Anahtar da Biziz, Kilit de Biziz

Herkesin bilinçaltı kendine özeldir. Bir duruma dışarıdan baktığımızda gördüğümüz şey, o durumun bizim için ne ifade ettiğini her zaman bütünüyle anlatmayabilir. Yüzeyde görünenin ardında kişisel anılar, yorumlar ve farkında olmadığımız düşünceler bulunabilir.
Bilinçli yanımız, bizi rahatsız eden bir durum için mantıklı bir açıklama bulabilir. Fakat verdiğimiz cevabın ötesinde ne düşündüğümüzü ve hissettiğimizi fark etmediğimizde, aynı mesele çözülmeden karşımıza çıkabilir. Burada amaç, ilk cevabımızı yanlış ilan etmek değil; onun altında başka bir anlam olup olmadığını merak etmektir.
Bilinçaltı inançlar ve görünenin ardındaki anlam
Bir olayın kendisiyle, bizim o olaya yüklediğimiz anlam aynı olmayabilir. Bu nedenle “Bu durum benim için ne ifade ediyor?” sorusu, alışılmış cevabın ötesine bakmaya yardımcı olur. Bilinçaltı inançlar dediğimiz düşünceler de çoğu zaman bu kişisel anlamlarla birlikte değerlendirilir: Bir kelime, davranış ya da ilişki, kişiye geçmişinden bir sahneyi veya güçlü bir duyguyu hatırlatabilir.
“Anahtar da biziz, kilit de biziz” sözü bu bakışla düşünülebilir. Bazen bizi zorlayan konunun içinde, onu nasıl yorumladığımızı görmemize yardımcı olacak bir ipucu vardır. Bu, her sorunun cevabını hemen bulacağımız anlamına gelmez. Ancak kendimize yönelttiğimiz sorular, yüzeydeki açıklamayla yetinmeyip kendi düşüncemizi daha yakından incelememizi sağlar.
Bilinçaltı para ilişkisi: Para istemekten çekinme nedenleri
Bir çalışma sırasında katılımcıya paranın hangi duyguyu hatırlattığını sordum. “Güç” cevabını verdi. Bunun üzerine, “Güç senin için ne anlam ifade ediyor? Geçmişindeki hangi olayla bağlantısı var?” diye sordum ve onu geçmişine doğru küçük bir yolculuğa davet ettim.
Gördüğü sahnede annesi babasından para istiyor, babası ise ona para vermek istemiyordu. Katılımcı annesini ezilen bir kadın olarak görüyordu. Bu anı ve ona eşlik eden yorum, para istemeyi yalnızca bir ihtiyaç dile getirmekten farklı bir anlama taşımıştı. Yaşamında birinden para istemesi gerektiğinde o sahne aklına geliyor; aynı duruma düşmemek için isteğini dile getiremiyordu.
Bu örnek, para istemekten çekinme nedenlerinin her kişide aynı olmayabileceğini hatırlatıyor. Katılımcının deneyiminde para, güç ve annesini ezilmiş görmesi arasında bir bağ vardı. Buradan hareketle kendi bilinçaltı para ilişkisini anlamak isteyen biri, “Para bende hangi duyguyu uyandırıyor?” ve “Bu duygu hangi düşünceyle ya da anıyla bağlantılı olabilir?” diye sorabilir. Bu sorular hazır bir teşhis sunmaz; kişinin kendi cevabını fark etmesine alan açar.
Ona şunu söyledim: “Orada farkında olmayı reddettiğin gerçek ne? Oradaki olaylara farklı olarak nasıl bakabilirsin?” Bu sorular, geçmişte yaşanan sahneyi değiştirmek için değil, ona bugün hangi anlamı verdiğimizi görebilmek için soruluyordu. Aynı olaya başka bir açıdan bakmak, kişinin mevcut yorumunu incelemesine ve kendi tepkisini daha iyi anlamasına yardımcı olabilir.
Çatışmaların altında yatan gizli kazanımları fark etmek
Benzer bir sorgulama, kişiler arasındaki çatışmalarda da işe yarayabilir. Taraflar uzlaşmaya yönelmek yerine sürekli çatışma hâlinde kalmayı seçiyorsa, bu tutumun her iki taraf için de bir anlamı veya gizli kazanımı olabilir. Bu, taraflardan birinin mutlaka kötü niyetli olduğu anlamına gelmez. Her biri kendini haklı çıkaran gerekçelere tutunurken, çatışmanın sürmesine katkı veren davranışlarını ve niyetlerini fark etmiyor olabilir.
Çatışmaların altında yatan gizli kazanımlar üzerinde düşünmek, kimin haklı olduğunu belirlemekten farklıdır. Asıl soru, “Barışmak yerine çatışmayı sürdürmek bana ne sağlıyor olabilir?” ve “Bu durumda kendi payıma düşen davranışı görebiliyor muyum?” olabilir. Bu sorular, diğer tarafın niyetini varsaymak için değil, kişinin kendi seçimlerini ve çatışmanın devamındaki rolünü incelemesi içindir.
Enerjimizi barışmak yerine çatışmayı sürdürmeye verdiğimizde, bunun arkasındaki davranışları ve niyetleri görmeden sağlıklı bir karar vermek zorlaşır. Önce görünür olayla ona yüklediğimiz anlamı birbirinden ayırmak, sonra da kendi düşüncemizi sorgulamak gerekir. Bazen kilitli kaldığımızı sandığımız konunun anahtarı, bakışımızı değiştirecek soruyu sorabilmemizdir.
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı
Halis ŞAHİNER
Halis Şahiner’le Bireysel Danışmanlık

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız






