Yardımcı Olmak

Yardımcı olmak istediğimizde, bazen farkında olmadan karşımızdaki kişinin kendi gücünü görmesini zorlaştırabiliriz. Onun yerine karar vermek, sorumluluğunu üstlenmek ya da her sorunu çözmeye çalışmak; düşük öz-değerini besleyebilir, onurunu zedeleyebilir ve kendi hayalleri için adım atmasını engelleyebilir. John Demartini’nin bu yaklaşımında önemli soru, yardımın kişiyi destekleyip desteklemediği ya da onun yerine hayatı üstlenmeye dönüşüp dönüşmediğidir.

Yardımcı olmak ile başkalarını kurtarmak arasındaki fark

Destek vermek, birinin kendi yolunda ilerlemesine katkı sunmaktır; kurtarıcı rolüne girmek ise onun yapabileceği şeyleri sürekli onun yerine yapmaktır. Bu ayrım kolayca gözden kaçabilir, çünkü yardım etme isteği çoğu zaman iyi niyetle başlar. Fakat iyi niyet tek başına, yardımın karşı tarafta nasıl bir etki yaratacağını belirlemez.

İnsanlara yardım etmek neden zararlı olabilir? Demartini’nin burada işaret ettiği risk, yardımın karşı tarafın sorumluluk almasını engellemesidir. Bir kişinin tüm yükünü sürekli üstlendiğinizde, onun kendi kararlarını vermesi ve kendi hayalleri için harekete geçmesi gereken alanı daraltabilirsiniz. Bu nedenle, yardımcı olmak her şeyi üstlenmek anlamına gelmez. Bazen desteğin sınırı, diğer kişinin kendi payına düşeni yapmasına izin vermektir.

Başkalarını kurtarmayı bırakmak, onları önemsememek ya da sevgiyi geri çekmek değildir. Buradaki fikir, bir başkasının hayatını onun yerine yaşamaya çalışmamaktır. Demartini’nin ifadesindeki gibi, kurtarılmayı bırakan kişi uyanıp motive olabilir; ya da öğrenmesi gereken dersi, o dersi öğrenmeye hazır başka biriyle karşılaşana kadar erteleyebilir. Her iki durumda da öğrenme süreci devam eder. Siz de karşı tarafın seçimlerinin ve sonuçlarının tamamını taşımak zorunda kalmadığınızı görebilirsiniz.

Kurtarıcı rolü baştan çıkarıcıdır: Yardım ettiğinizde gerekli, değerli ya da iyi biri olduğunuzu hissedebilirsiniz. Ancak bu his, verdiğiniz desteğin karşı tarafın gelişimine gerçekten hizmet edip etmediği sorusunu ortadan kaldırmaz. Bir adım atmadan önce, “Bu yardım onun kendi sorumluluğunu almasına katkı sağlıyor mu, yoksa sorumluluğu onun elinden mi alıyor?” diye düşünmek, niyetle sonuç arasındaki farkı görmenize yardımcı olabilir.

yardımcı olmak

Yardım ederken emeğinin karşılığını almak

Demartini, yardım etme arzusunun yanında kendi değerimizi ve bu hizmet karşılığında ne istediğimizi de dürüstçe görmemiz gerektiğini vurgular. Pek çok insan, bir şeyi bedelsiz verirse bir gün bunun başka bir biçimde ödüllendirileceğine inanabilir. Oysa karşılık beklentisini hiç dile getirmemek, hem sizin ihtiyacınızı görünmez kılabilir hem de sunduğunuz hizmetin değerini belirsizleştirebilir. Yardım ederken emeğinin karşılığını almak istemek, iyi niyetle çelişmek zorunda değildir.

“Evet, ben de biraz para ya da başarma duygusu için varım” diyebilmek, kendi isteğinizi inkâr etmemek anlamına gelir. Burada mesele, her yardımı bir alışverişe çevirmek değil; ne sunduğunuzu ve bunun karşılığında ne almak istediğinizi kendinize açıkça söyleyebilmektir. Ücret, takdir, başarı hissi ya da başka bir karşılık… Sizin için önemli olanı belirlemediğinizde, karşı tarafın bunu kendiliğinden bilmesini bekleyebilirsiniz.

Bu durumu, ne istediğini söylemeyen bir arkadaşınıza doğum günü hediyesi almaya çalışmaya benzetebilirsiniz. Arkadaşınızın neye sevineceğini tahmin edemediğinizde, istemediği bir şeyi verme ihtimaliniz vardır. Demartini’nin örneğindeki gibi, siz de hizmetiniz karşılığında ne almak istediğinizi biliyor olabilirsiniz; fakat bunu söylemekten çekindiğinizde, ihtiyacınızı ifade etmeden karşılanmasını beklemiş olursunuz.

Buradaki “test”, gerçekten ne almak istediğinizi önce kendinize, ardından dünyaya ilan edebilmektir. Ödülünüz ya da karşılığınız hakkında korku ve suçluluk duymadan berrak olduğunuzda, sunduğunuz şeyin değerini de daha açık biçimde ortaya koyabilirsiniz. Değerinizi kabul etmek ve hizmetinize bir karşılık belirlemek, neyi sevdiğinizi ve bunun karşılığında ne istediğinizi saklamamayı gerektirir.

yardımcı olmak

Kendi değerini ve istediğin karşılığı açıklamak

Metindeki evren anlatımı, kişinin kendi değerini ve tercihlerini fark etmesine yönelik bir ders olarak sunulur. “Değerim bu kadar” diyebilmek, başkalarının buna saygı göstermesini beklemeden önce kendi ölçünüzü belirlemenizdir. Bu, herkesin sizin belirlediğiniz karşılığı kabul edeceği anlamına gelmez; ancak ne sunduğunuzu ve ne istediğinizi açıkça ifade etmenizi sağlar.

Demartini’nin bu görüşünde evren, öğrenmeye yardımcı olan bir arkadaş gibidir: Hayatın farklı alanlarında karşınıza çıkan zorluklar ve dersler, ne yapmaktan hoşlandığınızı, yaptığınız şey karşılığında ne almak istediğinizi ve bu süreçte nasıl biri olmak istediğinizi açıklığa kavuşturabilir. Buradaki mesaj, her güçlüğün nedenini kesin biçimde açıklamak değil; yaşananlardan kendi tercihleriniz ve değeriniz hakkında ne öğrenebileceğinizi düşünmektir.

Öyleyse yardım etmeden önce hem karşınızdakinin sorumluluğunu hem de kendi isteğinizi hesaba katın. Onun yerine yaşamak zorunda değilsiniz; kendi emeğinizi ve beklentinizi de yok saymak zorunda değilsiniz. Demartini’nin bu yaklaşımındaki son vurgu, sevdiğiniz ve hak ettiğinizi hissettiğiniz şeylere sahip olabilmek ve kendinizi sevmeyi öğrenmektir. Yardımcı olmak, başkasını kurtarmaya çalışmadan da mümkün olabilir.

How to Make One Hell of a Profit and Still Get to Heaven

John DEMARTİNİ

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir