Kendin Olmak

Kendin olmak, kendini kabul etmekle başlar
Huzurlu, mutlu ve daha kolay bir hayatın yolu kendimizi olduğumuz gibi kabul etmekten geçer. Kendin olmak, başkalarının beklentilerine göre şekillenmek yerine kendine ait olanı fark etmeye ve ona alan açmaya başlamaktır. Kendini kabul etmek, her özelliğini değiştirmeden onaylamak zorunda olduğun anlamına gelmez; önce kendini yargılamadan görebilmeyi ve şu an olduğun hâlinle temas kurmayı anlatır.
Olduğun gibi kendini kabul etmek, yaşamı kolaylaştıran ve akışta olmamıza yardımcı olan bir yaklaşım olarak düşünülebilir. Kendimizi sürekli eksik ya da yanlış görmeye çalıştığımızda, dikkatimizi sahip olduğumuz imkânlardan uzaklaştırıp olmadığımız biri olmaya harcayabiliriz. Oysa kendimizle ilgili fark ettiklerimizi yok saymadan ele aldığımızda, nasıl yaşamak ve ne yaratmak istediğimizi daha açık biçimde sorgulayabiliriz.
Kendin olmanın önemi, yalnızca kendini iyi hissetmekten ibaret değildir. Kendimizi olduğumuzdan daha az görmeyi bıraktığımızda, kendi seçimlerimizi ve yaratma kapasitemizi de daha fazla fark edebiliriz. Bu, hiçbir şeyi değiştirmeden olduğu yerde kalmak demek değildir. Kendini kabul etmek, kendine karşı savaşmadan değişim ve yeni olasılıklar için yer açmak anlamına gelebilir.
Gerçekten olabileceğimiz neyi olmayı reddediyoruz ki, eğer olsaydık bize bütünüyle kendimizi verecekti?
Bununla ilgili var olan her şeyi yıkıp yaratımlarını iptal edelim mi?
Evet
POD and POC
Bu sorular, kendimizle ilgili hangi düşünceleri kesin ve değişmez kabul ettiğimizi fark etmeye çağırıyor. Neyi olmayı reddediyoruz? Kendimizi bütünüyle ortaya koymamıza engel olduğunu düşündüğümüz yargılar neler? Buradaki amaç bu sorulara hazır cevaplar vermek değil; kendi bakışımızı yeniden gözden geçirmek ve başka bir ihtimale açık olup olmadığımızı görmektir.

Kendini daha az görmek yerine yaratıcılığına alan aç
Kendi yaratım, oluşum ve sürdürme yetenek ve kabiliyetimizi yok saymak hakkında neyi bu kadar hayati, değerli ve gerçek kıldık ki böylece bu realitede kendimizi daha azmışız gibi yaratıyoruz?
Bu soru, kendimizi daha az görmemize yol açan kabulleri ve bunlara verdiğimiz değeri sorguluyor. Kendi yaratım, oluşum ve sürdürme yeteneklerimizi yok saydığımızda, sahip olduklarımızı görmek yerine eksik olduğumuza dair düşünceleri büyütebiliriz. Kendimizi geçersiz kılmaya yarayan bu bakış açısını fark etmek, onu tek mümkün gerçeklik gibi kabul etmek zorunda olmadığımızı hatırlatır.
Bununla ilgili var olan her şeyi yıkıp yaratımlarını iptal edelim mi?
Evet
POD and POC
Sahip olduğumuz yaratıcılık yeteneğimizi kendimizi geçersiz kılmak ve daha az yapmak için kendimize karşı değil de hayatımızda daha fazlasını yaratmak ve güzelleştirmek için kullansaydık nasıl bir hayat yaratırdık?
Bu soru, yaratıcılığımızı kendimize karşı kullanmakla hayatımızda daha fazlasını yaratmak arasındaki farkı görünür kılıyor. Kendin olarak yaşamak, bütün cevapları önceden bilmek değil; kendini küçülten düşünceleri fark edip seçimlerini ve yaratma gücünü başka türlü kullanmayı düşünmektir. Kendimizi kabul ettiğimizde, dikkatimizi yalnızca neyi yanlış yaptığımıza değil, neleri mümkün kılabileceğimize de çevirebiliriz.
Bundan daha iyi nasıl olur?
Daha başka neler mümkün?
Bu sorular, belirli bir yanıt dayatmadan yeni olasılıkları düşünmeye davet ediyor. Kendin olmak ve kendini olduğun gibi kabul etmek, kendine ait potansiyeli yok saymak yerine onu hayatını güzelleştirecek biçimde kullanmaya alan açabilir. Belki de başlangıç, kendimize şu soruyu sormaktır: Yaratıcılığımı kendimi daha az yapmak için değil, yaşamımda daha fazlasını yaratmak için kullansaydım ne mümkün olurdu?
Halis Şahiner
Not: POD & POC, Access Consciousness®’ın patentli enerji temizleme cümlesinin kısaltmasıdır.
Daha fazla bilgi için aşağıdaki bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız






