Kendi Değerinizi Yükseltin

“Bir insanın kaderini belirleyen ya da daha doğrusu gösteren, kendisi hakkında ne düşündüğüdür.”

Henry David Thoreau

Öz değer, kendiniz hakkında ne düşündüğünüzle başlar

Bu dünyada, nihayetinde tam olarak hak ettiğinizi düşündüğünüz şeyi alırsınız; ne eksik ne fazla. Bu düşünce, insanın kendisi hakkında taşıdığı yargıların ve beklentilerin yaşamına nasıl yön verebildiğini anlatır. Kendinize biçtiğiniz değer; neyi mümkün gördüğünüzü, hangi fırsatlara açık olduğunuzu ve kendi yaşamınız için nasıl bir standart belirlediğinizi etkiler.

Henüz 17 yaşındayken hayatımı değiştiren, 93 yaşında güçlü bir adamla tanıştım. Bana, gerçek değerimi yükselten ve benim için neyin mümkün olduğuna dair inancımı değiştiren derin ve ilham verici bir gelecek vizyonu kazandırdı. Şunu öğretti: Bir şeyi görebildiğinde, o olabilirsin. O olağanüstü adam bana “Ben bir dâhiyim ve dehamı kullanıyorum” olumlamasını verdi ve bunu hayatımın geri kalanında her gün söylememi istedi.

O zamanlar okuma yazma bilmeyen genç bir sörfçüydüm. Yine de ona güvendim ve rehberliğini özenle izledim. 31 yılı aşkın süredir bu olumlamayı bir gün bile kaçırmadan söylüyorum. Bugün olduğum kişi ve bulunduğum yerde olmamın en önemli nedenlerinden birinin bu olduğuna inanıyorum. Bu deneyim, kendime dair düşüncelerimin ve kendime söylediklerimin benim için neyin mümkün olduğuna bakışımı nasıl değiştirdiğini gösterdi.

Öz değer nasıl yükseltilir?

Neye inandığınız ve kendinize ne söylediğiniz, nasıl bir hayat süreceğiniz üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Kendi kaderinizin yaratıcısı olduğunuzu söylerken kastettiğim, her koşulu tek başınıza kontrol edebileceğiniz değil; düşünceleriniz ve seçimlerinizle hayatınızın senaryosuna katkıda bulunduğunuzdur. Kendinize ne kadar saygı ve sevgiyle yaklaşırsanız, kendi kapasitenizi ve önünüzdeki imkânları da o ölçüde farklı görebilirsiniz.

Peki kendine değer verme nereden başlar? Önce kendinize dair hangi düşünceleri tekrarladığınıza ve bunların size neyi mümkün ya da imkânsız gösterdiğine bakın. Ardından, yalnızca başkalarının beklentilerine göre değil, kendi içsel yönelişinizi dinleyerek nasıl bir yaşam istediğinizi tanımlayın. Bu yaklaşımda öz değer, bir unvan ya da dışarıdan alınan onay değil; kendi varlığınızı ve yaşam ifadenizi küçümsemeden kabul edebilmenizdir. Kendinize verdiğiniz değeri yükseltmek, hayattan ne beklediğinizi ve kendiniz için hangi standardı benimsediğinizi de açıkça sahiplenmek demektir.

Bir dahi olmak, yüksek bir IQ’ya sahip olmak ya da üniversite diploması taşımak anlamına gelmez. Bunlar tek başlarına doyumu veya bilgeliği garanti etmez. Olumlamamın ne anlama geldiğini kavramam ise yıllar süren deneyim gerektirdi: Dahi olmak, ruhunuzun ve içsel varlığınızın sesini dinlemek, onun aydınlanmış rehberliğini izlemektir. Buradaki vurgu, bir başarı ölçüsünden çok, kendinize özgü yönünüzü fark edip onu yaşamınızda kullanmanız üzerinedir.

O ses sizi tanır ve verdiği mesajlardan biri de büyüklüğe layık olduğunuzdur. Kendinize değer vermek neden önemlidir? Çünkü kendinizi sürekli daha azına layık gördüğünüzde, isteklerinizi ve yapabileceklerinizi de daraltabilirsiniz. Gerçekten değerli olduğunuzu; olmayı, yapmayı ve dünyanın sunduğu armağanlara sahip olmayı hak ettiğinizi kabul ettiğinizde ise önünüzdeki imkânlara başka türlü yaklaşabilirsiniz. Hayat bir akıl oyunudur; öz değer, güçlü bir zihnin ve ilham veren bir yaşamın anahtarıdır. Kim olduğunuzu düşündüğünüz, ne olacağınızı ve ne alacağınızı belirler.

Kendinize biçtiğiniz değer ve zenginlik

Yeni bir ülkeye girdiğinizde sınırda durur ve mallarınızı bildirirsiniz. Bu bedende var olduğunuzda da hayatınızda ne yapmak istediğinizi bildirmeniz aynı ölçüde önemlidir. Neyi istediğinizi ne kadar açıkça ifade eder ve benimserseniz, ona doğru o kadar bilinçli ilerlersiniz. Evrenin kendinize bir değer biçmenizi beklediği benzetmesinde anlatılan da budur: Bu yaklaşıma göre insan, kendisi için kabul ettiği sınırların ötesine geçmekte zorlanır.

Öz değer ve zenginlik ilişkisi de burada kurulur. Bu görüşe göre, zenginliğe layık hissetmemek onu elde etmeyi ve elde tutmayı zorlaştırabilir; kendinizi değerli görmenizse daha fazlasını istemenize ve imkânları sahiplenmenize alan açar. Bu, zenginliğin yalnızca kendinize verdiğiniz değerle belirlendiği anlamına gelmez. Demartini’nin vurgusu, kişinin kendini nasıl gördüğünün beklentilerini ve yaşam standardını etkileyebileceğidir.

Eşsiz yaşam ifadenizin değerini kabul etmezseniz, hangi biçimde olursa olsun dünya onun değerini siz kabul edene kadar düşürmeye devam edecek. Bunu bir lütuf olarak görüyorum: Kendinize değer vermeyi öğrenmeniz için karşılaştığınız geri bildirimleri fark etmenizi sağlayan bir mekanizma. Standardı siz belirlersiniz; bu değeri ne kadar yükseltirseniz, yaşamdan alabileceklerinize de o kadar açık olursunuz.

Kendinize değer vermeyi başkalarından beklemeyin; önce kendi değerinizi siz kabul edin. Demartini’nin anlatımında, kişinin kendisine verdiği değer ile zenginlik arasında güçlü bir bağ vardır. Bu düşünceyi kesin ve herkes için aynı sonucu veren basit bir denklem olarak değil, kendi beklentilerinizi ve yaşam standardınızı gözden geçirmeye davet eden bir bakış olarak okumak gerekir. Kendinize ne kadar layık olduğunuzu düşündüğünüzü sorgulayın. İnandığınız gibi alacaksınız.

How to Make One Hell of a Profit and Still Get to Heaven
John DEMARTINI

Halis Şahiner’le Bireysel Danışmanlık

öz değer

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir