Düşüncelerinizi Değiştirin, Kaderiniz de Değişsin

ETKİ düşünceniz, TEPKİ ise bilinçaltınızın verdiği karşılıktır.
Bilinçaltı düşünceler, günlük hayatta verdiğimiz tepkileri, beklentilerimizi ve olayları yorumlama biçimimizi etkileyebilir. Bu nedenle düşüncelerimizi değiştirmek, yalnızca olumlu cümleler kurmaktan çok daha fazlasını ifade eder.
Bütün dileklerinizin gerçekleşeceğine dair bir kural yoktur. Şüpheci kişiler, gerçekleşmeyen dilekleri duaların, olumlu düşüncenin veya bilinçaltı çalışmalarının işe yaramadığına kanıt olarak görebilir. Ancak burada gözden kaçabilecek bir nokta var: Bir şeyi istemekle, zihninizin derinliklerinde onun gerçekleşebileceğine inanmak her zaman aynı şey değildir.
Bir taraftan istediğinizi söylerken diğer taraftan “olmayacak”, “yapamam” ya da “çıkış yolu yok” düşüncelerini tekrarlıyorsanız, zihninize birbiriyle çelişen mesajlar veriyorsunuz demektir.
Bu nedenle düşünceleri değiştirerek hayatı değiştirmek, yalnızca olumlu cümleler söylemek değil; bilinçaltınıza hangi düşünceleri tekrar tekrar taşıdığınızı fark etmekle başlar.
Dileklerimiz Neden Her Zaman Gerçekleşmez?
Dileğiniz istediğiniz gibi karşılık bulmadığında ne yaparsınız? Hemen umutsuzluğa kapılmak yerine, beklentilerinizle düşünceleriniz arasında nasıl bir ilişki olduğunu anlamaya çalışabilirsiniz. Bu yaklaşımda öne çıkan iki engel güven eksikliği ve sonucu fazla zorlamaktır.
Birçok kişi bilinçaltının işleyişini tam olarak anlamadan istediği sonucu elde etmeye çalışır. Bir şeyi sürekli istemek, neden hâlâ gerçekleşmediğini düşünmek ve her gün sonucu kontrol etmek, dikkati istenen şeyden çok onun henüz olmadığına çevirebilir.
Böylece dileğiniz bir yanda dururken, zihniniz gün boyu onun yokluğunu hatırlatan düşüncelerle meşgul olur.
Zihninizin nasıl çalıştığını anlamaya başladığınızda, hangi düşünceleri tekrarladığınızı ve bunların beklentilerinizi nasıl etkilediğini daha kolay fark edebilirsiniz.
Düşünceler kaderi nasıl etkiler? Bu soruya gerçekçi bir açıdan bakmak gerekir. Düşünceler yaşanan her şeyi tek başına belirlemez; fakat neye dikkat ettiğimizi, olayları nasıl yorumladığımızı, hangi olasılıkları fark ettiğimizi ve bunlara nasıl karşılık verdiğimizi etkileyebilir.

Bilinçaltı Düşünceler Hayatımızı Nasıl Etkiler?
Benim burada üzerinde durduğum temel düşünce şu: Bilinçaltınız bir fikri kabul ettiğinde, davranışlarınızdan beklentilerinize kadar pek çok şeyi bu fikrin çevresinde şekillendirmeye başlayabilirsiniz.
Bilinçaltı düşünceler, farkında olmadan tekrar ettiğimiz inançlarla, beklentilerle ve iç konuşmalarımızla beslenebilir. Bilinçaltının gücünü bir yönüyle böyle düşünebiliriz. Aynı mekanizma olumlu düşünceler kadar olumsuz düşünceler için de önem taşır.
Sürekli başarısız olacağınıza, hiçbir çıkış yolu olmadığına veya yeterince iyi olmadığınıza inanıyorsanız, olayları giderek bu düşüncelerin penceresinden değerlendirebilirsiniz.
Sorunlara ve karışıklığa daha fazla odaklanmak, başka seçenekleri fark etmeyi zorlaştırabilir. Yapıcı düşüncelerle çalışmaksa dikkatinizi çözüm aramaya ve önünüzdeki seçenekleri görmeye yöneltebilir.
Olumlu Düşünme ve Bilinçaltı Arasındaki İlişki
Olumlu düşünme ve bilinçaltı arasındaki ilişkiyi yalnızca güzel cümleler tekrarlamak olarak görmemek gerekir.
Söylediğiniz sözlerle içinizde taşıdığınız inanç arasındaki uyum önemlidir. Kendinize inanmadığınız bir cümleyi zorla tekrar etmek yerine, o cümleye neden inanmakta zorlandığınızı fark etmek, düşüncenizin kaynağını görmenize yardımcı olabilir.
Örneğin kendinize sürekli “Başarılı olacağım” derken içinizde güçlü biçimde “Ben bunu yapamam” düşüncesini taşıyorsanız, yalnızca olumlu cümleyi tekrarlamak içsel çatışmayı ortadan kaldırmayabilir.
Öncelikle “Ben bunu yapamam” düşüncesinin nereden geldiğini fark etmek daha anlamlı olabilir.
Olumlu düşünme ve bilinçaltı çalışmalarında önemli olan, olumsuz duyguları yok saymak değil; zihninizde tekrar eden düşünceleri fark ederek onlara daha bilinçli yaklaşabilmektir.
Çekim Yasası ve Bilinçaltı Düşünceler
Çekim yasası denildiğinde çoğu insanın aklına yalnızca istediği şeyleri düşünmek gelir. Oysa düşünceleriniz ile içinizde taşıdığınız inançlar birbiriyle çelişiyorsa yalnızca istediğiniz sonucu düşünmek yeterli olmayabilir.
Bir şeyi istediğinizi söylerken sürekli gerçekleşmeyeceğinden korkuyorsanız, dikkatinizin önemli bir bölümü istediğiniz sonuçtan çok korktuğunuz ihtimal üzerinde kalabilir.
Bu nedenle çekim yasası yaklaşımını yalnızca “Bir şeyi düşünürsem gerçekleşir” şeklinde değerlendirmek yerine; düşüncelerinizin dikkatinizi, beklentilerinizi, kararlarınızı ve davranışlarınızı nasıl etkilediğini de gözlemlemek gerekir.
Burada bilinçaltı düşünceler önemli hâle gelir. Çünkü bilinçli olarak ne istediğimiz kadar, o isteğe ilişkin içimizde ne söylediğimiz de davranışlarımızı ve seçimlerimizi etkileyebilir.
Bir Şeyi Zorlamak Neden Ters Etki Yaratabilir?
Düşünceleriniz olumlu, yapıcı ve sevgi dolu olduğunda zihninizi istediğiniz sonuca doğru yönlendirmiş olursunuz. Fakat bilinçaltınızı sizin için bir şey yapmaya zorlamaya başladığınızda, istediğiniz sonuç yaklaşmak yerine sizden uzaklaşıyormuş gibi hissedebilirsiniz.
Çünkü sürekli zorlamak, zihinde çoğu zaman “Henüz olmadı” mesajını canlı tutar.
Ardından:
“Ne zaman olacak?”
“Neden olmuyor?”
“Ya hiç olmazsa?”
soruları gelmeye başlar.
Böyle bir durumda istediğimiz şeye değil, onun henüz gerçekleşmemiş olmasına odaklanırız.
Bu nedenle isteğinizi belirledikten sonra güven, inanç ve zihinsel açıklık önemlidir. Çekim yasası ve bilinçaltı çalışmalarında amaç, zihni zorlamak değil; istediğiniz düşünceyle mümkün olduğunca uyumlu hâle gelmektir.
Düşünceleri değiştirerek hayatı değiştirmek, sonucu yalnızca düşünerek garanti etmek değildir. Düşüncelerinizin bakış açınıza, seçimlerinize ve vereceğiniz karşılıklara etkisini fark etmek olarak anlaşılabilir.
Olumsuz İç Konuşmalarınıza Dikkat Edin
Sonuç elde edemediğinizi düşündüğünüz zamanlarda zihninizden geçen cümlelere dikkat edin. Örneğin:
“Her şey kötüye gidiyor.”
“Asla karşılık alamayacağım.”
“Çıkış yolu göremiyorum.”
“Durum umutsuz.”
“Ne yapacağımı bilmiyorum.”
“Karmakarışık oldum.”
Bu ifadeleri sürekli tekrarladığınızda, dikkatiniz de aynı düşüncelerin çevresinde kalabilir.
Bir taraftan çözüm isterken diğer taraftan “çıkış yolu yok” demek, kendi içinizde çelişkili bir beklenti yaratır.
Bu cümleleri fark etmek, onları yok saymak veya kendinizi zorla olumlu düşünmeye mecbur bırakmak değildir. Önce zihninizde ne söylediğinizi görün; ardından düşüncenizi daha açık ve yapıcı bir ifadeyle karşılamayı deneyin.
Örneğin “Çıkış yolu yok” düşüncesi belirdiğinde, hemen her şeyin yoluna gireceğini iddia etmek zorunda değilsiniz.
Bunun yerine:
“Şu an çıkış yolunu göremiyorum; başka hangi seçeneklere bakabilirim?”
diye sorabilirsiniz.
Böylece düşüncenizi inkâr etmeden, dikkatinizi tek bir umutsuz yargıdan olası çözümlere çevirmiş olursunuz.
Düşünceler Kaderi Nasıl Etkiler?
Düşünceler kaderi nasıl etkiler sorusunun tek cümlelik bir cevabı yoktur. Düşüncelerimizin dış dünyadaki bütün olayları kontrol ettiğini söylemek gerçekçi değildir.
Ancak düşüncelerimiz neyi fark ettiğimizi, bir olay karşısında nasıl hissettiğimizi, hangi seçeneği değerlendirdiğimizi ve sonunda nasıl davranacağımızı etkileyebilir.
Bu nedenle aynı koşullarla karşılaşan iki insan birbirinden tamamen farklı kararlar verebilir.
Bir kişi “Bundan hiçbir çıkış yok” diye düşünürken diğeri “Şu anda çözümü bilmiyorum ama araştırabilirim” diyebilir.
Dışarıdaki sorun aynı olsa bile, bu iki düşüncenin kişiyi yönlendireceği davranışlar birbirinden farklı olacaktır.
Bu açıdan baktığımızda bilinçaltı düşünceler, hayatımızın yönünü etkileyen faktörlerden biri hâline gelebilir.
Düşünceleri Değiştirerek Hayatı Değiştirmek Mümkün mü?
Düşünceleri değiştirerek hayatı değiştirmek, geçmişi veya dış dünyadaki bütün koşulları yalnızca düşünce gücüyle değiştirmek anlamına gelmez.
Değişim öncelikle kendi düşüncelerimizi, inançlarımızı ve otomatik tepkilerimizi fark etmekle başlayabilir.
Kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
“Bu durum hakkında sürekli ne düşünüyorum?”
“Kendime hangi cümleyi tekrar ediyorum?”
“Bu düşünce beni çözüme mi, yoksa çaresizliğe mi yönlendiriyor?”
“Başka bir bakış açısı mümkün mü?”
“Farklı düşünseydim nasıl davranırdım?”
Bu sorular bilinçaltı düşünceler ile bilinçli tercihleriniz arasındaki ilişkiyi görmenize yardımcı olabilir.
Düşüncelerinizin hayatınızı nasıl etkilediğini anlamak için iç konuşmalarınızı düzenli olarak fark edin. İsteğinizle ilgili neye inandığınızı, hangi cümleleri tekrarladığınızı ve bunların sizi nasıl bir karşılığa yönelttiğini gözlemleyin.
Değişim, her dileğin mutlaka gerçekleşeceğine inanmakla değil; zihninize verdiğiniz mesajları daha bilinçli seçmekle başlar.
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız







