Düşüncelerimiz Yaşamımızı Nasıl Etkiler? Bilinçli Yaratım

Bugün size Bilinçli Yaratma Sanatı kitabımdan küçük bir pasaj paylaşacağım.
Düşüncelerimiz yaşamımızı nasıl etkiler? Bilinçli yaratım yaklaşımında bu soru, yalnızca aklımızdan geçenleri değil, düşüncelerimizin bizde oluşturduğu hâli de fark etmeye davet eder. İçinde bulunduğumuz enerji durumu, bir sonraki hâlimizi yaratan referans noktasıdır. Neşe ve keyif genişletici, kapsayıcı ve rahatlatıcı hissettirirken; üzüntü ve keder daraltıcı ve küçültücü hissettirebilir.
Neşe ve keyif hâlindeyken yaşamımızda bir şeyler yaratmak daha kolay gelir. Bu, her zaman her şeyin sorunsuz olacağı anlamına gelmez; ancak o anki düşünce ve duygu durumumuzun seçenekleri nasıl algıladığımızı etkileyebileceğini hatırlatır. Daha rahat ve kolay bir yaşam için düşüncelerimizin ve düşünme biçimimizin farkında olmak, onları bilinçli yönetmek ve bedenimizin titreşim enerjisini yüksek tutmak önemlidir.
Düşünceler ve Bilinçli Yaratım
Sebep ve sonuçtan oluşan nedensel bir dünyada yaşıyoruz. Bu yaklaşımda şu an içinde bulunduğumuz durum, geçmişte sahip olduğumuz düşüncelerin yaratımı olarak ele alınır; gelecekte oluşacak durum da bugün taşıdığımız düşüncelerle ilişkilendirilir. Buradaki önemli nokta, her olay için tek ve kolayca görülebilir bir neden aramak değil, düşünce biçimimizin seçimlerimiz ve yaşantımızla kurduğu bağı incelemektir.
Düşüncelerin mevcut yaşam koşullarını nasıl yarattığı sorusuna bakarken, bugünkü koşulları yalnızca yakın zamanda yaşanan bir olayla açıklamak yeterli olmayabilir. Geçmiş düşüncelerimizin oluştuğu dönemle bugün arasında mantıklı bir bağlantı kuramadığımızda, çoğunlukla en yakın olaylara yöneliriz. Oysa bu bağlantı, yaşadığımız durumu anlamanın tek yolu olmayabilir.
Yakın zamandaki bir olayı asıl kaynak gibi görüp yalnızca onun üzerinde çalışmak, davranışımızın arkasındaki temel düşünceyi fark etmemizi sağlamayabilir. Böyle olduğunda çabamızdan beklediğimiz sonucu alamadığımızı hissederiz. Doğru kaynak olayı bulamadığımızda ise benzer tepkiler ve sonuçlar tekrar eder; kendimizi aynı döngünün içinde bulabiliriz. Bu nedenle yaşananı hemen düzeltmeye çalışmadan önce, onu nasıl yorumladığımıza ve hangi düşüncenin bu yorumu beslediğine bakmak yararlı bir başlangıçtır.

Düşünce Biçiminin Yaşam Üzerindeki Etkisini Fark Etmek
Sorunlarımızı, onları yaratırken düşündüğümüz gibi düşünerek çözemeyiz. Aynı bakış açısında ısrar etmek, daha önce işe yaramayan yolu yeniden izlememize neden olabilir. Bu yüzden ilk adım, düşünme biçimimizin farkına varmak ve mevcut düşünce kalıbının dışına çıkma ihtimalini görmektir.
Farkındalık, düşünceyi hemen doğru ya da yanlış diye yargılamak yerine onu gözlemlemeye alan açar: Bu düşünce beni nasıl hissettiriyor? Beni hangi seçeneğe yöneltiyor? İstediğim yaşamı oluşturmama katkı sağlıyor mu? Bu sorular, düşünce biçiminin yaşam üzerindeki etkisini daha somut biçimde görmemize yardımcı olur. Böylece otomatik bir tepkiyle hareket etmek yerine, düşüncemizi ve yönümüzü yeniden değerlendirebiliriz.
İstediğimiz yaşamı bize verecek şekilde düşüncelerimizi yeniden oluşturmak, kendimize bir anda başka biri olmayı dayatmak değildir. Önce mevcut düşünceyi tanımak, ardından bizi istediğimiz sonuca götürmeyen yolu sürdürmek zorunda olmadığımızı fark etmektir. Bir şeyi yaratmanın sonsuz yolu vardır. İhtiyacımız olan, isteğimizi yaratmayan yolu tekrar etmek yerine onu yaratabilecek başka bir yolu bulmak ve o yönde ilerlemektir.
Bu açıdan düşüncelerle yaşamı değiştirmek, düşünceleri sihirli bir formül gibi görmekten çok, onlara ne kadar bilinçli yaklaştığımızı sorgulamaktır. Her durumda farklı bir seçenek bulunabilir; ancak alıştığımız düşünme biçimi bu seçeneği görmemizi zorlaştırabilir. Zihnimizin başka ihtimallere açılması için önce farkındalığa ihtiyacımız vardır. Farkındalık, yeni yolu seçmeyi mümkün kılan başlangıçtır.
Bazen değişim, hemen bir cevap bulmaktan değil, kendimize yeni sorular sormaktan başlar:
Bundan daha iyi nasıl olur?
Daha başka neler mümkün?
Bu sorular, mevcut düşünce ve seçeneklerle sınırlı kalmadan başka bir ihtimali fark etmek için bir davettir. Bilinçli yaratımın başlangıcı da düşüncelerimizi fark etmek, bize hizmet etmeyen yolu tanımak ve yeni bir seçeneğe açık olmaktır.
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabı
Halis Şahiner
Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız






