`Neden zengin değilim?` diyorsanız

Muhtemelen hâlâ “Neden zengin olamıyorum?” diye merak ediyor; tasarruf yapamadığınızı veya harcamalarınızı kontrol altına alamadığınızı düşünüyorsunuz. Para yönetimi teoride basit görünür: Çok kazan, az harca. Ancak kararlarımız yalnızca bu hesaba dayanmaz; deneyimlerimiz, alışkanlıklarımız ve içinde bulunduğumuz koşullar da harcama biçimimizi etkiler. Bu nedenle zengin olamama nedenleri arasında yalnızca gelir düzeyi değil, parayla ilgili günlük kararlarımız da vardır. The Balance sitesinde yayımlanan makaledeki yaklaşımlardan yola çıkarak bu alışkanlıklara birlikte bakalım.

Her şeye sahip olacağım düşüncesinden kurtulun
Sürekli yeterli paranız olmadığını düşünüyorsanız hayata bakışınızı ve bu düşüncenin kararlarınıza nasıl yansıdığını gözden geçirin. Psikoloji alanındaki yaklaşımlarda dar görüşlü bakış açısının, geleceği hesaba katmayı zorlaştırarak kısa vadeli kararları öne çıkarabildiği ifade edilir. Kredi kartıyla harcama yaparken ödemenin daha sonra yapılacağını gözden kaçırmak buna bir örnektir: Alışveriş anında alınan şeyin bedeli görünmez, fakat borç daha sonra karşınıza çıkar.
Mahrumiyet duygusu da benzer biçimde kararlarınızı etkileyebilir. Sahip olmadığınızı düşündüğünüz şeylere ulaşmak için gereğinden fazla harcama yapabilir, elinizdekileri fark etmekte zorlanabilirsiniz. Böylece neye sahip olursanız olun hiçbir şey yeterli gelmiyormuş gibi hissedebilirsiniz. Bu bakış açısı bir gecede değişmez; ancak dikkatinizi eksik olana değil, hâlihazırda sahip olduklarınıza çevirmek başlangıç olabilir.
Şu an sahip olduğunuz şeyleri yazmayı deneyin. Bu, maddi hedeflerinizden vazgeçmeniz anlamına gelmez. Amaç, yalnızca eksiklere odaklanmak yerine mevcut durumunuzu daha dengeli görebilmektir. Para yönetimi de nerede olduğunuzu açıkça fark ettiğinizde daha anlaşılır hâle gelir: Ne harcadığınızı, neyi önemsediğinizi ve hangi kararları tekrar ettiğinizi değerlendirebilirsiniz.

Sizi harcamaya iten tetikleyicileri bulun
Para ve harcamalarla ilişkimiz kişiseldir. Herkesin para hakkında farklı değerleri ve inançları olsa da harcama kararlarını etkileyen özel tetikleyicileri olabilir. Bulunduğunuz yer, ortam veya o sıradaki duygularınız normalden daha fazla harcama yapmanıza yol açabilir. Örneğin alışveriş konusunda zorlanıyorsanız en sevdiğiniz mağazanın önünden geçmek sizi içeri girmeye yöneltebilir. Yorgun ya da üzgün olduğunuzda ise kendinizi internetten bir şeyler alırken bulabilirsiniz.
Bu yüzden yalnızca ne satın aldığınıza değil, harcamadan hemen önce ne olduğuna da bakın. Hangi ortamdaydınız, ne hissediyordunuz, alışveriş size o anda ne sağlıyor gibi görünüyordu? Bu soruların cevaplarını not etmek, tekrarlayan durumları fark etmenizi sağlar. Tetikleyiciyi tanımak harcamayı otomatik bir tepki olmaktan çıkarıp kararınızı yeniden değerlendirmek için size bir fırsat verir.
Kendinize has bu durumları belirledikten sonra davranışınızı gözden geçirin. Harcama isteği geldiğinde hemen karar vermek yerine bir süre beklemek veya sizi tetikleyen ortamdan uzaklaşmak, seçiminizi daha bilinçli yapmanıza yardımcı olabilir. Buradaki amaç kendinizi suçlamak değil; hangi koşullarda bütçenizin dışına çıktığınızı anlayarak para yönetimini kendi alışkanlıklarınıza göre düzenlemektir.
Finansal hedefleriniz için alışkanlıklarınızın dışına çıkın
Finansal durumunuzu iyileştirmek, çoğu zaman mevcut yaşam tarzınızda bazı değişiklikler yapmayı gerektirir. Borçlarınızı ödüyor ya da emekliliğiniz için birikim yapıyor olabilirsiniz; her iki durumda da hedefinize ulaşmak için günlük davranışlarınızı gözden geçirmeniz gerekir. Ancak alıştığınız düzeni değiştirmek kolay değildir. İnsanlar genellikle kendilerini rahat hissettikleri yaşam biçimini sürdürmeyi tercih eder.
Bu nedenle “finansal durum nasıl iyileştirilir?” sorusunun yanıtı yalnızca daha fazla kazanmayı düşünmekten ibaret değildir. Harcamalarınızı ve hedeflerinizi karşılaştırın: Hangi alışkanlıklarınız borçlarınızı azaltmanızı veya tasarruf etmenizi zorlaştırıyor? Nerede küçük ama sürdürülebilir bir değişiklik yapabilirsiniz? Zengin olmak için para yönetimi, hedeflerinizi belirleyip günlük kararlarınızın bu hedeflerle uyumlu olup olmadığını düzenli olarak değerlendirmeyi de içerir.
Kendinizi rahat hissettiğiniz yaşam tarzının dışına çıkmak, her şeyden vazgeçmek demek değildir. Önceliklerinizi seçmek ve alıştığınız bazı harcamaları yeniden değerlendirmek demektir. Değişimi tek seferde kusursuz biçimde gerçekleştirmek zorunda değilsiniz; bugün atacağınız küçük bir adım, yeni bir düzen kurmanın başlangıcı olabilir. Unutmayın, en büyük başarılar bazen alışık olduğunuz rahatlığın dışında sizi bekler.
Finansal sorunlarınızla yüzleşin
İnsanlar baskı yaratan veya acı veren durumlardan kaçınabilir. Finansal konularda da benzer bir tutum görülebilir: Banka hesabını ya da kredi kartı ekstresini kontrol etmemek, karşılaşılacak sonucun kaygı vereceği düşüncesinden kaynaklanabilir. Dan Galai ve Orly Sade’nin araştırmalarında yatırımcıların olumsuz bilgilerden ve riskli durumlardan kaçınma eğilimi ele alınır. Araştırmacıların “devekuşu etkisi” adını verdiği tutum, riskli finansal durumları görmezden gelerek başınızı kuma gömmeye benzetilir.
Bu araştırma yatırımcıların tutumuyla ilgili olsa da, finansal sorunları görmezden gelme davranışını anlamak için de bir benzetme sunar. Hesabınızı veya ekstrenizi açmamak kısa süreliğine rahatsız edici bir duygudan uzak durmanızı sağlayabilir; ancak borcun, harcamanın ya da başka bir sorunun ne durumda olduğunu öğrenmenizi de engeller. Sorunu bilmemek, onu yönetmeyi kolaylaştırmaz.
Devekuşu etkisinden kurtulmak için önce mevcut durumunuzla yüzleşin. Hesap hareketlerinize, borçlarınıza ve düzenli harcamalarınıza sakin biçimde bakın. Sorunları bir kerede çözmek zorunda değilsiniz; ilk adım onları saklamadan görebilmektir. “Neden zengin olamıyorum?” sorusuna yanıt ararken kısa vadeli kararlarınızı, harcama tetikleyicilerinizi, değişime direndiğiniz noktaları ve görmezden geldiğiniz finansal konuları birlikte değerlendirin. Böylece durumunuzu daha iyi yönetmek için nereden başlayacağınızı görebilirsiniz.
Alıntıdır.
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız







