İsteklerimize Sahip Olmayı Seçmek – Kontrol Sende Kitabı

Albert Einstein’ın güzel bir sözü vardır;

“Delilik: Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemektir.”

Aynı şeyleri yapıp bir şeylerin değişmesini beklemek, çoğu zaman kendimizi kandırmaktan başka bir sonuç vermez. Kâinatta her şeyin hareket hâlinde olduğu düşüncesi de burada önemli bir hatırlatmadır: Değişim, hareketle ve yeni bir adım atmakla mümkün olur. Hareketsiz kalıp aynı yolu izlerken farklı bir sonuca ulaşmayı beklemek yerine, önce kendi payımıza düşen hareketi seçmemiz gerekir.

İsteklerimize sahip olmak için ne yapmalı?

Son adım olarak zihninizi yoklayın ve kendinize şu soruyu sorun: “Bu isteğimi elde etmem için atmam gereken adımlar neler?” İsteğinizin gerçekleşmesi ya da ona sahip olmanız için yapmanız gerektiğini düşündüğünüz işler, aynı zamanda o istek uğruna ödemeniz gerektiğine inandığınız bedeli gösterir.

Bu soruya hemen büyük ve zor bir cevap vermek zorunda değilsiniz. Önce, hedefinize yaklaşmak için hangi adımları gerekli gördüğünüzü ve bu adımlardan hangilerinin sizi durdurduğunu fark edin. Bazen gerçekten bir emek vermemiz gerekir; bazen de isteğin önüne koyduğumuz bedel, kendi varsayımımızdan ibarettir. İstekleri gerçekleştirmek, bu ayrımı görebilmekle ve seçtiğimiz düşüncenin davranışlarımızı nasıl etkilediğini anlamakla başlar.

çekim yasası

İsteğinize sahip olmak için ya o bedeli ödeyip atmanız gereken adımları atacaksınız ya da adım ve bedel tanımınızı daha ulaşılabilir bir biçimde yeniden değerlendireceksiniz. Bunun yolu, kendinize karşı dürüst olmaktan ve neye inandığınızı fark etmekten geçer. Bir adımın zor görünmesi, onun imkânsız olduğu anlamına gelmez; öte yandan, yalnızca kendinizi yetersiz gördüğünüz için bir hedefi ulaşılmaz sayıyor da olabilirsiniz.

Örneğin benim BMW sahibi olabilmek için biçtiğim bedel, kelli felli, kolay para kazanan ve rahat para harcayan bir adam olmaktı. Böyle düşündüğümde BMW sahibi olabilmem için önce o adam gibi davranmam, hatta onun yaşadığını düşündüğüm hayatı kendi hayatımda oluşturmam gerektiğine inanıyordum. Sanki o kişinin bütün özelliklerini edinmeden istediğim şeye sahip olmama izin veremezdim.

Bu tanım, isteğin kendisinden çok benim ona yüklediğim koşulları anlatıyordu. BMW’ye sahip olabilecek adamı yalnızca belli bir kalıpla tanımlarsam, kendimi o kalıbın dışında tuttuğum sürece hedefimi de kendimden uzaklaştırırım. Başka bir seçenek ise bu tanımı yeniden gözden geçirmektir: Kendi seviyemdeki birinin de BMW sahibi olabileceğini kabul etmek. Böylece isteğim değişmeden, ona ulaşabileceğime dair koyduğum şart değişebilir.

Hangi düşünceyi seçerseniz yaşam onun işaretlerini önünüze getirecektir. Bu, yalnızca düşünerek istediğiniz şeye sahip olacağınız anlamına gelmez; düşünceniz neyi mümkün gördüğünüzü, hangi seçeneği değerlendirdiğinizi ve hangi adımı atmaya hazır olduğunuzu etkiler. İsteklerimize sahip olmak için ne yapmalı diye sorarken, hedefimizi değil, ona dair kendi tanımımızı da sorgulamalıyız.

Çekim yasasında eyleme geçmek neden önemlidir?

İstediğiniz şey ya da servet, çoğunlukla korktuğunuz ve yapmaya direndiğiniz şeylerin altında olabilir. Korkularla yüzleşmek, kendinizi zorlayıp her şeyi bir anda başarmak demek değildir. Önünüzdeki adımı görebilmek ve o adımı atmaya niyet etmek demektir. Çekim yasasında eyleme geçmek, isteğinizi yalnızca zihninizde tutmayıp onun için yapabileceğiniz şeyleri hayata taşımaktır.

Atmanız gereken adımları attıkça yeni fırsatları fark etmeniz de kolaylaşabilir. Bir söz vardır; “çok gezen mi bilir çok okuyan mı?” diye. Onlarca, yüzlerce, binlerce kitap okusanız dahi öğrendiklerinizi eyleme dökmediğiniz sürece bunların size faydası olmayacaktır. Sahip olduğunuz bilgiyi kullanmadıkça, ona sahip olmak sizi ayrıcalıklı kılmaz. İstekleri gerçekleştirmek için harekete geçmek, bildiğinizi küçük de olsa bir davranışa dönüştürmekle başlar.

The Secret kitabını okuyanların birçoğu, çekim yasasının işleyişini “oturduğun yerden imgeleyeceksin ve isteğin hop elinde olacak” diye yorumluyor. Ancak sistem bu şekilde çalışmıyor. Bu yaklaşımda niyet ve imgeleme, hareketin yerine geçmez; atılacak adımları görmeye ve onlara yönelmeye eşlik eder. Hareket ederseniz enerji yaratırsınız; eyleme geçerseniz enerjiyi harekete geçirirsiniz.

Beklemek yerine kendi gücünüzü kullanın

Oturduğunuz yerde beyaz atlı prensi beklerseniz, beklemeye devam edersiniz. Aslında bu da bence bir paradokstur. Yıllarca kızlar, beyaz atlı bir prensin gelip onları kurtaracağı masalını dinledi. Gerçekten beyaz atlı prensin onları nereden ya da kimden kurtarması gerektiğini hiç sorgulayan olmadı.

Kurtarılmayı beklemek, gücünüzün olmadığına ve birilerinin sizden daha güçlü olduğuna inandığınız anlamına gelebilir. Oysa burada asıl soru, kendi seçiminizi ve iradenizi ne kadar kullanabildiğinizdir. Harekete geçmek, kendi gücünüzün farkına varmak; bu konuda irade beyan etmek ve istediğinizi elde etmeye niyetlenmektir. Attığınız adımlar, önceden göremediğiniz seçenekleri fark etmenize yardımcı olabilir.

Seçeneklerinizi artırmak için harekete geçin ve akışta olun. Yapmanız gerekeni yapıp gerisini yaratıcıya bırakın. Bu, sonucu zorla kontrol etmek yerine kendi sorumluluğunuzdaki adımı atmak ve sonrasına açık kalmaktır. Göreceksiniz ki sizin için en iyisi ve en hayırlısı gelecektir.

Ben bunu onlarca kez yaşadım. İlk başta direndiğim ve üzüldüğüm şeylerin benim için harika fırsatlar olduğunu da onlarca kez gördüm. Bazen bir adımın ardından gelen sonuç, başlangıçta tasarladığımızdan farklı olabilir. Bu nedenle isteğinize yönelirken hem gerekeni yapmak hem de karşınıza çıkan imkânları fark etmek önemlidir.

İsteğinizi belirleyin, ona sahip olmanız için gerekli gördüğünüz bedeli ve adımları sorgulayın; ardından atabileceğiniz adımı atın. Çekim yasasıyla ilgili bu yaklaşımın özü, yalnızca beklemek değil, farkındalıkla seçmek ve harekete geçmektir.

Kontrol Sende Kitabı
Halis ŞAHİNER

Halis Şahiner’le Bireysel Danışmanlık

çekim yasası

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir