Aklımızı Bilinçli Kullanmak

Yaşamımızda zaman zaman çevremizdeki kişilere ve onların düşüncelerine gereğinden fazla önem verir, onları kendimizden daha büyük ve önemli hâle getiririz. Bunu yaptığımızda yaşamımız üzerindeki kontrolü de onlara bırakırız. Kendi değerlendirmemizi geri plana atmak, bir bakıma kendimizi geçersiz kılmaktır. Aklı bilinçli kullanmak ise duyduğumuz her şeyi hemen kabul etmek ya da reddetmek değil; düşüncenin yaşamımızdaki yerini ve etkisini fark ederek seçim yapmaktır.
Benim bakış açıma göre: “Soyut âlemle ilgili her türlü bilgi insan zihninin ürünü, yaratımı, uydurması, anlamlandırması ve yorumlanmasıdır.” Bu, benim yaklaşımımı anlatan kişisel bir değerlendirmedir. Soyut bir deneyimin nasıl yorumlanacağı, kişinin sahip olduğu bilgi birikimi ve bakış açısıyla şekillenebilir.
İnsan, kendi içine yöneldiğinde bazı enerjisel durumlar deneyimlediğini hissedebilir. Bu deneyimi sorduğu bir sorunun cevabıyla ya da aradığı bir bilgiyle ilişkilendirebilir. Ardından hissettiğini başkalarına aktarırken onu bildiği kavramlarla açıklamaya çalışır; deneyime bir biçim verir, üzerine bir elbise giydirir. Bu bazen bir enerji tanımlaması, bazen bir varlık anlatımı, bazen de mistik bir olaya yapılan atıf olabilir. Başka bir deyişle kişi, hissettiği şeyi madde dünyasında bildiği bir kavramla ilişkilendirerek anlaşılır kılmaya çalışır.
Aklı bilinçli kullanmak için bilgiyi sorgulamak
Ortaya çıkan bilgiyi nasıl değerlendireceğimiz ise bizim kişisel seçimimizdir. Bilinçli düşünme, bir fikri sorgulamadan doğru kabul etmekten ibaret değildir; aynı zamanda her düşünceyi hemen yanlışlamaya çalışmak da değildir. Bir bilgiyi yaşamımızla ilişkilendirip değerlendirebilir ya da onu “İlginç bir bakış açısı” olarak görüp gündemimize almamayı seçebiliriz. Bilgiyi sorgulama ve farkındalık, bu seçenekleri otomatik tepkilerle değil, ne yaptığımızı bilerek değerlendirmemize yardımcı olur.
Seçimlerden biri, bilgiyi doğru ya da yanlış ilan edip yaşamımızla bağlantılı hâle getirmektir. Diğeri ise doğrulama veya yanlışlama çabasına girmeden, onu yalnızca bir bakış açısı olarak görmektir. Her ikisi de bilinçli bir seçim olduğunda kişinin kendi yaşamıyla ilgili karar alanını korumasına yardımcı olabilir. Sorun, bir yorumu kutsal, vazgeçilmez, dokunulmaz ve mutlak gerçek olarak tanımladığımızda başlar. O zaman kişi, insan zihninin oluşturduğu yorumun esiri hâline gelebilir; başkalarının yönlendirmesine daha açık olabilir.
Benim için bu kişiler “Aklını kiraya verenler” grubundadır. Kendi değerlendirmeleri yerine başkalarının söylediklerine ve düşüncelerine göre yaşamlarını sürdürürler. Başkalarının düşüncelerine göre yaşamamak, her fikre karşı çıkmak demek değildir; bir düşünceyi kendi süzgecimizden geçirip onunla ilgili seçimi kendimizin yapmasıdır. Değişim ortaya çıktığında, elindekileri kaybetme kaygısıyla değişime direnenler olabilir. Kişi kendi düşüncesini geliştirmediğinde, alıştığı yorumlara tutunması da kolaylaşır.
Farkındalıkla davranmak ne demektir?
Farkındalıkla davranmak, bilgiyi sorgulayıp ona göre hareket etmektir. Bir düşünceyle karşılaştığınızda kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
Bu bilgi neyle ilgili? Kaynağı ve referansı nedir? Bu bilgiyle ne hedefleniyor? Ona inanmak yaşamımda ne yaratır; hayatıma katkı sağlar mı, istediklerimi elde etmeme yardımcı olur mu? Karşılığında beni hangi sınırlamalara tabi tutar ve benden ne istenir? Bunun bedeli ne olabilir? Burada söylenmeyen, gizli kalan hangi gerçekler ya da yalanlar olabilir?
Bu sorular, her bilginin mutlaka kötü bir amacı olduğunu varsaymak için değil, onu hangi temelde kabul ettiğimizi anlamak içindir. Böylece düşünceleri sorgulayarak karar vermek mümkün olur: Duyduğumuz fikrin bize ne söylediğine, neyi varsaydığına ve onu benimsemenin yaşamımızda ne anlama geleceğine bakarız. Size aktarılanlar aklınıza yatmıyorsa, onları kendi yaşamınız için geçerli kılmak zorunda değilsiniz. “Bu ilginç bir bakış açısı” deyip orada bırakabilirsiniz.
Bir bilginin yaşamınıza katkı sağlayacağını düşünüyorsanız onu kullanın; ama kendinizden büyük yapmayın. Kendi düşüncelerinizden daha önemli ve değerli kılmayın. Aklı bilinçli kullanmak, bir fikri işe yaradığı yerde değerlendirebilmek ve onu her koşulda savunmanız gereken bir kimliğe dönüştürmemektir.
Bir düşünceyi araç olarak görmek: İstanbul’dan Paris’e uçak örneği
İstanbul’dan Paris’e gitmek istediğinizi düşünün. Ulaşım için bir tercih yapar ve uçağı seçersiniz. İstanbul’dan uçağa biner, Paris’e varınca inersiniz. Sonra uçaktan ayrılır ve orada yapmak istediğiniz şeylere devam edersiniz.
Uçak muhteşem bir araç değil mi? Buna rağmen Paris’te başka işlerinizi yaparken uçak yanınızda olmaz; zihninizin bir parçasına dönüşmez. Onu yolculuk için kullanır, yolculuk bitince o bağlantıyı bırakırsınız. Uçağın gücü ve yolculuktaki önemi, onu hayatınızın her alanına taşımanızı gerektirmez.
Soyut âlemle ilgili söylenenlere bakışım da buna benzer. Onları insan zihninin üretimi, yaratımı, yorumu ve anlamlandırması olarak görür; birer araç gibi değerlendiririm. Önce sorar, katkı sağlayacağını düşünürsem kullanırım. İşim bittiğinde bırakırım. Bir düşüncenin geçerli olduğu alanı, onu hayatımın her alanında geçerli kılmaktan ayırırım.
Bu yaklaşım bana seçim özgürlüğü verir. Bir düşünceyi kullandım diye onu ölene kadar hayatımın parçası yapmak, doğruluğunu savunmak ya da yanlışlığını kanıtlamaya çalışmak zorunda değilim. Seçebilirim de seçmeyebilirim de. Bir fikri değerlendirmek, ona koşulsuz bağlanmak anlamına gelmez.
Önceliklerinizi ve seçim özgürlüğünüzü korumak
İnsanlar yaşamlarını önceliklerine ve önem verdikleri şeylere göre sürdürür. Virüs nedeniyle yaşam önceliklerimizin değiştiği dönemde, yaşamı tehdit edebilecek durumlara karşı korunma konusu gündeme geldi. Benim burada vurguladığım nokta, bir tehdidi kendi gerçekliği içinde değerlendirmek ve yaşamı gereksiz başka kaygılarla daha da zorlaştırmamaktır. Bir bilgiyi ya da yorumu hayatımızın her alanına taşımadan önce, onun neyle ilgili olduğunu ve bizim için gerçekten ne ifade ettiğini sorgulayabiliriz.
Yukarıdakilerin hepsi benim zihnimin ürünü, yaratımı, uydurması, anlamlandırması ve yorumlanmasıdır. Onunla ne yapacağınız sizin seçiminizdir. Katkı olması dileğiyle.
Bundan daha iyi nasıl olur?
Başka neler mümkün?
Halis ŞAHİNER
Halis Şahiner’le Bireysel Danışmanlık

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız
Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız






