Access Consciousness nedir? Access Bars nasıl çalışır?

Access Consciousness nedir? Nasıl çalışır ve ne işe yarar? Kişisel gelişimle ilgilenen, farklı seçenekler arayan birçok kişinin sorduğu bu sorulara kendi deneyimimden yola çıkarak cevap vermek istiyorum.

Access Consciousness

Access Bars ile tanışmam

Bilinçaltı kayıtları üzerinde çalışmak isteyen birçok kişinin rahatsız olduğu konulardan biri, bu çalışmaların uzun ve yorucu olabileceği düşüncesidir. Ben de bundan rahatsız olanlardan biriydim. Kendime şu soruları soruyordum: Bu işlemi nasıl daha kolay yapabilirim? Bu süreç nasıl daha kolay olabilir?

Sorular sordukça, çekim yasasıyla ilgilendiğim dönemde talebime karşılık Access’le tanıştım. Fakat karşıma çıkan yaklaşımın bu kadar basit olabileceğine inanmakta zorlandım ve uygulamaya direndim. Kontrolcü, sonuç odaklı bir yapım vardı; nokta atışı çalışmaları, elle tutulur ve gözle görülür sonuçları tercih ediyordum. Bu nedenle yoğun bir direnç gösterdim. Yine de alet çantamda bulunması için öğrenmeye karar verdim.

İlk Access Bars eğitiminde çok fazla bir şey hissetmedim. Access Bars, başın üzerinde bulunduğu söylenen 32 noktaya nazikçe dokunularak uygulanan bir çalışmaydı. Bu noktalara dokunmanın enerji akışı oluşturduğu ve bilinçaltındaki kayıtların temizlenmesine yardımcı olduğu anlatılıyordu. Enerjiden söz ediliyordu ama ben o sırada bunu hissetmiyordum. Access Bars bilinçaltı temizliği olarak anlatılan bu sürecin tam olarak neyi değiştirdiğini bilmek, benim gibi kontrolü ve sonucu anlamak isteyen biri için kolay değildi.

Sorduğum sorulara çoğunlukla sonucun sürpriz olduğu, neyin ortaya çıkacağının çalışma sonrasında anlaşılacağı cevabını alıyordum. Analitik ve sonuç odaklı olduğum için bir süre bu tekniğe mesafeli kaldım. Sonra bir eğitmen arkadaşımın tanıtım çalışmasına katıldım. Kısa bir Access Bars uygulamasında daha önce yaşamadığım farklı bir şey hissettim. Uygulamanın ardından enerjimin değiştiğini; daha neşeli, keyifli olduğumu ve olumsuz bir şeye odaklanmakta zorlandığımı fark ettim. Bu his birkaç gün sürdü. Anlatması güç, deneyimleyerek fark ettiğim bir durumdu.

Access’in nasıl etkili olduğunu sorduğumda eğitmenlerden aradığım türde net bir açıklama alamamıştım. Eğitimlerde, bu deneyimin kişiden kişiye değişebileceği; kimilerinin ilk seansta, kimilerinin ise daha sonraki seanslarda fark edebileceği söyleniyordu. En az on seans önerildiğini de duymuştum. Aceleci ve sonuç odaklı olduğum için, deneyimim hemen değişmediğinde bunun etkili olmadığına karar vermiştim. Bugün geriye dönüp baktığımda, kendi beklentimle yöntemin yaklaşımının aynı olmadığını görebiliyorum.

Benim deneyimimde, neşeli ve keyifli hissetmek isteklerime yaklaşımımı değiştirdi. İnsan kendini daha enerjik ve neşeli hissettiğinde, karşısına çıkan seçenekleri fark etmesi de kolaylaşabiliyor. Sonrasında iki Access Bars eğitimi daha alarak Access Bars eğitimcisi oldum. Bu süreçte Access Consciousness’ın yalnızca Bars’tan ibaret olmadığını, farklı araçları bir araya getiren bir yaklaşım olduğunu fark ettim. Aldığım Bars eğitimi ise bu sistemle tanışmamın başlangıcıydı.

Access Consciousness nasıl çalışır?

Benim için Access Consciousness, hayatın farklı alanlarında kullanılabilecek araçlardan oluşan bir alet çantası gibiydi. Access Bars bu araçlardan biri; diğer önemli araçlar ise açık uçlu sorular, sözlü prosesler ve temizleme cümlesiydi. Bars uygulamasında en çok dikkatimi çeken şey, bende neşe ve hafiflik hissi uyandırmasıydı. Ancak yaklaşım yalnızca uygulamadan ibaret değildi: günlük hayatta soru sormak ve talepte bulunmak da daha önce görmediğim seçenekleri fark etmeme yardımcı oluyordu.

Bu yaklaşımın odak noktası, sınırlayıcı bakış açılarını fark edip başka olasılıklara açık hâle gelmekti. Mevcut bir inancı yıkıp yerine başka bir kısıtlayıcı inanç koymak yerine, kişinin bakış açısını genişletmesini ve yeni seçenekleri değerlendirmesini teşvik ediyordu. Benim anladığım biçimiyle Access Bars ne işe yarar sorusunun yanıtı da yalnızca rahatlama hissiyle sınırlı değildi: Access yaklaşımında sorular ve uygulamalar, kişinin kendi bakış açısını ve seçimlerini yeniden değerlendirmesi için araç olarak görülüyordu. Bunlar benim deneyim ve yaklaşım içindeki gözlemlerimdir; deneyim kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

Çekim yasası üzerine çalışanların takıldığı noktalardan biri, bir şeyi istedikten sonra onun nasıl gerçekleşeceğini sürekli düşünmektir. Örneğin bir ev istediğinizde zihniniz, o evin bugünkü koşullarda nasıl alınabileceğini hesaplamaya başlayabilir. Mevcut imkânlarla gelecekteki isteği karşılaştırmak, “Bunu yapamam” düşüncesini güçlendirebilir ve başka yolları görmeyi zorlaştırabilir. Access’in açık uçlu soruları ve sözlü prosesleri, bu tür kesin yargıların dışına çıkıp farklı seçenekleri düşünmeye alan açmayı amaçlıyordu.

İnsanlara gelecekte başka seçenekler olabileceğini, bugün engel gibi görünen bir durumun değişebileceğini söylediğimde zihinlerinde bir kıvılcım belirmesini seviyorum. Bu noktayı anlatan bir danışan deneyimimi paylaşmak isterim. Yaklaşık bir buçuk yıl önce, 39 yaşındaki bir danışanım devlet memuru olmak istediğini, ancak yaşının buna engel olduğunu düşünüyordu. Ona, “Devlette çalışman için yaş sorun olmasa ne olurdu?” diye sordum. Yaşın engel olmadığı bir durumu ve devlette istediği türde bir işte çalıştığını imgelemesini önerdim. Birkaç ay sonra devlet memurluğunda yaşla ilgili koşulun değiştiğini öğrendik. Daha sonra ortaya çıkan gelişmelerin ardından danışanım bir devlet okulunda öğretmen olarak göreve başladı. Bu, kendi gözlemim ve deneyimim olarak paylaştığım bir örnektir.

Sorularla yeni seçeneklere alan açmak

Çekim yasası yaklaşımında, istediğiniz şeyin mümkün olabileceğini zihinsel olarak kabul etmek önemli bir adım olarak görülür. Bir isteğin olabilirliğine, yapılabilirliğine ve ona sahip olma ihtimaline kendinizi kapattığınızda, zihniniz o yöndeki seçenekleri değerlendirmekte zorlanabilir. Access Consciousness soruları, bu kabulü zorla oluşturmak için değil, kişinin kendi yargılarını fark edip başka neyin mümkün olabileceğini araştırması için kullanılır.

Access Consciousness

Kendime ve danışanlarıma yönelttiğim sorulardan bazıları şunlar:

………………… için sonsuz olasılıklar nedir?
………………. nın olabilmesi için ben ve bedenim hangi enerji, alan ve bilinç olabiliriz?
Burada başka hangi seçeneklere sahibim?

Bir konuda başarısız olacağınıza dair gerekçeleri tekrar tekrar sıralamak, dikkatinizi yalnızca o ihtimale yöneltebilir. Ben bu noktada genellikle şunu sorarım: “Sonsuz ve sınırsız seçeneklere sahip bir varlık olsaydınız; istediğiniz şeyi olabilen, istediğiniz şeye sahip olabilen ve istediğiniz şeyi yapabilen kişi olsaydınız neyi seçerdiniz? Kim olurdunuz? Hayatınız nasıl olurdu?”

Bu soruların ardından insanlar bazen, istedikleri şeyi olmamak, yapmamak ya da ona sahip olmamak için kendilerine anlattıkları mazeretleri fark etmeye başlıyor. Ben de “Olsun; odağını olma ihtimaline çevir. Nasıl olacağına takılmadan, olmasını istediğin şeye odaklan” diyorum. Bu, sonucun kendiliğinden gerçekleşeceği anlamına gelmiyor; benim için önemli olan, kişinin seçenek olmadığını varsaymak yerine seçimlerini fark etmesi ve atabileceği adımları görebilmesi.

Hayat seçimlerden oluşuyor. Bazen seçeneklerimizin olmadığını ya da çok kısıtlı olduğunu kendimize ve çevremizdekilere anlatıyoruz. Seçmemek, seçimlerimizin sorumluluğunu almaktan kaçınmanın bir yolu hâline gelebiliyor. Bakışımızı yalnızca “başka seçenek yok” düşüncesine sabitlemek yerine, “Başka ne mümkün?” diye sormak yeni yolları fark etmemize yardımcı olabilir. Access’te en sevdiğim şeylerden biri de insanları bu olasılıkları araştırmaya teşvik etmesi.

Bunu çocukluk üzerinden düşünebiliriz. Küçükken yürümeyi, konuşmayı ve daha önce yapamadığımız pek çok şeyi öğrenirken çevremizden “Yapabilirsin, başarabilirsin” desteğini aldık. Aynı zamanda yapamayacağımız söylenen şeylerden bazılarını denemekten vazgeçtik. Access’in alet çantasını, benim gözümde, kişinin kendisini sınırlayan düşünceleri fark etmesine ve başka ihtimalleri denemesine destek olan bir yaklaşım gibi düşünebilirsiniz.

Bu yaklaşım, benim deneyimimde geçmişteki hikâyelerle özdeşleşmek yerine gelecekte ne seçmek istediğimize bakmaya ağırlık veriyordu. Zihin sürekli düşünce üreten bir makine gibidir; onu susturmak kolay değildir. Fakat dikkatimizi hangi sorulara ve olasılıklara yönelttiğimizi fark edebiliriz. “Yapamam” düşüncesine odaklandığımızda engeller belirginleşirken, farklı seçenekleri araştırmak daha özgür ve geniş bir bakış açısı kazandırabilir. Yukarıdaki videoda yer alan Access prosesleri de bu soruları hayatın farklı alanlarında kullanmaya yönelik örnekler sunuyor.

Access temizleme cümlesi ve Access Consciousness soruları

Aşağıdaki sorularda noktalı yerlere yaşam, sanatçı olmak, eş ya da ilişki gibi sizin için anlamlı bir konuyu yerleştirebilirsiniz. Soruyu tekrarlarken ne fark ettiğinize ve nasıl hissettiğinize bakın. Benim uygulamamda soru sonrasında ortaya çıkan enerjiler için Access temizleme cümlesi kullanılıyor; amaç, bu çalışmayı kendi deneyiminizi gözlemleyerek sürdürmek.

Harika bir …. olamayacağını sana düşündüren her şeyi, nasıl yeterince iyi olmadığınla ilgili sana söylenen her şeyi, nasıl yeterince iyi olmadığınla ilgili satın almaya çalıştığın her şeyi, söyleyeceğin/yapacağın/olacağın şeyde sıra dışı olmadığını düşündüren her şeyi ve olası şekilde algılayabildiğinden gerçekte daha muhteşem olamadığını sana düşündüren her şeyi geri alır, cayar, geçersiz kılar, düzeltir, feragat eder, ihbar eder, yıkıp yaratımını tümüyle iptal eder misin?
Evet
POC and POD,

Bu olan her şeyi, seni gergin yapan her şeyi, sana “bunu yapamam” diye düşündüren her şeyi ve sana “Aman Tanrım, başarısız olacağım ve herkes benimle eğlenecek ve herkes gülecek” diye düşündüren her şeyi – onlar her şekilde gülecekler, bu sebeple değil- bu olan her şeyi geri alır, cayar, geçersiz kılar, düzeltir, feragat eder, ihbar eder, yıkıp yaratımını tümüyle iptal eder misin?
Evet
POC and POD,

Harika değil mi? “Bundan daha iyi nasıl olur? Daha başka neler mümkün?”

Hayatınızda çözüm aradığınız bir konuda kullanabileceğiniz başka bir soru da şu:

Şunu en az üç gün, günde 30 kere tekrarlayın: Algılamayı, bilmeyi, olmayı ve almayı kabul etmeyi reddettiğim, algılamaya, bilmeye, olmaya ve almaya kabul etmeye asla cesaret edemediğim, ancak algılamam, bilmem, olmam ve almam gereken şey nedir ki onu algıladığımda, bildiğimde, olduğumda ve aldığımda kabul ettiğimde ………… sorunuma tam bir açıklık ve çözüm/kolaylık getirebileyim?

Boşluğa üzerinde çalışmak istediğiniz konuyu koyabilirsiniz. Bu soruyu birkaç gün boyunca tekrarlamak, konuya başka bir açıdan bakmanıza yardımcı olabilir. Bazen daha önce fark etmediğiniz bir ihtimali düşünür ve “Bunu neden daha önce düşünmedim?” diye sorarsınız. Sorunun amacı hazır bir cevap vermek değil; neyi algılamayı, bilmeyi ya da kabul etmeyi kendinize kapattığınızı araştırmanıza alan açmaktır.

Günlük hayatta kullanabileceğiniz başka Access Consciousness soruları da var:

Burada farklı hangi seçeneklere sahibim?
Daha başka neler mümkün?
………………… için sonsuz olasılıklar nedir?
………………. nın olabilmesi için ben ve bedenim hangi enerji, alan ve bilinç olabiliriz?
Bugün kendim olmayı seçseydim kim olurdum?

Bu yaklaşım benim çalışma biçimimi nasıl değiştirdi?

Kişisel gelişim çalışmalarıyla profesyonel olarak ilgilenmeye başladıktan sonra birçok insanın hüzün, çaresizlik, yetersizlik ve kurban olma hikâyelerini dinledim. Bu hikâyeleri çözmeye çalışırken, onlarla çok fazla özdeşleşmenin enerjimi düşürdüğünü ve yaptığım işten aldığım keyfi azalttığını fark ettim.

Access’le tanıştıktan sonra, hikâyelerle özdeşleşmek yerine insanlara çalışma sonrasında ne olmak istediklerini ve hayatlarında neyi değiştirmek istediklerini sormaya başladım. Bu soru çoğu zaman asıl isteği daha kısa ve açık biçimde ortaya çıkarıyordu. Gerektiğinde regresyon ve benzeri çalışmalarla geçmişe dönmeye devam ettim; ancak bunu yapış biçimim ve kendi deneyimim değişti.

Daha önce kendi üzerimde bilinçaltı kayıtlarıyla çalışırken EFT, Ho’oponopono ve benzeri tekniklerden yararlanıyordum. Zamanla, Access sorularını sorup ortaya çıkan hisleri fark etmeyi, temizleme cümlesini kullanmayı ve ardından isteğime alan açacak sorular sormayı da çalışma biçimime ekledim. Bu sürecin daha eğlenceli ve keyifli olabileceğini gördüm.

Access’in mantrası da benim için bu yaklaşımı özetliyor: “Hayatın tümü bana kolaylık, neşe ve ihtişamla gelir.”

Access deneyimi kişiden kişiye değişebilir

Access’in birçok ülkede uygulayıcıları bulunan bir sistem olduğu belirtiliyor. Ben kolaylığı seven biriyim ve farklı sistemleri deneyimledikten sonra Access’i bana daha eğlenceli ve kolay gelen bir yaklaşım olarak buldum. Bununla birlikte kişisel gelişim çalışmaları bir süreçtir. Her insanın deneyimi, algılama biçimi ve çalışmadan aldığı karşılık farklı olabilir. Kimi kişi değişimi hızlı fark ederken kimisi daha uzun süreye ihtiyaç duyabilir; bazı kişiler de uygulamayı benimsemeye hazır olmadıkları için bekledikleri etkiyi fark etmeyebilir.

Access’le tanıştıktan sonra farkındalığımın arttığını ve enerjimin değiştiğini kendi deneyimimde gözlemledim. Bu nedenle, mutsuzluk ve kurban rolüyle özdeşleşmiş hissedenlere küçük bir uyarım var: Çalışmalara devam ettikçe bu hâllerden eskisi gibi beslenmek zorlaşabilir. Aç kalabilirsiniz, dikkat edin!

Daha fazla soru ve yazı için aşağıdaki bağlantılara göz atabilirsiniz:

Yaşamımın nasıl olması hoşuma gider?
Hayatınızdaki Her Şeyi Değiştirmek için 5 Adımlık Rehber – Dr. Dain Heer
Yaşamı Ciddiye Almayı Bıraksak Nasıl Olur
Kaos’un İçinden Çıkmak
Daha Hafif, Daha Mutlu, Daha Kendin Olmak için 21 Soru.

Access’le tanışmanız için neler mümkün?
Access Bars® Uygulayıcı Eğitimi
Bireysel Danışmanlık

Hayatınıza katkı olmasını diliyorum.
Sevgilerle
Halis Şahiner

Access Enerji Temizleme Cümlesi hakkında daha fazlasını ve nasıl kullanacağınızı BURAYI TIKLAYARAK öğrenebilirsiniz.

Access Consciousness
Bireysel Danışmanlık

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler