Bazen Olmaz: Hayat İstediğini Sunmaz, Sunsa da Uymaz

Bazen olmaz… Hayat istediğini sunmaz, sunsa da uymaz. Ya zaman yanlıştır, ya mekân; belki de insan. Ne kadar istesen, gönlünü isteğinin yoluna düşürsen de bazen olmaz. Hayatın istediklerini vermemesi, insanın içinde iki damla yaş bırakabilir. Ama o yaşların arkasında ruhunun her kayıpta kazandıklarını sakın ha hafife alma.

Hayatın istediklerini vermemesi: Bazen neden olmaz?

Hayat her zaman istediğimiz gibi akmaz. Çok çalışır, çabalarsınız ama aldığınız puan istediğiniz okula yetmez. Uzun zamandır beklediğiniz, emek verdiğiniz bir iş vardır; görüşme tarihi size uymaz. Canınız kadar sevdiğiniz dostunuz zaman içinde başka yollara sapar ve onun yolu sizin yolunuzla artık örtüşmez. Aşıksınızdır; onu görünce eliniz ayağınıza karışır, bir gülüşü içinizi yakar. Ama ne yazık ki zaman ayrılığı çalar.

Hayatta istediğimiz şeyler neden olmaz? Bazen koşullar, zamanlama ya da insanların yöneldiği yollar birbirine uymaz. Bunun her zaman tek bir açıklaması olmayabilir. İstediğimiz şey için çabalamış olmamız, sonucun mutlaka istediğimiz gibi olacağı anlamına gelmez. Bu gerçek can yakar; çünkü yalnızca bir sonucu değil, o sonuca bağladığımız umudu ve kurduğumuz ihtimali de bırakmamız gerekebilir. Yaşanan hayal kırıklığı, isteğimizin değersiz olduğunu değil, gerçekleşmediğini anlatır.

Olmayanı kabul etmek ve yeni bir yol görmek

O zaman size düşen, geçmiş umutlara veda etmektir. Belki aşkı başka bir bahara bırakmak, belki de başka bir sınav için yeniden çalışmak… Bir kapının kapanması, o kapıdan geçme isteğinizin hiç gerçek olmadığı anlamına gelmez; yalnızca o ihtimalin şimdi gerçekleşmediğini gösterir. Ne hissettiğinizi yok saymadan, olanla olmayanı birbirinden ayırmak; önünüzdeki seçenekleri daha açık görmenize yardım edebilir.

Peki, hayat istediğini vermediğinde ne yapmalı? Önce, kaybın ve kırgınlığın varlığını kabul etmek gerekir; hemen güçlü görünmeye ya da her şeyin bir nedeni olduğunu düşünmeye mecbur değilsiniz. Ardından kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: Bu istek gerçekleşmedi diye benim için önemli olan her şey de mi bitti, yoksa yönümü değiştirebileceğim başka bir yol var mı? Bir okul olmadıysa başka bir sınav, bir iş fırsatı kaçtıysa yeni bir başvuru ihtimali olabilir. Bunlar yaşananı önemsizleştirmez; yalnızca hayatın tek bir sonuçtan ibaret olmadığını hatırlatır.

Belki de bunların içinde en zor bırakılacak olan dosttur. Çünkü dostlukta yalnızca bugünü değil, paylaşılan zamanı ve alışkanlıkları da özlersiniz. Yollarınız ayrılmış olsa bile, kim bilir, arada bir içilecek ortak bir fincan kahve hâlâ bulunur. Bazen ilişkiyi eskisi gibi sürdürememek, yaşanmış güzel şeyleri inkâr etmek değildir. Bazen de vedalaşmak, iki insanın farklı yollara gittiğini kabul etmektir.

Hayal kırıklığıyla baş etmek: Kaybın ardında kalan

İşte bizi en çok o zaman hayat sınar. Sunulanları alamayınca hangi yürekteyiz? Biz biz miyiz, yoksa tutunduğumuz ince iplikler miyiz? Tutunmalara takılıp giden miyiz; yoksa tutunmalardan sıyrılıp gerçek hedefi, gerçek bizi görebilecek miyiz? Bu sorular, olmayanı oldurmaya çalışmak için değil; isteğin, umudun ve kendi değerimizin birbirine karışıp karışmadığını fark etmek içindir.

Hayal kırıklığıyla baş etmek, hiç üzülmemek ya da kaybı hemen bir kazanca çevirmek demek değildir. Üzüntüye yer açarken yaşananların size neler gösterdiğine de bakabilmektir. Belki hangi isteğinizin sizin için gerçekten önemli olduğunu, belki de hangi tutunmanın artık size iyi gelmediğini görürsünüz. Bazen olmaz; aşkta, işte, dostlukta ve yaşamda bazen maya tutmaz. Her olmayışın ardında hemen bulunacak bir anlam varmış gibi davranmak gerekmez. Yine de yaşananlardan kendinizi ve yönünüzü daha iyi tanımaya yarayan bir şey kalabilir.

Bazen olmaz… O zaman kalan iki damla yaştır sanma. O yaşların arkasında ruhunun her kayıpta kazandıklarını sakın hafife alma. Hayat umduğunuzu sunmamış olabilir; ama bu, bundan sonra önünüzde hiçbir yol kalmadığı anlamına gelmez.

Yonca AYAS
DENENMİŞ DENEMELER. AŞK’ A DAİR DENEMELER

hayatın istediklerini vermemesi
Bireysel Danışmanlık

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler

3 yorum

  1. MERHABALAR;

    Yukarıdaki yazı bana aittir. Öncelikle beğendiğiniz için teşekkürler.
    'DENENMİŞ DENMELER' kitap grubumun 'AŞKA DAİR DENEMELER' cildinde yayınlandı:)
    YONCA AYAS, MEZOPOTAMYA PRENSESİ….

  2. koray bey bende bunu anlamıyorum. yukarıdaki yazı çekim yasası ile çelişmiyor mu? hem yürekten istiyorum çaba gösteriyorum ama olmuyor diyor. çekim yasasının kuralı değilmi gönülden istemek değil mi? o zaman ben bu yazıyı nasıl güzel doğru bir yorumlama diye okuyabilirim. ben mi bir yerleri atlıyorum acaba sorum anlaşılır oldu mu? bu kadar gönülden istiyorsam neden olmuyor?

  3. Tabi ki çekim yasasının ana kuralı istediğini elde etmektir. Ancak onu isteme şekli onu elde edip edemeyeceğimiz belirler. Eğer yoksunluk ön planda tutarak istersek bize yoksunluk gelir. Siz ne kadar isterseniz isteyin onun yoksunluğu gelir size. Öncelikle olumsuz bütün düşüncelerimizi bilinç altı kayıtlarımızı ve bize direnç gösteren egomuzu temizlemeliyiz. Ondan sonra olayı akışına bırakmalıyız.
    Bir diğer konu ise hayatta her şey inişli çıkışlıdır. Sinüs dalgası gibi hiç bir şey sürekli yükselmez. Yaşanan düşüşler bize yeniden mücadele etme gücü verir.
    Önemli olan sizin olaylara bakış açınızdır. Olaylarda ne gördüğünüzdür. Bir şey olmadı diye pes etmekten ziyade nasıl farklı şekilde yaparım diye düşünmek size başarı getirir.

Yoruma kapalı.