Mutluluk Bir Seçimdir

Yaşamımızda birçoğumuz, bizi mutlu edeceğini düşündüğümüz şeyleri arar ve onların peşinde koşarız. Fakat bu arayışta çoğu zaman mutluluğun ne olduğunu yeterince sorgulamayız. Mutluluğa, sahip olunacak bir şey ya da dışarıdan gelecek bir sonuç anlamı yükleriz. Aradığımız şeyin tanımını netleştirmeden peşinden gitmek, bizi tatmin etmeyen yeni hedefler ve ihtiyaçlar yaratabilir.
Mutluluk bir seçim midir?
Bu yazıdaki yaklaşımda mutluluk, derin bir içsel huzur ve memnuniyet duygusudur. İçsel huzur ve mutluluk, başkalarının bize vereceği ya da dış koşulların tek başına sağlayacağı bir şey olarak görülmez. İçimizdeki memnuniyeti fark etmek ve yaşamımıza nasıl baktığımızı seçmek bize düşer. Bu nedenle mutluluk bir seçimdir: Her şeyi kontrol edebileceğimiz anlamında değil, huzuru yalnızca dışarıdaki bir koşula bağlamamayı seçebileceğimiz anlamında.
“Mutluluk arıyorum” diyen kişi mutlu olmak istemeyen kişidir sözü, ilk bakışta sert gelebilir. Burada anlatılmak istenen, mutluluk arayan herkesi yargılamak değil; mutluluğu sürekli dışarıda ararken kendi içindeki huzursuzluğu görmezden gelme ihtimalidir. İnsan bazen kendisini iyi hissettireceğini düşündüğü yeni bir hedef, eşya ya da koşul belirler. Oysa aradığı şey, bu dış etkenin sağlayacağından daha derin bir güven ve memnuniyet olabilir.
İçsel huzursuzluk ve güven duygusu
Bu yaklaşımda huzursuzluğun kaynaklarından biri, kendini güvende hissetmemektir. Güvende olmadığımızı düşündüğümüzde endişe ve kaygı büyüyebilir; ardından bu duyguları gidereceğini umduğumuz yeni ihtiyaçlar üretiriz. Ancak mutluluğu yalnızca bu ihtiyaçların karşılanmasına bağlamak, huzuru yine dış koşulların değişmesine bırakır. Bu düşünce zincirini fark etmek, neyin gerçekten gerekli olduğunu ve neyin yalnızca tatminsizliği ertelediğini sorgulamamıza yardımcı olabilir.
Yazarın inancına göre her insan bu dünyada tam da olması gerektiği şekildedir ve Yaradan tarafından ona biçilmiş süre kadar yaşar. Bu süre boyunca yaşamsal ihtiyaçlarının güvence altında olduğu düşüncesi de aynı bakışın parçasıdır. Bu ifadeler, yazının dayandığı kişisel manevi yaklaşımı anlatır. Bu yaklaşım doğrultusunda yapılması gereken; yaşamı bu güven duygusuyla karşılamak, elimizde olanları fark etmek ve bize verilenler için şükretmektir.
Şükretmek ve mutlu olmayı seçmek
Şükretmek, hayatımızdaki her şeyin kusursuz olduğunu söylemek ya da hiçbir şeyi değiştirmeye çalışmamak değildir. Bu yazının vurgusu, sahip olduklarımızı fark etmeden sürekli eksik olana yönelmenin bizi tatminsizlik içinde tutabileceğidir. Bize verilenler için teşekkür etmek, dikkatimizi yalnızca kaygıya ve elde edemediklerimize değil, hâlihazırda yaşamımızda bulunanlara da çevirmektir. Yazarın anlatımında mutlu olmak, bu fark edişle ve teşekkür etmeyle ilişkilidir.
Endişeyi ve içsel huzursuzluğu besleyen düşünceleri fark ettiğimizde, onları seçmeye devam edip etmediğimizi de sorabiliriz. Mutlu olmayı seçmek, her an neşeli olmak zorunda olduğumuz anlamına gelmez; bizi mutsuz eden düşünce ve alışkanlıkları sorgulamaya, başka bir seçeneğe açık olmaya davet eder. Mutsuzluğun nesini seviyoruz ki onu sürekli hayatımızın bir parçası hâline getiriyoruz?
Böyle olan her şeyi yıkıp yaratımlarını iptal edelim mi?
Evet
Pod&Poc
Mutluluğu seçip yaşamımızı kolaylaştırmak yerine, bize hiçbir zaman gerçek içsel huzuru vermeyecek şeylerin peşinde koşmanın ve bunun için yapay ihtiyaçlar yaratmanın değeri nedir? Bu soruyu kendimize yöneltmek, arayışımızın bizi gerçekten memnun edip etmediğini görmemize yardımcı olabilir.
Böyle olan her şeyi yıkıp yaratımlarını iptal edelim mi?
Evet
Pod&Poc
Seçtiğimiz tatminsizliği icat etmek için hangi aptallıkları kullanıyor ve seçiyoruz? Mutluluğu erteleyen düşünceleri fark etmek için bu soruyu sormak mümkün. Endişe ve kaygı yaratmak yerine, “Ne beni neşeli kılar, ne benim içimi şenlendirir?” diye sorsaydık hayatımızda ne yaratırdı? Nasıl bir hayatımız olurdu? Daha başka neler mümkün?
Belki de başlangıç, mutluluğu dışarıda bulacağımız bir hedef gibi aramak yerine, içimizde huzura ve memnuniyete yer açan seçimi fark etmektir. Bize verilenler için şükretmek ve neşemizi besleyen soruları sormak, bu yazının önerdiği bakışın temelidir.
Halis Şahiner
Not: “POD & POC”, Access Consciousness®’ın patentli enerji temizleme cümlesinin kısaltmasıdır.
Daha fazla bilgi için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz.
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız







