Düşüncelerini Değiştir, Yaşamın Değişsin

Yaşamımızda olduğumuz yer ve sahip olduğumuz şeyler; kim olduğumuz, kim olabileceğimiz ya da olamayacağımız, neleri yapıp yapamayacağımız ve nelere sahip olup olamayacağımız hakkındaki tanım ve bakış açılarımızla yakından ilgilidir. Kendimizle ilgili bu kabuller, dünyayı nasıl yorumladığımızı ve önümüzde hangi seçenekleri görebildiğimizi etkiler.
Bütün bunlar kimliğimizi oluşturur. Bir kimliğe sahip olmak pek çok alanda işimizi kolaylaştırabilir; fakat aynı kimlik, olmak, yapmak veya sahip olmak istediklerimizin önünde bir sınıra da dönüşebilir. Düşünce yapısını değiştirmek, kendimizi bir anda başka biri ilan etmek değil; kim olduğumuza dair kabullerimizi fark edip bunların bizi nasıl yönlendirdiğini incelemektir.
Düşünceler yaşamı nasıl etkiler?
Kendimiz hakkında tekrar tekrar düşündüğümüz ve söylediğimiz şeyler, bir durumu nasıl değerlendirdiğimizi etkileyebilir. “Bunu yapamam” diye düşündüğümüzde, henüz denemeden bazı seçenekleri kendimiz için kapatabiliriz. “Bunu öğrenebilir miyim?” diye sorduğumuzda ise aynı durumun başka bir yönünü görmeye başlayabiliriz. Bu, her düşüncenin yaşamımızı tek başına belirlediği anlamına gelmez; düşüncelerimizin seçimlerimiz ve davranışlarımız üzerindeki payını fark etmeye davettir.
Bu nedenle kendimizle ilgili tanımlarımızı değişmez gerçekler gibi kabul etmek yerine, onları inceleyebiliriz. Şu an olduğumuz yerin, gelecekte de olmak zorunda olduğumuz tek yer olup olmadığını sormak; kimliğimizin sınırları dışına çıkmak için ilk adım olabilir.
Sınırlayıcı kabulleri fark etmek
Yaşamımızda şu an olduğumuz ve sahip olduğumuz şeylerden farklı bir şey yaratmak istiyorsak, önce ne istediğimize bakmamız gerekir. Ardından bu isteğin önünde hangi “olmaz”ların bulunduğunu ve bunların hangi düşüncelere dayandığını fark edebiliriz. Sınırlayıcı inançları değiştirme süreci de burada başlar: Bir düşünceyi hemen doğru kabul etmek yerine, onu nasıl edindiğimizi ve bugün hâlâ bize hizmet edip etmediğini sorgularız.
- Ne istediğinizi belirleyin: Yalnızca neyi istemediğinize değil, onun yerine neyi yaratmak istediğinize de bakın.
- Sınırları adlandırın: Bu konuda kendinize söylediğiniz “yapamam”, “bana göre değil” ya da “bunun için geç kaldım” gibi cümleleri fark edin. Bunlar birer düşüncedir; sorgulanmadan kabul edilmeleri gerekmez.
- Doğruluğunu inceleyin: Bu düşüncenin ne kadarı kesin bir gerçek, ne kadarı alışılmış bir yorum? Ona inanmak için kendinize hangi açıklamaları tekrarlıyorsunuz?
- Yeni bir bakış açısı seçin: Artık size uymayan düşüncenin yerine, isteğinize alan açan ve sizin için inandırıcı olan bir düşünceyi koymayı deneyin.
Bu sorular, inançları değiştirmek için kendimize baskı kurmamızı değil, onları daha yakından görmemizi sağlar. Bir düşünceyi sorgulamak, onu hemen yok saymak demek değildir. Önce hangi koşullarda ortaya çıktığını ve bugün seçimlerimizi nasıl etkilediğini anlayabiliriz.
Kendinize yaptığınız telkinleri dönüştürmek
İnandığımız şeyleri besleyen unsurlardan biri, doğru olduklarına dair farkında olarak ya da olmayarak kendimize yaptığımız telkinlerdir; kendi kendimizle konuşma biçimimizdir. Bir düşünceyi sürekli tekrarlamak, onu tanıdık hâle getirebilir. Bu yüzden “Kendime telkin nasıl yapılır?” sorusunun ilk adımı, şu anda kendimize ne söylediğimizi duymaktır.
Örneğin “Ben bunu asla yapamam” cümlesini fark ettiğinizde, onu daha açık bir soruya çevirebilirsiniz: “Bunun hangi kısmını henüz bilmiyorum ve öğrenmek için ne yapabilirim?” Böylece kendinize boş bir güvence vermek yerine, yeni bir ihtimali araştırmaya alan açarsınız. Seçeceğiniz düşüncenin mevcut durumunuzu inkâr etmesi gerekmez; önemli olan, sizi tek bir sonuca mahkûm etmemesidir.
Yeni bir düşünceyi kendinize telkin ederken onu gündelik dilinizin içinde kullanabilir, ardından bu bakış açısına uygun küçük bir adım belirleyebilirsiniz. Düşünceyi fark etmek, onu sorgulamak ve seçiminizi davranışınızda görmek birbirini tamamlayan aşamalardır. Amaç, her şeyi yalnızca düşünerek değiştirmek değil; düşüncelerinizin size sunduğu seçenekleri görerek yaşamınızda neyi hareket ettirebileceğinizi keşfetmektir.
Yeni olasılıklara nasıl alan açabilirsiniz?
İstediğimiz durumları yaratmak için yaşamımızı ve kendimizi yeniden nasıl düzenleyebiliriz? Önce hangi düşüncenin bizi daralttığını, sonra hangi düşüncenin daha fazla seçenek görmemize yardımcı olabileceğini sorabiliriz. Ardından bu yeni bakış açısını destekleyecek küçük ve gerçekçi bir adım seçebiliriz. Böylece değişim, yalnızca zihnimizde tekrarladığımız bir cümle olarak kalmaz; neyi denediğimize ve hangi seçeneğe yöneldiğimize de yansır.
Kendimize şu soruları sorabiliriz: “Şu an neyi mümkün görmüyorum?”, “Bu düşüncemi değiştirseydim hangi seçeneği fark ederdim?”, “İstediğim duruma yaklaşmak için bugün neyi hareket ettirebilirim?” Her cevabın hemen gelmesi gerekmez. Bazen doğru soru, alıştığımız tanımın dışına bakmamıza yeter.
Daha başka neler mümkün? Kendimizle ilgili tanımları fark edip yeniden değerlendirdiğimizde, bu soruyu sormak için kendimize yeni bir alan açarız. Halis Şahiner
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız







