Kolaylıkla Yaratmak

Nilofer: Başka bir dinleyici şöyle yazmıştı: “Son birkaç aydır çok fazla Access yapıyorum ve hayat çok daha kolay, daha kapsamlı hâle geldi. Ama yaratmak istediğim şeye odaklanırsam hiçbir şey yapmıyorum.”

Michelle: Evet, insanlar çok fazla POC & POD yaptıklarında bazen böyle bir noktaya ulaşıyor. Gary de kanepede hiçbir şey yapmadan oturduğu zamanlardan söz ediyor. Oysa tam da o anda, ne yaratmak istediğinizi seçip onu yapmaya başlayabilirsiniz. Başlangıç büyük bir adım olmak zorunda değil: Kanepeye uzanıp kahve yapmayı düşünmek yerine kalkıp kahve yapmak gibi küçük bir seçim bile olabilir.

Buradaki fikir, bir şeyi yaratmayı; onu yapmayı ya da o olmayı seçme alışkanlığı kazanmaktır. Seçimlerden yola çıkarak bilinçli yaratım pratiği yaptıkça, bu seçme hâlini daha geniş alanlara taşıyabilirsiniz. Kolaylıkla yaratmak, her şeyi bir anda çözmek değil; niyet ettiğiniz şeye doğru küçük de olsa bir adım atmaktır.

kolaylıkla yaratmak

İstediğin hayatı yaratmak için sorular sor

Başta sözünü ettiğim listeye geri dönelim. Hayatınızda olmasını istediğiniz şeyleri, gitmek istediğiniz yerleri, sahip olmak istediğiniz enerjileri ve çevrenizde bulunmasını istediğiniz insan türlerini düşünün. Ancak listeyi yalnızca “Şunu istiyorum” cümleleriyle doldurmak yerine, bir soru olarak kurmayı deneyin: “Hayatımda daha eğlenceli insanların olması için ne gerekir? Hayatımda seksi bir erkeğe sahip olmak benim için ne gerektirir?” (Kocam az önce yanımdan geçti. Bundan daha iyi nasıl olur?)

Access Consciousness ile yaratım yaklaşımında soru sormak, hazır bir yanıtı zorla bulmaya çalışmaktan çok, başka olasılıklara açık kalmanın bir yoludur. Michelle’in anlattığı benzetmede, arzuladığınız şey ormanın öte tarafındadır; POC & POD ise önünüzdeki ağaçları ve böğürtlenleri kesen bir makine gibidir. Yolun açılması, sizin de bir adım atıp ilerlemeye başlamanızla anlam kazanır. Peki, gerçekten adım atmadan hedefe ulaşıp ulaşamayacağınızı nasıl bilebilirsiniz?

Michelle, “Bir Access işine sahip olmayı çok isterim” diyenlerle karşılaştığını anlatıyor. “Sınıflarımda daha fazla kişi olsun” demek yerine, “İşimi yaratmaya katkıda bulunmak için bugün kiminle konuşabilirim? Sınıflarımda düzenli olarak 100 veya daha fazla kişinin bulunması benim için ne gerektirir?” diye sormayı öneriyor. Bu sorular kesin bir sonuç vaat etmez; dikkati yalnızca istemekten, bugün seçilebilecek katkılara ve atılabilecek adımlara çevirir.

Bu listeyi sorularla oluşturmak, ormandaki ağaçları kesme metaforunun yanı sıra yaşamak istediğiniz geleceğe doğru ilerlemenize de yardımcı olur. Bazen kendimiz için seçim yapmayı o kadar bırakırız ki, başlangıçta en basit sorulara dönmek gerekir: “Bir şey içmek ister miyim?” Evetse, “Ne içmek isterim?” diye sorun. Cevabınız kahveyse kalkıp kahvenizi yapın. Ardından, “Kahvemi içmek ister miyim?” diye yeniden seçin.

Büyük kararların yanında küçük tercihleri de yapmaya devam etmek, seçme pratiğini gündelik hayatın içine taşır. Michelle’in anlattığı gibi, bu yaklaşımda hayatı 10 saniyelik artışlarla ele alabilir, önce o kısa an için neyi seçtiğinize bakabilirsiniz. Böylece istediğin hayatı yaratmak, uzak bir hedefi beklemekten ibaret kalmaz; şimdiki anda seçtiğiniz küçük adımlarla şekillenmeye başlar.

Nilofer: Bir başka şey de, listeme yazmasam bile bazı şeylerin hayatımda belirmesini istemem. Access derslerini dinlerken insanların sahip oldukları şeylere ve taşıdıkları enerjiye bakıyorum; “Ben de bunu istiyorum” ya da “Bunu alıyorum” diye düşünüyorum.

Bilinçli Yaratımı Kitabından Öğren

Michelle: Kesinlikle! Bana hatırlattığın bir başka şey, hayatı 10 saniyelik artışlarla yaşamak ve o 10 saniyeliğine bile olsa istediğiniz enerji olmayı seçmek. “Benim böyle olmam ve buna sahip olmam için ne gerekir?” diye sorun. “Bu kadar cömert bir ruha sahip olmak benim için ne gerektirir?” Harika, buna sahip olabilir ve böyle olmayı seçebilirim. Sonra da soruyu genişletebilirim: “Sonsuzluk boyunca olacağım ve yapacağım her şeyde bu cömert ruha sahip olmak benim için ne gerektirir?” Seçmeye devam edin. Mesele yalnızca 10 saniyelik bir an değil; seçtiğiniz niteliği hayatınıza katmaktır.

Seçimlerinizi sürdürün ve yeni olasılıklara açık kalın

Michelle kendi listesinden örnekler veriyor:

  • Paraşütle atlamak isterim.
  • Su kayağına gitmek isterim.
  • Deri koltuk almak istiyorum.
  • Beyaz bir çit ve 2,5 çocuğum olsun istiyorum.

Bu isteklerden bazıları hayatında yer bulduğunda, soru bitmiyor: “Başka ne olabilir?”

Nilofer: İstediğiniz şey karşınıza çıktığında bazen daha fazlasını istemeyi unutuyorsunuz. Başka ne olabilir ki?

Michelle: Kesinlikle. Liste, bir kez oturup tamamlayacağınız bir şey değil; üzerine sürekli ekleme yapabileceğiniz bir davettir. Fiziksel olarak yazılmış olması da şart değil. Bir şey hayatınızda belirdiğinde onu fark edip, “Ah, işte ben böyleyim; bundan biraz daha alabilir miyim?” diyebilirsiniz. Deri koltuk geldiğinde de, “Ne kadar harikayım. Başka ne seçebilirim?” diye sorabilirsiniz. Geleceğini yaratmak böylece tek seferlik bir hedef olmaktan çıkar; seçim yapmaya açık olduğunuz sürece devam eden bir sürece dönüşür.

Michelle, kötü bir haber alan bir arkadaşına “Bunun ötesine geçmek için ne yaratabilirsin?” diye sorduğunu anlatıyor. Arkadaşı, “Bunu yaratabilirdim ve bunu seçebilirdim” demeye başlayınca, aldığı haberin ötesindeki olasılıkları görmeye yönelmiş. Buradaki soru, yaşananı yok saymak değil; dikkatinizi yalnızca mevcut durumun içinde kalmaya mahkûm etmeden, bundan sonra ne seçebileceğinize çevirmektir.

Michelle’in sözünü ettiği “Küçük deliğimde oturmak istemiyorum” ifadesinin karşısına başka bir soru koyabiliriz: “Ah, harika, ben ne yaratabilirim?” Ardından, “Kendimi yaratmak için bugün ne olabilirim veya ne yapabilirim?” diye sorun. Bu sorular, yaşananları bir anda değiştireceği iddiası taşımaz; bugünden başlayarak hangi seçimin mümkün olduğunu araştırmaya çağırır.

Nilofer: Söylediklerin çok zekice. Bunun benim için ve belki birçok insan için doğru olduğunu biliyorum: Yaratım enerjisi benim için çok heyecan verici, neşeli ve kapsamlı. Kendimi kötü hissettiğimde, neler yaratabileceğime dair bir fikir geliyor ve “Yahooo!” gibi oluyorum.

Birçok Access Consciousness kolaylaştırıcısıyla ilk kez röportaj yaptığım zamanı hatırlıyorum. Bunu üç günlük bir süre boyunca yaptım; onlar eğlencenin ve neşenin enerjisinden söz ediyorlardı. İçlerinden biri bana, “Sizin için eğlencenin ve neşenin enerjisi nedir?” diye sordu. Ben de “Yürüyüşe çıkmak, … gitmek” dedim. Sonra fark ettim: “Şu anda yaptığım şeyi yapmak benim için eğlenceli, peki bundan daha iyisi nasıl olabilir?”

Kolaylıkla yaratmak, yalnızca büyük isteklerin gerçekleşmesini beklemek yerine, küçük seçimleri fark etmek ve yeni sorular sormakla başlar. Kahve yapmak gibi basit bir tercih de, daha geniş bir gelecek için atılan adım da bu seçme pratiğinin parçası olabilir. Nilofer ve Michelle’in konuşmasında öne çıkan davet şu: İstediğiniz şey ortaya çıktığında onu kabul edin, ardından merakınızı canlı tutup “Başka ne seçebilirim?” diye sorun.

The Magic of Being

Nilofer SOFDAR

(The Magic Of Being kitabını PDF olarak edinmek isterseniz 0 553 06 00 454 numaralı telefona WhatsApp üzerinden mesaj atabilirsiniz.)

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir