresimi ve Facebook adresimi paylaşmaya başladım. İnsanlara gerçek ismimle yardımcı olmak ve kendi fikirlerimi daha rahat açıklamak benim için görünür olmanın bir yoluydu. Bunların hepsini, yaptığım içsel temizlik çalışmasıyla birlikte gelen bir değişim olarak yaşadım. Çalışma dokümanlarını da burada paylaştım ve bunları alan kişilerden olumlu geri dönüşler aldım. Yaşadığım deneyimleri anlatmaya devam etmeye karar verdim.
Ben korkularımla yüzleşme cesaretini göstererek içsel temizliğime başladım ve hâlâ çalışmaya devam ediyorum. Bu yaklaşımın benim için değerli olduğuna kalben inanıyorum. Sahip olduklarımızı paylaştıkça çoğaldığını fark ettim. Önceden odağım daha çok parasal zenginlikti; şimdi mutluluğu hedef alıyorum. Kendi deneyimimde, içsel temizlik çalışması nasıl yapılır sorusunun cevabı önce hissettiğim direnci fark etmek, o duygunun bende uyandırdığı eski sahnelere bakmak ve kendime söylemek istediklerimi bulmaktı. Bu süreci herkes için aynı sonucu verecek bir yöntem olarak değil, kendi yaşantımdan bir paylaşım olarak anlatıyorum.
Ben temizliğime devam edip mutluluğu hedef aldıkça, parasal anlamda istediklerimin de kendiliğinden gelebileceğine inanıyorum. Düşüncelerimin sizin yaşantınızda da bir fark yaratması dileğiyle. Her şey gönlünüzce olsun. Saygı ve sevgilerimle.
Halis Şahiner
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız








teşekkür ederim yazdığın bu harika yazı için, gerçekten yeni bir içsel bakış açısı kazandırdı bana gerçekten bu anlattıkların işin ''satır araları'' takipçinim bundan sonra 🙂
Teşekkür ederim.
Faydalı olması dileğiyle
allahın sevgisi, bolluk ve berekti üzerinize olsun
Halis Bey,
Paylastiginiz bu guzel yazi icin cok tesekkur ederim. Yaziniz benim gibi bu yolda ilerlemek isteyen bir cok arkadasa yol gosterici nitelikte…
Bu yazinizi da arsivime aliyorum. Basarilarinizin devamini diliyorum.
En kalbi selam ve saygilarimla
Zulfikar
Teşekkür ederim
Esim beni en yakin arkadasimla aldattigi icin aldatilma kirkum var.. vee hic bizaman esi gibi sahiplenmedi hep irtalik mali gibi hissettim kendimi.. 9aydir piskologa gidiyorum banamisin demiyor.. ne zaman iyilesecegim ben. Gittigim restoran da bile hemen arkami sagimi solumu kolluyorum birisiyle bakisip yine beni enayi yerine koyup aldatacak mi diye.. icim komur madeninden de kara.. imdat diyorum.. yardim et allahim.. esra..
Halis Bey sitenizden bugüne kadar çok faydalandım, çok teşekkür ederim, iyi ki varsınız, kömür toplayan küçük Halis'i de sevgiyle kucaklıyor, öpüyorum, ailesi de onunla gurur duyardı mutlaka.
Bundan daha iyi nasıl olur?
Daha başka neler mümkün?
Merhaba Halis Bey, paylasimlariniz gercekten cok guzel, boyle guzel faydali bilgiler paylastiginiz icin tesekkur ediyorum, benim sorum hata yapma korkusuyla ilgili bu korku icin nasil bi olumlama olmali, olumlamanin icinde hata yapmayi kabul ettigimiz de olmali mi? Cevabinizi bekliyorum, simdiden tesekkurler, saygilar
Merhaba herkesin bilinç altındaki kendine özeldir.
Hata yapmakla ilgili sizi rahatsız eden durumun sorgulanması gerekiyor.
Ondan sonra size özel olumlama ortaya çıkar.
Ben kazakistandayim burada bu sistem super ego adi altinda master kit olarak var.ruscasida sizin anlattilarinizla ayni ve sizin yazilarinizi okuduktan sonra simdi dahA iyi anliyorum.
Cok guzel anlatmissiniz cakralari kirmak sart…
Tesekkuederiz….
Katkı olmasını diliyorum