Enerji Alanınızı Temizlemek Frekansınızı Yükseltir

Işığınız bir elekten geçer gibi parlar; siz de bu ışığın geçebildiği kadarsınız. Ortak bir merkez tarafından, soğanın katmanları gibi çevrelendiğinizi düşünün. En yakın katmanlar fiziksel bilgileri; dışa doğru ilerleyen katmanlar duygularınızı, düşünce kalıplarınızı ve en uzaktakiler ruhunuzla hayattaki amacınıza dair bilgileri taşır. Bunlar, farkındalığınızın farklı oktavları gibidir.

Enerji alanı temizliği ne anlama gelir?

Bu yaklaşımda ruh seviyesinde korku ya da blokaj yoktur; meditasyon yapanların saf farkındalığı anlatmak için kullandığı ifadeyle, berrak ve şefkat dolu bir mücevher ışığı vardır. Buna karşılık fiziksel, duygusal ve zihinsel katmanlarda eski deneyimlerden kaynaklanan korkular, sabit fikirler ve donmuş duygular birikebilir. Kendi doğrunuzu ve sevginizi yaşayamadığınız bu hareketsiz yerler gölgelere; kendinizden uzaklaştığınız ya da bir şeyden kaçtığınız noktalar ise deliklere ve gediklere benzer.

Enerji alanı temizliği, bu anlatımda, söz konusu gölgeleri fark edip onları besleyen duygu ve inançları gevşetmek anlamına gelir. Bu, yaşananları yok saymak değil; otomatik tepkilerinizi, kendinize anlattığınız hikâyeleri ve size ait olmayabilecek düşünceleri görmeye başlamaktır. Zihin sakinleşip direnç azaldığında, kişinin kendi varlığını daha berrak ve açık deneyimleyebileceği düşünülür.

Zihninizi sakinleştirdiğinizde hiçbir şey düşünmezsiniz; bir şey düşünmediğinizde hiçbir şeye direnç göstermezsiniz. Direnç göstermeyen düşünceler beslediğinizde Varlığınızın titreşimi yüksektir, hızlıdır ve saftır.

Abraham/Esther Hicks

Şimdi ruhunuzun yaşamınızı, bedeninizi ve kişiliğinizi yaratmak için oktavlarla bilgelik, niyet ve enerji yolladığını hayal edin. Gölgeye dönüşmüş katı yerler ve kim olduğunuza dair boşluklar çoğaldıkça, bütünlüğünüzün yalnızca bir kısmı elekten geçen ışık gibi açıklıklardan geçebilir. Bu anlatımda, duygusal bir travmanın hatırası ve çevresinde oluşan inançlar bedenin üzerine gölgeler düşürebilir; kişinin deneyiminde ağrıya ya da incinmeye eşlik edebilir. Bu, spiritüel yaklaşımın bir benzetmesidir; sağlık sorunlarını açıklayan ya da tedavi eden bilimsel bir iddia olarak ele alınmamalıdır.

Sağlıksız duygusal alışkanlıkları fark etmek

Bastırılmış duygu ve inançları anlayıp onlara tutunmayı bıraktığınızda, alanınızdaki karanlık noktaların kaybolduğunu ve ruhunuzun mücevher ışığının daha fazla parladığını hayal edebilirsiniz. Bu bakış açısından frekans yükseltme, kendinizi zorlayıp bir anda başka biri olmaya çalışmak değil; sizi daraltan alışkanlıkları fark ederek daha bilge ve sevecen bir tutuma yer açmaktır. Enerji alanını temizleyerek frekansı yükseltme fikrinin temelinde de bu dönüşüm bulunur.

Ruhu bloke ettiği düşünülen alışkanlıklar arasında kurban ya da mağdur rolüne sıkışmak, egemen olmaya çalışmak, kendinizi veya başkalarını suçlamak, inat etmek, başkalarını kurtarmaya çalışmak ya da kurtarılmayı beklemek vardır. Oyalanmak, ertelemek ve gerçeklerden kaçınmak da bu örüntülere eklenebilir. Kıskançlık, kavga etmek, sürekli şikâyet etmek, “Ben yapamam” ya da “Nefret ederim” gibi olumsuz ifadeler kullanmak, küçümseyici konuşmak, dedikodu yapmak ve en kötü senaryoları ayrıntılarıyla kurmak da dikkatinizi aynı döngüde tutabilir.

Budist rahibe Pema Chödrön bu tepkileri, yemi yutmuş balıklar gibi “oltanın ucuna takılmak” diye niteliyor. Oltaya takıldığınızı fark etmek, kendinizi suçlamak için değil, otomatik tepkinin içinde kaybolmadan başka bir seçim yapabilmek için önemlidir. Olan bitene karşı çıkmayı bırakıp onu olduğu hâliyle kabul ettiğinizde, ne hissettiğinizi ve bundan sonra ne yapabileceğinizi daha açık görebilirsiniz. Böylece sabit bir etikete ya da yargıya yatırdığınız enerjiyi geri çekip daha sevecen bir bakış açısına alan açarsınız.

Bu değişim, “rol yapmayı kesmek” gibi gündelik seçimlerde de kendini gösterebilir: Sağlıklı beslenmeye yönelmek, sigarayı bırakmak ya da bedeninizi bağımlılık yaratan maddelerle yıpratan alışkanlıklardan uzaklaşmak. Buradaki vurgu, kendinizi zorla değiştirmek değil; size iyi gelmeyen davranışları fark edip daha sağlıklı seçeneklere yer açmaktır.

Size ait olmayan inanç katmanlarını tanıyın

Ruhu bloke eden diğer bir kategori, erken yaşlarda hayatta kalmak için farkında olmadan edindiğiniz düşünceler, inançlar ve dünya görüşleridir. Bunlar kim olduğunuzla ya da burada bulunma amacınızla örtüşmeyebilir. Anne babanızın inançlarını ve bedensel duruşlarını farkında olmadan benimsediğiniz “radar” döneminde bu katmanlar oluşmuş olabilir. Örneğin içinizde gözü pek bir gazeteci olma isteği varken, öğrendiğiniz kurallar size hep kibar ve alçakgönüllü olmanız gerektiğini söylüyor olabilir.

Bu düşünceler, ağırlık yapan ıslak battaniyeler gibidir; sizi eski alışkanlıklara döndürebilir. Size ait olmayan fikirleri, onları kimden ödünç aldıysanız ona geri vermeyi hayal edebilir ya da enerji sahanızdan buharlaşıp yok olduklarını düşünebilirsiniz. Bu tür inançları tanımak için kullandığınız dile kulak verin: Sonlarında sık sık “-meli, -malı” ekleri bulunabilir. Kendinize bir şeyi söylerken başka birinin sesini duyuyormuş gibi olmanız da o düşüncenin kaynağını sorgulamanıza yardımcı olabilir.

Başka insanların üzerinizde oluşturduğu katmanları temizleyin

Uğruna yaşadığınız töre ve değerlerin bir listesini yapın; doğru bulduğunuz olumsuz olanları da ekleyin. Hangileri annenizden, hangileri babanızdan geliyor? Aralarında modası geçmiş ya da size uygun olmadığını düşündükleriniz var mı? Varsa, bu düşünceleri kimden aldıysanız onlara iade ettiğinizi hayal edin ya da artık size hizmet etmeyenlerin yok olmasına izin verin.

Para, iş, ilişkiler, ebeveynlik, sağlık, yaşlanma, din, politika ve ölüm hakkındaki düşüncelerinizi ve tavırlarınızı da yazın. Bu fikirleri nereden, nasıl edindiniz? Hâlâ onlara ihtiyacınız var mı? Her birini bir süreliğine askıya almayı deneyin. Sabit fikirlere ve kurallara bağlı kalmak yerine, her alanın size nasıl olabileceğinizi ve ne yapacağınızı kendiliğinden öğretmesine izin vermek nasıl olurdu? Bu alanlar nasıl genişleyebilir ya da değişebilir?

Anda kalarak kişisel titreşimi yükseltmek

Cahillik ve ilgisizlik, mahrumiyet ve çaresizlik, unutkanlık ve değersizlik duygusu ya da şikâyet etme alışkanlığı içinde takılı kaldığınızı fark ederseniz, bu yaklaşımda gedikleri doldurabilecek şey anda mevcut olmaktır. Her şeyin altında yatan sevgi dolu şefkat ve merhamet niteliğinde bir varoluşa odaklanın. Mevcudiyetiniz arttıkça, sağlıksız duygusal alışkanlıklarınızı daha erken fark edebilirsiniz. “Bilmem” dediğinizi duyduğunuzda, “Bununla ilgili neler biliyorum?” diye sormayı deneyin.

Bir arkadaşınıza “Ben iyi dans edemem” derken kendinizi bulduğunuzda, bu düşüncenin tek bir doğru tanım olmadığını hatırlayın. İlginç, size has ya da yaratıcı şekillerde hareket ettiğinizi düşünerek bu yargıyla eğlenebilirsiniz. Dans etmenin size özgü hâlini yaşamak, bu hareketleri hayatınızın bir parçası yapmak nasıl olurdu? Olumsuz duygulardan arınarak frekansı yükseltme, bu örnekte duyguyu inkâr etmek değil; kendinizi sınırlayan yargıyı görüp başka bir olasılığı denemektir.

“Hiçbir zaman yeterli param olmuyor” düşüncesi yine başa sardığında kendinize şöyle diyebilirsiniz: “Dur bir dakika! Şimdiye dek hayatta kalabilecek ve belli bir seviyede yaşayabilecek kadar param oldu. İyiyim ben. Durumumu istediğim zaman, daha enteresan bir şey elde edebileceksem değiştirebilirim. Şu an bana göre enteresan bir şey var mı? Ne yaratmak istiyorum?” Bu sözler mevcut durumu yok saymak için değil, alışılmış düşünceyi sorgulayıp önünüzdeki seçeneği görebilmek için bir davettir.

Kişisel titreşim nasıl yükseltilir diye soruyorsanız, bu metnin yanıtı kendinize ve tepkilerinize daha dikkatle bakmaktan geçiyor: Size ait olmayan inançları ayırt etmek, otomatik yargıları fark etmek ve o anda verebileceğiniz daha sağlıklı karşılığı seçmek. Siz kendi hikâyenizin yazarısınız. Size gizemli bir şekilde bir yaşam hediye edildi; kendi tavrınızı, ruh hâlinizi ve hareketlilik seviyenizi seçmekte özgürsünüz. Bu dünyada sizi gerçek siz olmaktan alıkoyabilecek güçte hiçbir kuvvet olamaz.

Nehirlerde hiç acele yoktur. Oraya, suyun kenarına gittiğinizde akış hızıyla hareket etmeye başlarsınız ve bu hız sizi bu gezegen üstündeki yaşamdan çok daha eski bir akışa bağlar. Bu hızı kabullenmek bir günlüğüne bile olsa bizi değiştirir, kendi kalp atışlarımızın sesinin ötesindeki ritimleri hatırlatır. Jeff Rennicke

Akışa direnmeden frekans yükseltme

Kısaca, olumsuzluklara takılı kalmak bu metinde dört başlıkla açıklanıyor: düşük kişisel titreşim, iradenin yanlış kullanımı, dalgalar ve döngülerle uyumlu yaşamamak ve anın içinde tam olarak mevcut olamamak. Korktuğunuzda ve korkuyla savaş ya da kaç tepkileri üzerinden baş etmeye çalıştığınızda kişisel titreşiminizin düştüğü düşünülür. Bu yaklaşımda düşük frekans, olumsuz deneyimlere takılı kalmayı kolaylaştırır.

Bir dalgayı durdurmaya ya da istediğiniz yöne zorla çevirmeye çalışmak, yaşam akışında geri tepmelere ve bozulmalara yol açabilir. Deneyimi bir kenara itip yalnızca boşluğa ya da olumsuz gerçekliklere odaklanmak da mevcudiyetinizi azaltabilir. İradeyi doğru kullanmak bu nedenle zorlamak, kontrol etmek ya da direnmek değil; seçim yapabilme gücünü daha bilinçli kullanmaktır.

Bunun için üç adımı hatırlayabilirsiniz: (1) Daha yüksek bir titreşimi seçin. (2) İçinde bulunduğunuz dalganın hareketine uyum sağlayıp “akışla” birlikte ilerleyin. (3) O an her ne oluyorsa “onunla kalmayı, onunla birlikte olmayı” ve ruhunuzun bilgeliği ortaya çıkabilsin diye daha fazla mevcut olmayı seçin.

Ruhunuzu bloke eden düşünceleri ve kişiliğinize uygun olmayan ödünç alınmış katmanları fark ederek mücevher ışığınızın yaşamınıza dolması için daha temiz bir alan açabilirsiniz. Bunu kuvvet ya da zor kullanarak yapmanız gerekmez. Bu spiritüel anlatıma göre, direnç azaldığında frekansınız doğal olarak yükselir. Önemli olan, bu düşünceleri ve alışkanlıkları fark edip kendinize daha açık ve şefkatli bir seçim yapma imkânı tanımaktır.

Frekans

Penney Peirce

enerji alanı temizliği
Bireysel Danışmanlık

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler