Acaba…? Performans Kaygısı ve Başarısızlık Korkusu

İş yaşamında belirli bir görevi yerine getirirken duyulan performans kaygısı ve başarısızlık korkusu, yalnızca işin ya da çalışma ortamının özellikleriyle açıklanamaz. Bireyin kendisi hakkındaki algıları ve tutumları da bu duygularda önemli bir yer tutar. Bu nedenle performans kaygısı, yalnızca iş hayatında değil, gündelik yaşamın farklı alanlarında da kişinin kendilik algısı, kendisine duyduğu saygı ve belirli bir işi başarabilecek yeterlilikte olduğuna ilişkin inancıyla bağlantılıdır.
İşin zorluğu, belirsizliği veya kişiden beklenenler kaygıyı etkileyebilir; ancak kişi bu koşulları kendi yeterliliği hakkında nasıl yorumladığına göre farklı biçimlerde deneyimler. “Acaba yapabilecek miyim?” sorusu zamanla “Başaramazsam bu benim hakkımda ne söyler?” düşüncesine dönüşebilir. Bu noktada kendilik saygısı ve performans kaygısı arasındaki ilişkiyi anlamak, başarısızlık korkusunun nedenlerini daha açık görmeye yardımcı olur.
Kendilik saygısı ve performans kaygısı
Kendilik ya da benlik, kısaca, insanın “Ben kimim?” sorusuna verdiği yanıtları kapsar. Kendilik saygısı ise bireyin sahip olduğunu düşündüğü özellikleri nasıl gördüğünü ve değerlendirdiğini ifade eder. Bir başka deyişle kendilik saygısı, insanın kendisi hakkında düşündüklerinin duygusal değerlendirmesidir. “Olduğunuzu düşündüğünüz insanı beğeniyor musunuz?” sorusuna verdiğiniz yanıt, kendinize duyduğunuz saygı hakkında ipucu verir.
Kendilik saygısı, yaşam boyunca edinilen deneyimlerle şekillenir. Bu deneyimlerin iki temel boyutu vardır:
- Özellikle yaşamın ilk yıllarında aile ve sosyal çevreden görülen kabul, onay, değer ve destek; kişinin nasıl karşılandığına ilişkin deneyimler.
- Kişinin o güne kadar yaşadığı başarı ve başarısızlıklar; bunların yanında elde ettiği statü ve üstlendiği pozisyonlar.
Bu deneyimler, kişinin kendisini değerli ve yeterli görme biçimini etkileyebilir. Kendilik saygısı düşük ya da yüksek olan bireyler, gündelik yaşamda ve iş ortamında kaygı, geribildirim ve başarısızlık karşısında farklı tepkiler verebilir. Aşağıdaki özellikler kesin kurallar değil, bu farklılıkları anlamaya yardımcı olan eğilimler olarak değerlendirilmelidir.
Kendilik saygısı düşük olduğunda
Kendilik saygısı düşük bireylerde başarısızlık ihtimali, henüz gerçekleşmeden yoğun kaygı ve başka olumsuz duyguları tetikleyebilir. Geçmişteki hataları hatırlatan bir geribildirim, yalnızca yapılan işle ilgili değil, kişinin kendisiyle ilgili değerlendirmeleri açısından da ağır hissedilebilir. Bu durum iş hayatında performans kaygısını besleyebilir ve kişinin harekete geçmesini güçleştirebilir.
- Öfke, suçluluk, üzüntü ve yoğun kaygı gibi olumsuz duyguları yaşamaya daha yatkın olabilirler; bir işte başarısız olma düşüncesi bile bu duyguları harekete geçirebilir.
- Olumsuz geribildirimlere aşırı duyarlılık gösterebilir ve aktif, yapıcı bir çözüm arayışına girmek yerine pasif kalabilirler. Geribildirim, geçmişteki hata ve zayıflıkları da hatırlatabilir.
- Geçmişteki başarısızlıklara odaklanabilir, ihtiyaç duyduklarında yetersiz algılanma korkusuyla başkalarından yardım istemeyebilirler.
- Başarısız olacaklarını düşündüklerinde harekete geçmekten kaçınabilirler: “Zaten… beceremedim. Neden bir kez daha deneyeyim ki?”
- Başarılı olduklarında yaşadıkları mutluluk kısa sürebilir; engellenmeler karşısında toleransları da düşük olabilir.
- Motivasyon ve üretkenlikleri düşebilir; belirli bir konuda yaratıcı olmak için yeterince çaba göstermeyebilirler.
- Bir işi yaparken kendileriyle ilgili beklentilerden ve çevrenin değerlendirmelerinden fazlasıyla etkilenebilirler. İş tamamlandığında ortaya çıkan ürünün kalitesi ya da bekleneni verip vermediği konusunda kötümser bir yaklaşım sergileyebilirler.
- Attıkları adımların doğruluğundan emin olamadıklarında başkalarıyla sosyal karşılaştırmalar yapabilirler: “O da aynı ya da benzer durumda… O bir zarara uğramadığına göre…”
- Özellikle sosyal onay ve olumlu geribildirim alma ihtiyacına bağımlı hâle gelebilirler.
- Depresyon, yeme bozuklukları, yakın ilişki kurma ve sürdürmede zorlanma, alkol, madde veya ilaçların kötüye kullanımı gibi psikolojik sorunlarla karşılaşma riskleri artabilir; intihar düşüncesi ya da girişimi de bu sorunlar arasında yer alabilir.
Kendilik saygısı yüksek olduğunda
Kendilik saygısı yüksek bireyler de başarısızlık ve hayal kırıklığı yaşayabilir; fark, bu deneyimleri nasıl yorumladıklarında ve sonrasında nasıl hareket ettiklerinde ortaya çıkar. Kendilerine yönelik olumlu algıları, olumsuz duygular karşısında bir güvenlik duvarı gibi işlev görebilir. Bu, her zaman rahat ya da kaygısız oldukları anlamına gelmez; zorlandıklarında çözüm arayışına girebilmeleri ve kendilerini tek bir sonuca indirgememeleri anlamına gelir.
- Bir başarısızlık durumunda, yaşamlarının başka alanlarındaki başarıları hatırlayarak gerilim ve stresle baş etmeye çalışabilirler: “Kimse benim kadar iyi tenis oynayamaz / yüzemez.” Ya da “Nasıl olur da / Ne yaparım da bu bir daha tekrarlanmaz?” diye sorarak aktif biçimde çözüm arayabilirler.
- Geçmişteki hatalara takılı kalmak yerine geleceğe odaklanabilir; kayıpları yalnızca başarısızlık olarak değil, gelişme ve öğrenme fırsatı olarak değerlendirebilirler.
- Sorunlar ve hayal kırıklıklarıyla başa çıkma potansiyellerine güvenir; başkalarına da kendilerini ve yeteneklerini geliştirme fırsatı tanıyıp destek olabilirler.
- “Öteki”ne saygı duyar, insanları oldukları gibi kabullenebilirler.
- Kararlarını kendi doğru ve yanlışlarına göre verirler. Başkalarının, özellikle kişisel ve sosyal açıdan uygun olmayan beklentilerini her koşulda karşılamak zorunda hissetmezler.
- Başarısızlıkları şans, hava durumu ya da ekonomik kriz gibi dışsal koşullarla ilişkilendirebilirler.
- Belirgin hedefler koyup bunlara ulaşmak için çaba gösterirler. Olumsuz geribildirimlere rağmen performansları düşmeyebilir, hatta artabilir.
- “Eğer bir ay çalışırsam bu projeyi tamamlayabilirim” gibi gerçekçi bir çaba ve performans beklentisi kurabilir; gereksinimlerine ve yeteneklerine uygun işleri seçebilirler.
- Kendilik saygısındaki artış, kişinin bir işi başarıyla tamamlayabilecek yeterlilikte olduğuna ilişkin algısını da destekleyebilir. Rol belirsizliği veya rol çatışması gibi stres kaynaklarından daha az etkilenebilirler.
Kendilik yeterliliği neyi etkiler?
Kendilik yeterliliği, belirli bir görevi etkili ve başarılı biçimde yerine getirip getiremeyeceğimize ilişkin algı, beklenti ve yargılarımızı ifade eder. Bu algı; hangi seçimleri yaptığımızı, bir iş için ne kadar çaba göstereceğimizi ve görevdeki zorluklara ya da stresli durumlara ne ölçüde dayanabileceğimizi etkiler.
Kişinin yeterliliğine ilişkin algısı meslek seçimi ve kariyer planından motivasyona, yaşadığı stres düzeyinden potansiyel tehlikelerle başa çıkabileceğine ilişkin değerlendirmesine kadar uzanabilir. Yaşam hedeflerini seçmesi ve bu hedeflere bağlılığı da bu algıyla bağlantılıdır. Dolayısıyla bir işi yapıp yapamayacağımıza dair düşüncemiz, yalnızca o anki performansımızı değil, hangi hedeflere yönelmeyi göze aldığımızı da etkileyebilir.
Kendilik yeterliliğini etkileyen dört unsur
Bireyin bir işi yapma konusunda kendisini yeterli ya da yetersiz algılamasında dört temel etken öne çıkar:
- Kişisel performans ve başarı algısı: Yaşam boyunca farklı alanlarda elde edilen başarılar, kişinin kendisiyle ilgili genel algısını güçlendirebilir; başarısızlıklar ise zayıflatabilir. Bununla birlikte performans hakkındaki kişisel inançlar ve yanlılıklar, görevin güçlüğü, karmaşıklığı, riski, gerektirdiği tahmini çaba ve ihtiyaç duyulduğunda alınabileceği düşünülen yardım da bu algıyı etkiler.
- Başkalarını model alma: Başkalarının bir işi yapabildiğini görmek, kişinin kendisinin de benzer bir işi başarabileceği izlenimini uyandırabilir. Model alınan kişiyle yakınlık, benzer bir meslekte olmak, görevlerin benzerliği ve ortak tutum ya da özellikler, kişinin kendisini ne ölçüde yeterli gördüğünde etkili olabilir.
- Sosyal onay: Kişi için önemli, saygın ve ilgili alanda uzman olarak gördüğü insanlardan başarılı olabileceğine dair geribildirim almak, yeterlilik hissini destekleyebilir. Geribildirimi veren kişilerin önemi ve uzmanlığı kadar, farklı kişilerden gelen mesajların tutarlı ya da çelişkili olması da değerlendirmeyi etkileyebilir.
- Fiziksel ve duygusal durum: Bir işi yaparken yaşanan stres, ağrı ya da acı, kişi tarafından o işin başarılamayacağına dair bir işaret olarak yorumlanabilir. Bedensel tepkilerin ve şikâyetlerin nasıl algılandığı, neye bağlandığı ve ağrının türü ya da şiddeti, kişinin kendisini yeterli görme biçiminde rol oynar.
Performans kaygısı ve başarısızlık korkusu azalabilir mi?
Kendilik saygısının ve kendilik yeterliliğinin güçlenmesiyle performans kaygısının ve başarısızlık korkusunun azalması mümkün müdür? Kişi bir görevde ya da farklı görevlerde başarılı oldukça ve bu başarılarına ilişkin olumlu geribildirimler aldıkça, hem kendisine verdiği değer hem de yetkinliğine dair algısı pekişebilir. Burada amaç, her koşulda başarılı olmak değil; kişinin kendisini yalnızca tek bir performansla değerlendirmemesine ve yaşadığı deneyimden öğrenebilmesine alan açmaktır.
Yaşam deneyiminin artması; yapılacak işin özellikleri ve karmaşıklığı hakkında bilgi edinmek, bu özellikleri nasıl yönetebileceğine ilişkin eğitim almak da kişinin yeterlilik algısını destekleyebilir. Kişinin kendisiyle ilgili farkındalığını artırmaya yönelik profesyonel psikolojik destek ya da yeteneklerini etkili bir performans için nasıl kullanabileceğine ilişkin danışmanlık da kendilik saygısının ve kişisel yeterlilik duygusunun gelişimine katkı sağlayabilir.
Son olarak, kendilik saygısının ya da kendilik yeterliliğinin düşük veya yüksek olmasının “doğru” ya da “yanlış” olarak görülmemesi önemlidir. Bu iki kendilik boyutu doğuştan değişmez biçimde belirlenmez; yaşam sürecindeki olumlu veya travmatik deneyimlerle şekillenir. Bu nedenle performans kaygısı ve başarısızlık korkusu, kişinin değişmez bir özelliği olarak değil, kendisi ve yapacağı iş hakkında zaman içinde oluşmuş algılarla birlikte ele alınabilir.
Uzm. Psk. Tarık Solmuş
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız







