Almayı Öğrenmek – Almaya Gerçekten İstekli misiniz?

Çoğumuz her gün bir şeyler alıyoruz: “Yiyorum, içiyorum, duş alıyorum, kıyafetlerimi değiştiriyorum ve bir şeyler alıyorum.” Ama burada sözünü ettiğimiz alma, yalnızca günlük ihtiyaçları karşılamak ya da bir hediye kabul etmek değil. Hayatın bize sunduklarını fark etmek ve onları almaya ne kadar açık olduğumuzu görmek.

Sonuç elde etmek için çok çalışan biri misiniz? Bazı şeyler için kendinizi gereğinden fazla zorluyor musunuz? Böyle yaptığınızda, almaktan çok vermeye istekli olabilirsiniz. Verir, verir, verirsiniz; belki bir kısmının bir gün geri geleceğini umarsınız. Ya da aldığınızda karşılığında bir şey vermek zorunda kalacağınızı düşündüğünüz için almak istemezsiniz. Hiçbir şeyin içeri girmesine izin vermezsiniz; çünkü dışarı bir şey çıkmasını da istemezsiniz.

Almayı öğrenmek ne anlama gelir?

Almayı öğrenmek, bu yaklaşımda hayatınızda beliren şeylere peşinen “olmalı” ya da “olmamalı” demeden bakabilmekle ilgilidir. Para, cinsellik ve ilişkiler konusunda koyduğumuz sınırlar da neyi kabul etmeye, neyi almaya istekli olduğumuzla bağlantılı olabilir. Sahip olabileceğimiz şeylere ne kadar açıksak, hayatımıza farklı olasılıkların girmesine de o kadar izin veririz. Buradaki mesele her şeyi elde etmek değil; daha görmeden, yalnızca kendi yargılarımızla bazı şeyleri dışarıda bırakıp bırakmadığımızı fark etmektir.

Hayattan almayı öğrenmek için küçük bir deneme yapabilirsiniz: Şehir merkezinde yürüyün ve vitrinlerdeki eşyalara bakın. Bir şeye bakıp “Bundan nefret ediyorum” ya da “Bundan hoşlanmadım” dediğinizi fark ettiğinizde, bu yargıyı yaratan kararları gözden geçirin. Metindeki ifadeyle, “Bu bakış açısını yaratan her şeyi yok ediyorum” diyebilir, böylece o ilk yargının sizi bütünüyle yönlendirmesine ara verebilirsiniz.

Bir şeye “Bu ilginç”, “Bu hoş”, “Bu alışılmadık” ya da “Bu farklı” diyebildiğinizde, onu hemen iyi veya kötü diye sınıflandırmak zorunda kalmazsınız. Bir şeyin nasıl görünmesi gerektiğine dair sabit bir fikre tutunmamak, yeni bir şeyi fark etmenize alan açabilir. Bu, gördüğünüz her şeyi beğenmeniz veya kabul etmeniz gerektiği anlamına gelmez. Almaya açık olmak, seçiminizi ve sınırlarınızı bırakmak değil; önce neyle karşı karşıya olduğunuzu görmeye istekli olmaktır.

Yargıyı bırakmaya dair köpek pisliği örneği

Yazar, eskiden sık sık köpek pisliğine bastığını, ayakkabısına bulaşan şeyin kokusuna dayanamadığı için bunun kendisini çileden çıkardığını anlatıyor. Sonunda, “Tamam, köpek pisliğiyle ilgili şeyleri aşmalıyım. Köpek pisliğini alabilmeliyim” diye düşünmüş ve bu meseleyi bir sorun olarak görmeyi aşmak için Yaratım Noktaları adlı Access prosesini yapmaya başlamış.

Bir gün arabadan indiğinde “Dikkat!” diye bir uyarı almış; aşağı bakınca basmak üzere olduğu bir yığın görmüş. Birkaç adım sonra “Buradayım!” der gibi duran bir başka yığınla karşılaşmış. Özellikle Santa Barbara’da bu kadar yakın iki köpek pisliği yığınına pek rastlamadığını söylüyor. O günden sonra, köpek pisliği ona nerede olduğunu fark ettirir olmuş; artık basmıyor ve bu durum eskisi gibi onu rahatsız etmiyormuş.

Bu hikâyede değişen, köpek pisliğinin kendisi değil; ona verilen tepki. Bir şeyi fark etmek, ondan hoşlanmak ya da onu hayatınızda tutmak zorunda olduğunuz anlamına gelmez. Ancak onu görmezden gelmek yerine fark ettiğinizde, nasıl karşılık vereceğinizi seçmeniz kolaylaşır. Yazarın alma fikri de burada somutlaşıyor: Olanı görmek, gelen bilgiyi almak ve buna göre hareket etmek.

almayı öğrenmek

İlişkide karşındakini olduğu gibi görmek

Dain, Santa Barbara’nın yukarısındaki dağlarda bir patikada koştuğu sırada büyük yılanlar üzerine düşünmeye başlamış: “Vay canına. Burada büyük yılanlar var. Bir çıngıraklı yılan beni ısırsa ne olur acaba?” Koşusunun bir buçuk mil kadar ilerisine geldiğinde küçük bir derenin üzerinden atlamak istemiş. Havada, patikanın karşı tarafında kendisine bakan bir Diamondback çıngıraklı yılan görmüş. Bir şekilde havadayken dönüp geldiği tarafa geri dönmüş. Durup yılana bakınca, gördüğü en güzel Diamondback çıngıraklı yılan olduğunu düşünmüş. Yılan ona bakarken Dain, “Ah! Burada olduğunu bilmeme izin veriyordun, değil mi?” diye anlamış.

Dain, patikada bir yılan bulunduğuna dair bilgiyi almaya istekliymiş; ancak bunun ne anlama gelebileceğini düşünmeye aynı ölçüde açık değilmiş. Bu örnekte önemli olan, karşılaşılan şeyi bir kararla örtmek yerine fark etmek. Sorusu şu: “Bunda anlamadığım doğru olan ne?” Dain’in yanıtı da oldukça yalın: “Önümde bir yılan mı var? Evet. Pekâlâ, o zaman biraz daha dikkatli olacağım.” Bilgiyi almak, tehlikeyi yok saymak değil; durumu görüp ona göre davranmaktır.

İlişkilerde de bazen karşımızdaki kişiyi gerçekten görmek yerine onun hakkında verdiğimiz karara tutunuruz. “Ah, o dünyanın en güzel kadını” diye düşünüp onun güzel olduğuna karar verdiğimizde, yaptığı ve hoşumuza gitmeyen şeyleri fark etmeyebiliriz. Yalnızca iyi yanlarını görmeye çalışır, bize uymayan taraflarını gözden kaçırırız. Böylece ilişkide karşındakini olduğu gibi görmek yerine, onun nasıl biri olması gerektiğine dair fikrimizi görürüz.

Buradaki yaklaşım, birini kusursuz kabul etmenin ya da bütün davranışlarını onaylamanın ilişkiyi güçlendirdiğini söylemiyor. Tam tersine, bir kişide iyi, kötü ve çirkin bulduğumuz yanların olabileceğini görmeye istekli olmayı vurguluyor. Onun sınırlamalarını da fark ettiğinizde ne yaptığını daha gerçekçi değerlendirebilirsiniz. Birini yalnızca olumlu yanlarıyla tanımlamak, beklenmedik davranışları görmenizi zorlaştırabilir; gördüklerinizi kabul etmek ise seçimlerinizi daha bilinçli yapmanıza yardımcı olur.

Birinin ne yaptığını, onunla ilgili her şeyi görmeye istekli değilken gerçekten görebilir misiniz? Sınırlamalarını kabul etmeye istekli değilseniz, onunla bir ilişki kurmaya ne kadar hazırsınız? Bir karar verdiğimizde ve bir yargıya tutunduğumuzda, o yargıya uymayan şeylerin farkındalığımıza gelmesi zorlaşabilir. Almaya istekli olmak, tam da bu noktada, önceden seçtiğimiz hikâyenin dışında kalanları da görmeye çalışmaktır.

Sex Is Not A Four Letter
Gary M. Douglas & Dr. Dain C. Heer

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım için lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir