Ego nedir ve egonuzu nasıl yenebilirsiniz?

Ego nedir? “Ben” dediğimiz düşünceler
Ego ile ilgili sık kullanılan tanımlarla işe başlayalım. “Ego sizin düşmanınızdır”, “Egosuz olmak hayatın en üst mertebesidir”, “Sakın egonuzu dinlemeyin” ya da “Egomdan nefret ediyorum” gibi cümlelere sıkça rastlarız. Peki ego iyi midir kötü müdür? Belki de bu yargılara, kelimenin ne anlattığını düşünerek yeniden bakabiliriz.
- Ego sizin düşmanınızdır.
- Egosuz olmak hayatın en üst mertebesidir.
- Sakın egonuzu dinlemeyin.
- Ego kötüdür.
- Egosu ile hareket edeni kimse sevmez.
- Egomdan nefret ediyorum.
“Ego” Latincede “ben” anlamına gelir. Şimdi küçük bir kelime oyunu yapalım ve bu cümlelerde ego yerine ben diyelim:
- Benliğiniz sizin düşmanınızdır.
- Bensiz olmak hayatın en üst mertebesidir.
- Sakın beni dinlemeyin.
- Ben kötüyüm.
- Benliğiyle hareket edeni kimse sevmez.
- Benden nefret ediyorum.
Bu cümlelere bakınca, egonuzdan yani benliğinizden kurtulmaya çalışmanın nasıl bir çelişki taşıdığını görebilirsiniz. Kendinizle savaşarak bu savaşı gerçekten kazanabilir misiniz? Buradaki yaklaşımda ego, düşman ilan edilip yok edilmesi gereken bir şeyden çok, kendimiz ve hayatımız hakkında benimsediğimiz düşünceleri fark etmek için kullanılan bir kavramdır.
Ego insanı nasıl etkiler?
Kendiniz ve çevrenizle ilgili “…dır”, “…dir” diye kesin hüküm veren ya da “Ben…” diye başlayan cümleleri düşünün. Bu yaklaşımda bu ifadelerin ardında, çoğu zaman farkına varmadığımız gizli düşünceler bulunur. Gemiyi asıl yöneten de bu düşünceler olabilir: Bir şeyi yalnızca mümkün ya da imkânsız, kendimizi de yalnızca güzel ya da çirkin, akıllı ya da yetersiz olarak görmeye başlayabiliriz.
- İş bulmak zordur.
- İyi bir ilişki yürütmek imkânsızdır.
- Para kazanmak zordur.
- Ben çok akıllı değilim.
- Ben çok akıllıyım.
- Ben çirkinim.
- Ben güzelim.
Bu düşünceler olumlu ya da olumsuz olabilir. Önemli olan, onları değişmez gerçekler gibi kabul edip etmediğimizi fark etmektir. Kendimizle ilgili bir düşünceyi fark etmek, onun her zaman doğru olduğu anlamına gelmez; yalnızca şu anda dünyayı hangi pencereden gördüğümüzü anlamamıza yardımcı olur.

Gizli düşünceler ve çocuklukta alınan kararlar
Bu gizli düşüncelerin ne zaman başladığını kesin bir kurala bağlamak mümkün değil. Yazıdaki yaklaşıma göre, hayatla ilgili düşünceler özellikle 0-10 yaş arasında yoğun biçimde şekillenir; anne, baba, kardeş, öğretmen ve oyun arkadaşları gibi çevremizdeki kişiler de bu süreçte rol oynar. Bu nedenle ego, burada küçük yaşlardaki hâlimizle; o dönemde yaşadıklarımızı anlamlandırma biçimimizle ilişkilendiriliyor.
Küçükken yaşadığınız bir olay ve o sırada hissettikleriniz, çocuk aklınızla vardığınız bir sonuca dönüşebilir. Bu sonuç ego açısından bir karar niteliği taşır; sonrasında hayatı o karara uygun biçimde yorumlamaya başlayabilirsiniz. Örneğin bir kez başarısız olduğunuzda “Ben bunu yapamam” sonucuna varmak, daha sonraki fırsatları da aynı düşüncenin içinden değerlendirmenize yol açabilir. Burada anlatılan, her anının aynı biçimde etki yarattığı değil; eski bir yorumun bugünümüzü nasıl yönlendirebildiğidir.
Hani hatırladığınız ama neden aklınızda kaldığını anlamadığınız küçük anı parçaları var ya… Bu bakış açısında, bazı anlar aldığımız kararların zihnimizde yer etmesiyle bağlantılıdır. Bu düşünceler zaman içinde kendini tekrar ederek tanıdık ve değişmez görünmeye başlayabilir. Onları fark etmek, geçmişte verilmiş bir kararın bugünkü tek seçeneğiniz olmak zorunda olmadığını görmenin ilk adımıdır.
Gerçeklik kutuları: Eski düşünceden yeni olasılığa
Ego, bu anlatımda kutular yaratır ve bizi o kutuların içinde tutmaya çalışır. Kutular, gerçeklik anlayışımızı temsil eder: İçinde bulunduğumuz koşulların dışında başka bir ihtimal olmadığına öyle güçlü inanabiliriz ki yıllarca aynı yerde kalabiliriz. Önce şu anki kutunuzda neler söylediğinize, sonra da hangi gerçekliği istediğinize bakın.
Şu anki gerçekliğiniz (şu anki kutunuz):
- Aylık sabit gelirim var ve müdür olmadan bu geliri artırmam mümkün değil.
- Sevgilim benimle her zaman ilgilenmiyor.
- Kriz varken daha fazla para kazanmam imkânsız.
Olmasını istediğiniz gerçeklik (sonraki kutunuz):
- Aylık sabit gelirim yanında başka kaynaklardan da para gelir.
- Son derece iyi giden bir ilişkim var.
- Piyasanın durumu ne olursa olsun işlerim iyi gidiyor.
Bir kutunun içindeyken çoğunlukla o kutuya ait gerçekleri görürsünüz. Aylık sabit maaşınız olduğunu ve gelirinizi artırmanın tek yolunun müdür olmak olduğunu düşünüyorsanız, başka gelir kaynakları olabileceği fikri uzak ya da imkânsız görünebilir. Ego, bu mevcut bakış açısını korumak için “Maaşına zam yapılmadıkça daha fazla kazanamazsın” düşüncesini tekrar tekrar önünüze getirebilir.
Eski kutudan çıkıp yeni bir olasılığa adım atmak, önce başka kaynaklardan da gelir elde edilebileceğini düşünmeye izin vermekle başlar. Bu, yalnızca istemekle sonuçların kendiliğinden değişeceği anlamına gelmez; öncelikle kendi sınırlarınızı nasıl tanımladığınızı sorgulamaktır. Yeni kutu ilk başta hayal gibi görünebilir ve eski düşünceler sizi alıştığınız yerde tutmaya çalışabilir. Burada seçim, bu düşünceleri sorgulamadan izlemek mi, yoksa başka bir ihtimali değerlendirmek mi olduğudur.
Ego nasıl yenilir? Önce kutunuzu tanımlayın
“Ego nasıl yenilir?” sorusuna bu yazının yaklaşımı, egoyla savaşmak yerine onun hangi düşünceleri tekrarladığını fark ederek cevap veriyor. İçinde bulunduğunuz kutunun varlığını, sınırlarını ve size neler söylediğini tanımlayın. Ardından oluşturmak istediğiniz kutunun nasıl göründüğünü, o gerçeklikte nelerin farklı olacağını düşünün. Son olarak, yeni olasılığı ve sizi beklediğini düşündüğünüz gerçekliği hayal ederken duyduğunuz heyecana alan açın.
Ego iyi midir kötü müdür sorusuna tek bir etiketle cevap vermek yerine, bu düşüncelerin hayatınızı nasıl etkilediğine bakabilirsiniz. Kendinizle ilgili bir hükmü fark etmek, onunla özdeşleşmeden yeni bir ihtimali değerlendirebilmenizi sağlar. Amaç benliğinizden nefret etmek değil; eski kutunuzun sınırlarını tanıyıp istediğiniz yeni kutuyu bilinçli biçimde tarif etmektir.
Alıntıdır: Aykut Oğut
Evrenden Torpilim Var
Halis Şahiner’le Bireysel Danışmanlık

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız







çok güzel bir şekilde anlatmışsınız teşekkürler
Zihin. http://www.tibetyogasi.com/dharmamudra.htm
Arkadaşım benim ego manyak kabarmış daha 13 yaşındayım yani yeni girdim sayılır birazcık işime yaradı.
Bu sayfada yazılanlar, Aykut Oğut'un " Evrenden Torpilim Var " isimli kitabından alınmıştır. Site sahibine ait değildir.
Dikkatli okursanız yazının sonunda kimden alındığı ve kitap ismi yazıyor.
Bu yorumu yazan hakkaten ya bunları yaşamış ya da bunu iyi analiz etmiş gerçekten mükemmel