İşe Yarayan Yaşamı Seçmek

Bizim için işlemediği, işlevsel olmadığı hâlde çevremizde gördüğümüz ve filmlerde seyrettiğimiz hayatların ne kadarını kendi hayatımızda oluşturmaya çalışıyoruz? Başkalarının yaşamını kendimize örnek alıp aynı biçimde kuramadığımızda, kendimizi başarısız ya da yetersiz ilan edebiliyoruz. Oysa belki de mesele yeterince çabalamamak değil; bize uymayan bir hayatı kendimiz için oluşturmaya çalışmaktır.
Kendine uygun yaşam, başkasının hayatını taklit etmek değildir
Çevremizde gördüğümüz veya filmlerde izlediğimiz yaşam biçimleri bize bir şeylerin nasıl yapılabileceğini gösterebilir. Ancak bir başkası için işe yarayanın bizim için de doğru olacağını varsaymak zorunda değiliz. Herkesin koşulları, kolaylıkla yapabildiği şeyler ve hayata katabildiği özellikler aynı değildir. Bu nedenle başkalarının hayatını örnek almadan yaşamak, başkalarını bütünüyle reddetmek değil; gördüklerimizi kendi ihtiyaçlarımız ve yapabildiklerimiz açısından değerlendirmektir.
Yaratamadığımız bir hayat yüzünden kendimizi başarısız ve yetersiz görmek yerine şu soruyu sorabiliriz: Bu yaşam gerçekten benim için mi işlevsel, yoksa yalnızca çevremde sıkça gördüğüm için mi onu istiyorum? Bu ayrımı fark etmek, kendi hayatını yaratmak için atılabilecek ilk adımdır. Böylece hedef, başkasının kurduğu hayatın aynısını oluşturmak olmaktan çıkar; bize uyan bir yaşamın nasıl görünebileceğini keşfetmeye dönüşür.
Böyle olan her şeyi yıkıp yaratımlarını iptal edelim mi?
Evet
Pod&Poc
Bu soru, bize hizmet etmeyen seçimleri olduğu gibi sürdürmek zorunda olup olmadığımızı düşünmeye çağırıyor. Bir şeyi sorgulamak, hemen her şeyi bırakmak ya da tüm hayatı bir anda değiştirmek demek değildir. Önce hangi tercihlerin bize ait olduğunu, hangilerinin yalnızca alışılmış ya da başkalarından alınmış olduğunu fark edebiliriz. Ardından bize uymayanı yeniden değerlendirmek için alan açabiliriz.
Yeteneklerinize göre bir yaşam oluşturmak
Her şeyin yapılmasının binlerce yolu vardır. Bizim için işlevsel olan hayat da kolaylıkla yapabildiğimiz şeylerle oluşturduğumuz bir hayattır. Buradaki “kolaylık”, hiçbir çaba göstermeden yaşamak anlamına gelmez; kendimizde zaten bulunan yetenekleri ve özellikleri fark edip onları hayatımıza nasıl katabileceğimizi araştırmak için bir davettir.

Kolaylıkla yapabildiğimiz hangi yetenek ve özelliklere sahibiz? Bu soruya cevap ararken yalnızca büyük başarıları düşünmek zorunda değiliz. Neleri yaparken kendimizi daha rahat ifade ettiğimizi, hangi işleri doğal biçimde üstlendiğimizi ve hangi özelliklerimizin bize yardımcı olduğunu gözlemleyebiliriz. Amaç kendimizi başkalarıyla karşılaştırıp yeni bir ölçü oluşturmak değil; elimizde olanı fark ederek yeteneklerine göre yaşam oluşturmak ve onu kendimize hizmet edecek şekilde kullanmanın yollarını aramaktır.
Kendine uygun bir hayat nasıl kurulur?
Bu sorunun herkes için geçerli tek bir cevabı yoktur. Başlangıç noktası, kolaylıkla yapabildiğimiz şeyleri ve bizim için işlevsel olanı merak etmektir. Sonra bunları hayatımızda nasıl kullanabileceğimizi sorabiliriz: Bunlar bize nasıl katkı sağlar? Mevcut seçimlerimizin hangileri gerçekten bize uyuyor? Neyi farklı yapmayı deneyebiliriz? Soruların amacı kendimize yeni bir zorunluluk listesi çıkarmak değil, seçenekleri görebilmektir.
Bir hayatı tek başımıza, bütün cevapları önceden bilerek kurmamız da gerekmez. Kimlerle konuşabilir, kimlere katkı olabilir ve kimlerden katkı alabiliriz? Bu sorular, ilişkilerimizi yalnızca başkalarının yolunu izlemek için değil, karşılıklı katkı ihtimallerini fark etmek için düşünmemizi sağlar. Bazen bir konuşma yeni bir seçeneği görmemize yardımcı olabilir; bazen de kendi yapabildiklerimizi başkalarıyla paylaşmanın yollarını düşünürüz.
Bizim için işlevsel olan bir hayatı yaratmak için biz ve bedenimiz hangi oluşturucu enerji alan bilinç olabiliriz? Bu soru da kendimize ve bedenimize kulak vererek nasıl bir yaşam oluşturabileceğimizi merak etmeye çağırıyor. Ne yapabiliriz? Kimlerle konuşabilir, kimlerle katkı olabilir, kimlerden katkı alabiliriz? Bu soruların cevapları hazır bir şablon sunmaz; kendi seçimlerimizi fark etmemize ve bize uyan yolları araştırmamıza yardımcı olur.
Kendine uygun yaşam, kusursuz bir plan bulmak ya da her seçimin hemen kolaylaşmasını beklemek değildir. Başlangıç, başkalarının hayatıyla kendimizi ölçmek yerine kendi yeteneklerimizi, özelliklerimizi ve katkı sunabileceğimiz alanları merak etmektir. Her şeyin yapılmasının binlerce yolu varsa, bizim için işe yarayan yolu da sorular sorarak, seçimlerimizi gözden geçirerek ve bize uygun olanı oluşturarak keşfedebiliriz.
Halis Şahiner
Sosyolog
Yazar

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız







