Hayatınızda Bir Şeyleri Değiştirmek İstediğinizde…

Binlerce yeni yol düşledim. Uyandım ve yine eski yoldan yürüdüm.
Çin Atasözü

Hayatınızda bir şeyleri değiştirmek istediğiniz çok olmuştur, değil mi? Belki yeni yıl yaklaşırken kendinize bir liste yaptınız: Sağlıklı beslenmek, 5 kilo vermek, düzenli spor yapmak, hobilerinize vakit ayırmak, tiyatroya gitmek, stresten uzak durmak ya da sigarayı bırakmak… Peki, yılın sonuna yaklaşırken listenize baktığınızda, bunlardan hangileri gerçekten hayatınızın parçası oldu?

Gerçekleştirebildikleriniz için sizi tebrik ederim. Ben bugün, her yıl listenizde yer alan ama bir türlü hayata geçmeyen istekleri konuşmak istiyorum. Çünkü hayatını değiştirmek istemek ile değişime doğru adım atmak her zaman aynı şey değil. Bazen ne istediğimizi bilir, hatta bunu tekrar tekrar düşleriz; fakat gündelik hayatta yine bildiğimiz yoldan yürürüz.

Hayatını değiştirmek neden aynı döngüye takılabilir?

Dönme dolabı bilirsiniz: Sürekli döner durur ve sonunda yine aynı yere gelir. Biz de yaşadığımız olaylarda zaman zaman benzer döngülerin içinde kalırız. Döner dururuz ama aynı yere geldiğimizi fark etmeyebiliriz. İlişkilerimizde, iş hayatımızda ya da kendimizle ilgili kararlarımızda tekrar eden durumlar bunun işareti olabilir.

Hayatımıza giren insanlar bile bu dönme dolabın bir parçası gibi görünebilir. Hep serseri erkekleri hayatınıza çektiğinizi ve ciddi bir ilişkinizin olmadığını düşünmüşsünüzdür, değil mi? Sonra şaşırarak, sizinleyken sorunlu olan erkek arkadaşınızın sizden ayrıldıktan sonra iyi ilişkiler yaşadığını fark edersiniz. Ya da iş yerindeki sıkıntılar yüzünden iş değiştirirsiniz; bir süre sonra yeni işinizde de benzer sorunlarla karşılaşırsınız.

Ne oluyor? Siz dev bir mıknatıs mısınız ve istemediğiniz her şeyi üzerinize mi çekiyorsunuz? “Dev mıknatıs, bana istediklerimi getirir misin?” diye sormak kolay; ama benzer deneyimler tekrarlandığında kendimize yöneltebileceğimiz daha açıklayıcı bir soru var: “Burada fark etmem gereken nedir?”

Tekrarlayan döngülerden kurtulmak için önce yaşadığınız durumu ve kendi tercihlerinizi gözden geçirin. Bu, her şeyin sizin kontrolünüzde olduğu ya da yaşananlardan sizin sorumlu olduğunuz anlamına gelmez. Buradaki amaç, tekrar eden örüntü içinde sizin fark edebileceğiniz seçimleri, beklentileri ve alışkanlıkları ayırt etmektir. Kendinize, “Bu deneyimde ne benim tercihimdi, neyi otomatik olarak yaptım?” diye sorabilirsiniz.

Alışkanlıkları değiştirmek için düşünceleri fark edin

Döngülerimizi alışkanlıklarımızla besleriz. Aynı düşünce ve tepkilere tekrar tekrar döndüğümüzde, yeni bir sonuç beklemek zorlaşır. Bu nedenle değişim isteği, yalnızca dış koşulları değiştirmekle sınırlı kalmayabilir; kendi düşünce alışkanlıklarımızı da fark etmeyi gerektirir. Hayatımda değişiklik yapmak istiyorum diyen biri için başlangıç noktalarından biri, otomatik olarak verdiği tepkileri ve bunların hangi beklentilerle bağlantılı olduğunu gözlemlemektir.

Düşünce nedir? Bu yazının yaklaşımında düşünceler, yoğunlaştırılmış enerji parçacıkları olarak ele alınıyor; günde 50 ya da 60 bin düşünce ürettiğimiz ve bunların çoğunun farkında olmadığımız ifade ediliyor. Bu düşüncelerin nasıl işlediğini kesin bir bilimsel açıklama gibi değil, metnin düşünce ve alışkanlık ilişkisine dair bakış açısı olarak değerlendirmek gerekir. Buradaki temel vurgu şudur: Farkında olmadığımız düşünce kalıpları da seçimlerimizi ve yaşadığımız durumlara verdiğimiz tepkileri etkileyebilir.

Metin, alışkanlıklarımızın merkezinde bilinçaltının bulunduğunu ve düşüncelerin yaşamımızı şekillendirebildiğini savunuyor. Bu bakış açısıyla düşünce tarzını değiştirerek hayatı değiştirmek, bir şeyi yalnızca olumlu düşünerek kendiliğinden oldurmak değil; tekrar eden düşünceleri fark edip farklı bir tepki ve seçim ihtimaline açık olmaktır. Yeni bir düşünceye yer açmak, eski yoldan otomatik biçimde yürümediğimizi fark etmemize yardımcı olabilir.

Örneğin, erkek arkadaşınızın sizi kıskandığını sürekli düşünmeniz, onun davranışlarını bu beklenti üzerinden yorumlamanıza yol açabilir. Zamanla kıyafetlerinize karışması ya da sizi kısıtlaması, ilişkide tekrar eden bir örüntüye dönüşebilir. Yazının örneğinde, kıskanç erkeklerle birlikte olma döngüsünün bir parçası, kıskançlığı baştan varsayan düşünce alışkanlığıdır. Bu örneği fark etmek, yaşananları görmezden gelmek değil; benzer durumlar tekrar ettiğinde kendi beklentilerinizi ve sınırlarınızı da gözden geçirmektir.

Yeni yollar deneyerek rutini tazeleyin

Döngülerden nasıl çıkarız? Dev mıknatısımızın bize istediklerimizi getirmesi için ne yapmalıyız? Öncelikle yeni düşüncelere ve deneyimlere açık olmalıyız. Sürekli aynı şeyleri düşünüp aynı biçimde davranarak farklı bir şey oluşturamayız. Alışkanlıkları değiştirmek, bir anda bütün hayatı tersine çevirmek zorunda olduğunuz anlamına gelmez; gündelik rutinde küçük bir yeniliğe yer açmak da eski otomatik akışın dışına çıkma fırsatı yaratabilir.

  • Her gün hayatınıza yeni bir şey katın.
  • Farklı tatlar deneyin; güne farklı bir hisle başlayın.
  • Kullandığınız kokuda ya da yaptığınız makyajda bir değişiklik deneyin.
  • İşe gittiğiniz yolu değiştirin.
  • Daha önce dinlemediğiniz bir tarzda müzik dinleyin.
  • Uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşınızla buluşun ve onunla farklı konulardan konuşun.

Bu öneriler tek başına bütün sorunları çözecek sihirli adımlar değildir. Ama yeniliği günlük yaşamda deneyimlemenize, alışılmış seçimlerinizi fark etmenize ve kendinize başka bir yol deneme alanı açmanıza yardımcı olabilir. Önemli olan, yalnızca yeni yollar düşlemek değil, mümkün olan küçük değişikliği gerçekten uygulamaktır.

Çin atasözünün dediği gibi, her gün yeni yollardan yürüdüğünüzü düşler ama sıra uygulamaya geldiğinde yine eski bildiğiniz yoldan yürürseniz döngülerinizden kurtulamazsınız. Yeniliğin size kattıklarından biri de farklılık duygusudur. Yeni bir zeminde başka duygular hissedebilir, aynılığı ve bildik tepkileri bir süreliğine geride bırakabilirsiniz. Bu tazelik, hayatınızdaki tekrarları fark etmek için de bir alan açar.

Unutmayın: Yeni döngüler yaratabilmek için an’da olmaya; an’da kalabilmek için de tazelenmeye, yeni olmaya ihtiyacınız var. Değişim, düşlediğiniz yolu fark edip o yolda yürümeye başladığınızda anlam kazanır.

Dönme dolaptan inip özgürce kırlarda koşmanız dileğiyle,

hayatını değiştirmek
Bireysel Danışmanlık

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler