Suçluluk Duygusu İle Baş Etmek

Ne yapmış ya da yapmamış olursanız olun, siz sevilmeye layıksınız. Bu herkes için geçerlidir; yine de çoğumuz suçluluk duygusunun öz değer algımızı gölgelemesine izin veririz. Geçmişte yaptıklarından dolayı suçluluk duymak, yaşananları zihinde tekrar tekrar tartmaya ve kendinizi yalnızca hatanızla tanımlamaya yol açabilir. Oysa bir davranıştan pişmanlık duymak, sevilmeye değer olmadığınız anlamına gelmez.
Suçluluk duygusu öz değer algınızı nasıl etkiler?
Bu yaklaşımda suçluluk, geçmişte yaşanan bir olayın yalnızca acı, kayıp ya da zarar tarafına odaklanıp, diğer etkilerini gözden kaçırdığımız düşüncesiyle ele alınır. Yaptığınız veya yapmadığınız bir şeyin kendinize ya da başkasına yarardan çok zarar verdiğini varsayabilirsiniz; ancak bu varsayım her zaman olayın bütününü yansıtmayabilir. Kendinizi kötü hissettiğinizde, yaşananı tek bir yönden değerlendirip duygusal bir yük biriktirmeniz de mümkündür. Böylece sevilmeyi ve sevdiğiniz şeyleri hak ettiğinize inanmak zorlaşabilir.
Suçluluk, gerçek ya da hayali geçmiş eylemleri telafi etmek için durmadan vermeye devam ettiğiniz bir duruma da dönüşebilir. Para, zaman veya enerji vererek borçlu olduğunuzu düşündüğünüz insanlara karşı ödenmesi mümkün olmayan bir borcu kapatmaya çalışabilirsiniz. Burada amaç, yapılanı önemsiz saymak değil; kendinizi sonsuza kadar cezalandırmanın ya da sürekli bir karşılık ödemeye çalışmanın, olayın bütününü görmenizi sağlayıp sağlamadığını sorgulamaktır.
Suçluluk duygusuyla baş etme: Olayın iki tarafına da bakın
John Demartini’nin yaklaşımında, birinin “acı” olarak algıladığı bir şeyin yanında, aynı anda eşit ve zıt bir “zevk” ya da fayda deneyiminin de bulunabileceği düşüncesi öne çıkar. Olumlu ve olumsuzun birlikte bulunduğu fikri, yaşananı tek taraflı yorumlamamaya davet eder. Bu, her davranışın mutlaka iyi bir sonucu olduğu veya verilen zararın önemsiz sayılması gerektiği anlamına gelmez. Egzersizin amacı, suçluluk hissiyle büyüyen tek yönlü bakışı genişletip olayın farklı etkilerini de incelemektir.
Bu görüşe göre insan zihni, dışarıda ya da kendi içinde bir denge kurmaya çalışır; bu dengeyi görmek zorlaştığında olayları tek taraflı anlatan düşüncelere tutunabilir. Suçluluk duygusundan kurtulma yolları ararken geçmişi değiştirmek mümkün değildir; fakat geçmişe ilişkin algınızı yeniden değerlendirebilirsiniz. Böylece kendinizi yalnızca yaptığınız ya da yapmadığınız bir şey üzerinden tanımlamak yerine, o anın koşullarına ve olası sonuçların tamamına bakabilirsiniz.
Bu nedenle sürekli suçlu hissetmekle baş etme sürecinde, kendinize şu soruyu yöneltebilirsiniz: Olayın yalnızca bende veya başkasında yarattığı acıya mı odaklanıyorum, yoksa farklı etkileri de görmeye hazır mıyım? Bu sorgulama, kendinizi ne fedakârlığa mahkûm etmenizi ne de narsist bir tutuma yönelmenizi gerektirir. Metindeki temel vurgu, iki uç arasında daha dengeli ve bütünleşmiş bir bakış geliştirmektir. Bu bakış, her ne olmuş olursa olsun sevilmeye değer olduğunuzu hatırlamanıza yardımcı olabilir.
Egzersiz: Herhangi bir suçluluğu çözün
Aşağıdaki soruları yazılı olarak yanıtlayın. Amaç, kendinizi haklı çıkarmak değil; olayın tek bir yorumuna sıkışıp sıkışmadığınızı fark ederek farklı olasılıkları incelemektir. Aklınıza hemen çok sayıda yanıt gelmezse kendinizi zorlamadan düşünmeye devam edin.
- Birine çok acı verdiğinizi düşündüğünüz bir şeyi yaptığınız ya da yapmadığınız bir zamanı hatırlayın. Hâlâ kendinizi suçlu hissetmenize neden olan ne oldu? Örneğin: “Kardeşim bana ihtiyaç duyduğunda ondan kaçtım.”
- Yaşananların ve yaptığınız ya da yapmadığınız şeyin diğer kişiye fayda sağlamış olabileceği 20 ila 50 yolu not edin. Örneğin: “Kardeşim kız arkadaşıyla bağ kurma şansı buldu.” Burada kesin bir yargıya varmak yerine, gözden kaçırmış olabileceğiniz ihtimalleri düşünün.
- O anda yaptığınızın tersini yapsaydınız, bunun o kişi için dezavantaj olabilecek 20 ila 50 yönünü yazın. Örneğin: “Kalsaydım, erkek kardeşimin kız arkadaşıyla şu anki güçlü ilişkisi olmazdı.” Bu adım, kararın diğer olası sonuçlarını da hesaba katmanıza yardımcı olur.
- Kişiye zevkten çok acı çektirdiğinizi düşündüğünüz anı yeniden gözden geçirin. O anda, sizin yaptığınızın tersini o kişi için kim yapmış olabilir? Örneğin: “Ben yokken diğer aile üyelerim kardeşimin yanındaydı.” Böylece yaşananı yalnızca kendi davranışınız üzerinden açıklamak zorunda kalmazsınız.
Bu çalışma, geçmişteki olayları silmek için değil, onları tek bir açıdan değerlendirme alışkanlığını fark etmek için kullanılabilir. Suçluluk hissi size bir şeyi yeniden düşünmeniz gerektiğini gösterebilir; fakat bu his, değerinizi belirleyen bir hüküm değildir. Kendinize ve başkalarına dair daha geniş bir bakış geliştirdikçe, geçmişle ilgili düşüncelerinizi daha dengeli biçimde ele alabilirsiniz.
Kaynak
İlham Verici Kader kitabından — John Demartini
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız







