Nefes – Evrene Bir Köprü – 3 / OSHO

Osho nefes meditasyonu: Nefesin birleştiği an

Osho nefes evrene bir köprü 3 başlıklı bu bölümde, nefesin içeri alınışı ile dışarı verilişi arasındaki birleşim anı merkeze alınır. Üçüncü teknik, nefesin hangi yönde hareket ettiğini ayırt edemediğin o kısa ânı fark etmeye çağırır:

3. Teknik: Ne zaman içeri alınan nefes ile dışarı verilen nefes karışsa, o anda enerjisiz, enerji dolu merkeze dokun.

Osho’nun anlatımında insan, merkez ve çeper olarak ikiye ayrılmış gibidir. Beden çeperdir; bedenimizi ve çevremizi tanırız ama merkezin nerede olduğunu çoğu zaman bilmeyiz. Nefes dışarı çıkarken içeri alınan nefesle buluşur. Nefesin ne dışarı çıktığını ne de içeri girdiğini söyleyebildiğin bu birleşim anında hareket durulur. Nefes içeri girerken de dışarı çıkarken de dinamiktir; ikisinin arasında, sessiz ve kıpırtısız görünen bir eşik vardır. Osho’ya göre bu eşik, merkeze yaklaştığımız noktadır.

Bu nedenle nefes alıp verme arasındaki duraklama meditasyonu, nefesi zorlamak ya da tutmak değil, doğal geçiş anını fark etmek olarak anlaşılmalıdır. Nefesin yönünü ayırt edemediğin bu noktaya dikkatini verdiğinde, Osho nefes tekniğiyle merkeze odaklanma fikrini deneyimlemeye başlarsın. Buradaki vurgu, nefesin akışını kontrol etmekten çok, onun iki hareketi arasındaki birleşimi gözlemlemektir.

Karın nefesi ve bedenin merkezi

Şöyle bak: Nefes içeri girdiğinde nereye gider? Osho, merkeze, göbeğe doğru gittiğini söyler. Dışarı çıkarken de yine merkezden geçer. Bu yüzden Taoist ve Zen gizemcilerinin insanın merkezini başta değil, göbekte gördüğünü aktarır. Karından nefes alma ve meditasyon, bu yaklaşımda yalnızca nefesin biçimi değil, bedenin merkeziyle yeniden temas etmenin bir anlatımıdır.

Nefes, Osho’nun ifadesiyle, seninle bedenin arasında bir köprüdür. Bedeni tanırsın; fakat merkezin nerede olduğunu bilmeyebilirsin. Nefesin doğal akışı bu merkeze yönelir, ama gündelik yaşamda nefesin sığlaştığını ve merkeze ulaşmadığını ileri sürer. Bunun sonucunda insan kendini merkezinden uzak hisseder. Buradaki meditasyon yaklaşımı, bu uzaklığı fark etmeyi ve nefesin merkezle ilişkisini yeniden gözlemlemeyi önerir.

Osho, uyuyan bir çocuğun nefesini gözlemlemeyi örnek verir: Nefes içeri girdiğinde karın yükselir; dışarı çıktığında alçalır. Ona göre çocuk, bu doğal karın hareketiyle merkezinde ve şimdiki ândadır; bu yüzden taşkın bir enerji ve sevinç içindeymiş gibi görünür. Bu, Osho’nun çocukluk ve merkez hakkındaki yorumudur; metnin nefesle bütünlük arasında kurduğu bağı anlatır.

Bütünlük, öfke ve sevgi üzerine

Bir çocuk öfkelenebilir; öfkelendiğinde bütünüyle öfkelidir ve ardından bu duygu geçer. Osho, kişinin tümüyle içinde bulunduğu bir eylemde kendine özgü bir güzellik gördüğünü söyler. Çocuk öfkeliyken geçmişi hesaplamaz, geleceği planlamaz; o anda yaşar. Burada önemli olan öfkeyi yüceltmek değil, Osho’nun “bütünlük” dediği hâli açıklamaktır: Kişinin eylemiyle bölünmeden, o anın içinde bulunması.

Osho aynı düşünceyi aşka da taşır. Ona göre insan, sevdiğinde bile kendinden bir parçayı saklıyorsa tam olarak veremez; bu bölünmüşlük ilişkide bir çelişki yaratır. Öfke ya da sevgi olsun, kişi bir yandan hissedip bir yandan kendini geri çektiğinde eylemi parçalı kalır. Merkezde olmak ise, onun anlatımında, iyi ya da kötü diye yargılanan her eylemi bütün bir yanıt hâline getirir. Merkezden uzaklıkta yalnızca bir parça karşılık verir ve bu parça kendi bütünlüğüyle çatışabilir.

Sığ nefes, kontrol ve canlılık

Hepimiz çocuk olduk. Peki büyüdükçe nefesimiz neden sığlaşıyor? Osho bu soruyu, insanın merkezden ve bütün olmaktan duyduğu korkuyla ilişkilendirir. Nefesin göğüste kalmasını, kişinin kendini parçalara ayırmasıyla birlikte düşünür: Merkeze ulaşan nefes, insanın kendini daha açık ve bütünüyle ortaya koyması anlamına gelir. Derin nefes alamamak da bu açıklığa izin verememek olarak yorumlanır.

Bu bakışa göre insan, incinebilir olmaktan ve birine bütünüyle açılmaktan çekinebilir. Aşkta kendini tamamen ortaya koymak, ne olacağını önceden bilememek demektir. Osho, derin nefesin merkeze ulaşmasına izin vermeyi de bu açıklık ve eksiksiz katılım fikriyle bir araya getirir. Nefesin merkeze gittiği an, eylemin de bölünmeden gerçekleştiğini savunur.

Osho’nun yorumunda, bütün olmaktan korkan kişi minimumda yaşar ve enerjisini kontrol altında tutmaya çalışır. Kontrol, öfkeyi ve aşkı sınırlayabilme hissi verir; fakat bu hâl yaşamı da cansızlaştırır. Yaşam taşkınlaştığında sevgi de taşabilir, kişi tek bir bağın sınırlarına sığmadığını hissedebilir. Zihin bunu tehlike olarak görüp canlılığı azaltmayı güvenli bulabilir. Bu düşünce, sığ nefes ile kontrol arzusu arasındaki bağı açıklamak için kullanılır; evrensel bir bilimsel hüküm olarak değil, Osho’nun yaklaşımı olarak okunmalıdır.

Tepedeki istasyon örneği: Merkeze yeniden dokunmak

Osho, şehirden çıkıp tepedeki bir istasyona tırmanmayı örnek verir. Gökyüzü genişler, orman yeşildir, yükseklik bulutlara yaklaşır; insan birden derin bir nefes alıp “Ah! Ah!” diyebilir. Ona göre sevinç yalnızca manzaradan değil, o anda alınan derin nefesin insanı merkezine yaklaştırmasından doğar. Kişi şehirde başkalarının bakışları ve yargıları arasında kendini kontrol eder; sokakta çığlık atmaktan, kahkaha atmaktan, dans edip şarkı söylemekten çekinir. Tepede, gökyüzünün açıklığı içinde bu denetim bir anlığına gevşer.

Bertrand Russell bir yerde şöyle demiş: “Medeniyeti çok seviyorum ama medeniyete çok büyük bedellerle ulaştık.” Osho, tepedeki özgürlük duygusunun kalıcı olmadığını da ekler. Bir iki saat sonra gündelik kaygılar geri döner: Şehre telefon etmek, bir mektup yazmak ya da birkaç gün sonraki dönüş için ayarlamalar yapmak akla gelir. Böylece kişi zihninde yeniden şehre dönmüştür. Değişimi yapanın yalnızca mekân olmadığını; yeni durumun nefesi değiştirdiğini ve derin bir nefesin merkeze dokunarak sevinç hissi yarattığını anlatır.

Nefes, beden ve Osho’nun enerji yorumu

Şiva’nın sözlerine dayandırılan bu teknik, her an merkeze dokunmanın mümkün olduğunu söyler. Osho derin nefeslerden söz eder ve göğüste kalan sığ nefesin insanı merkezden uzaklaştırdığını savunur. Nefesin karına yönelmesini cinsellik ve bedenle kurulan ilişki üzerinden de yorumlar. Ona göre toplumun cinselliğe yönelik baskısı, bedenin alt kısmını değersizleştirir; bu yaklaşım da derin nefese ve merkeze yönelmeyi zorlaştırır.

Osho, bir çocuğa “Dur, dokunma!” denildiğinde nefesinin de sığlaşabileceğini ileri sürer. Bu örnekte, yalnızca elin değil nefesin de cinsel merkeze yöneldiğini ve el durdurulurken nefesin de derinliğini kaybettiğini anlatır. Bedenin alt kısmının “aşağılık” sayılmasına karşı çıkar; nefesin derinlere yönelmesini, yaşamın bu yönüyle teması kesmemek olarak ele alır. Bunlar Osho’nun cinsellik, beden ve nefes üzerine görüşleridir.

Bu anlatımda nefes yukarıdan aşağıya, cinsellik ise aşağıdan yukarıya akan yaşam olarak betimlenir. Osho, iki akışın birleşmesini yaşamın ve biyoenerjinin oluşumuyla ilişkilendirir. Nefes ile cinsellik arasında mesafe kurmanın, cinsellik korkusuyla bağlantılı olduğunu ileri sürer. Bu bölümün dili güçlü ve metaforiktir; Osho’nun düşünce zincirini aktarırken bu görüşleri kesin bilimsel gerçekler gibi sunmamak gerekir.

“Enerjisiz, enerji dolu merkez” ne demek?

Şiva’nın sözü yeniden hatırlatılır: “Ne zaman içeri alınan nefes ile dışarı verilen nefes karışsa, o anda enerjisiz, enerji dolu merkeze dokun.” Buradaki “enerjisiz, enerji dolu” ifadesi ilk bakışta çelişkili görünür. Osho’ya göre merkez, bedenin ya da zihnin alışılmış enerjisiyle beslenmediği için bu anlamda enerjisizdir; buna karşılık kozmik bir kaynağa bağlı olduğu düşünüldüğünden enerji doludur.

Osho beden enerjisini, yeme ve içmeyle alınan yakıta benzetir. Petrol metaforuyla, bedenin bir süre kullanabileceği bir rezervi bulunduğunu anlatır. Merkezin enerjisini ise bu yakıttan ayrı düşünür; onun yiyip içmeye bağlı olmadığını, kozmik kaynakla ilişkili olduğunu söyler. Bu, metnin spiritüel açıklamasıdır. Teknikte asıl dikkat noktası, nefesin giriş ve çıkışının buluştuğu ânı fark ederek merkeze yönelmektir. Nefeslerin karıştığı noktayı hissetmek, Osho’nun anlatımında merkeze dokunmanın ve aydınlanmanın kapısını aralar.

OSHO

Osho nefes meditasyonu
Bireysel Danışmanlık

Kontrol Sende Kitabım için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız

Bilinçli Yaratma Sanatı Kitabım İçin lütfen aşağıdaki linke tıklayınız

Benzer Gönderiler