Acil Çıkış Kapısı: Sınırlayıcı İnançları Fark Etmek

YARGI VE KISITLAMALAR İÇİN ACİL ÇIKIŞ KAPISI.

Hepimizin hayatında, kendimizi ve varlığımızı anlamlandırırken kullandığımız yargılar ve kısıtlamalar olabilir. Yalnızlık, başarısızlık, parasızlık, yaşlılık, çaresizlik, evlilik, bekârlık, çocuklar ya da yeterli eğitim alamamış olmak… Bunların her biri, kimi zaman yaşadığımız koşulları anlatır; kimi zaman da olamadığımız, yapamadığımız veya sahip olamadığımız şeyler için sığındığımız bir açıklamaya dönüşür. Bu düşünceler, sınırlayıcı inançlar hâline geldiğinde önümüzdeki seçenekleri görmemizi zorlaştırabilir.

Sınırlayıcı inançlar ne zaman kaçış kapısına dönüşür?

Bir engeli fark etmekle, o engeli kendimiz hakkında değişmez bir hükme dönüştürmek aynı şey değildir. “Şu anda yalnızım” demek yaşanan bir durumu ifade eder. “Yalnız olduğum için istediğim şeyi yapamam” dediğimizdeyse bu durum, seçeneğimizi daraltan bir yargıya dönüşebilir. Benzer biçimde yaş, para, çaresizlik veya geçmişte alınamamış bir eğitim, her durumda başarısızlığın tek ve kesin açıklaması olmak zorunda değildir.

Buradaki mesele, gerçek güçlükleri yok saymak ya da herkesten koşullar ne olursa olsun aynı şeyi yapmasını beklemek değil. Kendimize şu soruyu sorabilmek: Bu koşulu yalnızca olduğu gibi mi görüyorum, yoksa onu denememek için bir kapı olarak mı kullanıyorum? Bazen başarısızlık için bahane üretmek, hayal kırıklığı ihtimalinden uzak durmanın bir yolu gibi görünür. Fakat bu açıklama bizi rahatlatırken, istediğimiz şeyi seçme ve onun için adım atma ihtimalimizi de kapatabilir.

Kendini sabote etme ve kendi yargılarının bedeli

“Bunlara sahip olduğunuzda başarısız olursanız bu sizin hatanız olamaz” düşüncesi, acil çıkış kapısının nasıl çalıştığını gösterir. Yalnızsınızdır, yaşlısınızdır, fakirsinizdir ya da çaresizsinizdir; dolayısıyla sonuç istediğiniz gibi olmadığında sorumluluk almanız gerekmediğini düşünebilirsiniz. Bu yargılar, kendinizi suçlamaktan kaçınmanın bir yolu gibi görünse de sürekli taşındıklarında başka bir bedel doğurur: İstediğiniz şeyi olma, yapma veya sahip olma ihtimalini daha başlamadan daraltırlar.

Kendini sabote etme bazen büyük ve açık bir karar olarak değil, tekrar tekrar ertelemek, daha başlamadan “benden olmaz” demek ya da her ihtimali aynı eski hükümle kapatmak şeklinde ortaya çıkar. Kendini sınırlayan düşüncelerden kurtulma isteği de bu nedenle, yaşanan koşulları inkâr etmek değil; koşullarla ilgili hangi yargıları kendi gerçeğimiz saydığımızı fark etmekle başlar. “Böyle olmak zorunda mı?” sorusu, mevcut açıklamanın tek seçenek olup olmadığını görmeye yardımcı olabilir.

Kendinize sorabileceğiniz sorular

İstediğimiz şeyi olabilen, yapabilen ya da sahip olabilen kişi olmayı seçmek yerine, kendimizle ilgili bu yargılara sahip olmanın değeri nedir? Hayatımızı ileriye götürecek seçimlere yönelmek yerine, isteğimizden vazgeçmemizi sağlayan arka kapıları açık tutmanın bize bedeli ne oluyor? Bu soruların amacı kendinizi yargılamak değil; hangi açıklamaların sizi koruyor gibi görünürken hangi olasılıkları dışarıda bıraktığını dürüstçe görebilmektir.

Bunlar için hangi anlaşmaları yaptınız? Hangi aptalca yalanları kendi gerçekliğiniz yaptınız? Kendinizle ilgili yargısal kısıtlamalarınızın muazzam değerli olduğu ve onlar sanki gerçekmiş gibi davrandığınız her yeri POC&POD. Bu sorulara hemen doğru bir cevap bulmak zorunda değilsiniz. Önemli olan, bir düşünceyi sorgulanamaz gerçek kabul etmek yerine, onun size neye mal olduğunu ve başka hangi seçimin mümkün olabileceğini merak etmektir.

Yeni bir seçeneğe yer açmak

Şimdiye kadar olmayı reddettiğiniz her şeyi olmanız için hangi enerji, alan ve bilinç olabilirsiniz? Buna izin vermeyen her şeyi POC&POD. Bundan daha iyi nasıl olur? Daha başka neler mümkün? Metnin bu soruları, bir sonuç vaat etmekten çok, alışılmış yargıların ötesinde düşünmeye davet eder. Kendinize ayıracağınız bu kısa alan, “yapamam” hükmünü yeniden incelemenize ve bundan sonraki seçiminizi daha bilinçli yapmanıza yardımcı olabilir.

Yalnızlık, parasızlık, yaş ya da geçmişte yaşananlar hayatın içinde gerçek meseleler olabilir; ancak bunların her biri hakkında verdiğimiz hükmü de fark edebiliriz. Acil çıkış kapısını açık tutmak yerine, onun hangi isteğimizden vazgeçmemize yaradığını görmek başka bir başlangıç sunar. Kendimize soralım: “Şimdiye kadar mümkün görmediğim neyi seçebilirim?”

Halis Şahiner

Not : “POD & POC” Access Consciousness’ın patentli enerji temizleme cümlesinin kısaltmasıdır.
Daha fazla bilgi için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz.


Access Consciousness® Temizleme Cümlesi

sınırlayıcı inançlar
Bireysel Danışmanlık

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir