Hayatı Doya Doya Yaşamak: Sevgiyi Artırmak

Sevgiyi artırmak, dikkati sevdiklerinize yöneltmekle başlar

İnsanların sevdikleri kişilere sevgilerini ifade etmeyi ya da çocuklarıyla zaman geçirmeyi ertelemeleri bana garip geliyor. “Yeterli zamanım yok,” diyorlar; oysa ellerinden bir şey gelmeyecek konular üzerinde endişelenmeye ayırdıkları zaman çoğu zaman oldukça fazla. Yapabileceğimiz, üstelik keyif de alabileceğimiz şeyler varken dikkatimizi sürekli kaygılara vermek, sevdiklerimizi hayatımızın dışında bırakabiliyor.

Elbette işe gitmek için yola belli bir süre ayırmamız gerekir. Fakat işe ulaşana kadar geçen zamanı, varışta yapılacakları zihnimizde tekrar ederek doldurmak zorunda değiliz. “Yol bir saat sürecek; bu saatin bir bölümünü dinlenmeye ya da sevdiklerimi düşünmeye ayırabilirim,” diye karar verebiliriz. Evden çıkmadan önceki bir saati günün işlerini kafamızda çevirmek yerine çocuklarımızla geçirmek de bir seçimdir. Sevdiklerine zaman ayırmak, takvimde boş bir an bulmayı beklemekten çok, mevcut zamanı neye vereceğine bilinçli biçimde karar vermekle ilgilidir.

Zaman yönetiminin yanında zihinsel yönetim

Zaman yönetiminden sıkça söz edilir, zihinsel yönetimden ise daha az. Oysa bir işi yaparken dikkatimizi o işe; eve geldiğimizde eşimize, çocuklarımıza ya da köpeğimize yöneltmek, birlikte geçirilen zamanı daha anlamlı kılar. Televizyon izlemek, dinlenmek veya işle ilgili bir konuyu düşünmek de olabilir; önemli olan, o sırada neye dikkat edeceğimizi seçebilmektir. Böylece yan yana olduğumuz hâlde zihnen başka yerde kalmak yerine, karşımızdaki kişiye gerçekten eşlik ederiz.

Bazı insanlar yatağa uzandığında gün içinde yapamadıklarını düşünerek kendilerini kaygının içinde bulur. Bandler bu konuda sert bir dille, günün nasıl geçirileceğini planlamamayı eleştirir. Endişeyi tüm gece zihinde döndürmek yerine, onunla ne zaman ilgileneceğimize karar vermek; dikkati başka bir işe çevirmek ya da düşünmeye bir zaman sınırı koymak mümkündür. Aklımızdan geçen her şeyi aynı anda çözmek zorunda değiliz. Dikkatimizi yeniden seçtiğimizde, eşimize onu sevdiğimizi söylemeye ve çocuklarımıza merhaba demeye de yer açılır.

Güzel anıları hatırlayarak ilişkide sevgiyi canlı tutmak

Eşinize bakın, söylediklerini dinleyin ve gözlerinin içine bakın. Konuşulan şeyin büyük ya da önemli olması şart değil; bazen asıl önemli olan, onu gerçekten dinlemektir. Gülümseyin ve hayatınızda yanınızda olan bu kişiyi fark edin. Kendinize, yalnız ve çaresiz olmadığınızı; sevdiğiniz insanlarla bir hayat paylaştığınızı hatırlatın.

Richard Bandler, Eskimeyen Değişim kitabında birine âşık olma sürecinin tersine çevrilebileceğinden ve kişiye yeniden daha fazla sevgi duyulabileceğinden söz eder. Bu yaklaşımda güzel anılar yalnızca uzaktan izlenen görüntüler değildir: Kişi kendini anının içindeymiş gibi hayal eder; o sırada gördüklerini görür, duyduklarını duyar ve hissettiklerini yeniden hisseder. Eşine yeniden aşık olmak, bu anlatımda ilişkinin başındaki güzel anları canlı ayrıntılarıyla hatırlamaya dayanır.

Elbette ilişkide tatsızlıklar da yaşanır. Sevdiğiniz bardak kırılabilir, bir resim yere düşebilir ya da sevdiğiniz elbisenin üzerine bir şey dökülebilir. Böyle bir anı bütün ilişkiyi temsil ediyormuş gibi büyütmek yerine, Bandler’ın önerdiği çalışmada onu dışarıdan gözlemler; ardından birlikte olmaktan hoşlandığınız anıları yeniden, sanki şu anda yaşanıyormuş gibi hatırlarsınız. Amaç yaşanan sorunu yok saymak değil, dikkatin yalnızca kırgınlıkta takılı kalmasını önleyip ilişkinin güzel yanlarını da hatırlamaktır.

Sevgiyi sözlerle ve davranışlarla göstermek

Güzel anıları hatırlamak kadar, sevginin gündelik hayatta nasıl ifade edildiği de önemlidir. Belki eşinize onu sevdiğinizi söylemiyor, çocuklarınıza iyi yaptıkları şeyleri dile getirmiyorsunuz. Belki sık öfkeleniyor ve daha sabırlı olmak istiyorsunuz. Değişim, önce farklı davranmaya karar vermekle başlar. Eşine sevgini ifade etme kararını yalnızca içinde tutmak değil, bunu söylemek ve düzenli biçimde davranışa dönüştürmek gerekir.

Bandler, vermek istediğimiz bir kararı daha önce uyguladığımız güçlü bir kararın özellikleriyle ilişkilendirmeyi önerir. Karar verdikten sonra onu uygulayabileceğimize inanmak ve istediğimiz duyguyu canlandırmak da bu sürecin parçalarıdır. Örneğin sabırlı olduğunuz bir zamanı hatırlayın. Bu hissi aklınızda tutarken, çocuklarınızın sizi kızdıran bir davranışını düşünün. Davranışı gerçek boyutlarıyla görün; aynı anda sabır duygusunu da canlı tutun. Benzer durumlar karşısında zamanla farklı tepki vermeye hazırlanabilirsiniz. Beklemek ve sonradan pişman olmak yerine, ileriye bakıp ne yapacağınızı planlayın.

Sevgi, yalnızca var olan bir duygu değil, yaptığımız bir faaliyettir. Sevgiyi artırmak da hayatımızdaki önemli insanlara karşı daha sabırlı ve anlayışlı olmak, onları öncelik hâline getirmek ve birlikte geçirilen zamanın kıymetini bilmektir. İlişkide sevgiyi canlı tutmak için duyguyu beklemekle yetinmeyin; dikkatinizi, sözlerinizi ve davranışlarınızı da sevdiğiniz kişilere yöneltin.

Sevgi ve anlayış için uygulamalar

Daha fazla âşık olmak

  1. Sevdiğiniz kişiyi düşünün.
  2. Ona ilk âşık olduğunuz zamanı hatırlayın. O anı sanki dün yaşanmış gibi hayal edin; gördüklerinizi görün, duyduklarınızı duyun ve o sırada hissettiklerinizi yeniden hissedin. Sevgi duygusunu bedeninizde döndürün.
  3. Bu kişinin canınızı sıkan bir davranışını düşünün. Anıyı dışarıdan gözlemleyin; kendinizi olayın içinde görmemeye çalışın.
  4. Ardından onunla birlikte olmaktan hoşlandığınız bir anıyı seçin. Bu kez anının içinden bakın; gördüklerinizi ve hissettiklerinizi yeniden canlandırın.
  5. Güzel deneyimleri gözden geçirirken sevgi duygusunu büyütün. Sonra sevdiğiniz kişiye bakın ve ilişkinizin başındaki duyguları hatırlayın.

Uygulayacağınız bir karar vermek

  1. Gerçekten iyi uyguladığınız bir kararı düşünün (A).
  2. Bu kararla ilişkilendirdiğiniz alt sistemleri belirleyin.
  3. Vermek istediğiniz bir kararı düşünün (B). Örneğin, sevdiğiniz kişilere onları sevdiğinizi söylemek.
  4. Bu kararın alt sistemlerini de belirleyin.
  5. B kararına ilişkin görüntüyü hızla uzağa gönderin; sonra onu A kararını uyguladığınız konuma ve alt sistemlere geri getirin.
  6. Vermek istediğiniz kararı uygulayana kadar bu çalışmayı sürdürün.

Daha anlayışlı ve sabırlı olmak

  1. Kendinizi anlayışlı ve sabırlı hissettiğiniz bir zamanı hatırlayın. Duygunun hangi yönde ilerlediğini fark edin ve bedeninizde döndürün.
  2. Gelecekte daha anlayışlı ve sabırlı olmak istediğiniz bir durumu düşünün.
  3. Bu durumu yaşadığınızı hayal ederken sabır ve anlayış duygusunu canlı tutun.
  4. Farklı örneklerle tekrarlayın; kendinizi bu deneyimlerde daha anlayışlı hissedene kadar çalışmayı sürdürün.

Hayatınızda daha fazla sevgi için küçük adımlar

  1. Sevdiğiniz insanlara, dikkatinizin gerçekten onlarda olduğu zamanlar ayırın.
  2. Onlara karşı daha sabırlı ve anlayışlı olmaya çalışın.
  3. Eşinize en çok âşık olduğunuz zamanları canlı ayrıntılarıyla düzenli olarak hatırlayın.
  4. Söylemek istediklerinizi, özellikle sevginizi, dile getirin ve bunu ertelemeyin.
  5. Birlikte geçirdiğiniz zamanın güzel ve keyifli olması için elinizden geleni yapın.
  6. Rastgele bir nezaket gösterin: Tanımadığınız birine kibar davranın ya da günde en az bir kez bir yabancıya gülümseyin.

Dr. Richard Bandler
Eskimeyen Değişim

sevgiyi artırmak
Bireysel Danışmanlık

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler