Yaşamın Kuralları

Doğarken dünyaya bir kullanma kılavuzu ile gelmediniz. Yine de yaşarken karşılaştığınız durumlar, seçimleriniz ve ilişkileriniz size çok şey öğretebilir. Cherie Carter-Scott’un sıraladığı yaşamın kuralları, değişmez ve herkese aynı şekilde uygulanacak hükümlerden çok, hayatı anlamak ve kendi tutumlarımız üzerine düşünmek için bir davet niteliğindedir.
Yaşamın kuralları: Hayata dair 14 ders
“Yaşam kuralları nelerdir?” diye soruyorsanız, bu maddeler kendinizi kabul etmekten deneyimlerden öğrenmeye, seçimlerinizin sorumluluğunu almaktan iç sesinizi dinlemeye uzanan bir düşünce çerçevesi sunuyor. Her maddeyi kendi yaşamınızla ilişkilendirerek okumak, hayatın kuralları üzerine daha kişisel ve anlamlı biçimde düşünmenize yardımcı olabilir.

- Size bir vücut verilecektir. Onu beğenebilir ya da ondan nefret edebilirsiniz; ancak ömrünüzün geri kalanı boyunca ona sahip olacaksınız. Bu düşünce, kendinizi başkalarıyla kıyaslamak yerine bedeninizle kurduğunuz ilişkiye ve ona gösterdiğiniz özene bakmaya çağırır.
- Dersler öğreneceksiniz. “Yeryüzünde Yaşam” isimli tam zamanlı bir okula kaydoluyorsunuz. Bu bakış açısında her kişi ve her olay birer Evrensel Öğretmen’dir. Karşılaştığınız deneyimlere yalnızca iyi ya da kötü diye bakmak yerine, onların size ne düşündürdüğünü de sorabilirsiniz.
- Hatalar yoktur, yalnızca dersler vardır. Büyümek bir deneyim sürecidir; “başarı” kadar “yenilgiler” de bu sürecin parçasıdır. Bir sonuç beklendiği gibi olmadığında, bunu yalnızca başarısızlık olarak görmek yerine, sonraki seçiminize ışık tutabilecek bir deneyim olarak değerlendirebilirsiniz.
- Bir ders öğrenilene kadar tekrar edilir. Aynı konu, siz onu fark edene kadar farklı biçimlerde karşınıza çıkabilir; ardından bir sonraki derse geçebilirsiniz. Tekrar eden bir durumla karşılaştığınızda kendinize “Burada neyi görmem gerekiyor?” diye sormak, alışılmış tepkinizi fark etmenizi sağlayabilir.
- Kolay dersleri öğrenemezseniz, dersler giderek zorlaşır. Kitaptaki bu yaklaşım, dışsal sorunları içsel durumla ilişkilendirir ve içsel engeller değiştiğinde dünyaya bakışın da değişebileceğini söyler. Bu, her zorluğun yalnızca kişinin iç dünyasından kaynaklandığı anlamına gelmek zorunda değildir; burada acı, dikkatinizi bir konuya yönelten bir işaret olarak ele alınır.
- Davranışlarınız değiştiğinde bir dersi öğrendiğinizi anlarsınız. Bilgelik egzersizdir; yalnızca bir şeyi bilmek değil, onu yaşamda uygulamak önemlidir. “Bir şeyin bir parçası, hiçbir şeyin birçoğundan daha iyidir” düşüncesi de kusursuzluğu beklemek yerine küçük bir adım atmayı hatırlatır.
- “Bura”dan daha iyi bir “orası” yoktur. “Orası” dediğiniz yere vardığınızda, bu kez daha iyi görünen başka bir “orası” belirebilir. Sürekli gelecekteki koşulların değişmesini beklemek, içinde bulunduğunuz anı gözden kaçırmanıza neden olabilir. Bu madde, bulunduğunuz yeri fark etmeye davet eder.
- Diğer insanlar yalnızca sizin aynanızdırlar. Metindeki bu metafora göre başkalarında sevdiğiniz ya da hoşlanmadığınız yönler, kendinizdeki bazı özellikleri de görünür kılabilir. Bu, insanları bütünüyle kendiniz üzerinden yorumlamanız gerektiği anlamına gelmez; tepkilerinize merakla bakmanız için bir fırsat sunar.
- Yaşamınız size bağlıdır. Yaşam size tuvali sunar, resmi siz yaparsınız. Yaşamınıza sahip çıkın, yoksa başkası sahip çıkacaktır. Bu güçlü ifade, her koşulu kontrol edebileceğinizi değil, kendi seçimlerinizde ve yönünüzde söz sahibi olduğunuzu vurgular.
- Daima ne isterseniz onu alırsınız. Kitap, bilinçaltının kendinize çektiğiniz enerjileri, deneyimleri ve insanları belirlediğini söyler; ne istediğinizi anlamanın yollarından biri olarak sahip olduklarınıza bakmayı önerir. Bu iddiayı kesin bir hayat yasası gibi değil, arzularınız ve tekrar eden seçimleriniz üzerine düşünmeye yönelik bir bakış olarak okuyabilirsiniz. “Kurbanlar yoktur, yalnızca öğrenciler vardır” sözü de deneyimlerden öğrenme fikrini sürdürür.
- Doğru ya da yanlış yoktur, ama sonuçlar vardır. Bu madde, ahlaki yargıların ötesinde davranışların sonuçlarına dikkat çeker. Yargılamalar bazen alışılmış davranış kalıplarını koruyabilir; yine de seçimlerinizin etkilerini görmek ve yapabildiğinizin en iyisini yapmak önemlidir.
- Cevaplar kendi içinizdedir. Çocukların başkalarının rehberliğine ihtiyacı vardır; olgunlaştıkça ise “Ruhun Yasaları”nın yazılı olduğu kalbimize güveniriz. Bildikleriniz duyduklarınızdan, okuduklarınızdan ya da size söylenenlerden daha fazladır. Yapmanız gereken, bakmak, dinlemek ve güvenmektir. Bu düşünce, dışarıdan gelen önerileri yok saymayı değil, onları kendi iç sesinizle birlikte değerlendirmeyi hatırlatır.
- Tüm bunları unutacaksınız. Kuralları bilmek, onları her an hatırlayacağınız anlamına gelmez. Gündelik hayatın içinde bazı düşünceler geri planda kalabilir; bunu da öğrenme sürecinin bir parçası olarak görebilirsiniz.
- Ne zaman arzu ederseniz hatırlayabilirsiniz. Unutulan bir düşünce yeniden akla gelebilir ve ona farklı bir gözle bakılabilir. Hayatı daha iyi yaşamak için kurallar, sizin yerinize karar vermez; yaşadıklarınızın içindeki anlamı fark etmenize yardımcı olabilir.
Bu yaşam derslerini kendi hayatınızda düşünmek
Bu maddelerin ortak noktası, yaşamı yalnızca dış koşullardan ibaret görmemek; deneyimlerinize, davranışlarınıza ve seçimlerinize de dikkat etmektir. Yaşam dersleri ve kişisel gelişim, burada kusursuz olma çabasından çok, tekrar eden durumları fark etmek ve gerektiğinde farklı davranmayı denemekle ilişkilidir. Her kuralı olduğu gibi kabul etmek zorunda değilsiniz; hangisinin sizde karşılık bulduğunu, hangisinin yeni bir soru doğurduğunu düşünebilirsiniz.
Cherie Carter-Scott’un “If Life is a Game, These are the Rules” adlı kitabından alınmıştır.

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız





