Yaşam Koçluğu
Son zamanlarda yaşam koçluğu hakkında çok soru soruluyor. Bu konuya yalnızca bir tanım vermek değil, yaşam koçluğunun neye alan açtığını ve ne olmadığını da daha net anlatmak istiyorum.
Yaşam koçluğu nedir, ne değildir?
Yaşam koçluğu: Kendi potansiyelini yeniden fark etmek
Yaşam koçluğu, hayatın için ne istediğini düşünmene, önceliklerini fark etmene ve arzu ettiğin yönde adım atmana eşlik eden bir süreçtir. Burada amaç, bir başkasının sana nasıl yaşaman gerektiğini söylemesi değildir. Koç sorularıyla düşünmeni destekler; kendi yanıtlarını, seçeneklerini ve kaynaklarını sen keşfedersin. Bu nedenle yaşam koçluğu, hazır bir çözümün sana sunulmasından çok, kendi yolunu daha bilinçli biçimde görmenle ilgilidir.
«Limitsiz» filmindeki hap: Dışarıdan gelen sihirli çözüm
Geçenlerde «Limitsiz» adlı filmi izledim. Başrol oyuncusu derin bir depresyon gününde bir hapla tanışır. Hapı içtiğinde zihni tam kapasite çalışmaya başlar; yaratıcılığı, fiziksel gücü ve öğrenme becerisi en üst seviyeye çıkar. Çok önce okuduğu bir yazıdaki bilgiyi hatırlar, istediği dili konuşur, üç gün içinde milyonlar kazanır; arzu ettiği ilişkiyi yaşar ve etkileyici iş teklifleri alır. Ancak hapı bıraktığında kendini daha aşağıda bulur. Zamanla hayatını, hapı ve onun sağladığı olanakları elde tutmaya adar.
Bu hikâye şu soruyu düşündürüyor: Sen hayatında neye kendini adadın? Çocuğuna mı, işine mi, güzelliğine mi, evine mi, banka hesabına mı, sağlığına mı? Arzu ettiklerinin hepsinin bir arada mümkün olabileceğini düşünsen bunun için ne yapardın? Yoksa artık mümkün olmadığını düşünüp yalnızca elindekileri korumaya mı çalışıyorsun?
Hayat amacın, sağlığın ya da para kazanmanın alternatif yolları üzerine düşünmeyi uzun zaman önce bıraktığını mı söylüyorsun? Bazen günlük sorumluluklar ve alışılmış düşünceler, başka seçenekleri görmemizi zorlaştırabilir. Bu soruların amacı sana ne yapacağını söylemek değil; hangi ihtimalleri artık düşünmediğini fark etmene yardımcı olmaktır.
Yaşam koçu ne yapar?
Her birimiz muazzam bir kapasite ve potansiyelin odalarına sahibiz; ne var ki bazen o odaların kapılarını aralamayı unuturuz. Yaşam koçu, bu yolculukta sana eşlik eder ve düşünmeni sağlayacak sorular sorar: «Daha önce neleri başardın? Kendini yeniden hatırlamaya ne dersin? Geçmişin yükünü bir tarafa bırakıp hayalini kurduğun şey için adım atmaya var mısın? Kendine yatırım yapmaya, daha çok kazanmaya; zamanını ve sağlığını kazanmaya var mısın?»
Koç kapıyı senin yerine açmaz. Kapıyı fark eden, açan ve içeri giren sensin. Daha önce fark etmediğin hazineni, yani kullanabileceğin kendi kaynaklarını ve becerilerini keşfetmeye başlarsın. Onları kullanmak, yaratmak, üretmek ve dikkatini istediğin yöne çevirmek için adım atarsın. Kapıyı nasıl açacağını öğrendikçe, ihtiyacın olduğunda bu farkındalığa yeniden dönebilirsin.
Koç; seni dinleyen bir kulak, geleceğini ve vizyonunu görmene yardım eden bir göz, seni anlamaya çalışan bir kalp olur. Yolculuğunda yanında olsa da seçimlerine saygı duyar; yargılamadan dinler ve paylaşımlarını güvenle ele alır. Yaşam koçluğu ne işe yarar diye soruyorsan, bu eşlik sayesinde isteklerini netleştirmene, seçeneklerini görmene ve kendi belirlediğin yönde harekete geçmene alan açar.
Değişimin sorumluluğu kime ait?
Koçluk çalışması sana filmlerdeki gibi müthiş güçler verecek bir hap ya da sihirli bir değnek değildir. Her şeyi bir anda değiştiren dışsal bir çözüm beklemek yerine, kendi kaynaklarını fark etmene yardımcı olur. Koç senin adına, senin hayatın için karar veremez; bunun için ona gitmiş olsan bile seçimlerin ve attığın adımlar sana aittir. Değişimin sorumluluğunu almak, yükü tek başına taşımak demek değil; kendi hayatındaki payını ve karar gücünü kabul etmektir. Sorumluluk özgürleştiricidir.
Kendine haftada bir saat ayırmanın hayatına nasıl yansıyacağını bilsen bunu yapar mıydın? Koçluğun arkadaş sohbetinden farkı, sürecin senin gelişimine ve mutluluğuna odaklanmasıdır. Düşüncelerini eyleme dönüştürmek, verdiğin sözleri tutmak ve zorlandığında yeniden ayağa kalkıp kendin için adım atmak bu yolculuğun parçalarıdır. Bu, her şeyin kolay ya da hemen değişeceği anlamına gelmez; değişim için ne yapacağın yine senin seçimindir.
Kendine sormak için birkaç soru
Hayatının herhangi bir döneminde koçluk almazsan ne olur, neler değişmeden kalır? Her şeyin aynı kalacağını mı hissediyorsun? Peki, o kapıları aralarsan ne olabilir? Potansiyelini, yaratıcılığını ve aklını daha fazla kullanmaya başladığında hayatında hangi yeni ihtimaller belirir? Bu soruların tek bir doğru cevabı yok; önemli olan, kendi yanıtını duymaya zaman ayırmandır.
Bugün birkaç dakikanı hayalindeki seni düşünmeye ayır. O nasıl biri? Neler konuşur, neler yapar, nasıl düşünür? Daha mı rahattır, daha mı mutludur? Sen o olsaydın ve hayatını öyle yaşasaydın, sence nasıl olurdu? Bu hayali hemen gerçekleştirmek zorunda değilsin; önce neyi arzuladığını fark et, sonra sana anlamlı gelen bir adımı seç.
O’nu yaşamaya niyetliysen ve kararlıysan yanında olduğumu bil. Sevgilerimle…
Halis ŞAHİNER






