Özgüven

Özgüveninizi yitirdiğinizi düşünüyor ve nedenini sorguluyor ya da kendinize güveninizi nasıl pekiştireceğinizi merak ediyorsanız, küçük ama kararlı adımlarla başlayabilirsiniz. Özgüven geliştirme yolları yalnızca kendinize olumlu sözler söylemekten ibaret değildir; geçmiş deneyimlerinize bakışınızı, günlük seçimlerinizi ve hedeflerinize yaklaşımınızı da kapsar.

Özgüven nasıl kazanılır? Günlük hayatta uygulayabileceğiniz adımlar

Aşağıdaki öneriler, kendinizi olduğunuzdan daha yetersiz görmeye başladığınızda yeniden toparlanmanıza yardımcı olabilir. Her birini hayatınıza uyarlayın; amaç geçmişi yok saymak değil, onun bugünkü kararlarınızı tek başına yönetmesine izin vermemektir.

  1. Geçmiş deneyimlerin sizi tanımlamasına izin vermeyin. Olumsuz tecrübeler, başarısızlık duygusunu bugün de canlı tutuyor olabilir. Bunları beyninizden silmek mümkün olmasa da her deneyimi kendinizle ilgili değişmez bir hüküm gibi görmek zorunda değilsiniz. Ne yaşandığını ve bundan ne öğrendiğinizi düşünün; sonra dikkatinizi bugün atabileceğiniz adıma çevirin.
  2. Kendinizle kurduğunuz dili fark edin. İçinizden sürekli “Sen bunu yenemezsin” ya da “Sen yapamazsın” diyorsanız, kendinize karşı mesafeli ve yargılayıcı bir dil kullanıyor olabilirsiniz. Bu cümleleri “Ben bunu deneyebilirim” veya “Ben bu adımı atabilirim” diye değiştirin. Kendinize “ben” diye seslenmek, durumu sahiplenmenize ve kendinize destek olmanıza yardımcı olabilir.
  3. Ertelediğiniz işleri tamamlayın. Bir işi yarım bırakmak bazen başarısız olma korkusuyla bağlantılı olabilir. “Şu an yapmam gereken ne var?” diye sorun ve hemen tamamlayabileceğiniz küçük bir işe başlayın. Yarım bıraktığınız işleri not edin; bitirdiklerinizi işaretlemek ilerlemenizi görünür kılar. Saçınızı kestirmeyi ne zamandır erteliyorsunuz? Bazen o basit işi halletmek bile harekete geçme duygusunu tazeler.
  4. Gerçekten ne istediğinizi belirleyin. Neyi, ne kadar, nerede ve nasıl elde etmek istiyorsunuz? Bu soruların yanıtlarını düşünmek, dağınık bir isteği daha anlaşılır bir hedefe dönüştürür. İstediğiniz sonucu gözünüzde canlandırın; ardından ona yaklaşmak için atabileceğiniz ilk somut adımı seçin. Yalnızca hayal etmekle kalmayıp harekete geçmek, hedefinizle aranızdaki bağı güçlendirir.
  5. Başarılarınızı da hatırlayın. Geçmişteki kötü deneyimlere odaklanıp durduğunuzda, başardığınız şeyleri gözden kaçırabilirsiniz. Dost sohbetlerinde arada sırada kendi başarılarınızdan da söz edin. Bunu nasıl yaptığınızı anlatırken kullandığınız becerileri ve attığınız adımları yeniden hatırlarsınız. Bu hatırlayış, ulaşmak istediğiniz başka idealler için de size fikir verebilir.
  6. Sorun kadar çözüme de odaklanın. Çevrenizdeki başarılı ve mutlu insanların sorunlar karşısında nasıl davrandığını gözlemleyin. Metindeki yaklaşım, dikkati problemler üzerinde büyütmek yerine çözüm arayışına yöneltmeyi öneriyor. Bir mesele gözünüzde giderek büyüyorsa, benzer bir sorunu kısmen çözmüş birini düşünün: O nasıl ilerledi? Örneğini inceleyin ve işe yarayabilecek adımları kendi durumunuza uyarlayın.
  7. Enerjinizi destekleyin. Kendinizi iyi hissetmek ve güne daha canlı başlamak için hareket etmeye zaman ayırın. Spor, yalnızca fiziksel güçle ilgili değildir; kendinizi ve çevrenizle iletişiminizi nasıl hissettiğinizi de etkileyebilir. Egzersizden uzun süre uzak kaldığınızda benzinsiz bir araba gibi hissetmeniz boşuna değil. Kendinize uygun, sürdürebileceğiniz bir hareket biçimi seçin.
  8. Telkin cümlelerinizi bugüne yaklaştırın. İstediğiniz değişimi olmuş gibi hayal edin ve yalnızca belirsiz bir geleceği beklemek yerine bugün ne yaptığınıza bakın. Örneğin, “Zayıflayacağım” demek yerine “Şu anda hedefim için bir adım atıyorum” diyebilirsiniz. Bu yaklaşım, hedefinizi günlük tutumlarınızla ilişkilendirmenizi sağlar; hayal ettiğiniz sonucu da atacağınız somut adımlarla destekleyin.
  9. Renkleri ve görünüşünüzü kendinizi ifade etmek için kullanın. Seçtiğiniz renkler tarzınızı ve o gün nasıl hissetmek istediğinizi yansıtabilir. Canlı renkleri neşeyle, koyu renkleri ciddiyetle ilişkilendirebilirsiniz; elbette seçimlerinizi ortama göre yapın. Bir iş toplantısına her zaman parlak renklerle gidilmez. Kıyafetlerin yanı sıra, solgun olmayan bir cilt ve canlı bakışlar da görünüşünüzde etkili olabilir. Öncelik, kendinizi rahat ve kendiniz gibi hissetmeniz olsun.
  10. “Evet” ve “hayır” seçimlerinize dikkat edin. İstemediğiniz bir şeyi kabul etmek zorunda değilsiniz. Hoşlanmadığınız bir mekâna gitmek istemiyorsanız arkadaşınıza rahatça “hayır” diyebilirsiniz; birlikte keyif alacağınız başka bir yer mutlaka vardır. Sizi üzen ya da olumsuz hissettiren ilişkileri de gözden geçirin. Sınırlarınızı ifade etmek, kendi ihtiyaçlarınızı ciddiye almanın bir parçasıdır.
  11. Geleceğinizi planlayın ve hedefinizi gözünüzde canlandırın. Ulaşmak istediğiniz noktada neler hissedeceğinizi düşünün; sonra oraya nasıl varacağınızı planlayın. Örneğin iş yerinizde şef olmak mı istiyorsunuz? Kendinizi bir toplantıda o görevi üstlenirken hayal edin, ardından bunun için gereken adımları belirleyin. Belki önce dil öğrenmeniz gerekiyordur. Bu hedefi somutlaştırmak, hafta sonu bir dil kursunu araştırmak gibi uygulanabilir bir adıma dönüşebilir.
  12. Sonuca giden nedenleri ve alışkanlıkları araştırın. Geleceği planlamak, kendinize güven duymanızı; kendinize güvenmek de önünüzdeki engelleri ve işe yarayabilecek yolları görmenizi sağlayabilir. Örneğin kilo vermek istiyorsanız yalnızca hedefe değil, kilo almanıza yol açan alışkanlıklara da bakın. Hangi durumların sizi bu sonuca götürdüğünü fark ettiğinizde, onları değiştirmek için daha gerçekçi planlar yapabilirsiniz.
  13. Kullandığınız kelimeleri gözden geçirin. Olumsuz cümleleri sürekli tekrarlamak, dikkatinizi istemediğiniz davranışa çekebilir. Örneğin “Asla televizyon seyretmiyorum” demek yerine, ne yapmak istediğinizi olumlu ve açık biçimde ifade edin. Başkalarının kötülükleriyle uğraşırken de olumsuzluğu zihninizde tekrar tekrar canlı tutabilirsiniz. Bu nedenle, bir davranıştan uzaklaşmak istediğinizde yalnızca neyi yapmayacağınızı değil, onun yerine ne yapacağınızı da kendinize söyleyin.
  14. Yaşamınızda eksik olanı fark edin ve yönünüzü belirleyin. Sevgi mi eksik? İhtiyacınızı görmezden gelmek ya da duygusal boşluğu başka şeylerle kapatmaya çalışmak yerine, ne aradığınızı dürüstçe düşünün. Bir sevgi birlikteliği istiyorsanız bunu da hayatınızın diğer hedefleri gibi değerlendirin ve buna uygun seçimler yapın. Özgüven nasıl artırılır diye düşünürken kendi ihtiyaçlarınızı fark etmek ve hayatınıza yön vermek de bu sürecin bir parçasıdır.

Kendine güven bir anda oluşmak zorunda değil. Küçük işleri tamamlamak, başarılarınızı hatırlamak, hedeflerinizi planlamak ve gerektiğinde “hayır” diyebilmek zaman içinde kendinizle ilişkinizi güçlendirebilir. Bu önerileri kendi koşullarınıza göre uygulayın; her adımın amacı kusursuz olmak değil, kendinize verdiğiniz sözü tutmaya başlamaktır.

Alıntıdır.

özgüven
Bireysel Danışmanlık

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler

2 yorum

  1. lütfen kullandığınız yazı karakterini değiştirin folio futura arial kullanabilirsiniz çok kötü ve zor okunuyor

Yoruma kapalı.