Olumlu Düşünce

Olumlu duygu ve düşüncelerin oranı ne kadar yüksek olursa ortak bilincin görüşü de o derece etkilenir; ortaya çıkan görüş birliği, istenen olumlu sonuçlara yaklaşır. Olumlu düşünce burada yalnızca kişinin kendi içinde iyi hissetmesi değil, taşıdığı duyguları ve yaklaşımı çevresine de yansıtmasıdır.

Olumlu düşünmenin gücü nereden gelir?

Sorumluluklarınızın ne kadar çok ve ne kadar önemli olduğunun farkındasınız. Yine de “Ben tek başıma neyi değiştirebilirim ki?” demeyin. Siz tek başınıza tüm dünyanın değişimine muazzam katkıda bulunabilirsiniz. Çünkü değişim, önce kendi duygu ve düşüncelerinizde, ardından günlük duruşunuzda başlar. Bu değişim, başkalarına nasıl yaklaştığınıza ve çevrenizde hangi duygulara yer açtığınıza yansır.

Pozitif düşünce, her şeyi kolay veya sorunsuz görmek anlamına gelmez. Dertleri, tasaları ve kaygıları yok saymak da değildir. Buradaki vurgu, bunların hayatın tamamı olmadığını hatırlamakta; neşeyi, sevgiyi ve umudu besleyen bir duruşu seçebilmekte. Böyle bir yaklaşım, yaşananları inkâr etmeden insanın çevresine kattığı duyguyu dönüştürmesine yardımcı olur.

Duygu ve düşünceler çevremize nasıl yayılır?

Kendi duygu ve düşüncelerinizde yapacağınız değişim, duruşunuzdaki gücü artırır. Önce yakın çevreniz bu güçten etkilenir; çevrenizle birlikte artan bu etki de ortak bilinci besler. Çevrenizin çevresini de düşünün: Sizin ufacık bir tohum gibi görünen duygu ve düşünceleriniz ne kadar genişliyor, büyüyor ve ne büyük sonuçlara sebep oluyor, fark edebiliyor musunuz?

Bir tohum sadece bir tohum değildir; içinde binlerce tohumu barındıran, yüzlerce tohumu saklayan ve sonunda milyonlarca tohumun çıkış noktası olarak devleşen bir başlangıçtır. Bu benzetmede küçük görünen bir düşüncenin başkalarına ulaşarak daha geniş bir etki yaratma ihtimali anlatılır. Olumlu düşüncelerin hayatımıza etkisi de bu yayılma fikriyle anlam kazanır: Bir kişide başlayan neşe ve iyilik hâli, onun ilişkilerinde ve çevresindeki insanlarla kurduğu bağlarda yer bulabilir.

Gücünüzün farkına varın ve değerini bilin. Siz ne kadar ayakta, canlı, neşeli, sevgi ve aşk doluysanız ortak bilince de bunları katmaktasınız. Buradaki sorumluluk, bütün dünyanın yükünü tek başınıza taşımak değil; kendi payınıza düşen duygu ve düşünceleri daha bilinçli biçimde seçmektir. Küçük bir başlangıcın büyüyebileceğini hatırlamak, kendi katkınızı önemsiz görmemenize yardımcı olur.

Neşe ve sevgiyle kalmak

Sevgide, aşkta kalan neşeli canların hiçbir cana zarar veremeyeceğini; vicdanlarının uyanık olduğunu ve hiçbir can zerresine kıyamadıklarını biliyorsunuz. Bu bakışta neşe, sevgi ve aşk; daha fazla canın kurtulması ve daha fazla uyanışın gerçekleşmesi demektir. Olumlu duygu ve düşünceler, bu yüzden yalnızca kişinin kendi iç dünyasına ait değildir; başkalarına karşı gösterdiği özenle de görünür hâle gelir.

Tüm dert, tasa ve kaygıların geçici olduğunu; kalanın sevgi, aşk ve neşe olduğunu unutmayın. Tüm tasaların, kaygıların ilacı neşedir; tüm düşmanlıkların ilacı sevgidir, aşktır. Bunlar hep bildiğiniz, hep söylediğiniz gerçekler. Şimdi bu gerçekleri daha fazla uygulama, daha fazla hissetme zamanı. Olumlu düşünmenin gücü de bilinen bu değerleri yalnızca sözde bırakmayıp gündelik duruşunuza katmanızda yatar.

Sevgi ve aşk yok etmez; tüm duyguları ve düşünceleri besler. Beslenen her duygu ve düşünce, daha fazla sevgi ve aşkla ortak bilince katılır, büyür. Böylece sizi acıtan, yüreğinizi kanatan şeylerin zaman içinde eriyip gittiğini görebilirsiniz. Bu, yaşananların hemen yok olacağına dair bir vaat değil; sevgi ve neşeyle beslenen bir yaklaşımın acıyla kurduğunuz ilişkiyi dönüştürebileceğine dair bir hatırlatmadır.

Evet, bunun için henüz zaman var; ama bilin ki başladınız, eritmeye başladınız ve bitmesine artık çok da zaman yok. Sizlere sevgide, aşkta kaldığınız; huzur ve neşe dolu duruşlar diliyoruz.

Yazan: Nilgün Doğan
İndigo Dergisi

olumlu düşünce
Bireysel Danışmanlık

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler